bugün
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir26
- galerinizde bulunan en saçma fotoğraf7
- hem ahmet kayacı hem atatürkçü olmak9
- laikliğin halka sorulmadan getirilmesi28
- özgür özel mallığı4
- nasıl bir kadınla evlenilmeli3
- karılar3
- 5 haziran 2026 türkiye kuzey irlanda kadınlar maçı2
- penis deliğinden içeri giren kene10
- mokv geldi mi8
- bir hatunu kıvama getirip yatağa atmak8
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle31
- 5 haziran 2026 san marino bangladeş maçı5
- evlilik masrafları17
- kendi değerini başkalarının gözünden ölçen insan10
- arda güler4
- rümeysa eker6
- chpli belediye başkanlarının rüşvet ve seks zaafı3
- tamar tanrıyar2
- özel'in talebiyle zeyrek'e 950 bin euro verdim15
- kadınların aradığı erkek modeli11
- karton toplayan prenses ve yedi penisler7
- yaprak dökümü vs aşk-ı memnu2
- havva öztel4
- gram altın2
- halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek3
- hakan safi5
- vincenzo italiano4
- mesai bittiği gibi çıkmanın ayıp sayılması9
- ortamın enerjisini düşüren insan3
- gül gibi kız olma kriterleri9
- kürtlerin vatan haini olmakla haklı olması5
- yaz dizileri2
- kılıçdaroğlu ndan yolsuzluk çıkışı2
- üniversite hayatı8
- en gey özelliğiniz10
- göt deliği yalatmak11
- bu dünyaya çocuk getirmek17
- vedat bey'in görkemli hayatı2
- her gün mastürbasyon yapmak hastalıklı mıdır7
- taylor sands2
- 30 30 1503
- ilk buluşmada sakso çekmeye yeltenen kız7
- bakir yazarlar3
- sucsuz yere hapis yatmak2
- deniz görmeden yaşayamam insanı3
- memurların asgari ücret alması5
- anın görüntüsü27
- sevgilinin en yakın arkadaşı ile yatmak5
- güne iyi başlatan şeyler3
"....
garcia lorca'nın mezarı
ve gözbebekleri pierre curie'nin
kar altındadır
"
ahmet arif, karanfil sokağı adlı şiirinde böyle söylüyor. belli ki lorca ve onun sahipsiz mezarı çok etkilemiştir. federico garcia lorca 20 yüzyılın en büyük şairlerindendi ve ispanya'da falizme karşı insanlığın direnişinin simgesi olmuştu.
bir tiyatro yazmıştı garcia lorca, geçen yıl boğaziçi üniversitesi'nde izlemeye gitmiştim. kuklaları oynatıyordu o tiyatro eserinde. kuklalara can veriyordu. kuklalara şiir okuyordu ve aslında kuklalardan kimleri kastettiği açıktı. onun yaşadığı dönem, en karanlık dönemlerdendi. o dönemler dünya faşizmin kucağında idi ve insanlık susuyordu. ispanya'da da faşizm vardı ve faşizmin en ağır dönemleri ispanya'da yaşanmaktaydı. franco yönetimi, faşizmin en kanlı örneklerinden birini sergiliyordu ve gelecek karanlıktı. faşist franco, ölümlerle bezenecek geleceği muştuluyordu ve garcia lorca zalimin karşısında duruyordu, zulme boyun eğmiyordu. şiirleri susturamazlardı, şair susamazdı. şairin en önemli görevidir ezilenin yanında durmak. ezilenlerin yanında durdu garcia lorca. bir gün evinin kapısını açtı ve özgürleştirdi kendini ve kuklalarını da. faşistlerce yakalandı ve diğer masum insanlar gibi o da bir çukura konuldu ve kurşuna dizildi. sonra ispanya sosyalist partisi iktidara gelince garcia lorca'ya hakettiği değeri verdiler ve onu ispanya'nın en büyük şairi ilan edip, zulme karşı direnişin ve özgürlüğün sembolü ilan ettiler.
dedim ya yazdığı bir tiyatro oyununu seyretmeye gittim geçen yıl diye, hala etkisindeyim. tiyatronun adı "don cristobita ile dona rosita'nın acıklı öyküsü" idi. kuklalar vardı oyunda, lorca kuklalara bir oyun oynatıyordu ve bir gün kuklaları sandıktan çıkartıyordu. onlardan hiç bilmediği bir şeyi, özgürlüğü anlamalarını istiyordu. bir süre sonra öğreniyordu özgürlüğü kuklalar. lorca faşizme karşı susanlara mesaj veriyordu aslında. insanlar zincirlerini kırmalıydı ve özgürlükleri için uğraşmalılardı. oyun boyunca sahnede bir balkon dekoru vardı. anlam veremedim önce ve sonra bir şiirini okudum işte o vakit anladım her şeyi. ölümüne dair yazmış lorca;
hoşçakalin
ölürsem
açık bırakın balkonu.
çocuk portakal yer.
(balkonumdan görürüm onu.)
orakçı ekin biçer.
(balkonumdan duyarım onu.)
ölürsem
açık bırakın balkonu!
ve oyunun sonunda lorca, açar evinin kapısını ve dışarı çıkar...kuklalarının özgürlüğü öğrenmesine yardımcı olur ve onları kuklalıktan kurtarır ve o kapıdan dışarı çıkması ölümünü sembolize eder, ölür...
ölümsüzleşir...
garcia lorca'nın mezarı
ve gözbebekleri pierre curie'nin
kar altındadır
"
ahmet arif, karanfil sokağı adlı şiirinde böyle söylüyor. belli ki lorca ve onun sahipsiz mezarı çok etkilemiştir. federico garcia lorca 20 yüzyılın en büyük şairlerindendi ve ispanya'da falizme karşı insanlığın direnişinin simgesi olmuştu.
bir tiyatro yazmıştı garcia lorca, geçen yıl boğaziçi üniversitesi'nde izlemeye gitmiştim. kuklaları oynatıyordu o tiyatro eserinde. kuklalara can veriyordu. kuklalara şiir okuyordu ve aslında kuklalardan kimleri kastettiği açıktı. onun yaşadığı dönem, en karanlık dönemlerdendi. o dönemler dünya faşizmin kucağında idi ve insanlık susuyordu. ispanya'da da faşizm vardı ve faşizmin en ağır dönemleri ispanya'da yaşanmaktaydı. franco yönetimi, faşizmin en kanlı örneklerinden birini sergiliyordu ve gelecek karanlıktı. faşist franco, ölümlerle bezenecek geleceği muştuluyordu ve garcia lorca zalimin karşısında duruyordu, zulme boyun eğmiyordu. şiirleri susturamazlardı, şair susamazdı. şairin en önemli görevidir ezilenin yanında durmak. ezilenlerin yanında durdu garcia lorca. bir gün evinin kapısını açtı ve özgürleştirdi kendini ve kuklalarını da. faşistlerce yakalandı ve diğer masum insanlar gibi o da bir çukura konuldu ve kurşuna dizildi. sonra ispanya sosyalist partisi iktidara gelince garcia lorca'ya hakettiği değeri verdiler ve onu ispanya'nın en büyük şairi ilan edip, zulme karşı direnişin ve özgürlüğün sembolü ilan ettiler.
dedim ya yazdığı bir tiyatro oyununu seyretmeye gittim geçen yıl diye, hala etkisindeyim. tiyatronun adı "don cristobita ile dona rosita'nın acıklı öyküsü" idi. kuklalar vardı oyunda, lorca kuklalara bir oyun oynatıyordu ve bir gün kuklaları sandıktan çıkartıyordu. onlardan hiç bilmediği bir şeyi, özgürlüğü anlamalarını istiyordu. bir süre sonra öğreniyordu özgürlüğü kuklalar. lorca faşizme karşı susanlara mesaj veriyordu aslında. insanlar zincirlerini kırmalıydı ve özgürlükleri için uğraşmalılardı. oyun boyunca sahnede bir balkon dekoru vardı. anlam veremedim önce ve sonra bir şiirini okudum işte o vakit anladım her şeyi. ölümüne dair yazmış lorca;
hoşçakalin
ölürsem
açık bırakın balkonu.
çocuk portakal yer.
(balkonumdan görürüm onu.)
orakçı ekin biçer.
(balkonumdan duyarım onu.)
ölürsem
açık bırakın balkonu!
ve oyunun sonunda lorca, açar evinin kapısını ve dışarı çıkar...kuklalarının özgürlüğü öğrenmesine yardımcı olur ve onları kuklalıktan kurtarır ve o kapıdan dışarı çıkması ölümünü sembolize eder, ölür...
ölümsüzleşir...
güncel Önemli Başlıklar
