bugün
- bik bik 220
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı18
- gay olduğunu saklayan erkek5
- herzevekil13
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın25
- teomancalmasur23
- mi6'nın takibe aldığı sözlük yazarları3
- türkiyede evlenmeyenlerin sayısı 20 milyon olması4
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği6
- ayak yalamak için 591 km gitmek7
- balkona israil bayrağı asmak4
- noodle6
- mekan sınırsız mıdır5
- deri tayt giyen kız osurunca hava nasıl çıkıyor4
- sözlük yazarları neden birbirinden nefret ediyor4
- mhp'nin atatürk'ü sevmemesi10
- psikolog4
- ressam özgür korkmazgil güncel imgenin politikası2
- türk solu16
- cia in takibe aldığı 23 sözlük yazarı4
- olmaz olsun öyle yetkili4
- tanga giyen kişi osurursa ıslık sesi mi çıkıyor4
- ayağı güzel kızlar nereli sorunsalı6
- nervio14
- ismetin ciddi sıkıntıları olması9
- bir erkeğin en mutlu olduğu an5
- ayak istiyorum ayak bulun bana ayak6
- rafael leao6
- türkiyeliyim ve mutluyum16
- sibel can'ın nutellalı memeleri9
- güzel göt görünce tansiyonun düşmesi3
- ankara allah'ın belası bir yerdir4
- 115 bin entry giren işsiz yazar2
- wada 35 yaşında4
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız15
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi22
- bu sözlüğe yıllarımı verdim3
- jeffrey epstein12
- çingene dilenci ile sevişmek3
- humbaracı ismed bin gürbüz paşa6
- sabah akşam ayak muhabbeti yapan sözlük4
- akp'li yayman'ın fon krizi açıklaması4
- gece 11 de eve sipariş edilebilecek en güzel şey3
- 2028 cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan5
- uludağ sözlük korosu alet dağılımı3
- sizin taptıklarınız ayağımın altındadır diyen kız4
- ekşi sözlük toplu alım bitti6
- tüylü ve sulu şeftali2
- gina marano3
- şeftalili dondurma2
Bolum :1
Binlerce yıl önce, zaman sınırı olmayan enerjiler varlık buldu ve kendini birgün hayat olarak telafuz edilecek kumaşa dokudu.
Bu kumaştan önemsiz bir güç parçası olan bir iplik kendini ayırdı ve tek başına bilinç kazandı.
Bilinç kazanmış olan Logos bunu kendine hayat yaratmak için aldı. Günlerce , en yüksek dağlar, en derin vadiler, ve masmavi göklerin olduğu ilerideki Carnac dünyasını şekillendirdi . 49 günde kendi büyüsü yoluyla suların kayaları kesmesini sağladı, vadileri su kapladı ve okyanus yaratıldı. Kısa zamanda bu dünya, uzaydan turkuaz bir mücevher gibi sarkan fevkalade bir maviye büründü. Fakat, nehirlerin, okyanusların, ve göllerin muhteşem zekasını tecrübe eden birileri vardı. Logos kayaların ve dağların hayat barındırmadığını öğrendi.
Topraktan kalan son enerjiyi biçimlendirerek hayatı yarattı. Suda yüzen balıkları yarattı ve bu su için minnettar olan agaçları da balıklar kadar çok sevdi. Daha sonra dünyaya lütufta bulunmak için hayvanları ortaya çıkarttı ve kuşları uçurdu. Ve son olarakta kendine benzerliğiyle insanları yarattı. Onlarda kendisi gibi dünyayı kendi ihtiyaçlarına uygun bir şekilde biçimlendirebilme gücüne sahipti ve ilk insanlar büyük nehirlerin yanına yerleştirildi. Orada gelişmek ve basarılı olmak için herşeye sahiptiler.
Bir müddet herşey iyi gitti. Şimdi bir tanrı olan Logos özdü .Yarattıkları memnundu ve kendilerine verilen yerde muvaffak oldular.
Fakat sonunda herşey kötü gitmeye basladı.
insan ırkını kendi şeklinde yaratma acelesindeyken, bir parça toprak kullanılmamış olarak kalmıştı. Bu toprak parçası ,en karanlık vadide ,yüzyıllar boyunca ,güzel birşeye dönüşmek için sırasını bekledi.
ilk başta sabırlıydı.
Kendi kendine "Logos'un benim için özel bir planı var" diye düşündü. "Belki hala beni neye dönüştürecegine karar veremedi."
Ancak her şuurluda olduğu gibi sabrı taştı ve tükendi. Dünyanin ilk kumaşından yapılma ve Logos'un kendi aklından aşılanmıs aklıyla, bu unutulmuş toprak parçasi kendini var etti. Yavaş yavaş kendini dönüştürürken, unutulmanın etkisiyle daha çok nefret doldu.
Logos bu unutulmuş parçayı hatırladığında, herşey için çok geçti. Kendini Patos olarak adlandıran bir varlık oluşmuştu. Logos'la güç konusunda eşitti fakat onun merhametinden ve kendi benzerini yaratma sevgisinden uzaktı. Onun yerine Logos'un büyük çabalarla yarattıklarını bozmayı arzu etti. intikam olarak Patos'un ilk hareketi ,Logosun en başından beri hoşlanmamış olduğu değişimdi.
Bu çalışmaları dört mevsim sürdü, gündüz ve gece, canlı ya da ölü. Logos’un kendi çektiği terkedilme duygusunu ve acısını yaşamasını istediğinden bu Patos için yeterli değildi. Bir avuç kum aldı, her tanesine teshir ederek bunu insanoğlunun istek ve duygu dolu günahı haline dönüstürdü. insanoğlunun içine alıp koyduğu her taneyle birlikte, insanlar Logos'a karşı tavır almaya başlamışlardı. Aç gözlülüğü, şehveti, ve üstün gelip yok etme sevgisini öğrendiler.
Patos'u durdurmaktan aciz Logos ağladı.
Binlerce yıl önce, zaman sınırı olmayan enerjiler varlık buldu ve kendini birgün hayat olarak telafuz edilecek kumaşa dokudu.
Bu kumaştan önemsiz bir güç parçası olan bir iplik kendini ayırdı ve tek başına bilinç kazandı.
Bilinç kazanmış olan Logos bunu kendine hayat yaratmak için aldı. Günlerce , en yüksek dağlar, en derin vadiler, ve masmavi göklerin olduğu ilerideki Carnac dünyasını şekillendirdi . 49 günde kendi büyüsü yoluyla suların kayaları kesmesini sağladı, vadileri su kapladı ve okyanus yaratıldı. Kısa zamanda bu dünya, uzaydan turkuaz bir mücevher gibi sarkan fevkalade bir maviye büründü. Fakat, nehirlerin, okyanusların, ve göllerin muhteşem zekasını tecrübe eden birileri vardı. Logos kayaların ve dağların hayat barındırmadığını öğrendi.
Topraktan kalan son enerjiyi biçimlendirerek hayatı yarattı. Suda yüzen balıkları yarattı ve bu su için minnettar olan agaçları da balıklar kadar çok sevdi. Daha sonra dünyaya lütufta bulunmak için hayvanları ortaya çıkarttı ve kuşları uçurdu. Ve son olarakta kendine benzerliğiyle insanları yarattı. Onlarda kendisi gibi dünyayı kendi ihtiyaçlarına uygun bir şekilde biçimlendirebilme gücüne sahipti ve ilk insanlar büyük nehirlerin yanına yerleştirildi. Orada gelişmek ve basarılı olmak için herşeye sahiptiler.
Bir müddet herşey iyi gitti. Şimdi bir tanrı olan Logos özdü .Yarattıkları memnundu ve kendilerine verilen yerde muvaffak oldular.
Fakat sonunda herşey kötü gitmeye basladı.
insan ırkını kendi şeklinde yaratma acelesindeyken, bir parça toprak kullanılmamış olarak kalmıştı. Bu toprak parçası ,en karanlık vadide ,yüzyıllar boyunca ,güzel birşeye dönüşmek için sırasını bekledi.
ilk başta sabırlıydı.
Kendi kendine "Logos'un benim için özel bir planı var" diye düşündü. "Belki hala beni neye dönüştürecegine karar veremedi."
Ancak her şuurluda olduğu gibi sabrı taştı ve tükendi. Dünyanin ilk kumaşından yapılma ve Logos'un kendi aklından aşılanmıs aklıyla, bu unutulmuş toprak parçasi kendini var etti. Yavaş yavaş kendini dönüştürürken, unutulmanın etkisiyle daha çok nefret doldu.
Logos bu unutulmuş parçayı hatırladığında, herşey için çok geçti. Kendini Patos olarak adlandıran bir varlık oluşmuştu. Logos'la güç konusunda eşitti fakat onun merhametinden ve kendi benzerini yaratma sevgisinden uzaktı. Onun yerine Logos'un büyük çabalarla yarattıklarını bozmayı arzu etti. intikam olarak Patos'un ilk hareketi ,Logosun en başından beri hoşlanmamış olduğu değişimdi.
Bu çalışmaları dört mevsim sürdü, gündüz ve gece, canlı ya da ölü. Logos’un kendi çektiği terkedilme duygusunu ve acısını yaşamasını istediğinden bu Patos için yeterli değildi. Bir avuç kum aldı, her tanesine teshir ederek bunu insanoğlunun istek ve duygu dolu günahı haline dönüstürdü. insanoğlunun içine alıp koyduğu her taneyle birlikte, insanlar Logos'a karşı tavır almaya başlamışlardı. Aç gözlülüğü, şehveti, ve üstün gelip yok etme sevgisini öğrendiler.
Patos'u durdurmaktan aciz Logos ağladı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar