bugün
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı25
- sözlükte ciddi kitap okuyan yok27
- simko331
- yavuz sultan selim11
- ofsaytımsı vol 214
- türk askeri yemen e gitsin kampanyası41
- barça bu galatasaray'a kaç atar5
- durduk yere arabistan husi savaşına dahil olmak10
- dem terör partisi5
- ilham aliyev26
- moğolların araplara saldırma nedeni3
- kapıyı çalanın kim o sorusuna adriyana lima demesi2
- soğuk havalarda da ince külotlu çorap giyen kadın3
- devlet memurlarının suratının hep asık olması2
- chp zihniyeti vs ilham aliyev zihniyeti6
- nervio16
- donunu ve yarağını satmak4
- cemil tugay17
- kara para nasıl aklanır sorunsalı5
- sıcak çıtır lahmacun ezme salata buz gibi kola5
- mekke anlaşması10
- husiler8
- şabısgoy9
- soğuk havada battaniyeyi üzerine alıp tv izlemek3
- yazarların askerde sınıflrı ve rütbeleri9
- bir önceki entryi devam ettir5
- ebulfeyz elçibey3
- türkiye de artan okul saldırıları12
- uludağ sözlüğe kayyum atanması4
- güne bir ahmet kaya şarkısı bırak5
- cilt kanseri5
- yüksek enflasyon16
- bik bik'in mutfağına konuk olmak9
- çok film izleyen insandan zarar gelmez25
- son okunan kitap11
- israilin husilere karşı suudilere katılması3
- buz gibi havada içilen çay2
- itfaiye erinin yaktığı evde ölen ebru serep2
- sözlük kızlarının kombinleri45
- yetiş'ya mokv5
- muslettin amca9
- sosyal medya kanunu2
- kitap okuyan biri rte'ye oy vermez4
- kadın parfümü3
- kendini türk hisseden arap artığı24
- gocu neden rip oldu2
- kız rolü yapmak6
- sözlüğün en yakışıklı erkek yazarı43
- kara parayı borsada aklamak3
- dünyanın en yakışıklı erkeğinin türk olması2
--alıntı--
Her erkek, sevdiği kadınlar kadardır. Ne bir gram eksik, ne bir gram fazla! Hepsi hepsi, sevdiğin kadınların toplamasındır, o kadar. Her kadın yedeğinde bambaşka bir dünya taşır. Gerçi o dünyanın çok azını gösterir sana. Küçücük bir parçasını bırakır, terkedip giderken. Parçaları tamamlayabilirsen, hiçkimsenin bilmediği, hiçkimsenin farkında bile olmadığı, bambaşka bir dünyan olur. Ve o dünyanıntek sahibi, tek kahramanı olmanın keyfini sürersin.Ta ki başka bir kadın, ellerini kollarını sallaya sallaya, özenle yarattığın o dünyaya girene kadar.Elbette o da kendi dünyasını getirmiştir yanında ve küçücük bir parçasını sana uzatır. Onu da alıp kendi dünyana eklediğinde, dünyan, o eski dünya değildir artık. Yenilenmiştir, farklılaşmıştır, laf aramızda eskiden biraz daha çılgın, ama biraz daha tehlikeli olmuştur.O yüzden her kadın, her erkeğin dünyasını değiştirme gücüne sahiptir. Ha, bu gücü kullanır ya da kullanmaz; o bizim bileceğimiz iş değil.Sözünü ettiğim, insanın hayatına keskin bir kılıç gibi ani, bir o kadar da acıtarak giren; çıkarkende şarıl şarıl kanatan kadınlar, yani sevgililer değil yalnızca. istisnasız bütün kadınlardan söz ediyorum. Tanıdığımız, karşılaştığımız, öyle ya da böyle hayatımıza giren, bizi bir şekilde etkileyen bütün kadınlardan...Annemiz olabilir bu, teyzemiz,anneannemiz ya da babaannemiz olabilir. Kimi zaman kapı komşumuz, bizim dünyamızın bir parçası olma, daha doğrusu; bizim dünyamızı oluşturma gücü var.Az ya da çok, bizde payı var hepsinin...
Ayrıca şaftımızı kaydıran kadınların ille de sevgilimiz olmasına da gerek yok. Hiç tanımadığımız, şöyle oturup iki muhabbet bile etmediğimiz, hatta yüzünü bile göremediğimiz kadınlar, yeri gelir, tam ortasından girerler hayatımıza. Kendimize yeni bir dünya yaratmamıza neden olurlar.Hatta, dünyamızın asıl sahibi olur çıkarlar ! Janis Joplin gibi mesela...
Bir baktım; saymakla bitmiyor şaftımı kaydıran kadınlar. Terk edilmiş bir vapur iskelesini gizlice ateşe verir gibi seviştiğim kadınlar değil sadece; bambaşka bir dünyanın sırrını; dillerini ustaca kullanarak ağzıma fısıldayan kadınlar da değil... Onlarala sınırlı değil içimde haylaz bir çocuk gibi büyüttüğüm , içimde sessizce çağlayan bir dünya! Minik bir esintide bile, üşümeyeyim diye sırtındaki hırkasını çıkarıp omuzlarıma atan annem de var aralarında; küçücük bir çocukken, oyuncak arabaları yerde sürter gibi yapıp bacaklarının arasını göz ucuyla süzdüğüm kapı komşumuz da...
Hepsi de bir parça koparmış kendi dünyalarından, cömertçe sunmuşlar bana .Tuhaf ama, Janis Joplin'in dünyasından da katmışım kendiminkine, Björk'ün dünyasından da... Böyle böyle bir dünyakurmuşum kendime.Demek hırkayla, dille ya da dokunmakla, bakmakla bitmiyor iş. Sesiyle de duruşuyla, gülüşüyle ya da aniden bir poster olup duvarına yerleşmesiyle de dünya kurabiliyor kadınlar.O yüzden, kendi Janis'imi anlatan bir yazıyla yetinmedim. Yazarken kendimi de tarttım, ölçtüm, biçtim kendimi... Baktım ki; sevdiğim kadınlar kadarım. Sevdiğim kadınların toplamıyım sadece .
--alıntı--
bu yazının sahibidir. saygıyla ceketimi ilikliyorum önünde.
Her erkek, sevdiği kadınlar kadardır. Ne bir gram eksik, ne bir gram fazla! Hepsi hepsi, sevdiğin kadınların toplamasındır, o kadar. Her kadın yedeğinde bambaşka bir dünya taşır. Gerçi o dünyanın çok azını gösterir sana. Küçücük bir parçasını bırakır, terkedip giderken. Parçaları tamamlayabilirsen, hiçkimsenin bilmediği, hiçkimsenin farkında bile olmadığı, bambaşka bir dünyan olur. Ve o dünyanıntek sahibi, tek kahramanı olmanın keyfini sürersin.Ta ki başka bir kadın, ellerini kollarını sallaya sallaya, özenle yarattığın o dünyaya girene kadar.Elbette o da kendi dünyasını getirmiştir yanında ve küçücük bir parçasını sana uzatır. Onu da alıp kendi dünyana eklediğinde, dünyan, o eski dünya değildir artık. Yenilenmiştir, farklılaşmıştır, laf aramızda eskiden biraz daha çılgın, ama biraz daha tehlikeli olmuştur.O yüzden her kadın, her erkeğin dünyasını değiştirme gücüne sahiptir. Ha, bu gücü kullanır ya da kullanmaz; o bizim bileceğimiz iş değil.Sözünü ettiğim, insanın hayatına keskin bir kılıç gibi ani, bir o kadar da acıtarak giren; çıkarkende şarıl şarıl kanatan kadınlar, yani sevgililer değil yalnızca. istisnasız bütün kadınlardan söz ediyorum. Tanıdığımız, karşılaştığımız, öyle ya da böyle hayatımıza giren, bizi bir şekilde etkileyen bütün kadınlardan...Annemiz olabilir bu, teyzemiz,anneannemiz ya da babaannemiz olabilir. Kimi zaman kapı komşumuz, bizim dünyamızın bir parçası olma, daha doğrusu; bizim dünyamızı oluşturma gücü var.Az ya da çok, bizde payı var hepsinin...
Ayrıca şaftımızı kaydıran kadınların ille de sevgilimiz olmasına da gerek yok. Hiç tanımadığımız, şöyle oturup iki muhabbet bile etmediğimiz, hatta yüzünü bile göremediğimiz kadınlar, yeri gelir, tam ortasından girerler hayatımıza. Kendimize yeni bir dünya yaratmamıza neden olurlar.Hatta, dünyamızın asıl sahibi olur çıkarlar ! Janis Joplin gibi mesela...
Bir baktım; saymakla bitmiyor şaftımı kaydıran kadınlar. Terk edilmiş bir vapur iskelesini gizlice ateşe verir gibi seviştiğim kadınlar değil sadece; bambaşka bir dünyanın sırrını; dillerini ustaca kullanarak ağzıma fısıldayan kadınlar da değil... Onlarala sınırlı değil içimde haylaz bir çocuk gibi büyüttüğüm , içimde sessizce çağlayan bir dünya! Minik bir esintide bile, üşümeyeyim diye sırtındaki hırkasını çıkarıp omuzlarıma atan annem de var aralarında; küçücük bir çocukken, oyuncak arabaları yerde sürter gibi yapıp bacaklarının arasını göz ucuyla süzdüğüm kapı komşumuz da...
Hepsi de bir parça koparmış kendi dünyalarından, cömertçe sunmuşlar bana .Tuhaf ama, Janis Joplin'in dünyasından da katmışım kendiminkine, Björk'ün dünyasından da... Böyle böyle bir dünyakurmuşum kendime.Demek hırkayla, dille ya da dokunmakla, bakmakla bitmiyor iş. Sesiyle de duruşuyla, gülüşüyle ya da aniden bir poster olup duvarına yerleşmesiyle de dünya kurabiliyor kadınlar.O yüzden, kendi Janis'imi anlatan bir yazıyla yetinmedim. Yazarken kendimi de tarttım, ölçtüm, biçtim kendimi... Baktım ki; sevdiğim kadınlar kadarım. Sevdiğim kadınların toplamıyım sadece .
--alıntı--
bu yazının sahibidir. saygıyla ceketimi ilikliyorum önünde.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar