bugün
- yunan aşığı tip15
- ırakın bir bölümünün türkiyeye katılması13
- zengin koca bulup evinin hanımı olmak15
- dinci ahlaksızlığı20
- yunan adalarına gitmek20
- zengin kadın bulup evinin erkeği olmak5
- bir sözlük kızını sözlükten çekip çıkartmak14
- rüyada nervio yu görmek5
- ucu nereye giderse gitsin4
- hiç edirne ciğer tavası yediniz mi5
- sağlıklı yaşama katkı payı3
- kışın duş alırken üşümemek için öneriler14
- akın gürlek'in fon soruşturması açıklaması4
- rujlu erkekle öpüşmek14
- fon vurgunu sonrası akepeye desteği sürdürmek7
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi24
- kaliteli entryler girip eksi oy almak6
- evlenmeyip zina mı yapalım4
- centaur sırtına binip topraklar fethetmek3
- günün recep tayyip erdoğan repliği8
- evlenilecek erkek bulmanın gittikçe zorlaşması17
- gurbette yaşayıp milliyetçilik yapan insan4
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye44
- 3 ayda bir duş almak5
- mini sosis2
- mevlana celaleddin rumi'nin yunan olması2
- my name is buck2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması42
- fiziği güzel sözlük kızları47
- çok düşünmek neyin belirtisidir5
- 1 ekim 2026 benzin zammı7
- bu saatte hala uluyamama sebebi5
- evinden çıkarılıp sokakta öldürülmek2
- tek adamın hiçbir şeyden haberi olmaması3
- gri havaların sevgilisi şarkılar2
- ölüyorum lan ölüyorum6
- miss universe türkiye 20262
- yazarların sabah kahvaltısı6
- recep tayyip erdoğan27
- beyazlar içinde görmek istediğiniz yazar2
- para için karısını tiktok ta oynatan erkek3
- nervio23
- sözlük kızı için kavga eden 2 kaslı sözlük erkeği13
- from gold from dust13
- vişneçürüğü tanga giyen sözlük erkeği13
- sözlüğün götü en güzel yazarı12
- samara morgan önünüze çıksa yapacaklarınız5
- silikon meme gerçeğinin yerini tutar mı sorunsalı14
- çin'e demokrasi gelsin10
kesinlikle doğru bir önermedir. amerikan demokrasisine bok atacakken, kendi demokrasisini görmeyen insanların pek şaşırdığı durum.
amerikan demokrasisi dünyanın en gelişmiş demokrasisidir. görünüşe göre ötesi de yoktur. şimdi türkiye'dekiyle karşılaştırarak amerikan demokrasisinden bahsedelim.
*
--spoiler--
şimdi efendim, ilk türkiye demokrasisine bakalım. güçler ayrılığı vardır, yani meclis-yasama, hükümet-yürütme, mahkemeler ise yargı işlemini gerçekleştirir. ancak gerçekten güçler ayrı mıdır? yoksa göz boyama mıdır? ilk buna bakalım:
bilindiği gibi meclisin yani yasama'nın üyeleri milletvekilleridir. yürütmenin, yani hükümetin üyeleri ise bakanlardır. buraya kadar hiçbir sorun yok elbet. ancak sorun da burda başlıyor, farkında değilsiniz. çünkü nacizane ülkemizde bakanlar, yani yürütme organları da meclisten yani yasama organından çıkıyorlar. yani nedir bu? yasama ile yürütme aslında birdir, ayrı bir güç değildir. yani milletvekili olan başbakanın söylediği hem yürütme hem de yasamayı etkilemektedir.
yargı ise mahkemelerdir. mahkemeler üst mahkemelere, üst mahkemeler ise adalet bakanlığına bağlıdır. bakanlık dedim farkettiğiniz üzere. yani yargı ile yürütme de birbiriyle aynı şeyler. şaşırdınız mı bilmiyorum ancak ülkenin gündemlerinden biridir bunlar. yani yasama-yürütme-yargı aslında tek bir eldedir. hepsi birbiriyle bağlıdır, yani görünmez diktatörlük sahibiyizdir.
şimdi habire bok atılan amerikan demokrasisine bakalım. senatör ve başkan seçimleri arasında iki sene vardır. böylelikle asla yönetim tek bir ele geçmez. senatörler başka göreve geldiğinde * * senatörlük görevinden istifa etmek zorundadır. yani hem milletvekili hem bakan olmamaktadır, yani hem yasayıp hem yürütmemektedir, yani yasama ve yürütme ayrı ellerdedir. amerikan başkanı senatonun, senato ise başkanın onayına muhtaçtır. böylelikle farklı kutuplarda kararlar alınmaz, farklı kutupta 2 karar birbiriyle bir ortak nokta bulunana kadar düzeltilir ve olabilecek en ideal yol bulunur. (ki hatırlarsanız cumhuriyetçi bush, 1trilyon dolarlık kriz kurtarma planını yine cumhuriyetçilerin red oyları yüzünden geçirememişti. düşünün siz artık demokrasiyi.)
sistem tamamen uzlaşıya dayalıdır, yasa çıkmalıysa, yasa yürütülmeliyse birileri birileriyle uzlaşmak, orta yolu bulmak zorundadır. bir mahkemede karar alınıyorsa bir sürü jüri üyesi birbiriyle uzlaşmak zorundadır.
bir anekdotsa şudur: obama, kendisinin en büyük rakibi olan hillary clinton'ı hiç çekinmeden kendi dışişleri bakanı olarak atamıştır. siz düşünün uzlaşıyı, siz düşünün demokrasiyi ve kime bok attığınızı.
--spoiler--
amerikan demokrasisi dünyanın en gelişmiş demokrasisidir. görünüşe göre ötesi de yoktur. şimdi türkiye'dekiyle karşılaştırarak amerikan demokrasisinden bahsedelim.
*
--spoiler--
şimdi efendim, ilk türkiye demokrasisine bakalım. güçler ayrılığı vardır, yani meclis-yasama, hükümet-yürütme, mahkemeler ise yargı işlemini gerçekleştirir. ancak gerçekten güçler ayrı mıdır? yoksa göz boyama mıdır? ilk buna bakalım:
bilindiği gibi meclisin yani yasama'nın üyeleri milletvekilleridir. yürütmenin, yani hükümetin üyeleri ise bakanlardır. buraya kadar hiçbir sorun yok elbet. ancak sorun da burda başlıyor, farkında değilsiniz. çünkü nacizane ülkemizde bakanlar, yani yürütme organları da meclisten yani yasama organından çıkıyorlar. yani nedir bu? yasama ile yürütme aslında birdir, ayrı bir güç değildir. yani milletvekili olan başbakanın söylediği hem yürütme hem de yasamayı etkilemektedir.
yargı ise mahkemelerdir. mahkemeler üst mahkemelere, üst mahkemeler ise adalet bakanlığına bağlıdır. bakanlık dedim farkettiğiniz üzere. yani yargı ile yürütme de birbiriyle aynı şeyler. şaşırdınız mı bilmiyorum ancak ülkenin gündemlerinden biridir bunlar. yani yasama-yürütme-yargı aslında tek bir eldedir. hepsi birbiriyle bağlıdır, yani görünmez diktatörlük sahibiyizdir.
şimdi habire bok atılan amerikan demokrasisine bakalım. senatör ve başkan seçimleri arasında iki sene vardır. böylelikle asla yönetim tek bir ele geçmez. senatörler başka göreve geldiğinde * * senatörlük görevinden istifa etmek zorundadır. yani hem milletvekili hem bakan olmamaktadır, yani hem yasayıp hem yürütmemektedir, yani yasama ve yürütme ayrı ellerdedir. amerikan başkanı senatonun, senato ise başkanın onayına muhtaçtır. böylelikle farklı kutuplarda kararlar alınmaz, farklı kutupta 2 karar birbiriyle bir ortak nokta bulunana kadar düzeltilir ve olabilecek en ideal yol bulunur. (ki hatırlarsanız cumhuriyetçi bush, 1trilyon dolarlık kriz kurtarma planını yine cumhuriyetçilerin red oyları yüzünden geçirememişti. düşünün siz artık demokrasiyi.)
sistem tamamen uzlaşıya dayalıdır, yasa çıkmalıysa, yasa yürütülmeliyse birileri birileriyle uzlaşmak, orta yolu bulmak zorundadır. bir mahkemede karar alınıyorsa bir sürü jüri üyesi birbiriyle uzlaşmak zorundadır.
bir anekdotsa şudur: obama, kendisinin en büyük rakibi olan hillary clinton'ı hiç çekinmeden kendi dışişleri bakanı olarak atamıştır. siz düşünün uzlaşıyı, siz düşünün demokrasiyi ve kime bok attığınızı.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar