bugün
- toplum içinde sözlüğe girmekten utanmak5
- havaların ısınmasıyla çok fena azmak4
- pikniğe gitmek4
- genç yaşta ölen ünlüler9
- hakan çalhanoğlu3
- sevgilinin göbeğine yoğurt döküp yalamak4
- vurduruyorum4
- türkiye de ırkçılık2
- neden intihar etmiyorsun8
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle61
- sudekiray sözlüğün en güzel kızıdır2
- hani chp atatürk'ün partisiydi3
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası6
- narin güran'ın mahallesinde muhtarlık seçimi2
- sözlük yazarlarının ölüme bakış açısı20
- escort tarafından sevişirken öldürülmek2
- hayatının hangi dönemindesin2
- uludağ sözlük ten biriyle evlenmek2
- kezoyu güzel sıfatlarla şişirmek3
- shell vs liqui moly vs motul vs mobil1 vs castrol2
- sigarayla denize girmek2
- hayri2
- arda güler6
- yazarların özlediği şeyler10
- türk pornoları18
- şınav çekmek2
- ilgisizin aşağılaması2
- kiliseye doğru telaşlı adımlarla gitmek3
- bunaltı içinde taklalar atıp yuvarlanmak3
- türk bayrağın aslında konstantino bayrağı olması3
- beyazsemsiyeliyabanci12
- penis yüzüğü9
- rahmi koç hakkında soruşturma başlatılması11
- tüm erkekleri toplayıp ıssız bir adaya kapatmak3
- buddy dude18
- sonsuza kadar devam edecekmiş hissi veren şey2
- melek mi şeytan mı2
- gocu40
- bir kadının ayaklarına yükselmek2
- sözlüğün en kötü yazarları13
- tütüncüde 40 tl'ye satılan 20 lik sigara8
- uysaljakoben28
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir28
- laikliğin halka sorulmadan getirilmesi28
- iyi ki sivaslı olmamak5
- hem ahmet kayacı hem atatürkçü olmak19
- kadınları itici yapan detaylar12
- dilan polatın instagramına erişim engeli5
- kolye10
- mesajı tebessümlere yol açan yuzır2
yurdumun eşeğinin hikayesi bu.
yurdumun eşeğinin oldurulamayan hikayesi
yurdumun olamayan eşeğinin oldurulamayan hikayesi
vatandaşıma eşek demiş aziz nesin, tonlarca eleştiriyi hak etmiş yine sanki, ha ne dersiniz?
ölmüş eşek, cesedinin başına gelenleri anlatır arkadaşı eşek arısına tahtalıköyden yazdığı yirmi üç adet mektupta. ölmüşüm, der. öyle yaz sıcağında buzlu hoşafı kaşıklaya kaşıklaya oooh! öldüm! diyenlerinki gibi bir ölüm değildir onunkisi. basbayağı ölmüştür işte, ötesi yoktur.
işsiz aşsız kalıp da borç batağına saplanan eşek, ölmeye karar vermeyip de ne yapsın? düşünür taşınır karar verir, yatar sokağın ortasına, çekilir ebedi istirahatgah ına. ölmenin en masrafsız en onurlu yolunu seçmiş olmanın huzuruyla son nefesindeki enerjisini de ucuna değin harcar böylece engellemek adına içerisindeki kocaman yaşama isteğini. o andan sonra olanlar da asıl macera. macera dediğime bakmayın, gülliverinki gibi bir macera değil bu. vatandaştaki çaresizliğin ölmüşlükteki acizlikle eşdeğer olduğuna bir kez daha tanık olduran bir macera. sokaktan geçenlerin kayıtsızlığına mı yansın, onu alıp götüren cankurtaranın saygısızlığına mı? hastanedeki kaskatı ve utanmazca rezalete mi yansın yoksa? ölenin insandan bile sayılmadığını söyleyip çekip giden polise? hiç birine yanmadı ölmüş eşek.
yanmadı. her mektubuna eğlenceli anılar anlatarak başladı, rezalete güldü, şaşırdığı da oldu kimi zaman elbet. yine de cesedinin başına gelenler trajedik değil, trajikomik bile olmaktan çıkmış onun için. salt komik anılar olarak anlattı onları. neden mi? alışık çünkü, yaşarken başına gelenler öldüğünde farklı mıydı ki üzülsün? şaşkınlığı da alışık olmadığından değil zaten, en azından ölüye saygı oluru düşünmüştü, umut etmişti doğrusu. hepsi buydu. olmadığını gördü, canları sağ olsundu.
ne kadar doğru tespitler yapmış aziz nesin. tespitlerini ne güzel anlatmış en yaratıcı benzetmelerle ve en gerçek diyaloglarla. her eserinde olduğu gibi en basit hallerle en bozuk hallerini fark ettirmiş bize ölmüş eşekte de. kendi dönemine ve bizim dönemimize ait toplumun ve devletin cahil, kayıtsız, korkak ve bencil yapısına sistemsiz sosyal hizmetlerden yaklaşarak giydirmiş en parlak kusur gömleğini. yine güldürmüş, yine düşündürmüş. yine oturtmuş düğümleri soluk borumuzun tam ortasına.
evet, tonlarca eleştiriyi hak ediyor aziz nesin, en iyilerinden bir demet hediye kendisine vatandaşı eşek eden devlete ve eşek olmayı kabul eden vatandaşa da arda kalanları ver gitsin
bu arada söylemiş miydim? her mektubunda eşek arısını yanına çağırıyor ölmüş eşek, orada ona çok iyi bakıyorlarmış; saygı görüyormuş en azından.
yurdumun eşeğinin oldurulamayan hikayesi
yurdumun olamayan eşeğinin oldurulamayan hikayesi
vatandaşıma eşek demiş aziz nesin, tonlarca eleştiriyi hak etmiş yine sanki, ha ne dersiniz?
ölmüş eşek, cesedinin başına gelenleri anlatır arkadaşı eşek arısına tahtalıköyden yazdığı yirmi üç adet mektupta. ölmüşüm, der. öyle yaz sıcağında buzlu hoşafı kaşıklaya kaşıklaya oooh! öldüm! diyenlerinki gibi bir ölüm değildir onunkisi. basbayağı ölmüştür işte, ötesi yoktur.
işsiz aşsız kalıp da borç batağına saplanan eşek, ölmeye karar vermeyip de ne yapsın? düşünür taşınır karar verir, yatar sokağın ortasına, çekilir ebedi istirahatgah ına. ölmenin en masrafsız en onurlu yolunu seçmiş olmanın huzuruyla son nefesindeki enerjisini de ucuna değin harcar böylece engellemek adına içerisindeki kocaman yaşama isteğini. o andan sonra olanlar da asıl macera. macera dediğime bakmayın, gülliverinki gibi bir macera değil bu. vatandaştaki çaresizliğin ölmüşlükteki acizlikle eşdeğer olduğuna bir kez daha tanık olduran bir macera. sokaktan geçenlerin kayıtsızlığına mı yansın, onu alıp götüren cankurtaranın saygısızlığına mı? hastanedeki kaskatı ve utanmazca rezalete mi yansın yoksa? ölenin insandan bile sayılmadığını söyleyip çekip giden polise? hiç birine yanmadı ölmüş eşek.
yanmadı. her mektubuna eğlenceli anılar anlatarak başladı, rezalete güldü, şaşırdığı da oldu kimi zaman elbet. yine de cesedinin başına gelenler trajedik değil, trajikomik bile olmaktan çıkmış onun için. salt komik anılar olarak anlattı onları. neden mi? alışık çünkü, yaşarken başına gelenler öldüğünde farklı mıydı ki üzülsün? şaşkınlığı da alışık olmadığından değil zaten, en azından ölüye saygı oluru düşünmüştü, umut etmişti doğrusu. hepsi buydu. olmadığını gördü, canları sağ olsundu.
ne kadar doğru tespitler yapmış aziz nesin. tespitlerini ne güzel anlatmış en yaratıcı benzetmelerle ve en gerçek diyaloglarla. her eserinde olduğu gibi en basit hallerle en bozuk hallerini fark ettirmiş bize ölmüş eşekte de. kendi dönemine ve bizim dönemimize ait toplumun ve devletin cahil, kayıtsız, korkak ve bencil yapısına sistemsiz sosyal hizmetlerden yaklaşarak giydirmiş en parlak kusur gömleğini. yine güldürmüş, yine düşündürmüş. yine oturtmuş düğümleri soluk borumuzun tam ortasına.
evet, tonlarca eleştiriyi hak ediyor aziz nesin, en iyilerinden bir demet hediye kendisine vatandaşı eşek eden devlete ve eşek olmayı kabul eden vatandaşa da arda kalanları ver gitsin
bu arada söylemiş miydim? her mektubunda eşek arısını yanına çağırıyor ölmüş eşek, orada ona çok iyi bakıyorlarmış; saygı görüyormuş en azından.
güncel Önemli Başlıklar
