bugün
- sözlük yazarlarının ölüme bakış açısı21
- yazarların özlediği şeyler8
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle61
- genç yaşta ölen ünlüler5
- beyazsemsiyeliyabanci13
- bot yazarlar4
- kadınları erkeklerden soğutan nedenler4
- mesai saatleri dışında öğretmenden iş beklemek3
- penis yüzüğü9
- dilan polatın instagramına erişim engeli5
- euphoria isimli lezbiyen dizisinin çok izlenmesi4
- küçük memedeki hayat doluluk9
- iyi ki sivaslı olmamak4
- tütüncüde 40 tl'ye satılan 20 lik sigara8
- 50 bin dolara götünü açarak çarşıda koşar mısın7
- türk pornoları18
- buddy dude18
- kolye10
- rahmi koç hakkında soruşturma başlatılması11
- uysaljakoben28
- fenerbahçe6
- neden intihar etmiyorsun5
- yeşil gözlerinden sen sorumlusun2
- 2026 2027 şampiyonlar ligi şampiyonu2
- sözlüğün en kötü yazarları13
- marjane satrapi2
- 6 haziran 19262
- türkiye15
- kendi başlığını uplamak2
- 34 yaşında olmak3
- takıntılı biri olmak3
- gocu40
- brad pitt'in son hali3
- 7 haziran 2026 venezuela türkiye maçı8
- uludağ sözlük tımarhanesi4
- mehir2
- kadınını meleğim diye seven erkek4
- kadınları itici yapan detaylar12
- araba ön camına güneşte ne konulur8
- mossad'ın pkk planını türkiye'ye kim sızdırdığı10
- ne zaman adam oluruz4
- gelişin yaşamak kadar güzel bana4
- botların sözlük sessizleşince gaza gelmesi2
- bulaşık yıkarken dinlenilen şarkılar2
- selime teyzenin 2 yıldır adalet araması2
- en saçma yiyecek isimleri6
- hem ahmet kayacı hem atatürkçü olmak19
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir28
- halkın gelir düzeyinin yükselmesi3
- gece sözlükte oluşan elit ortam4
insanın zayıf noktalarının, onu nasıl uçuruma sürüklediğini anlatan güzel bir film. bir eksikliğin varsa ve bunun bilincindeysen, toplumdan bunu saklaman gerektiğini düşünürsün. bazıları ise bunda o kadar başarılıdır ki, zayıf noktasının utanılacak bir durum olduğunu düşünüp, ömrünü feda edebilir.
okumayı bilmeyen yetişkin bir kadının, kitaba olan aşkı ve öğrenme arzusu için ergen bir erkeği seks ile kendine bağlaması ve devamında da hayatlarını birbirlerine bağımlı olarak yaşamalarını anlatıyor. etik olarak bakıldığında bir kadın, bu yaştaki bir genç ile cinsel ilişkiye girmesi, hatta ona seksin nasıl yapıldığını öğretmesi kabul edilir şey değil, özellikle bizimkisi gibi kapalı toplumlar için gerçerli bu. bir de bu kadın, seks öğretimi karşılığında gencin kendisine kitap okumasını istiyor. fahişelerin yaptığından çok frklı değil genel olarak baktığınızda. fahişeler ergenlere bacaklarını açar ve ilk seks deneyimini yaşalarını sağlar karşılığında da para alır. ama bu kadın kitap okunmasını istiyor. yani karşılaştımada bir bedel var. lakin izlerken buna takılmıyorsunuz. kadın da genç de başlarda öyle tutkulu sevişiyor ki, tüm olumsuzlukları görmezden geliyorsunuz. fakat film içinde ilerleyen zamanda seks için şartın kitap okunması olunca etiksel olarak değerler giriyor devreye ve kadın artık eskisi gibi tutkuyla genç adama yaklaşamıyor.
bir sırrı ömrünüz bıyunca saklamak zordur. anlaşılmasına sebep olacak olaylara karşı koyamıyorsanız, söylemesiniz de açığa çıkabiliyor. filmi izledikten sonra iki kare aklımdan çıkmadı. birincisi, kadın ve genç bir bisiklet gezisinde yemek yemek için gittikleri bir yerde masaya otururlar ve yanlarında öğrenciler oturmaktadır. garson gelip ne yiyecekelrini sorar ve onlar menüye bakarlar. kadın da bakar ama ne yiyeceğini bilemez, çünkü menüyü okuyamamaktadır. genç adamdan bir yemek seçmesini ister ve bana da aynından der. bu zaten okuma-yazma bilmemenin ezikliğini yaşayan kadın için bir darbedir, psikolojik olarak bunu hissederken yanlarında yemek seçmeye çalışan çocuklara öyle bir bakar ki, çektiği acıyı o an izleyici olarak hissedersiniz, içiniz acır. yetişkin kadın karakterini canlandıran kate winslet'ın bu sahnedeki oyunculuğuna değer biçilemez. biçilmemeli.
bir de, duruşma salonunda tutanağı yazanın bu kadın olduğu konusundaki ispat sahnesi. kadının önüne bir kalem ve kağıt verilir. kadın donup onlara bakar buğulu gözlerle, mosmor olmuş vücudunu hareket ettiremez. o an hayatının dönüm noktsıdır ve kadın o yaşına kadar ezikliğini yaşadığı şeyi itiraf edemeyecek kadar güçsüzdür. kendini hapsettiği karanlık kuyuya ölmek için dalar bu kez ve "ben yazdım" deyip, ömür boyu hapis cezası alır. kadının o anki duruşu oyunculuktan çok fazlası.
filmle ilgili daha söylenecek çok şey var. ama ne zaman filmde geçen bu iki kare aklıma gelse, kendi kuyumda ölmeyi diliyorum. kelimelerim sukuta bürünüyor.
(9/10)
okumayı bilmeyen yetişkin bir kadının, kitaba olan aşkı ve öğrenme arzusu için ergen bir erkeği seks ile kendine bağlaması ve devamında da hayatlarını birbirlerine bağımlı olarak yaşamalarını anlatıyor. etik olarak bakıldığında bir kadın, bu yaştaki bir genç ile cinsel ilişkiye girmesi, hatta ona seksin nasıl yapıldığını öğretmesi kabul edilir şey değil, özellikle bizimkisi gibi kapalı toplumlar için gerçerli bu. bir de bu kadın, seks öğretimi karşılığında gencin kendisine kitap okumasını istiyor. fahişelerin yaptığından çok frklı değil genel olarak baktığınızda. fahişeler ergenlere bacaklarını açar ve ilk seks deneyimini yaşalarını sağlar karşılığında da para alır. ama bu kadın kitap okunmasını istiyor. yani karşılaştımada bir bedel var. lakin izlerken buna takılmıyorsunuz. kadın da genç de başlarda öyle tutkulu sevişiyor ki, tüm olumsuzlukları görmezden geliyorsunuz. fakat film içinde ilerleyen zamanda seks için şartın kitap okunması olunca etiksel olarak değerler giriyor devreye ve kadın artık eskisi gibi tutkuyla genç adama yaklaşamıyor.
bir sırrı ömrünüz bıyunca saklamak zordur. anlaşılmasına sebep olacak olaylara karşı koyamıyorsanız, söylemesiniz de açığa çıkabiliyor. filmi izledikten sonra iki kare aklımdan çıkmadı. birincisi, kadın ve genç bir bisiklet gezisinde yemek yemek için gittikleri bir yerde masaya otururlar ve yanlarında öğrenciler oturmaktadır. garson gelip ne yiyecekelrini sorar ve onlar menüye bakarlar. kadın da bakar ama ne yiyeceğini bilemez, çünkü menüyü okuyamamaktadır. genç adamdan bir yemek seçmesini ister ve bana da aynından der. bu zaten okuma-yazma bilmemenin ezikliğini yaşayan kadın için bir darbedir, psikolojik olarak bunu hissederken yanlarında yemek seçmeye çalışan çocuklara öyle bir bakar ki, çektiği acıyı o an izleyici olarak hissedersiniz, içiniz acır. yetişkin kadın karakterini canlandıran kate winslet'ın bu sahnedeki oyunculuğuna değer biçilemez. biçilmemeli.
bir de, duruşma salonunda tutanağı yazanın bu kadın olduğu konusundaki ispat sahnesi. kadının önüne bir kalem ve kağıt verilir. kadın donup onlara bakar buğulu gözlerle, mosmor olmuş vücudunu hareket ettiremez. o an hayatının dönüm noktsıdır ve kadın o yaşına kadar ezikliğini yaşadığı şeyi itiraf edemeyecek kadar güçsüzdür. kendini hapsettiği karanlık kuyuya ölmek için dalar bu kez ve "ben yazdım" deyip, ömür boyu hapis cezası alır. kadının o anki duruşu oyunculuktan çok fazlası.
filmle ilgili daha söylenecek çok şey var. ama ne zaman filmde geçen bu iki kare aklıma gelse, kendi kuyumda ölmeyi diliyorum. kelimelerim sukuta bürünüyor.
(9/10)
güncel Önemli Başlıklar
