bugün
- nemlendirici krem14
- katatespizartmasi13
- benim açık oylarım görünüyor mu4
- nev15
- tabağın dibini ekmekle sıyıran kız4
- nurcanım şarkısının popüler olduğu zamanlar5
- 2006'nın 20 sene önce olması8
- ciddi ciddi devlet aklı diyen şahıs5
- istanbul şu an 16 derece3
- yeni nesil ne zaman gelecek2
- icapçı4
- fransada marketlere siber saldırı yapılması4
- iri memeler4
- arkadaşlar entry girer misiniz5
- joseph shomolo kuschca2
- cumartesi akşamı evde oturup çay içmek2
- jinekomasti4
- gammazlar adam mıdır sorunsalı4
- türkiyenin insan haklarında dünya 143üncüsü olması17
- etekaltından sonra kolonya sürmek2
- kimsenin memleket takımı tutmaması18
- çocukluk arkadaşlığı11
- künefenin sünen peyniri4
- fon skandalının akp tabanındaki yankısı12
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat41
- aile kurmanın erkeğe ağır gelmesi2
- 200 bin lira borç verir misiniz6
- 47 bin liradan 25 bin liraya düşen ürün6
- yaşam tarzını değiştirmek2
- link atınca bu ne diye soran insan3
- günaydın arkadaşlar bugün nasılsınız11
- 24 ekim 2026 gazeteci eylemleri3
- ekonomiyi mahvedip sürekli israil haberi yapmak4
- istanbul'da gezilebilecek en güzel yerler9
- fon vurgunu56
- sabah programları6
- 24 ekim 2026 muğlaspor istanbulspor maçı6
- zeytin toplamaya giden sözlük yazarları4
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek24
- krt tv2
- hazzetmediğim milletler2
- karpuzcu liboş4
- kürt hurdacı3
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- uludağ sözlüğün geldiği durum3
- şu an ne isterdin14
- zengin olunca yapacaklarınız2
- mortal kombat3
- piramitleri uzaylılar yaptı yalan söyleyen toptur12
- ressam ılgın tosun pastel sanatçısı2
bir ismail Kılıçarslan şiiridir. sağlam, akıcı ve şahane bir türkçeyle yazılmıştır.
korse
bir ikindi oturması yarıda kalıyor gibi:
çünkü birazdan yemek taşacak, birazdan okuldan dönecek çocuklar
birden sis bastıracak ve diyeceksiniz: her şey buraya kadar, kapatıyoruz abiler
ford minibüste orhan dinleyerek gittiğim o ıssızlıkta düşündüm bunları
ve düşündüm: düşünebiliyorum, demek ki ölmeme daha var
herkes ölüme bir kez yaklaşmalı henüz hayattayken, en azından bir kez
ölüme: o eşsiz güzellikteki yalın şarkıya
bir belgesel çekiyor gibi değil hayır
kitaplardan okuyor, komşularından, analarından öğreniyor gibi değil
ucuna kadar kendi adımlarını kullanarak ve kurulayarak üstüne bulaşan yaşam lekelerini
yaşam lekeleri dediysem, hani süslü bir laf bulmak istediğim için sanmayın
ne o malum çevreleri severim ne o süslü lafları, eminim cahit koytak da sevmez
ve oksijenli su, tendürdiyot, kara merhem türünden şeylerle temizlenemediğinden
belki bolca dua, belki bolca yakarış, kimileyin bunlar da yetmez
yetmez çünkü arada pek çok şey vardır artık, pek çok modern nesne
sayıp dökmekle bitmeyecek kadar çok: televizyon dergileri, koltuk parlatıcıları
corn flakes, enis batur, ya da ne bileyim, daha pek çoğu
hayat bu diyordu şampiyonların kahvaltısını yazan adam, neydi adı, tebrikler bildiniz
durmadan birilerinin ölüm haberini veriyor ve hayat bu diyordu, inanın bana
işte umutsuzca anlatmaya çalışıyorum size bunu, bir an yaşamla tüm bağınız
başlamadıklarınız, yapamadıklarınız, bitiremedikleriniz,
yarım kalan kavgalarınız, okunuşuna bir türlü akıl erdiremediğiniz fransızca kelimeler,
almadığınız tüm kürt börekleri bile geride kalacak: hayatta
şimdi ben size ben aslında bir kere öldüm, çok güzeldi desem bunu denemezsiniz değil mi?
korse
bir ikindi oturması yarıda kalıyor gibi:
çünkü birazdan yemek taşacak, birazdan okuldan dönecek çocuklar
birden sis bastıracak ve diyeceksiniz: her şey buraya kadar, kapatıyoruz abiler
ford minibüste orhan dinleyerek gittiğim o ıssızlıkta düşündüm bunları
ve düşündüm: düşünebiliyorum, demek ki ölmeme daha var
herkes ölüme bir kez yaklaşmalı henüz hayattayken, en azından bir kez
ölüme: o eşsiz güzellikteki yalın şarkıya
bir belgesel çekiyor gibi değil hayır
kitaplardan okuyor, komşularından, analarından öğreniyor gibi değil
ucuna kadar kendi adımlarını kullanarak ve kurulayarak üstüne bulaşan yaşam lekelerini
yaşam lekeleri dediysem, hani süslü bir laf bulmak istediğim için sanmayın
ne o malum çevreleri severim ne o süslü lafları, eminim cahit koytak da sevmez
ve oksijenli su, tendürdiyot, kara merhem türünden şeylerle temizlenemediğinden
belki bolca dua, belki bolca yakarış, kimileyin bunlar da yetmez
yetmez çünkü arada pek çok şey vardır artık, pek çok modern nesne
sayıp dökmekle bitmeyecek kadar çok: televizyon dergileri, koltuk parlatıcıları
corn flakes, enis batur, ya da ne bileyim, daha pek çoğu
hayat bu diyordu şampiyonların kahvaltısını yazan adam, neydi adı, tebrikler bildiniz
durmadan birilerinin ölüm haberini veriyor ve hayat bu diyordu, inanın bana
işte umutsuzca anlatmaya çalışıyorum size bunu, bir an yaşamla tüm bağınız
başlamadıklarınız, yapamadıklarınız, bitiremedikleriniz,
yarım kalan kavgalarınız, okunuşuna bir türlü akıl erdiremediğiniz fransızca kelimeler,
almadığınız tüm kürt börekleri bile geride kalacak: hayatta
şimdi ben size ben aslında bir kere öldüm, çok güzeldi desem bunu denemezsiniz değil mi?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar