bugün
- ismet gurbuz 202418
- 2026 dünya kupası finalini kim oynar19
- sözlüğe fotoğraf atmayanların özgüvensiz sanılması16
- dünya kupasında özbekistan'ı desteklemek3
- akp'nin cumhurbaşkanı adayının erdoğan olması3
- bozulmaması ile meşhur olan şeyler8
- telefon sinyali çekmeyen bölgede kaybolmak6
- ideal sevgilinin en önemli özelliği16
- küfreden kız iticiliği6
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle25
- cuckold esnasında karınızın fenalaşması2
- beyaz otomobil satın almak15
- usta şoförlerden acemi şoförlere tavsiyeler8
- lise defteri7
- yürüyüş partisi8
- ankara da nato zirvesi tedbirleri5
- suv araç sayısının binek araçları geçmesi2
- bakire kızla evlenmeyi savunmak5
- 23 haziran 2026 fransa ırak maçı4
- wine me dine me2
- uludağ sözlük'ün instagram'a dönmesi10
- 22 haziran 2026 arjantin avusturya maçı4
- bacak kıllarını almadan şort giyen erkek4
- sevgiliye gitmemesi için söylenen sözler5
- bugün de meme atan olmaması13
- yeniden üretilse satın alınacak eski arabalar4
- milli takımı eleştirenleri hapse atma çağrısı7
- ilgi3
- türkiye6
- saba makamı ile okunan ezan4
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı47
- mağaza camına kafa atan ergen genç4
- evli çiftlerde tv kumandası kimde olur3
- yaşlılığınız için insan biriktirin12
- hep aynı şeyleri yaşamak4
- 2 buçuk yaşında çocuğuna şarap seçen anne5
- düşük iq belirtileri4
- makarna süzmek5
- lahmacunu elle yiyen kız18
- eğilirken eliyle göğüs dekoltesini kapatan kız12
- askere 79 kilo gidip 100 kilo olarak dönmek3
- anın görüntüsü15
- ibne penis nah3
- birader beyler biraderdirler3
- 65 şut çekip gol atamamak5
- rabbin para vermesi4
- chp'deki değişimciler3
- aylık 374 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- şapkalılar suç örgütü operasyonu2
- göbek adınız2
çizginin sonunda olmaktır.
en başta insanlar çok ilkeldi. her şey tanrıydı. korktukları, güç yetiremedikleri her şey tanrıydı. kocaman ağaç, büyük dağ, azgın nehir, koca ayı, yüksek kartal... yüzlerce, binlerce tanrı vardı ortalıkta... kendi arasında takas sistemi uygulamaya yeni yeni başlayan insan bunu sevdi ve tanrılara takas önerdi: kendi canının yerine nehre domuz attı, yıldırım onu yakmasın diye sunakta geyik yaktı. kurban kültü başladı.
zamanla akıllanmaya başladı insan, bu kadar çok tanrı olamayacağını kavradı. tanrılarının sayısını indirdi ve onlara biçimler ve adlar vermeye başladı. 100-150 olan tanrı sayısı 25-30'a indi. mısır tanrıları, grek tanrıları adlandırılıp biçimlenince, tanrı da olsa her işi yapamayacaklarını anlayan insan, onlar arasında bir görev bölümü yaptı: şarap tanrısı, aşk tanrısı, güneş tanrısı diye böldü onları; çünkü kendisi de avcılık/toplayıcılık aşamasını geçmiş, toplumda iş bölümünü keşfetmişti. ama bu kadar çok tanrı yine de fazlaydı, ibadet zordu bir kere... üstelik tanrılar çelişkiliydiler, birine tapsan diğerini kızdırıyordun. bekaret tanrısına tapınca aşk tanrıçası bozuluyordu bu işe, barış tanrısına gitsen savaş tanrısı yıldırım falan yolluyordu. idare ettiler...
ama daha da akıllandı ve uygarlaştı insan, gelişim sürüyordu; sıkı bir tanrı devalüasyonuna gidilip tanrı sayısı daha da indirildi. üçlemeler başladı. üçleme iyidir, hem herkese yeter, hem kalabalık olmaz. batıda baba-oğul-kutsal ruh, ortada lat-menaf-huzza, doğuda buda-vişnu-krişna yetti uzun süre...
derken insan bilinen anlamda en yüksek yetkinliğe, en sağlam akla, en iyi zekaya, özetle gelişiminin doruğuna erişti ve sonunda tanrının "bir" olduğunu kavradı.
gelişim çizgisini hâlâ sürdürebilenlere, yani tanrıyı 150 taneden 30'a, 30'dan 3'e, 3'ten 1'e ve nihayet 1'den 0'a indirecek kadar ilerleyebilenlere de ateist diyoruz.
en başta insanlar çok ilkeldi. her şey tanrıydı. korktukları, güç yetiremedikleri her şey tanrıydı. kocaman ağaç, büyük dağ, azgın nehir, koca ayı, yüksek kartal... yüzlerce, binlerce tanrı vardı ortalıkta... kendi arasında takas sistemi uygulamaya yeni yeni başlayan insan bunu sevdi ve tanrılara takas önerdi: kendi canının yerine nehre domuz attı, yıldırım onu yakmasın diye sunakta geyik yaktı. kurban kültü başladı.
zamanla akıllanmaya başladı insan, bu kadar çok tanrı olamayacağını kavradı. tanrılarının sayısını indirdi ve onlara biçimler ve adlar vermeye başladı. 100-150 olan tanrı sayısı 25-30'a indi. mısır tanrıları, grek tanrıları adlandırılıp biçimlenince, tanrı da olsa her işi yapamayacaklarını anlayan insan, onlar arasında bir görev bölümü yaptı: şarap tanrısı, aşk tanrısı, güneş tanrısı diye böldü onları; çünkü kendisi de avcılık/toplayıcılık aşamasını geçmiş, toplumda iş bölümünü keşfetmişti. ama bu kadar çok tanrı yine de fazlaydı, ibadet zordu bir kere... üstelik tanrılar çelişkiliydiler, birine tapsan diğerini kızdırıyordun. bekaret tanrısına tapınca aşk tanrıçası bozuluyordu bu işe, barış tanrısına gitsen savaş tanrısı yıldırım falan yolluyordu. idare ettiler...
ama daha da akıllandı ve uygarlaştı insan, gelişim sürüyordu; sıkı bir tanrı devalüasyonuna gidilip tanrı sayısı daha da indirildi. üçlemeler başladı. üçleme iyidir, hem herkese yeter, hem kalabalık olmaz. batıda baba-oğul-kutsal ruh, ortada lat-menaf-huzza, doğuda buda-vişnu-krişna yetti uzun süre...
derken insan bilinen anlamda en yüksek yetkinliğe, en sağlam akla, en iyi zekaya, özetle gelişiminin doruğuna erişti ve sonunda tanrının "bir" olduğunu kavradı.
gelişim çizgisini hâlâ sürdürebilenlere, yani tanrıyı 150 taneden 30'a, 30'dan 3'e, 3'ten 1'e ve nihayet 1'den 0'a indirecek kadar ilerleyebilenlere de ateist diyoruz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar