bugün
- türklerin ileri olduğu konular21
- norm ender3
- en gey özelliğiniz10
- true nickli yazar11
- son beş yıldır sevgilisi olmayan insan3
- mutlak butlan kararının yargıtay'a gönderilmesi2
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- çırçıplak yatmak9
- dinsize inanır mısın17
- en son alınan hediye7
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler7
- burçlara inanan erkek15
- bir kadının en güzel bölgesi8
- otomatik portakal ve özgür irade paradoksu2
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- dünyanın en güzel tatlısı8
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- caner taslaman7
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- eski seni özlüyor musun6
- sözlük kavgalarındaki avamlık5
- sokakta gocu ile karşılaşmak5
- vantilatörü kendine çevirmek6
- özlenen hissiyatlar6
- ruh hastası olan yazarlar6
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı5
- abd vizesi5
- salak yazarlar7
- sözlükte kadınlara sararak tatmin olan incel5
- her başlığın altında biten sözlük paraziti5
- arkadaşlar bakar mısınız11
- bir gün öleceğini unutmak10
- yaz günü çay içme saçmalığı11
- seninle şurada olabilirdik5
- uysaljakoben gocu'nun fake hesabı mı5
- bir insanın daraldığında sığınabileceği yerler5
- evdeki alkolün bittiği anda yapılacaklar5
- bir insanı yaptığı ilk hatada hayatından çıkarmak2
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları30
- kuran da neden namaz yok8
- pandela6
- gocu31
- ipek çiçek3
- deri ceketli serseri4
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak7
- kültürün bireyi boğması4
- gocu pandela barışı4
- sözlüğün kalitesindeki artış4
- geceye bir şarkı bırak23
- ioçke'nin elleri4
çünkü, yirmiler bitmiştir. ne yapacağını bilememenin, rüzgarlara kapılıp kendini tanımadığın kıyılarda bulmanın, o kıyılardan tekrar kendine dönmeye çalışmanın yaşları yirmiler, nihayete ermiştir.
başka başka adamların ve kadınların peşinden kendinden epey uzaklara gidip, sonra o tanımadığın yerlerden kendine dönmeye çalışmadın mı?
* * *
çünkü, artık çocuk değilsin. çocuk kalmak üzerine yapılan edebiyatları koy bir kenara, hepsi saçmadır aslında. büyümek iyidir. çocuklar insana yakışmayacak kadar acımasız olabilirler. çocuklar insanlara hak etmedikleri merhametleri gösterebilirler. çocuklukla ilgili bir tek "şaşırmak yeteneğini" alabilirsin yanına. almalısın, becerebilirsen mutlaka!
çocuk sanıp seni aslında hiç de çocukça olmayan cümlelerini gürültüye getirmediler mi? şimdi sen de "büyüklerin" arasındasın, sözlerinle onların ağırlığındasın.
* * *
çünkü gövdenin bir rahiyası var artık; yaşadıklarından dolayı ağır ağır birikmiş. uçuşamayacak kadar ağırsın şimdi. kendini kaldırıp oradan oraya koymak istediğinde bunu nasıl yapacağını öğrenmiş olduğun için hafif.
çakılıp kaldığın zamanlarda nereye, nasıl gidileceğini, varılacağını bilmediğin için donup kalmadın mı kendinin karanlıklarında? şimdi sen kendine alışıksın. dibe vuran hallerine, sonra nasıl çıktığına alışıksın. şimdi artık sen kendinin düşmüş ve kalkmış hallerine tanıksın.
* * *
ömrün en güzel yerindesin. gençliğin tatlılığıyla ihtiyarlamanın bilgeliği arasındaki en tepedeki noktada duruyorsun. ister yine uçuşur ister beğendiğin yerde durursun.
şimdi sen büyük yolculuklara hiç korkmadan çıkabilirsin. şimdi sen tam kendine göresin.
* * *
artık başkalarının senin hakkında düşündükleri de önemli değil. sen artık bir kayalıksın, hayat eteklerine dalga dalga vuruyor. sözler, kötülükler, su kabarcıkları gibi sönüveriyor. sen yine orada duruyorsun. rüzgar uğulduyor tepelerinde; sanki gülüyorsun.
tin tin tini mini hanım gibisin. peşinde bir rüzgarla yürüyorsun sanki. sen yürüdükçe rüzgar estiriyorsun. böyle hissetmek iyi geliyor ya da. ama kendini sevme işini abartmayacak kadar da kendini biliyorsun. efendisin, iyisin. canın fena sıkılsa da ara sıra artık kendini tedavi etmeyi biliyorsun.
* * *
otuz iyidir. çünkü sen otuzsun. bu kadar. kendinin tadına bakıyorsun. dünyaya gelmiş ve yürümekte olan birisin. bir gün gideceksin. sen bu halin tadına bakıyorsun, bu gövdenin içinde olmayı, böyle bir beyin ve böyle bir kalp taşıyor olmayı elinden geldiğince deniyorsun. şimdi sen artık abartmıyorsun. abartmadığın için zaman daha az sürtünüyor sana. sen artık daha ziyade tıngır mıngır cümleleri seviyorsun. tıngır mıngır... tıngır mıngır... ellerini başının arkasına koyup, ayaklarını şöylemesine uzatıp dünyanın hallerine bakıyorsun. dünya da senin hallerine... otuz iyidir. çünkü sen şimdi otuzsun!"
(bkz: ece temelkuran)
başka başka adamların ve kadınların peşinden kendinden epey uzaklara gidip, sonra o tanımadığın yerlerden kendine dönmeye çalışmadın mı?
* * *
çünkü, artık çocuk değilsin. çocuk kalmak üzerine yapılan edebiyatları koy bir kenara, hepsi saçmadır aslında. büyümek iyidir. çocuklar insana yakışmayacak kadar acımasız olabilirler. çocuklar insanlara hak etmedikleri merhametleri gösterebilirler. çocuklukla ilgili bir tek "şaşırmak yeteneğini" alabilirsin yanına. almalısın, becerebilirsen mutlaka!
çocuk sanıp seni aslında hiç de çocukça olmayan cümlelerini gürültüye getirmediler mi? şimdi sen de "büyüklerin" arasındasın, sözlerinle onların ağırlığındasın.
* * *
çünkü gövdenin bir rahiyası var artık; yaşadıklarından dolayı ağır ağır birikmiş. uçuşamayacak kadar ağırsın şimdi. kendini kaldırıp oradan oraya koymak istediğinde bunu nasıl yapacağını öğrenmiş olduğun için hafif.
çakılıp kaldığın zamanlarda nereye, nasıl gidileceğini, varılacağını bilmediğin için donup kalmadın mı kendinin karanlıklarında? şimdi sen kendine alışıksın. dibe vuran hallerine, sonra nasıl çıktığına alışıksın. şimdi artık sen kendinin düşmüş ve kalkmış hallerine tanıksın.
* * *
ömrün en güzel yerindesin. gençliğin tatlılığıyla ihtiyarlamanın bilgeliği arasındaki en tepedeki noktada duruyorsun. ister yine uçuşur ister beğendiğin yerde durursun.
şimdi sen büyük yolculuklara hiç korkmadan çıkabilirsin. şimdi sen tam kendine göresin.
* * *
artık başkalarının senin hakkında düşündükleri de önemli değil. sen artık bir kayalıksın, hayat eteklerine dalga dalga vuruyor. sözler, kötülükler, su kabarcıkları gibi sönüveriyor. sen yine orada duruyorsun. rüzgar uğulduyor tepelerinde; sanki gülüyorsun.
tin tin tini mini hanım gibisin. peşinde bir rüzgarla yürüyorsun sanki. sen yürüdükçe rüzgar estiriyorsun. böyle hissetmek iyi geliyor ya da. ama kendini sevme işini abartmayacak kadar da kendini biliyorsun. efendisin, iyisin. canın fena sıkılsa da ara sıra artık kendini tedavi etmeyi biliyorsun.
* * *
otuz iyidir. çünkü sen otuzsun. bu kadar. kendinin tadına bakıyorsun. dünyaya gelmiş ve yürümekte olan birisin. bir gün gideceksin. sen bu halin tadına bakıyorsun, bu gövdenin içinde olmayı, böyle bir beyin ve böyle bir kalp taşıyor olmayı elinden geldiğince deniyorsun. şimdi sen artık abartmıyorsun. abartmadığın için zaman daha az sürtünüyor sana. sen artık daha ziyade tıngır mıngır cümleleri seviyorsun. tıngır mıngır... tıngır mıngır... ellerini başının arkasına koyup, ayaklarını şöylemesine uzatıp dünyanın hallerine bakıyorsun. dünya da senin hallerine... otuz iyidir. çünkü sen şimdi otuzsun!"
(bkz: ece temelkuran)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar