bugün
- ciddi ciddi aşure seven insan30
- cd devrinin bitmesi3
- deniz göktaş'ın ölen yemenli çocuklar şakası2
- velvet48
- bir ilişkiyi kim yönetir17
- pandela 319
- lamba5
- sandalye8
- aleyna tilki6
- kürt hareketinin devşirme olması15
- masa5
- aysu türkoğlu2
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği35
- 4 temmuz 2026 kanada fas maçı15
- evde kalmış 30 yaş üstü kadın yazarlar9
- diamond bosphorus14
- ptt de idari hizmet sözleşmeli sisteme geçilmesi2
- ciguli kral16
- amedspor12
- kız arkadaşla sabahlara kadar içmek5
- deniz göktaş34
- araf suresi 12 ayet2
- en gıcık olunan insan davranışı4
- araf suresi 13 ayet2
- elektriği ödeyen adam7
- mony tontana11
- memduh bashgan9
- iblis3
- bik bik kaç yaşında10
- kokusuz küllük2
- ahtapot yemek9
- çağlayı tanıyan yazarlar8
- sikişirken hüzünlenmek4
- fransa maçı varken sözlükte dolanan erkek5
- yapsam yaptım derim3
- 5 temmuz 2026 paraguay fransa maçı7
- yürüyüş flörtü9
- 2026 dünya kupası33
- sanat2
- evde kalmış kız kurusu7
- korku filmi cekmeden once cinayet isleyen yonetmen4
- kemal kılıçdaroğlu20
- cumhuriyetin halka sorulmadan getirilmesi27
- entry girerek kemalist devrim yapmak5
- true üniversitesi6
- uludağ sözlük bir ailedir9
- true'nun azılı bir muhalifken sonradan yumuşaması6
- müfredattan felsefe dersinin çıkarılması12
- brokoli3
- iki ayyaş5
zaman zaman istenmeyen olay. hastalık olduğunu düşünüyorum. ulan sözlük, paylaşasım var seninle. tanımı da yaptım, artık paylaşabilirim değil mi, hihi...
hiçbir zaman el üstünde tutulan, çok sevilen birisi olmadım. zengin değildik. tek çocuk değildim. şımarmamı sağlayacak hiçbir şey yaşamadım. fazlasıyla çekingen olduğum için, övülsem de, sevilsem de şımaracak yüzü bile bulamadım kendimde. o yüzden hep odun gibi yaşadım. çocukluğumu "niye kimse sevmiyo?" diye ağlayarak geçirdim. sonra ergenlik denen, fazla sivilcem olmadığından nasıl geldiğini anlayamadığım olay çıktı ortaya. bir nefret, bir tiksinti... istemiyorum abi. yemin ederim, insanlar beni sevsin istemiyorum. okuldayım mesela, annemi aradım. "akşam ne yemek var, okulda yemeyeceğim, biriktirmem lazım parayı" diye. kızdı. "ye yemeğini doyur karnını, veririm ben para ye, sakın aç kalma!" diye haykırıp kapattı. rahatsız oldum. hak ettim mi? sanmıyorum. "yemeğini ye" diyecek bir anneyi hak etmedim. yemeği de hak etmedim, parayı da. rahatsız oldum. daha da iğrenci, gittim o parayla yemek yedim. sonra ders çalışmam gereken zamanda ne yaptığımı düşündüm, hepten sıçtım.
hastalıklı birtakım arkadaşlarım yüzünden de soğudum lan ben sevilmekten. niyeyse hepsi de kızdı bunların. sevgilim olmayanları, yakın kız arkadaşlarım. bir yerden sonra hepsi "değer verdikçe kendinizi bi şey sanıyosunuz!" diye haykırıyordu. bana dedikleri besbelliydi, niye erkeklerin tümünü aynı kefeye koyduklarını anlayamadım hiçbir zaman. ben onlara gerçekten hiçbir şey yapmamıştım. kafam bozuk olduğunda yalnız kalmak istediğimi söylüyordum. ya da "şöyle yap" dedikleri şeyi "böyle" yapıyordum. bu mu? değer verince tepeye çıkmak, sevenin kafasına sıçmak dedikleri bu mu?
sokayım sevginize abi, istemiyorum ben. kendim seveyim, siz sevmeyin. ben o baskıyı, o stresi kaldıramıyorum. vallahi bak. kudretli güçlü adamım ben. ama sevilmeyi kaldıramıyorum. gözümün önünde havaya uçan adamın haddi hesabı yok, aha ben normal insanım. aslında değilim lan. aboo, aha buldum bak sorunu. psikolojik destek lazımmış.
her neyse hacı.
ergen tribi gibi oldu bu aslında "sefmein bheni istemiorm..." tadında. ama hayır, asla. sevilmenin ve sevmenin ne demek olduğunu biliyorum ve bunu kesinlikle aşk meşk işini düşünerek yazmadım. annenin çocuğunu sevmesi. arkadaşını sevmen. onun gibi.
ben en azından bazı insanların beni sevmesini istemiyorum sözlük. ne sevgilerinin karşılığını verebiliyorum, ne stresini çekebiliyorum. anne bunu okuyorsan topsun olm, sevme beni. vallahi, ben istemiyorum. "oğlum cehennemde yanacan sen" diye ağlıyorsun zaten, ağlama. "geber sıçbok!" de, yapma gözünü seveyim.
hiçbir zaman el üstünde tutulan, çok sevilen birisi olmadım. zengin değildik. tek çocuk değildim. şımarmamı sağlayacak hiçbir şey yaşamadım. fazlasıyla çekingen olduğum için, övülsem de, sevilsem de şımaracak yüzü bile bulamadım kendimde. o yüzden hep odun gibi yaşadım. çocukluğumu "niye kimse sevmiyo?" diye ağlayarak geçirdim. sonra ergenlik denen, fazla sivilcem olmadığından nasıl geldiğini anlayamadığım olay çıktı ortaya. bir nefret, bir tiksinti... istemiyorum abi. yemin ederim, insanlar beni sevsin istemiyorum. okuldayım mesela, annemi aradım. "akşam ne yemek var, okulda yemeyeceğim, biriktirmem lazım parayı" diye. kızdı. "ye yemeğini doyur karnını, veririm ben para ye, sakın aç kalma!" diye haykırıp kapattı. rahatsız oldum. hak ettim mi? sanmıyorum. "yemeğini ye" diyecek bir anneyi hak etmedim. yemeği de hak etmedim, parayı da. rahatsız oldum. daha da iğrenci, gittim o parayla yemek yedim. sonra ders çalışmam gereken zamanda ne yaptığımı düşündüm, hepten sıçtım.
hastalıklı birtakım arkadaşlarım yüzünden de soğudum lan ben sevilmekten. niyeyse hepsi de kızdı bunların. sevgilim olmayanları, yakın kız arkadaşlarım. bir yerden sonra hepsi "değer verdikçe kendinizi bi şey sanıyosunuz!" diye haykırıyordu. bana dedikleri besbelliydi, niye erkeklerin tümünü aynı kefeye koyduklarını anlayamadım hiçbir zaman. ben onlara gerçekten hiçbir şey yapmamıştım. kafam bozuk olduğunda yalnız kalmak istediğimi söylüyordum. ya da "şöyle yap" dedikleri şeyi "böyle" yapıyordum. bu mu? değer verince tepeye çıkmak, sevenin kafasına sıçmak dedikleri bu mu?
sokayım sevginize abi, istemiyorum ben. kendim seveyim, siz sevmeyin. ben o baskıyı, o stresi kaldıramıyorum. vallahi bak. kudretli güçlü adamım ben. ama sevilmeyi kaldıramıyorum. gözümün önünde havaya uçan adamın haddi hesabı yok, aha ben normal insanım. aslında değilim lan. aboo, aha buldum bak sorunu. psikolojik destek lazımmış.
her neyse hacı.
ergen tribi gibi oldu bu aslında "sefmein bheni istemiorm..." tadında. ama hayır, asla. sevilmenin ve sevmenin ne demek olduğunu biliyorum ve bunu kesinlikle aşk meşk işini düşünerek yazmadım. annenin çocuğunu sevmesi. arkadaşını sevmen. onun gibi.
ben en azından bazı insanların beni sevmesini istemiyorum sözlük. ne sevgilerinin karşılığını verebiliyorum, ne stresini çekebiliyorum. anne bunu okuyorsan topsun olm, sevme beni. vallahi, ben istemiyorum. "oğlum cehennemde yanacan sen" diye ağlıyorsun zaten, ağlama. "geber sıçbok!" de, yapma gözünü seveyim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar