bugün
- norm ender3
- en gey özelliğiniz10
- türklerin ileri olduğu konular21
- true nickli yazar11
- son beş yıldır sevgilisi olmayan insan3
- mutlak butlan kararının yargıtay'a gönderilmesi2
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- çırçıplak yatmak9
- dinsize inanır mısın17
- en son alınan hediye7
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler7
- otomatik portakal ve özgür irade paradoksu2
- burçlara inanan erkek15
- bir kadının en güzel bölgesi8
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- dünyanın en güzel tatlısı8
- caner taslaman7
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- eski seni özlüyor musun6
- sözlük kavgalarındaki avamlık5
- sokakta gocu ile karşılaşmak5
- vantilatörü kendine çevirmek6
- özlenen hissiyatlar6
- ruh hastası olan yazarlar6
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı5
- abd vizesi5
- sözlükte kadınlara sararak tatmin olan incel5
- salak yazarlar7
- her başlığın altında biten sözlük paraziti5
- bir insanı yaptığı ilk hatada hayatından çıkarmak2
- arkadaşlar bakar mısınız11
- bir gün öleceğini unutmak10
- seninle şurada olabilirdik5
- uysaljakoben gocu'nun fake hesabı mı5
- ipek çiçek3
- yaz günü çay içme saçmalığı11
- bir insanın daraldığında sığınabileceği yerler5
- evdeki alkolün bittiği anda yapılacaklar5
- pandela6
- kuran da neden namaz yok8
- deri ceketli serseri4
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları30
- kültürün bireyi boğması4
- gocu31
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak7
- gocu pandela barışı4
- sözlüğün kalitesindeki artış4
- ioçke'nin elleri4
- geceye bir şarkı bırak23
hayatımda gördüğüm, duyduğum, bildiğim en mucizevi istanbul tanımlamasını; birkaç repliğe sığdırabilecek egzantrik kalem.
betty: belki bir daha olmaz! sana uzakları yeteri kadar anlatamam, ama biraz olsun merakını gidermek istiyorum...
bir de, her şehrin ayrı bir kokusu var sanki. meyve, yemek, yağ kokusu değil bu. farklı bir koku. anlatmak öyle güç ki!
tenten: yani bütün şehir mi kokuyor?
betty: evet... mesela istanbul'un kokusunu almıyor musun?
tenten: hayır. daha doğrusu farklı farklı bir yığın koku duyuyorum bu şehirde, ama öyle belirgin, diğerlerinin üzerine çıkan bir koku yok.
betty: bu şehir yangın yeri gibi kokuyor, tenten. hani yangın söndürülür, son dumanı da yitip gider.ondan sonra bir sessizlik, bir terk edilmişlik olur. orada gezinirken bir koku duyarsın. rüzgarın etkisiyle hafiflemiş bir kokudur bu. biraz fazla olsa başın ağrır. ama tam kıvamındadır. derin derin içine çekersin kokuyu. artık onsuz yapamayacağını anlarsın.
tenten: sen mecazi kokulardan bahsediyorsun, güzelim! eğer öyle düşünecek olursan bütün istanbul nane kokuyor!
betty: nane mi?
tenten: tabii. benim içimi açan bir kokudur o. düşünsene, bütün şehir nane kokuyor! boğaz'dan hafif naneli bir esinti geliyor. iki yakaya da yayılıyor o koku. yokuşları tırmanıp kenar semtlere ulaşmaya başlıyor. varoşların insanları inanamıyorlar bu kouyu duyduklarına. alışveriş edenler, pazarlık yapanlar, mal taşıyanlar, huzurevlerinde yaşayanlar inanamıyorlar. koku şehre yayıldıkça yayılıyor. inşaatlarda çalışanlar, hamile kadınlar, maaş kuyruğundaki emekliler, son nefesini vermek üzere olanlar, çatık kaşlı hemşireler kokuya inanamıyorlar... burun deliklerinden giriyor koku... vücutlarına... hepsini rahatlatıyor. herkes bu şehri sevmeye başlıyor. ölmek üzere olanlar bile vazgeçip iyileşiyorlar.
betty: saçmalıyorsun tenten! bu, senin, olmasını istediğin koku. ama şehir aslında yangın yeri gibi kokuyor. var olanla, olması istenen arasında dağlar kadar fark var.
tenten: istersen uzlaşabiliriz. senin istanbul'un yangın yeri kokuyor, benimki ise nane. red'in istanbul'u başka kokuyordur, fatoş'unki başka. herkesin istanbul'u başka kokuyor diyelim, olsun bitsin!
betty: herkesin new york'u, fas'ı, dublin'i, kalküta'sı, londra'sı birbirinden farklı mı kokuyor sence?
betty: belki bir daha olmaz! sana uzakları yeteri kadar anlatamam, ama biraz olsun merakını gidermek istiyorum...
bir de, her şehrin ayrı bir kokusu var sanki. meyve, yemek, yağ kokusu değil bu. farklı bir koku. anlatmak öyle güç ki!
tenten: yani bütün şehir mi kokuyor?
betty: evet... mesela istanbul'un kokusunu almıyor musun?
tenten: hayır. daha doğrusu farklı farklı bir yığın koku duyuyorum bu şehirde, ama öyle belirgin, diğerlerinin üzerine çıkan bir koku yok.
betty: bu şehir yangın yeri gibi kokuyor, tenten. hani yangın söndürülür, son dumanı da yitip gider.ondan sonra bir sessizlik, bir terk edilmişlik olur. orada gezinirken bir koku duyarsın. rüzgarın etkisiyle hafiflemiş bir kokudur bu. biraz fazla olsa başın ağrır. ama tam kıvamındadır. derin derin içine çekersin kokuyu. artık onsuz yapamayacağını anlarsın.
tenten: sen mecazi kokulardan bahsediyorsun, güzelim! eğer öyle düşünecek olursan bütün istanbul nane kokuyor!
betty: nane mi?
tenten: tabii. benim içimi açan bir kokudur o. düşünsene, bütün şehir nane kokuyor! boğaz'dan hafif naneli bir esinti geliyor. iki yakaya da yayılıyor o koku. yokuşları tırmanıp kenar semtlere ulaşmaya başlıyor. varoşların insanları inanamıyorlar bu kouyu duyduklarına. alışveriş edenler, pazarlık yapanlar, mal taşıyanlar, huzurevlerinde yaşayanlar inanamıyorlar. koku şehre yayıldıkça yayılıyor. inşaatlarda çalışanlar, hamile kadınlar, maaş kuyruğundaki emekliler, son nefesini vermek üzere olanlar, çatık kaşlı hemşireler kokuya inanamıyorlar... burun deliklerinden giriyor koku... vücutlarına... hepsini rahatlatıyor. herkes bu şehri sevmeye başlıyor. ölmek üzere olanlar bile vazgeçip iyileşiyorlar.
betty: saçmalıyorsun tenten! bu, senin, olmasını istediğin koku. ama şehir aslında yangın yeri gibi kokuyor. var olanla, olması istenen arasında dağlar kadar fark var.
tenten: istersen uzlaşabiliriz. senin istanbul'un yangın yeri kokuyor, benimki ise nane. red'in istanbul'u başka kokuyordur, fatoş'unki başka. herkesin istanbul'u başka kokuyor diyelim, olsun bitsin!
betty: herkesin new york'u, fas'ı, dublin'i, kalküta'sı, londra'sı birbirinden farklı mı kokuyor sence?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar