bugün
- üniversiteye kızlar cinsellik yaşamak için gidiyor4
- herkes yatmış görünüyor4
- eyüpsultan da kurabiye dağıtan kız2
- aşk acısı çekiyorum sözlük21
- manifest dinleyen erkek11
- hükümet değişse ülke düzelir mi17
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması10
- evlenilmeyecek 4 erkek11
- memurların 4 gün mesai 3 gün tatil istemesi7
- sözlük yazarlarının kıro olmaları7
- kardeş2
- sudekiray'ın 18000 entry kutlaması4
- kız arkadaşın 4 gündür mesaj atmaması4
- sudekiray3
- mohamed salah ghaly13
- eğitimde sınav sistemi2
- berrak tüzünataç3
- gulmekicinyaratilmis11
- ayda bir baklava yiyince kilo alacağını sanmak8
- türkiye7
- aykolik'in iyi bir yazar olması5
- fahriye evcen3
- ilk buluşmada öpmeye çalışan kız3
- yaz yemekleri5
- lahmacun yiyen insan kırodur4
- scooter'a 6 kişi binmek5
- komik olmayan komedyen2
- taksici muhabbeti5
- mesele ne senin benden ayrılman3
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay10
- spiderman mi döver batman mi5
- stres yönetimi6
- adını yoldaki taşlara yazdım4
- insan zamandan ibarettir3
- opel alman arabası mı sorunsalı6
- arkadaşlar ben güzel miyim6
- mauro icardi3
- trabzonspor7
- gocu4
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı17
- doğuda yaşayan yazarlar5
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi26
- taşak sütyeni2
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği15
- tofaş2
- elalem ne der4
- çocukların sürekli abur cubur istemesi7
- mekana müşteri çekecek kadar güzel olmak4
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
çizginin sonunda olmaktır.
en başta insanlar çok ilkeldi. her şey tanrıydı. korktukları, güç yetiremedikleri her şey tanrıydı. kocaman ağaç, büyük dağ, azgın nehir, koca ayı, yüksek kartal... yüzlerce, binlerce tanrı vardı ortalıkta... kendi arasında takas sistemi uygulamaya yeni yeni başlayan insan bunu sevdi ve tanrılara takas önerdi: kendi canının yerine nehre domuz attı, yıldırım onu yakmasın diye sunakta geyik yaktı. kurban kültü başladı.
zamanla akıllanmaya başladı insan, bu kadar çok tanrı olamayacağını kavradı. tanrılarının sayısını indirdi ve onlara biçimler ve adlar vermeye başladı. 100-150 olan tanrı sayısı 25-30'a indi. mısır tanrıları, grek tanrıları adlandırılıp biçimlenince, tanrı da olsa her işi yapamayacaklarını anlayan insan, onlar arasında bir görev bölümü yaptı: şarap tanrısı, aşk tanrısı, güneş tanrısı diye böldü onları; çünkü kendisi de avcılık/toplayıcılık aşamasını geçmiş, toplumda iş bölümünü keşfetmişti. ama bu kadar çok tanrı yine de fazlaydı, ibadet zordu bir kere... üstelik tanrılar çelişkiliydiler, birine tapsan diğerini kızdırıyordun. bekaret tanrısına tapınca aşk tanrıçası bozuluyordu bu işe, barış tanrısına gitsen savaş tanrısı yıldırım falan yolluyordu. idare ettiler...
ama daha da akıllandı ve uygarlaştı insan, gelişim sürüyordu; sıkı bir tanrı devalüasyonuna gidilip tanrı sayısı daha da indirildi. üçlemeler başladı. üçleme iyidir, hem herkese yeter, hem kalabalık olmaz. batıda baba-oğul-kutsal ruh, ortada lat-menaf-huzza, doğuda buda-vişnu-krişna yetti uzun süre...
derken insan bilinen anlamda en yüksek yetkinliğe, en sağlam akla, en iyi zekaya, özetle gelişiminin doruğuna erişti ve sonunda tanrının "bir" olduğunu kavradı.
gelişim çizgisini hâlâ sürdürebilenlere, yani tanrıyı 150 taneden 30'a, 30'dan 3'e, 3'ten 1'e ve nihayet 1'den 0'a indirecek kadar ilerleyebilenlere de ateist diyoruz.
en başta insanlar çok ilkeldi. her şey tanrıydı. korktukları, güç yetiremedikleri her şey tanrıydı. kocaman ağaç, büyük dağ, azgın nehir, koca ayı, yüksek kartal... yüzlerce, binlerce tanrı vardı ortalıkta... kendi arasında takas sistemi uygulamaya yeni yeni başlayan insan bunu sevdi ve tanrılara takas önerdi: kendi canının yerine nehre domuz attı, yıldırım onu yakmasın diye sunakta geyik yaktı. kurban kültü başladı.
zamanla akıllanmaya başladı insan, bu kadar çok tanrı olamayacağını kavradı. tanrılarının sayısını indirdi ve onlara biçimler ve adlar vermeye başladı. 100-150 olan tanrı sayısı 25-30'a indi. mısır tanrıları, grek tanrıları adlandırılıp biçimlenince, tanrı da olsa her işi yapamayacaklarını anlayan insan, onlar arasında bir görev bölümü yaptı: şarap tanrısı, aşk tanrısı, güneş tanrısı diye böldü onları; çünkü kendisi de avcılık/toplayıcılık aşamasını geçmiş, toplumda iş bölümünü keşfetmişti. ama bu kadar çok tanrı yine de fazlaydı, ibadet zordu bir kere... üstelik tanrılar çelişkiliydiler, birine tapsan diğerini kızdırıyordun. bekaret tanrısına tapınca aşk tanrıçası bozuluyordu bu işe, barış tanrısına gitsen savaş tanrısı yıldırım falan yolluyordu. idare ettiler...
ama daha da akıllandı ve uygarlaştı insan, gelişim sürüyordu; sıkı bir tanrı devalüasyonuna gidilip tanrı sayısı daha da indirildi. üçlemeler başladı. üçleme iyidir, hem herkese yeter, hem kalabalık olmaz. batıda baba-oğul-kutsal ruh, ortada lat-menaf-huzza, doğuda buda-vişnu-krişna yetti uzun süre...
derken insan bilinen anlamda en yüksek yetkinliğe, en sağlam akla, en iyi zekaya, özetle gelişiminin doruğuna erişti ve sonunda tanrının "bir" olduğunu kavradı.
gelişim çizgisini hâlâ sürdürebilenlere, yani tanrıyı 150 taneden 30'a, 30'dan 3'e, 3'ten 1'e ve nihayet 1'den 0'a indirecek kadar ilerleyebilenlere de ateist diyoruz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar