bugün
- 15 ekim 2026 hoffenheim beşiktaş maçı15
- sen farklısın diyen erkek11
- beni seviyor musun sözlük9
- sözlük ablası7
- napıyosun bakiyim gece gece10
- bütün yazarların bir gün öleceklerini düşünmek4
- cinler bilinçaltı karanlığında yaşamaktadır7
- queen ravenna ve gücü6
- ikinci kez sünnet olmak11
- köpeği hakaret olarak kullanmak13
- beşiktaş6
- cuma namazına gitmek yerine sözlükte takılmak5
- bu saatte karton topluyormuş haspa4
- özelime gel gel yapan kız hareketleri3
- gün 40 saat olsaydı4
- aquila bicipite3
- said nursi denilince akla gelen şeyler16
- gay diyerek hakaret ettiğini sanan insan10
- tengir budun neden sözlükte yazmıyor artık6
- eylül lize kandemir2
- evde çiçek yetiştiren erkek19
- annenin tüm gün trt haber seyretmesi2
- dünyanın altı günde yaratılması3
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı70
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek33
- cinsel organlı sinkaf cümlesi kuran varoş kız3
- annenin ölmesi5
- iltica26
- bir erkeği yakışıklı gösteren 3 şey6
- azerbaycan sünni ülkesiymiş gibi algı yapmak6
- 666 entry2
- yağmur yağınca açılmayan orospu çocuğu şemsiye6
- abd israil vs türkiye farkı18
- sözcü ve now tv de kapatılır mı6
- tavuk eti4
- arkadaşlar ben hapise giriyorum7
- gs ve fbnin 2 maçta 7şer gol yemesi7
- fake hesapla atar gider yapan yazar4
- komünizm gelince herkes mutlu olacak sanan kişi3
- pes 20133
- wolverine'in kürtlerle savaşması2
- eski sevgiliye mesaj atma bahaneleri8
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı87
- ayrıldık36
- sözlükte aslında anonim kimsenin olmaması5
- kartoncu gey5
- türkiye'nin suudi arabistan'a askeri desteği6
- 623 000 bin asker kaçağı10
- türkçe2
- yapay zeka teksaslı bir cin kavmidir2
dün akşam saatlerinde izleme şansı bulduğum yapım.
******
öncelikle şunu belirtmek isterim ki, bulunduğum şehrin sinemasında iki salonda gösterime girdi bu film. ancak iki salonda da dublajlı gösterim yapıldı. o yüzden buradan, beni dublajlı film izlemek zorunda bırakan sinema yönetimine naçizane selamlarımı gönderiyorum.
******
filme gelecek olursak, film roland emmerich filmi. yönetmenin daha önce çektiği felaket senaryolu filmlere** bakmak aslında bu filmin nasıl olacağı açısından biraz ipucu özelliği taşımaktaydı. filme gitmeden önce eğer, fragmanları izlememiş biri dahi olsaydım, diğer filmleri referans alarak bol efektli ve bol tsunamili bir film bekliyor olurdum. nitekim öyle de oldu.
******
spoilerlara başlamadan önce; film klişelerle dolu, özel efektlerle bezeli bir yapım olmuş. alt metni incelendiğinde çok fazla detay gözüme çarpmasa da bir iki detay dikkatlerden kaçmıyor.
--spoiler--
*filmdeki en etkileyici sahne bence henüz filmin başındaki; dr. adrian helmsley'in hindistana yağmurlu bir günde hintli bilimadamı arkadaşının yanına giderken, arkadaşının küçük oğlunun su birikintilerinde gemiyle oynaması sahnesiydi. görür görmez ahanda nuh'un gemisi dedim. akabinde araba çocuğun oyun oynadığı su birikintisinin yanında hızla geçmiş ve gemiyi batırmıştı.
*vatikanın yıkılma anında tavanda duran michelangelo eserinde tanrı ile insan arasında oluşan çatlak.
*doğa tarafından kurtarılmış bölgenin afrika oluşu.
*italya başbakanının (sylvio) dua ederek ölmeyi tercih etmesi.
*louvre müzesi müdürünün öldürüldüğü yerin lady diana'nın öldüğü/öldürüldüğü yerle aynı olması.
*filmdeki bacaksızın adının noah oluşu
--spoiler--
bu gibi detaylar önemliydi bence film açısından. ama filmi kotarabilecek yerlerin sadece özel efektleri olduğunu da söylemeden geçemeyeceğim zira film mantık hataları ve klişelerle dolu.
--spoiler--
*arkadaş, bir filmde de parçalanmış ailenin babasını hakir gören çocuğu rolü olmasın. bir filmde de yaşanan felaket sonucunda ailevi değerler hatırlanmasın. bir araya gelinmesin.
*şu bir milyar avro(ulan her lafı geçtiğinde avro gözümüze sokuldu) muhabbeti nedir ya? tam hatırlayamasam da (49 ya da 52 gibi bir şeydi) ülkelerin çoğunun desteklediği bir proje olan gemi yapma projesine para yetiştirememişler mi ki bir sürü zengin ama insanlığa katkı sağlayamayacak insan gemiye parayla alınmış.
*depremden arabayla kaçmak nedir. bir de şu near miss olayının gerçekten boku çıkmış. her yerden milimle de yırtılmaz ki. başrollerden kimsenin ölmeyeceğini boru gibi biliyorduk.
*neden çin? ucuz iş gücü mü? himalayalar yüksek diye mi?*
*afedersiniz eşşek kadar gemi yapmışsınız, kapı kapanırken hidrolik sorun yüzünden geminin motorları çalışmıyor.
*artık kurtulunması imkansız yerlere süper kahramanlık yaparak giden kişinin (genelde su altı olur) "artık dönmeyecek" dendiği anda dönmesi azalarak bitsin.
*hey hey usa saved our asses today!
* çinli işçi nasıl oluyor da insanlığın en büyük projesine kaçak yolcu sokuyor? adam kaynakçı lan, mühendis değil ki? tüm geminin kaynağını tek başına yapmış herhalde!
*o değil de bir estetisyen vardı nooldu ona? "haa ölmüş", "neyse siktiret biz gene de öpüşelim"
--spoiler--
daha sayardım da bitmez.
film konuya göre çok uzun arkadaşlar. inanın özellikle ilk yarısında ne zaman bitecek lan çişim geldi* dedim.
özel efektler kesinlikle doyurucu. ancak galiba farklı kamera çekimleri uygulanmış. sinemacılıktan anlamam ama sanki yakın planlar el kamerası ile çekilmiş gibi. kötü de olmamış hani. onun dışında vurdu kırdı patlama yangın sel kıl tüy sevenler için oldukça tatmin edici. izlenmese olur mu, olur. ama sonuçta bu çapta bir prodüksiyon kolay üstesinden gelinebilecek bir şey değildir. o yüzden film her şeye rağmen kendi çapında başarılıdır. hiç değilse özel efektler adına izlenmesi tavsiye edilir.
son bi spoiler verecek olursam,
--spoiler--
film tam bir kıyamet durumu değil, güneş sistemindeki gezegenlerin hizalanması sonucu oluşan manyetik enerji sonucu haddinden şiddetli güneş patlamaları oluşuyor ve açığa çıkan nötrinolar* yer kabuğunun aşırı ısınmasına neden oluyor ve dünyanın tektonik yapısı tamamen değişiyor. yoksa dünyanın bir yere gittiği yok. olur öyle! bir de tibetli budistin hocasıyla çay diyaloğu süperdi. eleman galiba "dünya yok olacak, gemi yapıyolar, ne yapmamı önerirsin?" gibi bir sualde bulundu ki akıllardan bi siktir git çay koy klişesi geçmedi desem yalan olur.*
--spoiler--
son tahlilde; iyi seyirler...
******
öncelikle şunu belirtmek isterim ki, bulunduğum şehrin sinemasında iki salonda gösterime girdi bu film. ancak iki salonda da dublajlı gösterim yapıldı. o yüzden buradan, beni dublajlı film izlemek zorunda bırakan sinema yönetimine naçizane selamlarımı gönderiyorum.
******
filme gelecek olursak, film roland emmerich filmi. yönetmenin daha önce çektiği felaket senaryolu filmlere** bakmak aslında bu filmin nasıl olacağı açısından biraz ipucu özelliği taşımaktaydı. filme gitmeden önce eğer, fragmanları izlememiş biri dahi olsaydım, diğer filmleri referans alarak bol efektli ve bol tsunamili bir film bekliyor olurdum. nitekim öyle de oldu.
******
spoilerlara başlamadan önce; film klişelerle dolu, özel efektlerle bezeli bir yapım olmuş. alt metni incelendiğinde çok fazla detay gözüme çarpmasa da bir iki detay dikkatlerden kaçmıyor.
--spoiler--
*filmdeki en etkileyici sahne bence henüz filmin başındaki; dr. adrian helmsley'in hindistana yağmurlu bir günde hintli bilimadamı arkadaşının yanına giderken, arkadaşının küçük oğlunun su birikintilerinde gemiyle oynaması sahnesiydi. görür görmez ahanda nuh'un gemisi dedim. akabinde araba çocuğun oyun oynadığı su birikintisinin yanında hızla geçmiş ve gemiyi batırmıştı.
*vatikanın yıkılma anında tavanda duran michelangelo eserinde tanrı ile insan arasında oluşan çatlak.
*doğa tarafından kurtarılmış bölgenin afrika oluşu.
*italya başbakanının (sylvio) dua ederek ölmeyi tercih etmesi.
*louvre müzesi müdürünün öldürüldüğü yerin lady diana'nın öldüğü/öldürüldüğü yerle aynı olması.
*filmdeki bacaksızın adının noah oluşu
--spoiler--
bu gibi detaylar önemliydi bence film açısından. ama filmi kotarabilecek yerlerin sadece özel efektleri olduğunu da söylemeden geçemeyeceğim zira film mantık hataları ve klişelerle dolu.
--spoiler--
*arkadaş, bir filmde de parçalanmış ailenin babasını hakir gören çocuğu rolü olmasın. bir filmde de yaşanan felaket sonucunda ailevi değerler hatırlanmasın. bir araya gelinmesin.
*şu bir milyar avro(ulan her lafı geçtiğinde avro gözümüze sokuldu) muhabbeti nedir ya? tam hatırlayamasam da (49 ya da 52 gibi bir şeydi) ülkelerin çoğunun desteklediği bir proje olan gemi yapma projesine para yetiştirememişler mi ki bir sürü zengin ama insanlığa katkı sağlayamayacak insan gemiye parayla alınmış.
*depremden arabayla kaçmak nedir. bir de şu near miss olayının gerçekten boku çıkmış. her yerden milimle de yırtılmaz ki. başrollerden kimsenin ölmeyeceğini boru gibi biliyorduk.
*neden çin? ucuz iş gücü mü? himalayalar yüksek diye mi?*
*afedersiniz eşşek kadar gemi yapmışsınız, kapı kapanırken hidrolik sorun yüzünden geminin motorları çalışmıyor.
*artık kurtulunması imkansız yerlere süper kahramanlık yaparak giden kişinin (genelde su altı olur) "artık dönmeyecek" dendiği anda dönmesi azalarak bitsin.
*hey hey usa saved our asses today!
* çinli işçi nasıl oluyor da insanlığın en büyük projesine kaçak yolcu sokuyor? adam kaynakçı lan, mühendis değil ki? tüm geminin kaynağını tek başına yapmış herhalde!
*o değil de bir estetisyen vardı nooldu ona? "haa ölmüş", "neyse siktiret biz gene de öpüşelim"
--spoiler--
daha sayardım da bitmez.
film konuya göre çok uzun arkadaşlar. inanın özellikle ilk yarısında ne zaman bitecek lan çişim geldi* dedim.
özel efektler kesinlikle doyurucu. ancak galiba farklı kamera çekimleri uygulanmış. sinemacılıktan anlamam ama sanki yakın planlar el kamerası ile çekilmiş gibi. kötü de olmamış hani. onun dışında vurdu kırdı patlama yangın sel kıl tüy sevenler için oldukça tatmin edici. izlenmese olur mu, olur. ama sonuçta bu çapta bir prodüksiyon kolay üstesinden gelinebilecek bir şey değildir. o yüzden film her şeye rağmen kendi çapında başarılıdır. hiç değilse özel efektler adına izlenmesi tavsiye edilir.
son bi spoiler verecek olursam,
--spoiler--
film tam bir kıyamet durumu değil, güneş sistemindeki gezegenlerin hizalanması sonucu oluşan manyetik enerji sonucu haddinden şiddetli güneş patlamaları oluşuyor ve açığa çıkan nötrinolar* yer kabuğunun aşırı ısınmasına neden oluyor ve dünyanın tektonik yapısı tamamen değişiyor. yoksa dünyanın bir yere gittiği yok. olur öyle! bir de tibetli budistin hocasıyla çay diyaloğu süperdi. eleman galiba "dünya yok olacak, gemi yapıyolar, ne yapmamı önerirsin?" gibi bir sualde bulundu ki akıllardan bi siktir git çay koy klişesi geçmedi desem yalan olur.*
--spoiler--
son tahlilde; iyi seyirler...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar