bugün
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması11
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi9
- kolye142
- nerde bu sözlük nerde bu zall nerde bu mod4
- pizza bira ikilisi6
- konya denilince akla gelenler3
- sözlük elden gidiyor4
- asla evlenilmeyecek erkekler7
- chatgpt'nin sorunu ne2
- erlik5
- cep telefonu17
- nokia16
- fuck bahçeli tişörtü2
- günün sözü6
- 13 cuma'nın köklerine dönüş2
- rüzgar12
- pazarları çizgi film izlemek için erken uyanmak3
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- bal10
- lale14
- türkiye'nin kıymeti bilinmemiş şarkıcıları4
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı22
- var olmak için ne yaptınız13
- abd de futbol sahasına kamyonet dalması2
- pazar günleri ekmek almak3
- pazar günü erken kalkmak3
- sevgiliye uzaktan bakmak3
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver10
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- evi ev yapan şeyler14
- kaplan17
- bileklik19
- yogartiksen39
- fil9
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- aslan15
- kader4
- billie eilish'in memeleri7
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- kuş5
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- at6
- sevgili nedir7
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- kim kimi neden sevmiyor14
- gül7
- brezilya7
benim gibi muhalif olanlar da, seven oy veren yandaşları da kendine göre yorumluyor. biz apo'yu asmayıp asılmasını istemesini döneklik görüyoruz. yandaşları abd engel oldu yoksa asacaktı diye destek veriyorlar.
düşündüm de devlet bahçeli'ye her muhalefet ettiğimde aslında ona oy verenlere muhalefet ediyorum. bugün dtp'ye oy veren insanların temsilcisi olarak gördüğümüz dtp'nin kapatılmasına karşıydık. aynı şekilde onlardan kat kat fazla sayıda olan milliyetçi muhafazakarların devlet bahçeli'ye verdiği desteğe de saygı duymamız lazım mı?
demokrasi, demokrasi derken ben ve benim gibiler mhp'ye oy verenlerin demokratik hakkına saygı göstermeyip, oy verenlerin görüşlerini beğenmeyip mhp'ye karşı çıkarken, dtp'lilerin oylarına neden saygı gösterip dtp'nin siyasi arenada kalmasını savunuyoruz? mhp'li insanların demokratik açılımı istememesi onların en doğal siyasi hakkı değil mi? biz onların düşüncelerine saygı göstermemekle demokratik olmadığımızı mı gösteriyoruz? devlet bahçeli onları temsil eden ve düşüncelerini ifade etmesini sağlayan kişi olarak siyasete bulunması gereken bir kişi midir? şimdi demokrasinin her insanın "bölücülük" bile olsa düşüncelerinin siyasette yer almasını isterken mhp gibilere neden bu hakkı çok görüyoruz ve acımasızca devlet bahçeli'yi eleştiriyoruz. biz böyle dedikçe mhp'li arkadaşlarımız kendince bizim demokrasi anlayışımızı sorguluyor ve demokrasiyi savunmayıp aslında pkk yandaşı olduğumuzu zannediyorlar.
pkk terör örgütüne sonuna kadar karşıyız. ama dtplilerin siyaset yapmasının bir sakıncası yok. dtp içinde teröre destek verenleri bu ülkenin hukuku alıp yargılamalı. ama pkk'nın tabanı ile dtp'nin tabanı aynı ve pkk ile dtp'nin görüşlerinde siyasi benzerlik var diye suçlamak saçmalık. bu devletin dtp içinde ılımlıları ve kanunlar çevresinde kalanları desteklemesi, teröre destek veren dtp'lileri mahkeme önüne çıkartmalı.
neyse konumuza geri dönelim. ben dtp'ye oy verenlere ve dtp'ye saygı duyarım. içindeki şiddet yanlıları hariç. bu insanlar şiddet kullanmayıp, demokrasi içinde kalıp bölünmeyi dahi savunabilirler. bu oylanır ve türkiye'nin çoğunluğu bölünmeyi isterse bölünür, istemezse bölünmez.
çok uzun bir anlatımla örneklendirerek konuyu açabilirdim, ama çok uzadı. mhp'nin ırkçı bir parti olduğunu, ırkçılığın bütün dünyada parti kapatma nedeni olduğunu, oy verenlerin de ırkçılığı savunmalarının demokraside olmayacağını, demokratik hakların bir sınırı olduğunu ve bu sınırın aihs ile belirlendiğini söylemek isterim. kimse benim oy oranım fazla bu yüzden canımın istediğini yaparım diyemez.
bazıları devlet ideolojisine uyan mhp'ye karşı çıkarken, dtp'nin terörü desteklemeyen kısmının demokratik olduğunu savunmamı çok yanlış bulabilir.
imkan ve ortam meselesi efendim. diyelim ki bu ülkenin kuruluş aşamasında kürt ırkı ön planda olsa ve türkçe yasaklansa, türkçe şarkı söyleyeceğiz diye bizi vatan haini ilan etseler, türk dili yoktur, türk yoktur deseler kaç mhp'li arkadaş dağa çıkmaz? o zaman imkanımız var ve rejimden güç alıyoruz diye kendi ırkımızı savunup diğer ırktakilerin haklarını kısıtlamayı istemek ırkçılık değil mi? bir ülkede isterse % 90'ı egemen olsun. çoğunluğuna güvenip ırkı, inancı için bir insanı farklı görüp onu ezmek demokrasi değildir. ben mhp'ye karşı çıkıyorsam demokrasi karşıtlığı yüzünden karşı çıkıyorum. tabi faşizan toplumlardan empati yapmasını beklemediğim ve düşüncelerini değil küfür yeteneklerini konuşturduklarını bildiğim için bu yazı mhplilere kendimizi anlatmak için yazılmış gibi görünse de aslında faydasızdır.
ırkçı dememi aşırı gören varsa aihs'yi okusun ve anayasamız olsa kabul ederler mi bir baksınlar. kabul ederim diyorlarsa ben haksız olduğumu kabul ederim. benim atalarım osmanlılar 1000 yıl bu ülkede binlerce ırkı bir arada yaşatmış ve çok büyük sorunlar yaşamamış. aihs avrupanın dayatmasıdır diyorsanız osmanlı zamanında osmanlının uygulamalarının kaç tanesi aihs'ye aykırıdır bir bakın. ne zaman ki millet veya din faşizmi osmanlıda hakim oldu parçalandık. birleştirici gibi görülen zorlamalar parçalayıcıdır.
düşündüm de devlet bahçeli'ye her muhalefet ettiğimde aslında ona oy verenlere muhalefet ediyorum. bugün dtp'ye oy veren insanların temsilcisi olarak gördüğümüz dtp'nin kapatılmasına karşıydık. aynı şekilde onlardan kat kat fazla sayıda olan milliyetçi muhafazakarların devlet bahçeli'ye verdiği desteğe de saygı duymamız lazım mı?
demokrasi, demokrasi derken ben ve benim gibiler mhp'ye oy verenlerin demokratik hakkına saygı göstermeyip, oy verenlerin görüşlerini beğenmeyip mhp'ye karşı çıkarken, dtp'lilerin oylarına neden saygı gösterip dtp'nin siyasi arenada kalmasını savunuyoruz? mhp'li insanların demokratik açılımı istememesi onların en doğal siyasi hakkı değil mi? biz onların düşüncelerine saygı göstermemekle demokratik olmadığımızı mı gösteriyoruz? devlet bahçeli onları temsil eden ve düşüncelerini ifade etmesini sağlayan kişi olarak siyasete bulunması gereken bir kişi midir? şimdi demokrasinin her insanın "bölücülük" bile olsa düşüncelerinin siyasette yer almasını isterken mhp gibilere neden bu hakkı çok görüyoruz ve acımasızca devlet bahçeli'yi eleştiriyoruz. biz böyle dedikçe mhp'li arkadaşlarımız kendince bizim demokrasi anlayışımızı sorguluyor ve demokrasiyi savunmayıp aslında pkk yandaşı olduğumuzu zannediyorlar.
pkk terör örgütüne sonuna kadar karşıyız. ama dtplilerin siyaset yapmasının bir sakıncası yok. dtp içinde teröre destek verenleri bu ülkenin hukuku alıp yargılamalı. ama pkk'nın tabanı ile dtp'nin tabanı aynı ve pkk ile dtp'nin görüşlerinde siyasi benzerlik var diye suçlamak saçmalık. bu devletin dtp içinde ılımlıları ve kanunlar çevresinde kalanları desteklemesi, teröre destek veren dtp'lileri mahkeme önüne çıkartmalı.
neyse konumuza geri dönelim. ben dtp'ye oy verenlere ve dtp'ye saygı duyarım. içindeki şiddet yanlıları hariç. bu insanlar şiddet kullanmayıp, demokrasi içinde kalıp bölünmeyi dahi savunabilirler. bu oylanır ve türkiye'nin çoğunluğu bölünmeyi isterse bölünür, istemezse bölünmez.
çok uzun bir anlatımla örneklendirerek konuyu açabilirdim, ama çok uzadı. mhp'nin ırkçı bir parti olduğunu, ırkçılığın bütün dünyada parti kapatma nedeni olduğunu, oy verenlerin de ırkçılığı savunmalarının demokraside olmayacağını, demokratik hakların bir sınırı olduğunu ve bu sınırın aihs ile belirlendiğini söylemek isterim. kimse benim oy oranım fazla bu yüzden canımın istediğini yaparım diyemez.
bazıları devlet ideolojisine uyan mhp'ye karşı çıkarken, dtp'nin terörü desteklemeyen kısmının demokratik olduğunu savunmamı çok yanlış bulabilir.
imkan ve ortam meselesi efendim. diyelim ki bu ülkenin kuruluş aşamasında kürt ırkı ön planda olsa ve türkçe yasaklansa, türkçe şarkı söyleyeceğiz diye bizi vatan haini ilan etseler, türk dili yoktur, türk yoktur deseler kaç mhp'li arkadaş dağa çıkmaz? o zaman imkanımız var ve rejimden güç alıyoruz diye kendi ırkımızı savunup diğer ırktakilerin haklarını kısıtlamayı istemek ırkçılık değil mi? bir ülkede isterse % 90'ı egemen olsun. çoğunluğuna güvenip ırkı, inancı için bir insanı farklı görüp onu ezmek demokrasi değildir. ben mhp'ye karşı çıkıyorsam demokrasi karşıtlığı yüzünden karşı çıkıyorum. tabi faşizan toplumlardan empati yapmasını beklemediğim ve düşüncelerini değil küfür yeteneklerini konuşturduklarını bildiğim için bu yazı mhplilere kendimizi anlatmak için yazılmış gibi görünse de aslında faydasızdır.
ırkçı dememi aşırı gören varsa aihs'yi okusun ve anayasamız olsa kabul ederler mi bir baksınlar. kabul ederim diyorlarsa ben haksız olduğumu kabul ederim. benim atalarım osmanlılar 1000 yıl bu ülkede binlerce ırkı bir arada yaşatmış ve çok büyük sorunlar yaşamamış. aihs avrupanın dayatmasıdır diyorsanız osmanlı zamanında osmanlının uygulamalarının kaç tanesi aihs'ye aykırıdır bir bakın. ne zaman ki millet veya din faşizmi osmanlıda hakim oldu parçalandık. birleştirici gibi görülen zorlamalar parçalayıcıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar