bugün
- pkk'nın silah bırakmasını takip edecek kurul14
- pkk kürt ağa ve kürt feodallere ne yapmış22
- izmir bok kokuyor deyince seri eksilenmek21
- evlenilmeyecek erkekler listesi7
- ekrem imamoğlu rumdur diyince seri eksilenmek7
- islam barış dinidir22
- sözlük kızlarının kombinleri10
- kahve10
- oytun erbaş6
- aşkım pyongyang'a gidelim5
- dinozor metalci3
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı9
- gocu bey birader bey2
- cin filmleri5
- mevlid kandili4
- edepsizce entry girmek5
- her yer bok kokuyor arkadaş her yer11
- köyde yaşamanın dezavantajları3
- yavrum diyen erkek çekiciliği3
- egosuz doktorlar6
- sözlükten bayan düşürmek4
- kitap okumaya geç başlamak6
- mutlu olmak için3
- ik nefreti6
- anne3
- kılıçdaroğlu ndan butlan sonrası ilk görünüm4
- 1981'e 3 tertip3
- 24 ağustos 20262
- futbol16
- laik teyzelerin fenotipi34
- le mans 24 saat yarışları2
- süper lig9
- üroloji sırasında kimsenin göz teması kurmaması3
- cahilin çok bilmişi7
- mantıklı konuşmak3
- pornoya fiziki katılım2
- 23 ağustos 2026 trabzonspor başakşehir maçı3
- mohamed salah ghaly5
- trabzonspor4
- başakşehir2
- obsession film4
- süper el nino'nun dünyayı zorlu sürece sokması5
- ali rıza beyin numara yapması3
- boykot4
- türk korku filmi klişeleri2
- bugünün iğrenç bir gün olması3
- öküz gibi araba süren öküz5
- gece geç saatte ışığı yanan evler5
- sözlüğü bırakıyorum ajitasyonu12
- cesaret kırıcı duygusal darbeler2
liseyi aynı okulda okuduk. ankara'da, atatürk anadolu lisesi. gerçek adı elif bilgin. bunların sınıfında özlem diye bir kız vardı, herkes ona bakardı. başka güzel kızlar da vardı, ama belki okulda cok sayida guzel kiz oldugundan elif ilgi çeken bir kız değildi acikcasi. böyle uzun boylu, zayıf, saçı başı dağınık, sivilceli, bir de hali tavrı biraz kaba saba bir kızdı. melankolik bir havası vardı bir de.
üniversitede ben başka bir şehre gittim, ama bu sefer kız arkadaşımla aynı fakültedelerdi, 4 sene boyunca burada da karşılaştık. burada da sürekli etrafında kızlar vardı, feministlerle takılıyordu. sabahtan akşama kadar önünde defter ve kitapla kantinde oturuyordu. okuyor, yazıyor ya da birileriyle konuşuyordu.
çıkınca kitaplarını okudum, ama eski veya makyajsız halini bildiğimden olsa gerek, onu hiç 'güzel kadın' olarak göremedim. liseden (erkek) arkadaşlarla biraraya geldiğimizde baktık ki hepimiz aynı durumda ve onun sürekli güzel olarak anılmasından şaşkınız.
ilk kitabını okuduğumda, henüz ünlü değilken, bir emaille tebrik ettim, adımı bildiği halde -belki unutmuştur- cevaplamadı. ikinci kitabından sonra çıkardığımız dergiyi aradı, biz onunla röportaj yapmışız gibi kendi kendisine bir röportaj yazmış, 'yayınlar mısınız' diye sordu. olur dedik, bastık. dergici başka bir arkadaşım dedi ki onlara da aynı şeyi yapmış. tabii o zamanlar şimdiki gibi ünlü değildi. üçüncü kitabından sonraki zamanlarda dosya soruları için falan biz ona email yazdık. her seferinde son gün veya sonrasında bize 'çok geç kalmadım değil mi? şimdi bir şey yazsam olur mu?' diye döndü. sanırım hala eski savruk, düzensiz elif.
son yıllarda bir keresinde aynı panelde biraraya düştük. herhalde yine aynı etki, bu sefer daha bakımlı olsa da yine sivilceli, yine ablak suratli, yine biraz kaba tavırlı oldugundan midir nedir bana güzel gelmedi.. *
üniversitede ben başka bir şehre gittim, ama bu sefer kız arkadaşımla aynı fakültedelerdi, 4 sene boyunca burada da karşılaştık. burada da sürekli etrafında kızlar vardı, feministlerle takılıyordu. sabahtan akşama kadar önünde defter ve kitapla kantinde oturuyordu. okuyor, yazıyor ya da birileriyle konuşuyordu.
çıkınca kitaplarını okudum, ama eski veya makyajsız halini bildiğimden olsa gerek, onu hiç 'güzel kadın' olarak göremedim. liseden (erkek) arkadaşlarla biraraya geldiğimizde baktık ki hepimiz aynı durumda ve onun sürekli güzel olarak anılmasından şaşkınız.
ilk kitabını okuduğumda, henüz ünlü değilken, bir emaille tebrik ettim, adımı bildiği halde -belki unutmuştur- cevaplamadı. ikinci kitabından sonra çıkardığımız dergiyi aradı, biz onunla röportaj yapmışız gibi kendi kendisine bir röportaj yazmış, 'yayınlar mısınız' diye sordu. olur dedik, bastık. dergici başka bir arkadaşım dedi ki onlara da aynı şeyi yapmış. tabii o zamanlar şimdiki gibi ünlü değildi. üçüncü kitabından sonraki zamanlarda dosya soruları için falan biz ona email yazdık. her seferinde son gün veya sonrasında bize 'çok geç kalmadım değil mi? şimdi bir şey yazsam olur mu?' diye döndü. sanırım hala eski savruk, düzensiz elif.
son yıllarda bir keresinde aynı panelde biraraya düştük. herhalde yine aynı etki, bu sefer daha bakımlı olsa da yine sivilceli, yine ablak suratli, yine biraz kaba tavırlı oldugundan midir nedir bana güzel gelmedi.. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar