bugün
- sekiz aydır masturbasyon yapmıyor olmak5
- yazarların favori giyim markası7
- friedrich hegel la bi cay icek11
- velvet57
- insan olmaya ceyrek kala15
- sigara içmeyi bırakmak istememek8
- yargıya güvenen varsa yazsın9
- erotik şiir4
- sözlükte güzel kız olmaması sorunsalı8
- evde soğuk kahve yapımı7
- yalnızlıkla sevişmek5
- kadınları aşağılamanın moda olması7
- migros'tan alışveriş yapınca elit olduğunu sanmak6
- hayattaki en değerli şeyler5
- bir erkeğe en çok yakışan şey2
- arkadaşlarla bir anda nepal'e gitmek4
- 2026 ekonomik krizi16
- kavgada söylenen tehdit cümleleri3
- sınıfın en güzel kızı4
- zeka içerikli entry vs bilgi içerikli entry8
- migros'a sorulacak tek soru23
- aleksey batrakov28
- bilinçaltı algılama5
- victor osimhen20
- tombul efes3
- bir sözlük yazarını kıskanmak13
- hurdacıya gidiyorum7
- sokrates in bilgi doğuştan gelir demesi3
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı2
- ioçk silik yesin kampanyası6
- merve2
- arkadaşlar sözlük hesabımı siliyorum3
- yolcudurgider3
- yazarlara gelen son mesaj5
- tevellüt kaç2
- mutlu ama uzak olsun birader3
- osuruktan şiirler60
- kaos show2
- enayimiknatisii6
- arkadaşlar çok hastayım ya10
- sözlük yazarlarının karşılaştığı garip olaylar7
- erecto ibn birader el biraderi2
- ırkçıların geri zekalı olduğu gerçeği11
- ioçk'un arto'ya benzemesi5
- g i l d e d l i l y16
- tostumu yaptım11
- testo taylan aykolik ziyareti2
- mohamed salah ghaly2
- akıl2
- öğretmenlere önlük ve kıyafet zorunluluğu gelmesi9
nefes için ilk söylenecek şey milliyetçi, militarist bir film olmadığıdır. vatan, bayrak, nöbet, kahramanlık hepsi var ama milliyetçi değil. milliyetçi duygularla filme gidecek olanlar hayal kırıklığı yaşar. bayanlarda pek hoşlanmaz çünkü erkek filmi nefes. gemide gibi erkek filmi. hatta iki erkeğin kapışmasına indirgenecek kadar erkek filmi. o yüzden kız arkadaşınızla, eşinizle gitmeyin derim. bayanlara da pek tavsiye etmem, beğenmeme ihtimalleri yüksek çünkü.
ama film genel olarak çok başarılı, atmosfer gayet güzel aktarılmış. kendinizi orada, o soğuk tepede, o çatışmada hissediyorsunuz ve bunun için fazla zorlanmıyorsunuz. askerliğini yapmış, hele ki doğuda yapmış iseniz "aynısını çekmiş adam*" diyosunuz. eksiklikler, yanlışlıklar yok mu; var tabiki. filmin en büyük eksiği inancının olmaması (belki de o yüzden millyetçi değil), kurgu da sorunlarının oluşu, duygusal sahneler fazla serpiştirilememiş, komutanın psikolojisi son bölümde daha iyi verilebilirmiş.
ama yinede levent semerci iyi iş çıkartmış. sinemada izlenmeyi hakeden bir film nefes.
--spoiler--
öyle sahneler varki insanın kanını donduruyor. kadın teröristin durumu...ağır yaralı, can çekişir halde masada yatarken televizyonda kendisiyle aynı yaşlardaki kızın, güzellik yarışması için kampa katılmasını anlatması. ve tabiki baskın sahnesi...o cendereden çıkmanın imkansızlığı, komutanın bunun farkında olması, ekibinin zayıf oluşunun da farkında olması, kendine güvenmeyenlerin, sevmeyenlerin de olduğunun farkında olduğu gibi (kentlilerin kendini sevmemesinde de gönderme var tabiki) ama en sevdiği arkadaşının intikamını alamazsa bununla yaşamayacağını da bilmesi, doktor'un da komutanı kafaya takmasa zayiatsız bir baskın yapabilecekken, komutanı öldürmek için gelişi ve iki tarafında sağlam zayiat vermesi. doktor'un yüzünün hiç gösterilmemesi. komutanın, uyumayın uyarısının etkili olması (ama bu keşke daha belirgin olsaydı) ve nöbetçilerin baskına uyanık halde yakalanması (ama bir cenderenin içindeler işte, üzeri teneke bir binada ne kadar kendini savunabileceksin), uyanık oldukları içinde teröristlere ciddi zayiat verdirilebilmesi, en azından kimsenin yatağında uyurken öldürülmemesi, üç nöbetçi gözlerini kapatmış hayaller kurarken eş zamanlı gösterilen, teröristlere operasyon, sıhhiyenin "durumu çok ağır" demesine komutan'ın " biliyorum, ben vurdum" demesi, komutan'ın terörist avı için çayla kaynatılmış çarşaf hazırlattırması (çarşaf kaya rengi alır ve kamufle için kullanılır), komutan'ın ölüm haberinin gelişi, dağların tapusunun olmayışı, çok yerinde kullanılan küfürler, espriler, o ağır yalnızlık, huzursuzluk ve inançsızlık...
--spoiler--
ama film genel olarak çok başarılı, atmosfer gayet güzel aktarılmış. kendinizi orada, o soğuk tepede, o çatışmada hissediyorsunuz ve bunun için fazla zorlanmıyorsunuz. askerliğini yapmış, hele ki doğuda yapmış iseniz "aynısını çekmiş adam*" diyosunuz. eksiklikler, yanlışlıklar yok mu; var tabiki. filmin en büyük eksiği inancının olmaması (belki de o yüzden millyetçi değil), kurgu da sorunlarının oluşu, duygusal sahneler fazla serpiştirilememiş, komutanın psikolojisi son bölümde daha iyi verilebilirmiş.
ama yinede levent semerci iyi iş çıkartmış. sinemada izlenmeyi hakeden bir film nefes.
--spoiler--
öyle sahneler varki insanın kanını donduruyor. kadın teröristin durumu...ağır yaralı, can çekişir halde masada yatarken televizyonda kendisiyle aynı yaşlardaki kızın, güzellik yarışması için kampa katılmasını anlatması. ve tabiki baskın sahnesi...o cendereden çıkmanın imkansızlığı, komutanın bunun farkında olması, ekibinin zayıf oluşunun da farkında olması, kendine güvenmeyenlerin, sevmeyenlerin de olduğunun farkında olduğu gibi (kentlilerin kendini sevmemesinde de gönderme var tabiki) ama en sevdiği arkadaşının intikamını alamazsa bununla yaşamayacağını da bilmesi, doktor'un da komutanı kafaya takmasa zayiatsız bir baskın yapabilecekken, komutanı öldürmek için gelişi ve iki tarafında sağlam zayiat vermesi. doktor'un yüzünün hiç gösterilmemesi. komutanın, uyumayın uyarısının etkili olması (ama bu keşke daha belirgin olsaydı) ve nöbetçilerin baskına uyanık halde yakalanması (ama bir cenderenin içindeler işte, üzeri teneke bir binada ne kadar kendini savunabileceksin), uyanık oldukları içinde teröristlere ciddi zayiat verdirilebilmesi, en azından kimsenin yatağında uyurken öldürülmemesi, üç nöbetçi gözlerini kapatmış hayaller kurarken eş zamanlı gösterilen, teröristlere operasyon, sıhhiyenin "durumu çok ağır" demesine komutan'ın " biliyorum, ben vurdum" demesi, komutan'ın terörist avı için çayla kaynatılmış çarşaf hazırlattırması (çarşaf kaya rengi alır ve kamufle için kullanılır), komutan'ın ölüm haberinin gelişi, dağların tapusunun olmayışı, çok yerinde kullanılan küfürler, espriler, o ağır yalnızlık, huzursuzluk ve inançsızlık...
--spoiler--
Gündemdeki Haberler