bugün
- yagmurcu çık açıkla10
- queen ravennanın aşırı güzel olması11
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı20
- ulu önder tektir o da hz muhammeddir7
- susualsuspects4
- arap götü9
- sözlük dedeleri3
- otistik bir insanla sohbet etmek4
- valla en güzeli hangisi bilmem2
- yalikazigi2
- gina caranonun iyi bir insan olması2
- tanımadığı kadına tokat atan adam12
- kadınlar2
- yazarların akşama dair planları7
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı27
- camgöz balık ekmek4
- topla topla topla3
- ese dezze'nin ayşe teyze olması2
- kale3112 tarzı entry girmek8
- iskilipli atıf hoca20
- 99 lu sevgiliye güz gülleri kaseti hediye etmek4
- her gün 1 litre kola içersek ne olur10
- 57 puanla devlet hastanesine atanan gerontolog2
- tren4
- doların 50 tl olması7
- prof dr üstad kadir mısıroğlu2
- kırıkkaleli olmak istemek4
- kablosuz mouse12
- tiktok hesabı olan yazar2
- erecto bruder2
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek13
- sürekli çalışmak zorunda olmamız8
- favlayan yazarın asıl amacı12
- yagmurcu3
- true niye hala çaylak5
- mazot 3 euro olabilirmiş2
- sözlük kürdü55
- hoşlanılan kızı başkasının favlaması8
- robert de niro denince akla gelen ilk film8
- 3 gündür eksi yemiyorum2
- sözlükteki kuzucuklarım6
- fb'nin inanılmaz başarısı5
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi8
- somali de türk bayrağı yakılması5
- çocukluğu hatırlatan tatlar4
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- yeni bir işe başlarken akıldan geçenler5
- ahmet3
- ormanda bir kulübede feci şekilde ölmeli film2
- yogartiksen6
Berke Can Güneş
Burada!
Büklüm Ayaz
Burada!
Orçun Demir
Burada!
idil Lara Canayakın
Burada!
Fatih Sultan Mehmet
Yok!
Bu yoklama kağıdını bugün Galata Köprüsü’nden denizin saçlarına bıraktım. Bir balıkçının gülümseyerek küreğiyle kurtardığı tek isimdi Fatih Sultan Mehmet.
istanbulun sokaklarına, sınıflarına, cafe önlerinde çiğ kahkahalar atarak boşluğa düşenlerin mekanlarına, gazeteleri günlük fallarını öğrenmek için lime lime eden aklı sarışınların ve fikri kararmışların takıldığı yerlere seni arayarak girdim bugün. Yoktun Fatih. Konser salonlarından yozluğun nakaratlarıyla ayrılan, seni hayat bilgisi kitaplarında bir kez gördükten sonra bir daha hiç hatırlamayan çok modern gençliğin içinden istifa ettim bugün. Tek başımayım. içimde küçük bir atlıyla kalbine siyah batırılmış bir bankın üzerinde sensizliği seyrediyorum.
Teneke kutulara tekme atan özgür kızlara, eve pederleri uyuduktan sonra dönen erkeklere, modernliği köhnelikle karıştıran tenha kafalara, acı acı gülümseyerek bakıyorum. Mahalle aralarında yakışıklı oğullarının gençliklerine beyhude methiler dizen babalardan, kaldırımlara oturup kızlarının kadife sesleriyle övünen annelerden pembe kompozisyonlar dinleyerek kırılıyor kalemimin kalbi ve sana karşı mahcup olmuş bir kağıdın üzerine düşüyor utangaç harflerimin adımları. Otobüs duraklarında saati sorun yaşlı adamlara kulaklarına taktıkları tıpaları işaret ederek cevap vermeyen merhamet iskeleti gençliğin içindeyim ve dışarı çıkmak istiyorum Fatih, dışarı çıkmak istiyorum. Sınav öncesi oyalı yazmalar takarak türbe önlerinde test çözenlerden, bütün şıkları doğru cevaplanmış hurafe problemlerinden, dedeleri gelince odayı terk edenlerden, vitrinde gördüğü sahteliğin aynısını alamadığı için depresyona giren gençlikten, asitli içeceklerin yanında estetik çöplüğüne dönmüş hamburgerler yiyerek ekmeğin ve zeytinin olduğu masaya beyin bükenlerden, üç beş popüler kitap okuyarak üstat diye çağırılmayı bekleyen entelektüelliği muşamba kağıdına dönüştürenlerden, hepsinden dışarı çıkmak istiyorum Fatih.
Sen surların saçlarını kılıcıyla tarayan, şeytanın kasvetine kalbinden tekbir oklarını çıkarıp saplayan, atlıların senin alnındaki secde izini takip ederek ilk hücumda nefsin kalesini yıktığı Fatih, denizin hırkasından o karanlık gemileri kolay bir düğme gibi çözüp atan, her sözcüğüyle düşman toprağının dizlerini titreten, her duasıyla istanbulun gönlünü gülümseten Fatih. Bugün cebimden çıkardığım kurşun kalemimi uykudan kaldırdım. Vakit cesetlerinin içinde bulmaca çözmekten bıkmış kalemim sana senin gibi uyandı.
Ve hiç bu kadar düşünceli yakalamamıştım kendimi, hiç bu kadar ayakta bekletmemiştim kalemimin damarlarını. Kılıcının değdiği yerlere kalemimle dokunacağım hiç aklıma gelmemişti ve senin bıraktığın istanbulla fethettiğin istanbul arasındaki 1453 farkla içimi dökeceğimi tahmin etmemiştim.
Gömleğinin kan lekesi değmiş asaletine karşı gömleklerini konser salonlarında yırtan, tekbir getirmekten yorulmuş yakut sesine karşı hit olmuş parçalarla ucuzluğun tezahüratını yapan cırtlak kalabalıklardan sana yazmanın mahcubiyetiyle bu gençlikten uzaklaşıyorum.
Sen yinede bizi ve istanbulu bıraktığın gibi hatırla.
Cennette fethedilecek yerler seni bekliyor
edit: alıntıdır.
Burada!
Büklüm Ayaz
Burada!
Orçun Demir
Burada!
idil Lara Canayakın
Burada!
Fatih Sultan Mehmet
Yok!
Bu yoklama kağıdını bugün Galata Köprüsü’nden denizin saçlarına bıraktım. Bir balıkçının gülümseyerek küreğiyle kurtardığı tek isimdi Fatih Sultan Mehmet.
istanbulun sokaklarına, sınıflarına, cafe önlerinde çiğ kahkahalar atarak boşluğa düşenlerin mekanlarına, gazeteleri günlük fallarını öğrenmek için lime lime eden aklı sarışınların ve fikri kararmışların takıldığı yerlere seni arayarak girdim bugün. Yoktun Fatih. Konser salonlarından yozluğun nakaratlarıyla ayrılan, seni hayat bilgisi kitaplarında bir kez gördükten sonra bir daha hiç hatırlamayan çok modern gençliğin içinden istifa ettim bugün. Tek başımayım. içimde küçük bir atlıyla kalbine siyah batırılmış bir bankın üzerinde sensizliği seyrediyorum.
Teneke kutulara tekme atan özgür kızlara, eve pederleri uyuduktan sonra dönen erkeklere, modernliği köhnelikle karıştıran tenha kafalara, acı acı gülümseyerek bakıyorum. Mahalle aralarında yakışıklı oğullarının gençliklerine beyhude methiler dizen babalardan, kaldırımlara oturup kızlarının kadife sesleriyle övünen annelerden pembe kompozisyonlar dinleyerek kırılıyor kalemimin kalbi ve sana karşı mahcup olmuş bir kağıdın üzerine düşüyor utangaç harflerimin adımları. Otobüs duraklarında saati sorun yaşlı adamlara kulaklarına taktıkları tıpaları işaret ederek cevap vermeyen merhamet iskeleti gençliğin içindeyim ve dışarı çıkmak istiyorum Fatih, dışarı çıkmak istiyorum. Sınav öncesi oyalı yazmalar takarak türbe önlerinde test çözenlerden, bütün şıkları doğru cevaplanmış hurafe problemlerinden, dedeleri gelince odayı terk edenlerden, vitrinde gördüğü sahteliğin aynısını alamadığı için depresyona giren gençlikten, asitli içeceklerin yanında estetik çöplüğüne dönmüş hamburgerler yiyerek ekmeğin ve zeytinin olduğu masaya beyin bükenlerden, üç beş popüler kitap okuyarak üstat diye çağırılmayı bekleyen entelektüelliği muşamba kağıdına dönüştürenlerden, hepsinden dışarı çıkmak istiyorum Fatih.
Sen surların saçlarını kılıcıyla tarayan, şeytanın kasvetine kalbinden tekbir oklarını çıkarıp saplayan, atlıların senin alnındaki secde izini takip ederek ilk hücumda nefsin kalesini yıktığı Fatih, denizin hırkasından o karanlık gemileri kolay bir düğme gibi çözüp atan, her sözcüğüyle düşman toprağının dizlerini titreten, her duasıyla istanbulun gönlünü gülümseten Fatih. Bugün cebimden çıkardığım kurşun kalemimi uykudan kaldırdım. Vakit cesetlerinin içinde bulmaca çözmekten bıkmış kalemim sana senin gibi uyandı.
Ve hiç bu kadar düşünceli yakalamamıştım kendimi, hiç bu kadar ayakta bekletmemiştim kalemimin damarlarını. Kılıcının değdiği yerlere kalemimle dokunacağım hiç aklıma gelmemişti ve senin bıraktığın istanbulla fethettiğin istanbul arasındaki 1453 farkla içimi dökeceğimi tahmin etmemiştim.
Gömleğinin kan lekesi değmiş asaletine karşı gömleklerini konser salonlarında yırtan, tekbir getirmekten yorulmuş yakut sesine karşı hit olmuş parçalarla ucuzluğun tezahüratını yapan cırtlak kalabalıklardan sana yazmanın mahcubiyetiyle bu gençlikten uzaklaşıyorum.
Sen yinede bizi ve istanbulu bıraktığın gibi hatırla.
Cennette fethedilecek yerler seni bekliyor
edit: alıntıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar