bugün
- türkçe 25000 kelimeden oluşan kısıtlı bir dildir5
- tc'ye vatandaşlk bağıyla bağlı olan herkes türktür7
- zorunlu eğitim11
- yörük kızı15
- kız düşürmenin kısa yolu15
- uludağ sözlük size ne kattı24
- sözlük kızlarının entrylerinin hep artılanması13
- mercimek çorbası içen kadın14
- sarı şeker yargılanmalıdır16
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü19
- sözlüğün en masum yazarları16
- fusya semsiyeli yabanci26
- bir kadını taşımanın zorluğu10
- pankek mi pişi mi10
- cübbeli ahmet hükümetin maşası mı sorunsalı9
- reenkarnasyon2
- afd'nin saksonya anhalt'ı kazanması2
- otobüs camına yaslanan kafanın titremesi6
- pum pum çorbası6
- mesleki yaşama merkezi denetleme2
- sarapci koala43
- arkadaşlar larissa kim12
- atatürk ü sevme zorunluluğu10
- tavuk budu2
- sarımsak yiyen kız6
- yemeğe bulyon koyan insan7
- sikişirken sigara içen kadın5
- nervio21
- zuhal olcay'a aşık olmak7
- ismail kartal12
- s'i l v'e r m'i s t26
- hesabın yüzde 10 undan daha az bahşiş veren tip10
- saraca098
- seks yapmanın aslında çok iğrenç bir eylem olması6
- serhat kılıç22
- pandela 38
- türkiye13
- sözlükteki gammazlar lobi si11
- bir kızın aşkı size naptırabilir9
- pizza6
- tai lung45
- hamarat kadın5
- uyudunuz mu4
- hoşçakal uludağ sözlük7
- karnı doydukça yemeğe kusur bulan insan5
- atatürk ün türk olmadığı gerçeği7
- dinlenme tesisi soğuğu5
- koca sözlüğün fusya'ya yenilmesi8
- arkadaşlar bi bakar mısınız4
- şarapçının birden tayyipçi olması10
kim demiş izmir gavurdur diye?
ömrü upuzun ve alabildigine renkli bir şehirdir.
neden bozkır kasabaları gibi tek bir hikâyesi olsun!
hatta bu renkli yelpazede neden izmirli ismail hakkıdan kestane pazarına kadar onca şey unutulsun!
hayır, izmir gavur değildir ama 72 milletle dosttur.
ben de biraz uzaktan, biraz yakından gözleye gözleye anladım ki...
izmir'in özel ve güzel özelliklerine bakarak onu "solun kalesi" olarak değerlendirip yan gelip yatan sosyal demokratlar da, yakışıksız yakıştırmalara gönderme yaparak oy isteyen muhafazakârlar da şu konuda yanılıyor.
bu şehirden aslında her partiye oy ve iktidar çıkar.
ama içinde sevinç barındırmayan sevgilere; dostluk kisvesi altında hesapçı alışverişlere "iş" çıkmaz...
şimdi istanbul mecidiyeköy'de oturmuş, soğuk, puslu bir istanbul öğle sonrasında bunları yazıyorum.
önümdeki ekrana başbakan'ın dünkü gafı üzerine izmir'deki diğer partilerin temsilcierinin tepki konuşmaları düşüyor sürekli...
onların lafları da nasıl cafcaflı!
hepsi fırsat bu fırsat "malı götürme" hevesiyle öyle tepkisel laflar ediyorlar ki, her biri ayrı ayrı gaf sayılabilir.
halbuki kulağıma uzaktan uzağa kordon'dan bir kahkaha geliveriyor sanki!
karşıyaka iskelesinin oralarda biri, içine limon sıktığı midye dolmasını bir çırpıda ağzına attıktan sonra bıyıkaltı gülümsüyor.
bornova'da üniversiteye yakın bir kahvenin garsonu bir yandan televizyondaki haberlere bakıyor bir yandan da yamuk duran sandalyeleri gacırdatarak düzeltiyor.
hepsinin de içinden tek bir laf geçiyor, eminim: "atma be recep, din kardeşiyiz!"
alıntı: haşmet babaoğlu
ömrü upuzun ve alabildigine renkli bir şehirdir.
neden bozkır kasabaları gibi tek bir hikâyesi olsun!
hatta bu renkli yelpazede neden izmirli ismail hakkıdan kestane pazarına kadar onca şey unutulsun!
hayır, izmir gavur değildir ama 72 milletle dosttur.
ben de biraz uzaktan, biraz yakından gözleye gözleye anladım ki...
izmir'in özel ve güzel özelliklerine bakarak onu "solun kalesi" olarak değerlendirip yan gelip yatan sosyal demokratlar da, yakışıksız yakıştırmalara gönderme yaparak oy isteyen muhafazakârlar da şu konuda yanılıyor.
bu şehirden aslında her partiye oy ve iktidar çıkar.
ama içinde sevinç barındırmayan sevgilere; dostluk kisvesi altında hesapçı alışverişlere "iş" çıkmaz...
şimdi istanbul mecidiyeköy'de oturmuş, soğuk, puslu bir istanbul öğle sonrasında bunları yazıyorum.
önümdeki ekrana başbakan'ın dünkü gafı üzerine izmir'deki diğer partilerin temsilcierinin tepki konuşmaları düşüyor sürekli...
onların lafları da nasıl cafcaflı!
hepsi fırsat bu fırsat "malı götürme" hevesiyle öyle tepkisel laflar ediyorlar ki, her biri ayrı ayrı gaf sayılabilir.
halbuki kulağıma uzaktan uzağa kordon'dan bir kahkaha geliveriyor sanki!
karşıyaka iskelesinin oralarda biri, içine limon sıktığı midye dolmasını bir çırpıda ağzına attıktan sonra bıyıkaltı gülümsüyor.
bornova'da üniversiteye yakın bir kahvenin garsonu bir yandan televizyondaki haberlere bakıyor bir yandan da yamuk duran sandalyeleri gacırdatarak düzeltiyor.
hepsinin de içinden tek bir laf geçiyor, eminim: "atma be recep, din kardeşiyiz!"
alıntı: haşmet babaoğlu
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar