bugün
- bacakları yukarı kaldırarak oturmak12
- gece uyurken bacağa kramp girmesi6
- azrail'in hergün her insana 366 kere bakması6
- uludede'nin cenaze eventi7
- pick me girl5
- uludede'yi karıya götürmek7
- gece eve atılan kızın ayaklarının ters çıkması7
- çirkinsin mesajına verilebilecek cevaplar11
- 3 kere üst üste 31 çekmek9
- uludede nim mirası4
- gunluklerim aylik olmus3
- ilk adımı kızdan bekleyen erkek7
- sarma3
- gecenin köründe aniden gelen türklük atakları6
- queen ravenna olarak aranızdan kopuyorum4
- en kısa sürede göbek eritme teknikleri7
- mini şortla kapıya gelen hanım komşu6
- sürekli özür dileyen insan5
- yaygın olmayan bir isme sahip olmak5
- ekmeğe çikolata sürmek7
- bana ayrılan sürenin sonuna geldik4
- ortaçağda cadı avlamak3
- akşam akşam kahveye davet eden seksi komşu kızı5
- gece kapıya dayanan zombilere lahmacun ısmarlamak4
- arkadaşlar3
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı20
- uludede'ye sahip çıkalım2
- gece kapıya dayanan 12 cin 8 ifrit 17 zombi4
- uludede'ye sabun büyüsü yapmak2
- kızlar başlığa gelin bi sorum olacak5
- eyeliner çekme yöntemleri7
- robotların insanlara baş kaldırması5
- aniden gelen titreme3
- azrailin uludedeyi unutması2
- ağzı mantarlı ayak fetişisti3
- çocukluk yanılgıları2
- kömbe6
- kahverengi göz kalemi6
- nervio yu mancınıkla avrupaya fırlatmak3
- 82 musul 83 kerkük4
- yasin kol4
- queen ravenna adlı yazarı kurt ısırması12
- aniden ayağa kalkınca oluşan baş dönmesi2
- makyajın ciltte pütür durması5
- yarragi olan adam4
- inci sözlük8
- fatma betül sayan kaya64
- ciğer yiyen midesizler10
- ciğer vs kokoreç8
- yunan adalarına gitmek20
"....
garcia lorca'nın mezarı
ve gözbebekleri pierre curie'nin
kar altındadır
"
ahmet arif, karanfil sokağı adlı şiirinde böyle söylüyor. belli ki lorca ve onun sahipsiz mezarı çok etkilemiştir. federico garcia lorca 20 yüzyılın en büyük şairlerindendi ve ispanya'da falizme karşı insanlığın direnişinin simgesi olmuştu.
bir tiyatro yazmıştı garcia lorca, geçen yıl boğaziçi üniversitesi'nde izlemeye gitmiştim. kuklaları oynatıyordu o tiyatro eserinde. kuklalara can veriyordu. kuklalara şiir okuyordu ve aslında kuklalardan kimleri kastettiği açıktı. onun yaşadığı dönem, en karanlık dönemlerdendi. o dönemler dünya faşizmin kucağında idi ve insanlık susuyordu. ispanya'da da faşizm vardı ve faşizmin en ağır dönemleri ispanya'da yaşanmaktaydı. franco yönetimi, faşizmin en kanlı örneklerinden birini sergiliyordu ve gelecek karanlıktı. faşist franco, ölümlerle bezenecek geleceği muştuluyordu ve garcia lorca zalimin karşısında duruyordu, zulme boyun eğmiyordu. şiirleri susturamazlardı, şair susamazdı. şairin en önemli görevidir ezilenin yanında durmak. ezilenlerin yanında durdu garcia lorca. bir gün evinin kapısını açtı ve özgürleştirdi kendini ve kuklalarını da. faşistlerce yakalandı ve diğer masum insanlar gibi o da bir çukura konuldu ve kurşuna dizildi. sonra ispanya sosyalist partisi iktidara gelince garcia lorca'ya hakettiği değeri verdiler ve onu ispanya'nın en büyük şairi ilan edip, zulme karşı direnişin ve özgürlüğün sembolü ilan ettiler.
dedim ya yazdığı bir tiyatro oyununu seyretmeye gittim geçen yıl diye, hala etkisindeyim. tiyatronun adı "don cristobita ile dona rosita'nın acıklı öyküsü" idi. kuklalar vardı oyunda, lorca kuklalara bir oyun oynatıyordu ve bir gün kuklaları sandıktan çıkartıyordu. onlardan hiç bilmediği bir şeyi, özgürlüğü anlamalarını istiyordu. bir süre sonra öğreniyordu özgürlüğü kuklalar. lorca faşizme karşı susanlara mesaj veriyordu aslında. insanlar zincirlerini kırmalıydı ve özgürlükleri için uğraşmalılardı. oyun boyunca sahnede bir balkon dekoru vardı. anlam veremedim önce ve sonra bir şiirini okudum işte o vakit anladım her şeyi. ölümüne dair yazmış lorca;
hoşçakalin
ölürsem
açık bırakın balkonu.
çocuk portakal yer.
(balkonumdan görürüm onu.)
orakçı ekin biçer.
(balkonumdan duyarım onu.)
ölürsem
açık bırakın balkonu!
ve oyunun sonunda lorca, açar evinin kapısını ve dışarı çıkar...kuklalarının özgürlüğü öğrenmesine yardımcı olur ve onları kuklalıktan kurtarır ve o kapıdan dışarı çıkması ölümünü sembolize eder, ölür...
ölümsüzleşir...
garcia lorca'nın mezarı
ve gözbebekleri pierre curie'nin
kar altındadır
"
ahmet arif, karanfil sokağı adlı şiirinde böyle söylüyor. belli ki lorca ve onun sahipsiz mezarı çok etkilemiştir. federico garcia lorca 20 yüzyılın en büyük şairlerindendi ve ispanya'da falizme karşı insanlığın direnişinin simgesi olmuştu.
bir tiyatro yazmıştı garcia lorca, geçen yıl boğaziçi üniversitesi'nde izlemeye gitmiştim. kuklaları oynatıyordu o tiyatro eserinde. kuklalara can veriyordu. kuklalara şiir okuyordu ve aslında kuklalardan kimleri kastettiği açıktı. onun yaşadığı dönem, en karanlık dönemlerdendi. o dönemler dünya faşizmin kucağında idi ve insanlık susuyordu. ispanya'da da faşizm vardı ve faşizmin en ağır dönemleri ispanya'da yaşanmaktaydı. franco yönetimi, faşizmin en kanlı örneklerinden birini sergiliyordu ve gelecek karanlıktı. faşist franco, ölümlerle bezenecek geleceği muştuluyordu ve garcia lorca zalimin karşısında duruyordu, zulme boyun eğmiyordu. şiirleri susturamazlardı, şair susamazdı. şairin en önemli görevidir ezilenin yanında durmak. ezilenlerin yanında durdu garcia lorca. bir gün evinin kapısını açtı ve özgürleştirdi kendini ve kuklalarını da. faşistlerce yakalandı ve diğer masum insanlar gibi o da bir çukura konuldu ve kurşuna dizildi. sonra ispanya sosyalist partisi iktidara gelince garcia lorca'ya hakettiği değeri verdiler ve onu ispanya'nın en büyük şairi ilan edip, zulme karşı direnişin ve özgürlüğün sembolü ilan ettiler.
dedim ya yazdığı bir tiyatro oyununu seyretmeye gittim geçen yıl diye, hala etkisindeyim. tiyatronun adı "don cristobita ile dona rosita'nın acıklı öyküsü" idi. kuklalar vardı oyunda, lorca kuklalara bir oyun oynatıyordu ve bir gün kuklaları sandıktan çıkartıyordu. onlardan hiç bilmediği bir şeyi, özgürlüğü anlamalarını istiyordu. bir süre sonra öğreniyordu özgürlüğü kuklalar. lorca faşizme karşı susanlara mesaj veriyordu aslında. insanlar zincirlerini kırmalıydı ve özgürlükleri için uğraşmalılardı. oyun boyunca sahnede bir balkon dekoru vardı. anlam veremedim önce ve sonra bir şiirini okudum işte o vakit anladım her şeyi. ölümüne dair yazmış lorca;
hoşçakalin
ölürsem
açık bırakın balkonu.
çocuk portakal yer.
(balkonumdan görürüm onu.)
orakçı ekin biçer.
(balkonumdan duyarım onu.)
ölürsem
açık bırakın balkonu!
ve oyunun sonunda lorca, açar evinin kapısını ve dışarı çıkar...kuklalarının özgürlüğü öğrenmesine yardımcı olur ve onları kuklalıktan kurtarır ve o kapıdan dışarı çıkması ölümünü sembolize eder, ölür...
ölümsüzleşir...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar