bugün
- hayvanlarla muhabbet etmek6
- berhan şimşek'in kadına şiddet görüntüsü3
- çocuklara verilen farklı isimler8
- 5 eylül 2026 köprülerin özelleştirilmesi3
- bakırköy de otelde çıkan yangın3
- emekli polisin ceza yazan polisi vurması4
- tai lung50
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı30
- sözlükte en az sevdiğiniz yazar16
- başakşehir'in galatasaray'a hep yatması14
- masklavinin akepeyi hiç eleştirmemesi28
- en fazla cinsel suçun işlendiği ülkeler18
- rafael leao12
- claudian clouds15
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- öğretmenlerin 3 aylık tatillerinin bitmesi7
- gece gelen makarna yeme isteği10
- büyü yapan sözlük yazarları11
- türk kızları keko erkek mi seviyor12
- kombin atıp erkek düşüren kız yazar7
- arkadaşlar neden böylesiniz8
- enayimiknatisii21
- sarapci koala55
- sözlüğe kombin atan erkeğin asıl amacı12
- eşşek gözlü sözlük yazarı6
- cinlerin insanlarla ilişkiye girmesi9
- dünyayı kimler yönetiyor6
- lezbiyenlik kul hakkına girmektir8
- salça yapan sözlük kızı10
- arkadaşlar bir şey dicem7
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- ölmüş birini özlemek4
- sözlükte cin var mı6
- dinlerin uydurma olduğu gerçeği11
- yeni parti'nin kürtçü olması14
- seviştikten sonra biz şimdi neyiz diyen cin5
- gece mezarlıkta cinlere şeker dağıtmak6
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri29
- sevgi ihtiyacını 31 çekerek karşılamak11
- s'i l v'e r m'i s t29
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu11
- kombin atıp kız düşüren erkek yazar7
- victor osimhen10
- oy verdiğim partiyi niye eleştireyim13
- anın görüntüsü21
- nervio8
- kendini eleştirebilen insan7
- sözlük erkeklerinin kombinleri9
- mazotun litresi 90 lira13
- mucizelere inanıyor musunuz6
sabaha gözlerimi açtığımda güneş tepemde, yanımda ise en sevdiğim hayat arkadaşım.
gözlerimi okşadım, yüzümü yıkadım ve yanımdaki o en büyük mutluluğuma kahvaltı hazırladım.
yanağına bir buse kondurarak uyandırdım, kocaman bir gülüş attı, dünyaları verdi bir kez daha.
karnındaki hazinemize dokundum, ufaklık yine tekmeliyordu, kabına sığmıyordu.
sonra üstümüzü giyindik, upuzun bir sarılmadan sonra yollara koyulduk o işine gitti ben işime.
bundan daha güzel bir tablo hayal edemiyordum, dünyanın en mutlu insanı olduğuma yavaş yavaş kendimi inandırmıştım.
bir an önce iş güç bitse de tekrardan her tarafı mutluluk kokan yuvama dönsem diye sabırsızlanıyordum.
sabırsızlığımı bir telefon bölüverdi. bir telefon içimi bölüverdi.
hastaneye koştum, mutluluğum kanlar içinde yatıyordu, yakınımdayken ona camlar ardından bakıyordum.
sonra doktor geldi kurtaramadık dedi, mutluluğum oracıkta sonlanmıştı.
o günden beri güneşi görmedim, sevinçlerim olmadı mutluğu getiren.
anladım mutluluk sadece kovaladığımız birşeydi, o yoktu ve biz herşeye rağmen var etmeye çalışıyorduk.
sevinçlerimiz vardı kocaman, dopdolu sevinçlerimiz ve bir gün sevinçlerimiz de ansızın yok oluyordu.
mutluluk olsaydı zaten yok olmazdı, kimse kaybetmezdi onu, o da kaybolmazdı.
ve mutluluğun zıttı kesinlikle mutsuzluk değildi.
şimdi sözde mutluluğun izleri olan anılara sarılabilirim
kendimi kandırırım
hatta arada gülebilirim de.
ama
bunlar
neyi değiştir ki?
gözlerimi okşadım, yüzümü yıkadım ve yanımdaki o en büyük mutluluğuma kahvaltı hazırladım.
yanağına bir buse kondurarak uyandırdım, kocaman bir gülüş attı, dünyaları verdi bir kez daha.
karnındaki hazinemize dokundum, ufaklık yine tekmeliyordu, kabına sığmıyordu.
sonra üstümüzü giyindik, upuzun bir sarılmadan sonra yollara koyulduk o işine gitti ben işime.
bundan daha güzel bir tablo hayal edemiyordum, dünyanın en mutlu insanı olduğuma yavaş yavaş kendimi inandırmıştım.
bir an önce iş güç bitse de tekrardan her tarafı mutluluk kokan yuvama dönsem diye sabırsızlanıyordum.
sabırsızlığımı bir telefon bölüverdi. bir telefon içimi bölüverdi.
hastaneye koştum, mutluluğum kanlar içinde yatıyordu, yakınımdayken ona camlar ardından bakıyordum.
sonra doktor geldi kurtaramadık dedi, mutluluğum oracıkta sonlanmıştı.
o günden beri güneşi görmedim, sevinçlerim olmadı mutluğu getiren.
anladım mutluluk sadece kovaladığımız birşeydi, o yoktu ve biz herşeye rağmen var etmeye çalışıyorduk.
sevinçlerimiz vardı kocaman, dopdolu sevinçlerimiz ve bir gün sevinçlerimiz de ansızın yok oluyordu.
mutluluk olsaydı zaten yok olmazdı, kimse kaybetmezdi onu, o da kaybolmazdı.
ve mutluluğun zıttı kesinlikle mutsuzluk değildi.
şimdi sözde mutluluğun izleri olan anılara sarılabilirim
kendimi kandırırım
hatta arada gülebilirim de.
ama
bunlar
neyi değiştir ki?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar