bugün
- bir kadın uğruna hayatını değiştirmek5
- erkeklerin her konuşmayı flörte bağlaması6
- queen feristah15
- ölümden korkuyor musunuz11
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- hafızayı sildirmek6
- matrix te yaşadığımız gerçeği4
- sevilen kişiden sevilen şarkıyı dinlemek2
- sözlükten korkmak5
- bir kadından hoşlanmak2
- işiniz gücünüz yok mu11
- gecenin şarkısı18
- ayıyla güreşmek7
- gerçeğin önemi kalmadığı gerçeği3
- bir bela geliyor29
- zalbert ramstein4
- ben basit bir insanım2
- gocu43
- fusya semsiyeli yabanci20
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek8
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay7
- arkadaşlar çabuk buraya bakın5
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- nervio12
- açık oylayan favlayan msj atan nickaltı giren kız6
- eve gelen escorta lahmacun söylemek5
- uludağ itiraf15
- insanları imcitmeyi havalı bir şey sanan ibneler6
- bara giden erkeğin asıl amacı7
- mazotun yarım litresi 50 tl24
- yağmurda ıslanınca murat kekilli ye benzeyen kız4
- seninleyken kendim olabiliyorum2
- sözlüğün insanı dertlendirmesi5
- uludağ sözlük evreni8
- bilin bakalım ben kimin fakesiyim6
- duştan yeni çıkmış six packli erkek3
- pandela2
- apo'nun villası11
- kendin hakkında bir entry bırak9
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya14
- izmirbeyefendisi'nin şemsiyeli olması6
- 195 kaslı pilot14
- gece dinlenen podcast te anırarak gülen adamlar3
- erkekler neden evlenmek ister15
- 7 aydır konuşulan kızın true çıkması3
- willem dafoe3
- heyt bea gocu mu5
- donald trump'un türk askerini övmesi10
- arkadaşlar çok kırıcısınız6
- dizi izlemek4
çünkü, yirmiler bitmiştir. ne yapacağını bilememenin, rüzgarlara kapılıp kendini tanımadığın kıyılarda bulmanın, o kıyılardan tekrar kendine dönmeye çalışmanın yaşları yirmiler, nihayete ermiştir.
başka başka adamların ve kadınların peşinden kendinden epey uzaklara gidip, sonra o tanımadığın yerlerden kendine dönmeye çalışmadın mı?
* * *
çünkü, artık çocuk değilsin. çocuk kalmak üzerine yapılan edebiyatları koy bir kenara, hepsi saçmadır aslında. büyümek iyidir. çocuklar insana yakışmayacak kadar acımasız olabilirler. çocuklar insanlara hak etmedikleri merhametleri gösterebilirler. çocuklukla ilgili bir tek "şaşırmak yeteneğini" alabilirsin yanına. almalısın, becerebilirsen mutlaka!
çocuk sanıp seni aslında hiç de çocukça olmayan cümlelerini gürültüye getirmediler mi? şimdi sen de "büyüklerin" arasındasın, sözlerinle onların ağırlığındasın.
* * *
çünkü gövdenin bir rahiyası var artık; yaşadıklarından dolayı ağır ağır birikmiş. uçuşamayacak kadar ağırsın şimdi. kendini kaldırıp oradan oraya koymak istediğinde bunu nasıl yapacağını öğrenmiş olduğun için hafif.
çakılıp kaldığın zamanlarda nereye, nasıl gidileceğini, varılacağını bilmediğin için donup kalmadın mı kendinin karanlıklarında? şimdi sen kendine alışıksın. dibe vuran hallerine, sonra nasıl çıktığına alışıksın. şimdi artık sen kendinin düşmüş ve kalkmış hallerine tanıksın.
* * *
ömrün en güzel yerindesin. gençliğin tatlılığıyla ihtiyarlamanın bilgeliği arasındaki en tepedeki noktada duruyorsun. ister yine uçuşur ister beğendiğin yerde durursun.
şimdi sen büyük yolculuklara hiç korkmadan çıkabilirsin. şimdi sen tam kendine göresin.
* * *
artık başkalarının senin hakkında düşündükleri de önemli değil. sen artık bir kayalıksın, hayat eteklerine dalga dalga vuruyor. sözler, kötülükler, su kabarcıkları gibi sönüveriyor. sen yine orada duruyorsun. rüzgar uğulduyor tepelerinde; sanki gülüyorsun.
tin tin tini mini hanım gibisin. peşinde bir rüzgarla yürüyorsun sanki. sen yürüdükçe rüzgar estiriyorsun. böyle hissetmek iyi geliyor ya da. ama kendini sevme işini abartmayacak kadar da kendini biliyorsun. efendisin, iyisin. canın fena sıkılsa da ara sıra artık kendini tedavi etmeyi biliyorsun.
* * *
otuz iyidir. çünkü sen otuzsun. bu kadar. kendinin tadına bakıyorsun. dünyaya gelmiş ve yürümekte olan birisin. bir gün gideceksin. sen bu halin tadına bakıyorsun, bu gövdenin içinde olmayı, böyle bir beyin ve böyle bir kalp taşıyor olmayı elinden geldiğince deniyorsun. şimdi sen artık abartmıyorsun. abartmadığın için zaman daha az sürtünüyor sana. sen artık daha ziyade tıngır mıngır cümleleri seviyorsun. tıngır mıngır... tıngır mıngır... ellerini başının arkasına koyup, ayaklarını şöylemesine uzatıp dünyanın hallerine bakıyorsun. dünya da senin hallerine... otuz iyidir. çünkü sen şimdi otuzsun!"
(bkz: ece temelkuran)
başka başka adamların ve kadınların peşinden kendinden epey uzaklara gidip, sonra o tanımadığın yerlerden kendine dönmeye çalışmadın mı?
* * *
çünkü, artık çocuk değilsin. çocuk kalmak üzerine yapılan edebiyatları koy bir kenara, hepsi saçmadır aslında. büyümek iyidir. çocuklar insana yakışmayacak kadar acımasız olabilirler. çocuklar insanlara hak etmedikleri merhametleri gösterebilirler. çocuklukla ilgili bir tek "şaşırmak yeteneğini" alabilirsin yanına. almalısın, becerebilirsen mutlaka!
çocuk sanıp seni aslında hiç de çocukça olmayan cümlelerini gürültüye getirmediler mi? şimdi sen de "büyüklerin" arasındasın, sözlerinle onların ağırlığındasın.
* * *
çünkü gövdenin bir rahiyası var artık; yaşadıklarından dolayı ağır ağır birikmiş. uçuşamayacak kadar ağırsın şimdi. kendini kaldırıp oradan oraya koymak istediğinde bunu nasıl yapacağını öğrenmiş olduğun için hafif.
çakılıp kaldığın zamanlarda nereye, nasıl gidileceğini, varılacağını bilmediğin için donup kalmadın mı kendinin karanlıklarında? şimdi sen kendine alışıksın. dibe vuran hallerine, sonra nasıl çıktığına alışıksın. şimdi artık sen kendinin düşmüş ve kalkmış hallerine tanıksın.
* * *
ömrün en güzel yerindesin. gençliğin tatlılığıyla ihtiyarlamanın bilgeliği arasındaki en tepedeki noktada duruyorsun. ister yine uçuşur ister beğendiğin yerde durursun.
şimdi sen büyük yolculuklara hiç korkmadan çıkabilirsin. şimdi sen tam kendine göresin.
* * *
artık başkalarının senin hakkında düşündükleri de önemli değil. sen artık bir kayalıksın, hayat eteklerine dalga dalga vuruyor. sözler, kötülükler, su kabarcıkları gibi sönüveriyor. sen yine orada duruyorsun. rüzgar uğulduyor tepelerinde; sanki gülüyorsun.
tin tin tini mini hanım gibisin. peşinde bir rüzgarla yürüyorsun sanki. sen yürüdükçe rüzgar estiriyorsun. böyle hissetmek iyi geliyor ya da. ama kendini sevme işini abartmayacak kadar da kendini biliyorsun. efendisin, iyisin. canın fena sıkılsa da ara sıra artık kendini tedavi etmeyi biliyorsun.
* * *
otuz iyidir. çünkü sen otuzsun. bu kadar. kendinin tadına bakıyorsun. dünyaya gelmiş ve yürümekte olan birisin. bir gün gideceksin. sen bu halin tadına bakıyorsun, bu gövdenin içinde olmayı, böyle bir beyin ve böyle bir kalp taşıyor olmayı elinden geldiğince deniyorsun. şimdi sen artık abartmıyorsun. abartmadığın için zaman daha az sürtünüyor sana. sen artık daha ziyade tıngır mıngır cümleleri seviyorsun. tıngır mıngır... tıngır mıngır... ellerini başının arkasına koyup, ayaklarını şöylemesine uzatıp dünyanın hallerine bakıyorsun. dünya da senin hallerine... otuz iyidir. çünkü sen şimdi otuzsun!"
(bkz: ece temelkuran)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar