bugün
- nasıl birisiniz4
- türk müsün türkiyeli misin11
- araba sürerken olmasından en çok korkulan şey5
- gecenin rap şarkısı3
- yazarların ruh hali3
- gecenin şarkısı3
- ayrılık6
- türkiyeliyim doğruyum çalışkanım5
- issız bir yerde tatil yapmak2
- ölüm5
- izmirli kızların met çukuruna düşmesi3
- rüyada nervio yu görmek8
- sırtımı kaşıyan kızlardan hoşlanmam3
- yazarların en son bitirdiği kitap6
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık14
- favori coldplay şarkınız4
- aylık 513 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- korku filmi izlerken sarılacak birisinin olmaması6
- sırt kaşınması2
- ispanya daki göçmen krizi8
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor14
- bu ülkeye başka erdoğan gelmez3
- türkiyeliyim var mı bir sorun3
- hırvatistan12
- rte'nin yürüme problemi yaşaması3
- sözlüğün canlanması için gerekenler3
- oyum ak partiye3
- beni özleyenler elime mum diksin15
- aylık 511 bin tl iyi para mıdır sorunsalı4
- recep tayyip erdoğana sahip çıkalım3
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri8
- kadir mısıroğlu rum mu ermeni mi sorunsalı9
- puantiye modasının bokunun çıkması4
- mutlu kalmak için öneriler6
- her gün alkol almak4
- yeni dünya düzeni4
- arkadaşlar hangi diziye başlasam4
- akp ve mhp sol partilerdir3
- gecenin güzel olması2
- cırcır böceklerinin hala ötmesi2
- kele şaplak atmanın hazzı ve dayanılmaz istek3
- ne mutlu türküm diyene3
- yunanistan29
- sözlükteki derin yapılanma4
- insan olmaya yarim kala2
- arkadaşlar sanki sözlükte birileri kavga ediyor2
- aylık 508 bin tl iyi para mıdır sorunsalı3
- bu haftaki gammaz listesi2
- yapay zekaya entry yazdırmak5
- can kolukısa2
"yahu bu kadar da iyi film yapılmaz ki" der insan bu filmi görünce. tahmin edilebilir sonlara ancak bu kadar güzel erişilebilir, bu sebeple sonuca değil sürece dayalı film. herkesin izlemesi gereken bir başyapıt, önyargılar ve çeşitli insan davranışları üzerine muhteşem bir tespit. söz konusu olay tek mekanda geçer, müzik yoktur. 12 amcanın tartışmaları, tavırları, atarlanmaları, mimikleri, jestleri öylesine detaylıdır; konu öylesine sürükleyicidir ki insan kendini alamadan izler.
--spoiler--
film bir mahkemede 12 jüri üyesinin verecekleri kararla, cinayet suçunu işlediği delillere bakınca gün gibi ortada olan bir çocuğu ölüme gönderme/göndermeme hikayesidir. söz konusu çocuğun babasını sustalı bıçakla öldürdüğü iddia edilir. kanıtlar ise bir kenar mahallede konumlanmış cinayet mahalinin alt katındaki yaşlı bir adamın, çocuğun babasına "seni öldüreceğim" diye bağırmasını duyduğunu ileri sürerek tanıklık etmesi, gene cinayet mahalinin karşısında oturan bir kadının cinayet vaktinde aradan bir banliyö geçerkene, banliyö penceresinden cinayete şahit olmasıdır. 12 jüriden yalnızca biri cinayetin gerçekten işlendiğinden emin olamaz, kanıtları birer birer çürütür, insanları birer birer ikna eder. ancak bu öyle bir ikna ediştir ki, her türlü tartışma durumuna şahit oluruz. çekimserler vardır, kalıplaşmış düşünceler, kenar mahallelere dair önyargılar, kendi düşüncesine destek buldukça zafer kazandığını düşünen duygusal insanlar, hayatlarına belki hiçbir etkisi olmayacak bir tartışmayı hayat memat meselesi haline getirenler, ufacık detaylara dikkat ediyor olmanın bir insanın hayatını kurtarabilecek olması...
bir insanın hayatına son vermekte etkili olacak kocaman bir kararı verirken bile bazı jüriler "bitse de gitsek","vaktimi burda harcamak istemiyorum" gibi sözler sarf ederler. ancak harcadıkları birkaç saat bir çocuğun yıllarını kurtarmıştır belki de, umursamazlıkları yüzümüze çarpar 12 angry men.
insanlardan bir şey öğrenemeyeceğini düşünerek, birileri konuşurken öksürüp tıksıran, kalkıp giden 10 numaralı jürinin "bu kenar mahalle çocukları nasıldır bilirim" tarzı buram buram önyargı kokan konuşması esnasında herkes masadan kalktığında neye uğradığını şaşırır adam. aynı şekilde birçok yerde ağızlarından çıkan söze dikkat etmeyen jüriler laflarını birer birer yerler.
jüri üyeleri birbirlerini hiç tanımamış olsalar da, bu tartışmanın içinde herkes birbirinin ne olduğunu görür. ikna olunca fikir değiştirten adalet duygusu da vardır insanlarda, ikna olmak istemeyen sabit fikirliler de. sabit fikirli olmasak belki ne çok şey kazanırız şu hayatta.
mahkeme çıkışında herkes dağılırken, 9 numaralı detaycı jüri amca, belki de birlikte verdikleri güzel karar sayesinde tanımış olduğu 8 numaralı jüri ile tanışır. "tanıştığımıza memnun oldum" sözünün anlam kazandığı bir sahnedir bu.
bir de herkes düşündüğü şeylere kendi yaşantılarından, gördüklerinden örnekler verir. ne çok ortak yönleri vardır insanlarıni, ne de olsa herkes tecrübeleriyle bilir hayatı.
--spoiler-- **
--spoiler--
film bir mahkemede 12 jüri üyesinin verecekleri kararla, cinayet suçunu işlediği delillere bakınca gün gibi ortada olan bir çocuğu ölüme gönderme/göndermeme hikayesidir. söz konusu çocuğun babasını sustalı bıçakla öldürdüğü iddia edilir. kanıtlar ise bir kenar mahallede konumlanmış cinayet mahalinin alt katındaki yaşlı bir adamın, çocuğun babasına "seni öldüreceğim" diye bağırmasını duyduğunu ileri sürerek tanıklık etmesi, gene cinayet mahalinin karşısında oturan bir kadının cinayet vaktinde aradan bir banliyö geçerkene, banliyö penceresinden cinayete şahit olmasıdır. 12 jüriden yalnızca biri cinayetin gerçekten işlendiğinden emin olamaz, kanıtları birer birer çürütür, insanları birer birer ikna eder. ancak bu öyle bir ikna ediştir ki, her türlü tartışma durumuna şahit oluruz. çekimserler vardır, kalıplaşmış düşünceler, kenar mahallelere dair önyargılar, kendi düşüncesine destek buldukça zafer kazandığını düşünen duygusal insanlar, hayatlarına belki hiçbir etkisi olmayacak bir tartışmayı hayat memat meselesi haline getirenler, ufacık detaylara dikkat ediyor olmanın bir insanın hayatını kurtarabilecek olması...
bir insanın hayatına son vermekte etkili olacak kocaman bir kararı verirken bile bazı jüriler "bitse de gitsek","vaktimi burda harcamak istemiyorum" gibi sözler sarf ederler. ancak harcadıkları birkaç saat bir çocuğun yıllarını kurtarmıştır belki de, umursamazlıkları yüzümüze çarpar 12 angry men.
insanlardan bir şey öğrenemeyeceğini düşünerek, birileri konuşurken öksürüp tıksıran, kalkıp giden 10 numaralı jürinin "bu kenar mahalle çocukları nasıldır bilirim" tarzı buram buram önyargı kokan konuşması esnasında herkes masadan kalktığında neye uğradığını şaşırır adam. aynı şekilde birçok yerde ağızlarından çıkan söze dikkat etmeyen jüriler laflarını birer birer yerler.
jüri üyeleri birbirlerini hiç tanımamış olsalar da, bu tartışmanın içinde herkes birbirinin ne olduğunu görür. ikna olunca fikir değiştirten adalet duygusu da vardır insanlarda, ikna olmak istemeyen sabit fikirliler de. sabit fikirli olmasak belki ne çok şey kazanırız şu hayatta.
mahkeme çıkışında herkes dağılırken, 9 numaralı detaycı jüri amca, belki de birlikte verdikleri güzel karar sayesinde tanımış olduğu 8 numaralı jüri ile tanışır. "tanıştığımıza memnun oldum" sözünün anlam kazandığı bir sahnedir bu.
bir de herkes düşündüğü şeylere kendi yaşantılarından, gördüklerinden örnekler verir. ne çok ortak yönleri vardır insanlarıni, ne de olsa herkes tecrübeleriyle bilir hayatı.
--spoiler-- **
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar