bugün
- yaşam enerjisi veren şeyler4
- flörtöz erkek iticiliği8
- ben üşümem6
- sakar şakir'in gardrop fuat'ın karısına basması2
- sarman kedi beslemek2
- bol tereyağlı iskender7
- öcalan karı da istiyor akepelilere müjde3
- küçük şeylerle mutlu olabilen kadın2
- mesih düşmanı cinli türk ateistleri26
- anasonlu nargile5
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz36
- 13 eylül 2026 galatasaray kocaelispor maçı4
- dilbigisisi en iyi olan yazar20
- bir şeyler söyle5
- okan buruk13
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri34
- chatgptyle dertleşmenin artık cidden yapılması6
- sabahları nefret edilen şeyler4
- gelecekteki sevgiliye söylenecek şeyler5
- yazarların buluşmak istediği yazar12
- gecenin şarkısı10
- whynot3
- robert pattinson3
- boyumun 2 cm kısalması28
- dahi anlamındaki de yi ayrı yazmayan sevgili14
- millet açken bebekkatiline villa yapan akepe3
- tereyağı bal ikilisi2
- zengin erkek vs fakir kız4
- her ilde üniversite kurulması6
- kızlar bakar mısınız13
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı21
- ankara echoes2
- atatürk ün döneminde hiç üniversite kurulmaması15
- islamda namaz yoktur13
- sözlük yazarlarının ruh halini anlatan görsel11
- tutunamayanlar8
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü36
- eski sevgiliyle bakkalda karşılaşmak9
- chatgpt ile dertleşmek7
- orta doğu da 4 tane ulus devlet var9
- güne bir söz bırak3
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu25
- delulu2
- uludağ sözlük en popüler yazarını seçiyor9
- gece açlığı6
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı74
- sözlüğe fotoğrafımı atacağım12
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı18
- ölmek istemek ama ölememek5
- kiraz cicegi kolonyasi42
Ahmet Altan'ın genel yayın yönetmeni ve kurucusu olduğu gazeteye verilen isim.
gündem ile ilgili güzel bir yazıyı da bugün okuyucularıyla paylaşmıştır.
tam insafsız bir saldırı sonucunda bir otobüste yanan zavallı serapın ölümüne yanarken tokattan yedi askerin şehit olduğu haberi geldi.
acı, öfkeye döndü.
belli ki birileri türkiyeyi yeniden kana bulamak istiyor.
ama bu sefer geçmişe benzemez bu oyunlar.
bu sefer, başkalarının hayatlarını rahatça alabileceklerini, insanları kurban edebileceklerini sananlar kendi hayatlarını da koyuyorlar masanın üstüne.
hepimizi öldürebilirler, kürtleri türkleri karşılıklı kışkırtarak sokakları kan bataklığına çevirebilirler.
istanbuldaki genç kızı da, diyarbakırdaki delikanlıyı da, tokattaki yedi askeri de öldürtebilirler.
barışın kapısına geldiğimizde, huzura, özgürlüğe parmaklarımızın ucuyla değdiğimizde bizi sokak savaşlarına sürükleyebilirler.
bin bir türlü kaprisle, siyasi hesapla, çıkarcılıkla bunu yapabilirler.
diyarbakırdaki genç kürtleri sokaklara salabilirler, izmirde, çanakkalede genç türkleri sokaklara dökebilirler.
yeniden sıkıyönetimler gelsin, yeniden tanklar yürüsün, yeniden baskılar artsın isteyebilirler.
barışta kavuşamayacaklarını düşündükleri siyasi güce, savaşta kavuşabileceklerini düşünebilirler.
ama bugün başkasının hayatını tehlikeye atan herkesin hayatı tehlikeye girer.
barışı önlemek için dağa çıkarım diyen türk politikacıyla, dağlara gideriz diyen kürt politikacının zihinsel ortaklığının ördüğü bela kafesine sadece biz girmeyiz, kendileri de girerler.
eğer plan, bu ülkenin insanlarını sokaklarda birbirine kırdırmaksa, ne hapisteki lider, ne dağdaki lider, ne yeni bir darbenin hayalini kuran darbeci, yaratılacak bu belanın dışında kalır.
ergenekonun, kafes planının arzuladığı o kanlı kaosun yaratılmasına yardım etmek için hiç beklenmedik yerlerden koşarak gelenler olduğunu görüyoruz.
on iki yıldan beri tek eylem yapılmamış tokatta, tam dtp davasından bir gün önce askerlere tuzak kuruluyor.
başbakan erdoğanın obamayla görüşmesinden bir saat önce patlıyor tokatta silahlar.
türklerde ve kürtlerde biriken kızgınlığı birileri iyice tahrik edip kalabalıkları sokaklarda vuruşturmak istiyor.
i;zmirde dtp konvoyunu taşlayan kızla, diyarbakırda parti merkezi yakan gencin ırkçı öfkelerini siyasi bir çıkara dönüştürmek istiyor belli ki birileri.
açılım bitti diye sevinçli açıklamalar yapanlar, açılım bittiğinde onun yerini alacak şiddetin nasıl bir şey olacağını sanıyorlar?
o şiddetin kurbanları sadece istanbulda serap, diyarbakırda aydın, tokatta yedi genç şehit mi olacak?
yirmi beş yıllık acının biriktirdiği, beslediği o ırkçı öfke ya barışçı bir açılımla yatıştırılır ve ülke huzura kavuşur ya da alabildiğine kışkırtılır ve bütün ülke, bütün insanlar tehlikeye atılır.
bu sefer o şiddetin hedefinde herkesin ismi yazar.
durum çok açık.
türkiye ya barışa kavuşacak ya da bu kadar kışkırtmayla kitlesel katliamlar yaşayacak, otobüslerde genç kızlar vahşice yakılacak, sokaklarda çocuklar vurulacak, askerlere pusular kurulacak, büyük kitleler ayaklanacak, katliamlar olacak.
ama şunu unutmayın, kürt meselesi artık sadece türkiyenin meselesi değil, bütün dünyanın meselesi.
türkiyenin karışması bütün bölgeyi karmakarışık eder, ortadoğunun bütün dengeleri altüst olur.
bunun bedelini herkes öder bu defa.
bizim gibi sıradan insanlar zaten öder, sokaklarda vurulur gideriz ama hücresi on beş santim küçüldü diye ortalığı yakmaya kalkan apo da, barış olursa benim siyasi geleceğim ne olacak diyen karayılan da, bir kaos planını uygulatıp o karışıklıkta iktidara gelmeyi amaçlayan darbeci de öder, dtpyi kapatıp kürtleri siyasetten atmaya çalışan da öder, dağa çıkarız diyen türk ve kürt politikacı da öder.
ortalığı kan gölüne çeviririz diye babalanıp duranları dinliyoruz günlerdir, kan gölüne çevirirsiniz ama bu sefer o gölde başkalarıyla birlikte siz de boğulursunuz.
bu katliam türkiyede son katliam olur, birçok insanla birlikte katliama destek olanlar da hayatını kaybeder.
toplumsal kışkırtmalarla şaka olmaz, başlatırsınız ama bitiremezsiniz.
bu vahşetten vazgeçin, sadece başkalarının kurban olacağını sanmayın, sizin adınızı da yazarlar kurbanların arasına.
bakın barış için bütün koşullar hazır, hep birlikte yaşayabiliriz, gençlerimiz aydınlık bir gelecekte sürdürürler hayatlarını.
ama barışa kıyarsanız, barışa kıyana da kıyarlar bu sefer.
bu sözümü hatırlarsınız ama hatırladığınız son söz olur bu.
yapmayın, ne başkalarının hayatıyla, ne kendi hayatınızla oynayın.
bırakın insanlar yaşasın, siz de yaşayın.
gündem ile ilgili güzel bir yazıyı da bugün okuyucularıyla paylaşmıştır.
tam insafsız bir saldırı sonucunda bir otobüste yanan zavallı serapın ölümüne yanarken tokattan yedi askerin şehit olduğu haberi geldi.
acı, öfkeye döndü.
belli ki birileri türkiyeyi yeniden kana bulamak istiyor.
ama bu sefer geçmişe benzemez bu oyunlar.
bu sefer, başkalarının hayatlarını rahatça alabileceklerini, insanları kurban edebileceklerini sananlar kendi hayatlarını da koyuyorlar masanın üstüne.
hepimizi öldürebilirler, kürtleri türkleri karşılıklı kışkırtarak sokakları kan bataklığına çevirebilirler.
istanbuldaki genç kızı da, diyarbakırdaki delikanlıyı da, tokattaki yedi askeri de öldürtebilirler.
barışın kapısına geldiğimizde, huzura, özgürlüğe parmaklarımızın ucuyla değdiğimizde bizi sokak savaşlarına sürükleyebilirler.
bin bir türlü kaprisle, siyasi hesapla, çıkarcılıkla bunu yapabilirler.
diyarbakırdaki genç kürtleri sokaklara salabilirler, izmirde, çanakkalede genç türkleri sokaklara dökebilirler.
yeniden sıkıyönetimler gelsin, yeniden tanklar yürüsün, yeniden baskılar artsın isteyebilirler.
barışta kavuşamayacaklarını düşündükleri siyasi güce, savaşta kavuşabileceklerini düşünebilirler.
ama bugün başkasının hayatını tehlikeye atan herkesin hayatı tehlikeye girer.
barışı önlemek için dağa çıkarım diyen türk politikacıyla, dağlara gideriz diyen kürt politikacının zihinsel ortaklığının ördüğü bela kafesine sadece biz girmeyiz, kendileri de girerler.
eğer plan, bu ülkenin insanlarını sokaklarda birbirine kırdırmaksa, ne hapisteki lider, ne dağdaki lider, ne yeni bir darbenin hayalini kuran darbeci, yaratılacak bu belanın dışında kalır.
ergenekonun, kafes planının arzuladığı o kanlı kaosun yaratılmasına yardım etmek için hiç beklenmedik yerlerden koşarak gelenler olduğunu görüyoruz.
on iki yıldan beri tek eylem yapılmamış tokatta, tam dtp davasından bir gün önce askerlere tuzak kuruluyor.
başbakan erdoğanın obamayla görüşmesinden bir saat önce patlıyor tokatta silahlar.
türklerde ve kürtlerde biriken kızgınlığı birileri iyice tahrik edip kalabalıkları sokaklarda vuruşturmak istiyor.
i;zmirde dtp konvoyunu taşlayan kızla, diyarbakırda parti merkezi yakan gencin ırkçı öfkelerini siyasi bir çıkara dönüştürmek istiyor belli ki birileri.
açılım bitti diye sevinçli açıklamalar yapanlar, açılım bittiğinde onun yerini alacak şiddetin nasıl bir şey olacağını sanıyorlar?
o şiddetin kurbanları sadece istanbulda serap, diyarbakırda aydın, tokatta yedi genç şehit mi olacak?
yirmi beş yıllık acının biriktirdiği, beslediği o ırkçı öfke ya barışçı bir açılımla yatıştırılır ve ülke huzura kavuşur ya da alabildiğine kışkırtılır ve bütün ülke, bütün insanlar tehlikeye atılır.
bu sefer o şiddetin hedefinde herkesin ismi yazar.
durum çok açık.
türkiye ya barışa kavuşacak ya da bu kadar kışkırtmayla kitlesel katliamlar yaşayacak, otobüslerde genç kızlar vahşice yakılacak, sokaklarda çocuklar vurulacak, askerlere pusular kurulacak, büyük kitleler ayaklanacak, katliamlar olacak.
ama şunu unutmayın, kürt meselesi artık sadece türkiyenin meselesi değil, bütün dünyanın meselesi.
türkiyenin karışması bütün bölgeyi karmakarışık eder, ortadoğunun bütün dengeleri altüst olur.
bunun bedelini herkes öder bu defa.
bizim gibi sıradan insanlar zaten öder, sokaklarda vurulur gideriz ama hücresi on beş santim küçüldü diye ortalığı yakmaya kalkan apo da, barış olursa benim siyasi geleceğim ne olacak diyen karayılan da, bir kaos planını uygulatıp o karışıklıkta iktidara gelmeyi amaçlayan darbeci de öder, dtpyi kapatıp kürtleri siyasetten atmaya çalışan da öder, dağa çıkarız diyen türk ve kürt politikacı da öder.
ortalığı kan gölüne çeviririz diye babalanıp duranları dinliyoruz günlerdir, kan gölüne çevirirsiniz ama bu sefer o gölde başkalarıyla birlikte siz de boğulursunuz.
bu katliam türkiyede son katliam olur, birçok insanla birlikte katliama destek olanlar da hayatını kaybeder.
toplumsal kışkırtmalarla şaka olmaz, başlatırsınız ama bitiremezsiniz.
bu vahşetten vazgeçin, sadece başkalarının kurban olacağını sanmayın, sizin adınızı da yazarlar kurbanların arasına.
bakın barış için bütün koşullar hazır, hep birlikte yaşayabiliriz, gençlerimiz aydınlık bir gelecekte sürdürürler hayatlarını.
ama barışa kıyarsanız, barışa kıyana da kıyarlar bu sefer.
bu sözümü hatırlarsınız ama hatırladığınız son söz olur bu.
yapmayın, ne başkalarının hayatıyla, ne kendi hayatınızla oynayın.
bırakın insanlar yaşasın, siz de yaşayın.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar