bugün
- yazarların favori giyim markası7
- friedrich hegel la bi cay icek11
- sigara içmeyi bırakmak istememek8
- velvet57
- sekiz aydır masturbasyon yapmıyor olmak3
- erotik şiir4
- yargıya güvenen varsa yazsın9
- sözlükte güzel kız olmaması sorunsalı8
- evde soğuk kahve yapımı7
- yalnızlıkla sevişmek5
- kadınları aşağılamanın moda olması7
- migros'tan alışveriş yapınca elit olduğunu sanmak6
- insan olmaya ceyrek kala14
- hayattaki en değerli şeyler5
- arkadaşlarla bir anda nepal'e gitmek4
- kavgada söylenen tehdit cümleleri3
- sınıfın en güzel kızı4
- 2026 ekonomik krizi16
- zeka içerikli entry vs bilgi içerikli entry8
- tombul efes3
- bilinçaltı algılama5
- aleksey batrakov28
- migros'a sorulacak tek soru23
- victor osimhen20
- bir sözlük yazarını kıskanmak13
- hurdacıya gidiyorum7
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı2
- sokrates in bilgi doğuştan gelir demesi3
- yazarlara gelen son mesaj5
- merve2
- yolcudurgider3
- arkadaşlar sözlük hesabımı siliyorum3
- tevellüt kaç2
- ioçk silik yesin kampanyası6
- mutlu ama uzak olsun birader3
- kaos show2
- osuruktan şiirler60
- enayimiknatisii6
- arkadaşlar çok hastayım ya10
- erecto ibn birader el biraderi2
- sözlük yazarlarının karşılaştığı garip olaylar7
- ırkçıların geri zekalı olduğu gerçeği11
- ioçk'un arto'ya benzemesi5
- testo taylan aykolik ziyareti2
- mohamed salah ghaly2
- g i l d e d l i l y16
- tostumu yaptım11
- akıl2
- başbirader kitap sayfalarını sözlüğe koysun2
- öğretmenlere önlük ve kıyafet zorunluluğu gelmesi9
sanki kendisinin olmayan bir dili çok iyi konuşmak zorundaymış gibi ahmet kürt'ün türkçesi ile dalga geçen göbek fetişisti hayvansever. ama yeni şafak gazetesinden salih tuna kendisine ve kotarmacı çömezine öyle bir ayar vermiş ki insanın iç yağları pelte pelte oluyor mirim!
--spoiler--
Bu adamlara eşek sudan gelinceye kadar 'çaksam' haksız mıyım?
Bu adam da açık yakalamaya görsün anında "çakıyor" demesinler diye kendimi zor tuttum. Daha doğrusu, herhangi bir vesileyle "uyanırlar" da kendi açıklarını kendileri kapatırlar; yani, o kerih "mizahımsılarından" dolayı lisan-ı münasip ile özür dilerler umuduyla bekledim.
Birinci gün bekledim, yok; ikinci gün yok; üçüncü gün yok!
Hulasa, Bekir Coşkun'un yazısının üzerinden bugün itibariyle 4, Yılmaz Özdil'in 5 gün geçti; Emin Çölaşan'ın dilinden düşürmediği ifadeyle söylersek, hâlâ "tık" yok!
Evvela peşi sıra dercettikleri fecaati hatırlatayım ki, işin peşini niye bırakmadığım tastamam anlaşılsın:
Yılmaz Özdil'in "tahayyülüne" göre, Başbakan Erdoğan, "Geç şöyle, otur" deyince, DTP Genel Başkanı Ahmet Türk "Töplümsel süreç..." diye başlıyor söze.
Bir taşla iki kuş vuruyor hesapta:
Hem malum görüşmeyle, hem de "Töplümsel süreç..." demekle Ahmet Türk'ün şivesiyle dalga geçiyor!
Ondan bir gün sonra da Bekir Coşkun aldı sazı ele ve başladı Ahmet Türk'ü konuşturmaya: "Eme bizim görüşmemiz Beşbeken ileydi, hadi o olmadı AKP Genel Başkanı olarak olsun dedik. Pırt mentö ile görüşmek nasıl olur?.."
"Eme"yi, "Beşbeken"i mutlaka anlamışsınızdır. Müsaadenizle "Pırt mentö"yü de ben anlatayım.
Bekir Coşkun zekâsının marifetlerinden biri olan "Pırt mentö" bildiğiniz "Portmanto" oluyor.
Yani...
"Sen kimsiniz?" şeklinde "konuşturacak" kadar Türkçesiyle dalga geçtiği Ahmet Türk'ün şivesindeki karşılığı.
Hulasa, Ertuğrul Bey'ciğimin vaktiyle "Allah vergisi" diyerek mizah zekâlarını yere göğe sığdıramadığı Hürriyet'in bu iki "güzide" yazarı, Ahmet Türk'ün şivesiyle dalga geçmeyi maharet sanıyor!
izmirli Özdil, Urfalı Coşkun şimdi beni iyi dinleyin; etrafınıza bakmayın size söylüyorum "Allah'ın vergileri"
Siz de sizin gibiler de şimdiye değin, soyadı ile kendisi arasında ayıplı bir çelişki varmışçasına Ahmet Türk'e, "Soyadı Türk ama kendisi Türk değil..." diyerek laf sokuşturmaya çalıştınız.
Sizin soyadınız hasbelkader "Kürt" olsaydı, "Soyadım Kürt ama ben bir Türküm" diye hava atacak, hatta "Gördünüz mü işte; her Kürt aslında Türk'tür" filan diyecektiniz.
Tıynetiniz belli çünkü.
Gelgelelim, Ahmet Türk'ün soyadıyla kimliği arasındaki "zıtlıktan" mizah üretme gayreti nihayetinde sadece Ahmet Türk'ü bağlar.
Bu da "son tahlilde" cibilliyetinize kalmış bir şey, beni alakadar etmez.
Ama...
Şiveyle dalga geçmeye gelince, orda duracaksınız!
Zira Ahmet Türk'ü aşar o!
Bütün Kürtleri (Türkçesi mükemmel olanları dahil ) bağlar.
Yıllar yılı anadilde konuşması yasak edilen insanların şivesiyle dalga geçmek nasıl bir rezilliktir?
Anadilinde konuşmayı yasaklayacaksın, senin anadilinde konuşunca da dalga geçeceksin!
Mezkur yasağı koyanlara yandaş olmanın utancını yaşayacağın yerde, dün “kıro” diye aşağılayan densizlerin yolundan giderek şiveleriyle dalga geçeceksin!
Bir Karadenizli olarak belirteyim ki; Karadenizlilerin şivesiyle dalga geçmeye asla benzemez bu…
Vay canına be: Hem "Beşbeken", hem "Töplümsel" hem de "Pırt mentö" ha?!
Tamam, çok "komik"siniz, de, bu kadar "komik" olmaya utanmıyor musunuz?
Anadilde konuşmasını yasak ettiğiniz insanlardan Zeki Müren Türkçesi mi bekliyordunuz lan siz?..
Her fırsatta dile getirdiğim üzre, "sevmek"ten yanayım; lakin gerek izmirli biraderimizin, gerekse Urfalı abimizin söz konusu fiilsizliği de "sevilesi" olma boyutunu aşmış vaziyette.
Uzun lafın kısası:
Şiveyle alay etme edepsizliğinden dolayı, Kürt halkından özür dilemeye davet ediyorum ikisini de.
Şayet dilemezlerse...
Ertuğrul Bey'ciğimin hatırını dinlemeyecek, "Allah vergisi" yazarlarına ( bir Türk olarak bana yaşattıkları bu utançtan ötürü ) eşek sudan gelinceye kadar çakacağım!
--spoiler--
--spoiler--
Bu adamlara eşek sudan gelinceye kadar 'çaksam' haksız mıyım?
Bu adam da açık yakalamaya görsün anında "çakıyor" demesinler diye kendimi zor tuttum. Daha doğrusu, herhangi bir vesileyle "uyanırlar" da kendi açıklarını kendileri kapatırlar; yani, o kerih "mizahımsılarından" dolayı lisan-ı münasip ile özür dilerler umuduyla bekledim.
Birinci gün bekledim, yok; ikinci gün yok; üçüncü gün yok!
Hulasa, Bekir Coşkun'un yazısının üzerinden bugün itibariyle 4, Yılmaz Özdil'in 5 gün geçti; Emin Çölaşan'ın dilinden düşürmediği ifadeyle söylersek, hâlâ "tık" yok!
Evvela peşi sıra dercettikleri fecaati hatırlatayım ki, işin peşini niye bırakmadığım tastamam anlaşılsın:
Yılmaz Özdil'in "tahayyülüne" göre, Başbakan Erdoğan, "Geç şöyle, otur" deyince, DTP Genel Başkanı Ahmet Türk "Töplümsel süreç..." diye başlıyor söze.
Bir taşla iki kuş vuruyor hesapta:
Hem malum görüşmeyle, hem de "Töplümsel süreç..." demekle Ahmet Türk'ün şivesiyle dalga geçiyor!
Ondan bir gün sonra da Bekir Coşkun aldı sazı ele ve başladı Ahmet Türk'ü konuşturmaya: "Eme bizim görüşmemiz Beşbeken ileydi, hadi o olmadı AKP Genel Başkanı olarak olsun dedik. Pırt mentö ile görüşmek nasıl olur?.."
"Eme"yi, "Beşbeken"i mutlaka anlamışsınızdır. Müsaadenizle "Pırt mentö"yü de ben anlatayım.
Bekir Coşkun zekâsının marifetlerinden biri olan "Pırt mentö" bildiğiniz "Portmanto" oluyor.
Yani...
"Sen kimsiniz?" şeklinde "konuşturacak" kadar Türkçesiyle dalga geçtiği Ahmet Türk'ün şivesindeki karşılığı.
Hulasa, Ertuğrul Bey'ciğimin vaktiyle "Allah vergisi" diyerek mizah zekâlarını yere göğe sığdıramadığı Hürriyet'in bu iki "güzide" yazarı, Ahmet Türk'ün şivesiyle dalga geçmeyi maharet sanıyor!
izmirli Özdil, Urfalı Coşkun şimdi beni iyi dinleyin; etrafınıza bakmayın size söylüyorum "Allah'ın vergileri"
Siz de sizin gibiler de şimdiye değin, soyadı ile kendisi arasında ayıplı bir çelişki varmışçasına Ahmet Türk'e, "Soyadı Türk ama kendisi Türk değil..." diyerek laf sokuşturmaya çalıştınız.
Sizin soyadınız hasbelkader "Kürt" olsaydı, "Soyadım Kürt ama ben bir Türküm" diye hava atacak, hatta "Gördünüz mü işte; her Kürt aslında Türk'tür" filan diyecektiniz.
Tıynetiniz belli çünkü.
Gelgelelim, Ahmet Türk'ün soyadıyla kimliği arasındaki "zıtlıktan" mizah üretme gayreti nihayetinde sadece Ahmet Türk'ü bağlar.
Bu da "son tahlilde" cibilliyetinize kalmış bir şey, beni alakadar etmez.
Ama...
Şiveyle dalga geçmeye gelince, orda duracaksınız!
Zira Ahmet Türk'ü aşar o!
Bütün Kürtleri (Türkçesi mükemmel olanları dahil ) bağlar.
Yıllar yılı anadilde konuşması yasak edilen insanların şivesiyle dalga geçmek nasıl bir rezilliktir?
Anadilinde konuşmayı yasaklayacaksın, senin anadilinde konuşunca da dalga geçeceksin!
Mezkur yasağı koyanlara yandaş olmanın utancını yaşayacağın yerde, dün “kıro” diye aşağılayan densizlerin yolundan giderek şiveleriyle dalga geçeceksin!
Bir Karadenizli olarak belirteyim ki; Karadenizlilerin şivesiyle dalga geçmeye asla benzemez bu…
Vay canına be: Hem "Beşbeken", hem "Töplümsel" hem de "Pırt mentö" ha?!
Tamam, çok "komik"siniz, de, bu kadar "komik" olmaya utanmıyor musunuz?
Anadilde konuşmasını yasak ettiğiniz insanlardan Zeki Müren Türkçesi mi bekliyordunuz lan siz?..
Her fırsatta dile getirdiğim üzre, "sevmek"ten yanayım; lakin gerek izmirli biraderimizin, gerekse Urfalı abimizin söz konusu fiilsizliği de "sevilesi" olma boyutunu aşmış vaziyette.
Uzun lafın kısası:
Şiveyle alay etme edepsizliğinden dolayı, Kürt halkından özür dilemeye davet ediyorum ikisini de.
Şayet dilemezlerse...
Ertuğrul Bey'ciğimin hatırını dinlemeyecek, "Allah vergisi" yazarlarına ( bir Türk olarak bana yaşattıkları bu utançtan ötürü ) eşek sudan gelinceye kadar çakacağım!
--spoiler--
Gündemdeki Haberler