bugün
- günlük tutan erkek19
- gammazlığı elinden alınan yazar5
- halk başkanlık sistemini istiyor6
- her yerde sümkürebilen insan5
- merhabalarr5
- wc'ye telefonsuz girmek2
- mamut avlayıp ev geçindiren efsanevi nesil11
- sigaranın yanına çay kahve dışında alternatifler10
- erkeğe şiddet uygulayan kadın4
- merfulu6
- çok su içmek2
- bakan göktaş'tan şehit ailelerine müjde5
- kötü biri olduğunu fark etmek2
- kaç ayda bir banyo oluyorsunuz17
- gratisin içini merak etmek7
- kendini fazla ciddiye almak2
- bana gel film izleriz diyen erkek16
- kendinden sıkılmak2
- mekke anlaşması14
- arda güler2
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi19
- spor olsun diye her yere yürüyen insan2
- sözlük yazarlarının 1999 yılından beklentileri6
- arkadaşlar nasılsınız11
- iyi parti'nin çerçeve yasaya muhalefet şerhi3
- yakışıklı erkeklerin sürekli çaylak olması13
- sözlük yazarlarına bir şey söyle8
- kavalali mehmet ali pasa4
- 40 hadis3
- cansever18
- simko317
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- futbol24
- gece yolda yürürken çöpten fırlayan adam5
- açlık krizi nasıl bastırılır8
- türkiye'ye en uygun yönetim şekli islami komünizm3
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları15
- kendine bir soru sor5
- insan sevmemek6
- hewal ebo9
- bir erkeğe en çok yakışan şey4
- sözlüğün kırbacı5
- kendini atatürk ten akıllı sanan ergen türkçü7
- arkadaşlar önce soğan mı kavrulur yoksa biber mi4
- sarapci koala7
- anın görüntüsü10
- victor osimhen9
- ümit özdağ6
- tavuk pilav4
- tai lung16
belki biraz uzun olacak ama, kesinlikle okunması gerekiyor. 108 sene önce yazılmıştır!
6 kanunevvel 1317 / 19 aralık 1901
bugun yazıhanemin başına elim* bir mecburiyetle oturuyorum: nihayet yazı yazmaktan feragat etmek lazım geliyor. yazı yazmak! hayatımın yarısından ziyadesini avutup oyalayan bir eğlence; bütün mefturiyetlerine*, keselanlarına*, boşa çıkan ümitlerine bedel bilinemez nasıl müphem bir tesliyetle* işte ta çocukluktan bugüne kadar beni aldatan bir eğlence. evet, nihayet bu eğlenceden de feragat etmek, artık hayatını bitirip de varislerini düşünen aile babaları kabilinden* yazıhanemin başında vasiyetname yazmak lazım geliyor. çünkü artık bir şey yazmaya imkan yoktur:
iki gün evvel matbaanın mini mini mürettibi*, henüz on dört yaşlarında güzel bir çocuk, elinde dört sütunluk matbaa müsveddesiyle yanıma geldi. bunlar matbuatın muayyenesinden* geçerek biçare sanat evladının kırmızı kanlarıyla bulanmış bir kalemle, zalim, gaddar, vahşi, bir kalemle kanlar içinde bırakıldıktan sonra suratıma atılan müsveddelerdi. bunları nasıl elle aldığımı, nasıl gözlerle seyrettiğimi anlamak için türlü mesaiden sonra vucüda gelmiş bir eserin bir dakika içinde bir tekme ile hurdahaş* edildiğine, hiçbir şey yapamaksızın, elden hiçbir şey gelmeksizin, miskin bir şahit olan bir sanat sahibi olmak icap eder.
neler çıkarılmış, neler çizilmiş, nasıl masum fikirlerin gırtlakları sıkılarak boğulmuş! sonra bunu yapan kalem o kadar fikirsiz, o kadar mantıksız ki birçoklarının ne için bu kalemin kahrından kurtulamadıklarını tahmin etmek bile kabil* olamadı.
halid ziya uşaklıgil
hamiş: aslında devamı var ama çok uzar diye buraya yazamıyorum. merak edenler kırık hayatlar kitabında bulabilirler.
yazarın notu: sansür öyle bir şeydir ki; yazmak onun için bir tutku olan bir yazarı bile bezdirmeyi başarmıştır.
6 kanunevvel 1317 / 19 aralık 1901
bugun yazıhanemin başına elim* bir mecburiyetle oturuyorum: nihayet yazı yazmaktan feragat etmek lazım geliyor. yazı yazmak! hayatımın yarısından ziyadesini avutup oyalayan bir eğlence; bütün mefturiyetlerine*, keselanlarına*, boşa çıkan ümitlerine bedel bilinemez nasıl müphem bir tesliyetle* işte ta çocukluktan bugüne kadar beni aldatan bir eğlence. evet, nihayet bu eğlenceden de feragat etmek, artık hayatını bitirip de varislerini düşünen aile babaları kabilinden* yazıhanemin başında vasiyetname yazmak lazım geliyor. çünkü artık bir şey yazmaya imkan yoktur:
iki gün evvel matbaanın mini mini mürettibi*, henüz on dört yaşlarında güzel bir çocuk, elinde dört sütunluk matbaa müsveddesiyle yanıma geldi. bunlar matbuatın muayyenesinden* geçerek biçare sanat evladının kırmızı kanlarıyla bulanmış bir kalemle, zalim, gaddar, vahşi, bir kalemle kanlar içinde bırakıldıktan sonra suratıma atılan müsveddelerdi. bunları nasıl elle aldığımı, nasıl gözlerle seyrettiğimi anlamak için türlü mesaiden sonra vucüda gelmiş bir eserin bir dakika içinde bir tekme ile hurdahaş* edildiğine, hiçbir şey yapamaksızın, elden hiçbir şey gelmeksizin, miskin bir şahit olan bir sanat sahibi olmak icap eder.
neler çıkarılmış, neler çizilmiş, nasıl masum fikirlerin gırtlakları sıkılarak boğulmuş! sonra bunu yapan kalem o kadar fikirsiz, o kadar mantıksız ki birçoklarının ne için bu kalemin kahrından kurtulamadıklarını tahmin etmek bile kabil* olamadı.
halid ziya uşaklıgil
hamiş: aslında devamı var ama çok uzar diye buraya yazamıyorum. merak edenler kırık hayatlar kitabında bulabilirler.
yazarın notu: sansür öyle bir şeydir ki; yazmak onun için bir tutku olan bir yazarı bile bezdirmeyi başarmıştır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar