bugün
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- bir bela geliyor28
- fusya semsiyeli yabanci20
- heyt bea gocu mu6
- bilin bakalım ben kimin fakesiyim7
- izmirbeyefendisi'nin şemsiyeli olması7
- özlenen kişiyi rüyada görmek4
- uludağ sözlük evreni8
- geceleri gelen acaba mal mıyım hissi4
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya14
- 195 kaslı pilot15
- arkadaşlar çok kırıcısınız6
- gammazların sanki biraz şey olması3
- göte giren şemsiye açılmaz3
- yahudiler vs çinliler3
- ktç'nin şemsiyeli olması4
- borsa istanbul daki fon krizi5
- gocu'nun şemsiyeli olması4
- kendin hakkında bir entry bırak9
- sözlüğün kırbacı4
- 5 bin lira kredi çekip karton karton sigara almak3
- yunanista'nın çıkarma tatbikatı fiyaskosu3
- hasan atilla uğur14
- habire12'nin kesinlikle yüzde yüz şemsiyeli olması3
- yazası gelmemek2
- mazotun yarım litresi 50 tl24
- kadın yazarları gammazlamayan gammaz2
- apo'nun villası11
- nervio için nasihat yazısı3
- anadoludaki belediyeye dönmüş üniversiteler3
- rtük ün evlendirme programlarını yasaklaması6
- düşün ki o bunu nasılsa okumayacak2
- ikinci gocu2
- mesih inananları kurtarmaya gelecek5
- başlık silebilme yetkisi2
- donald trump'un türk askerini övmesi10
- erkekler neden evlenmek ister15
- ata binen şişko2
- treni beklemek yerine ilk trene binmek3
- nervio'nun şemsiyeli olması2
- hepimiz şemsiyeliyiz2
- hoşgeldin kocacığım7
- 0 0 7 için nasihat yazısı4
- kore savaşı4
- sinek as'a parfüm önerileri5
- para yok huzur var11
- diablo 56
- 20 sene önce türkiye2
- tom barrack7
- gecenin geç saatlerinde entry girmek4
çünkü, yirmiler bitmiştir. ne yapacağını bilememenin, rüzgarlara kapılıp kendini tanımadığın kıyılarda bulmanın, o kıyılardan tekrar kendine dönmeye çalışmanın yaşları yirmiler, nihayete ermiştir.
başka başka adamların ve kadınların peşinden kendinden epey uzaklara gidip, sonra o tanımadığın yerlerden kendine dönmeye çalışmadın mı?
* * *
çünkü, artık çocuk değilsin. çocuk kalmak üzerine yapılan edebiyatları koy bir kenara, hepsi saçmadır aslında. büyümek iyidir. çocuklar insana yakışmayacak kadar acımasız olabilirler. çocuklar insanlara hak etmedikleri merhametleri gösterebilirler. çocuklukla ilgili bir tek "şaşırmak yeteneğini" alabilirsin yanına. almalısın, becerebilirsen mutlaka!
çocuk sanıp seni aslında hiç de çocukça olmayan cümlelerini gürültüye getirmediler mi? şimdi sen de "büyüklerin" arasındasın, sözlerinle onların ağırlığındasın.
* * *
çünkü gövdenin bir rahiyası var artık; yaşadıklarından dolayı ağır ağır birikmiş. uçuşamayacak kadar ağırsın şimdi. kendini kaldırıp oradan oraya koymak istediğinde bunu nasıl yapacağını öğrenmiş olduğun için hafif.
çakılıp kaldığın zamanlarda nereye, nasıl gidileceğini, varılacağını bilmediğin için donup kalmadın mı kendinin karanlıklarında? şimdi sen kendine alışıksın. dibe vuran hallerine, sonra nasıl çıktığına alışıksın. şimdi artık sen kendinin düşmüş ve kalkmış hallerine tanıksın.
* * *
ömrün en güzel yerindesin. gençliğin tatlılığıyla ihtiyarlamanın bilgeliği arasındaki en tepedeki noktada duruyorsun. ister yine uçuşur ister beğendiğin yerde durursun.
şimdi sen büyük yolculuklara hiç korkmadan çıkabilirsin. şimdi sen tam kendine göresin.
* * *
artık başkalarının senin hakkında düşündükleri de önemli değil. sen artık bir kayalıksın, hayat eteklerine dalga dalga vuruyor. sözler, kötülükler, su kabarcıkları gibi sönüveriyor. sen yine orada duruyorsun. rüzgar uğulduyor tepelerinde; sanki gülüyorsun.
tin tin tini mini hanım gibisin. peşinde bir rüzgarla yürüyorsun sanki. sen yürüdükçe rüzgar estiriyorsun. böyle hissetmek iyi geliyor ya da. ama kendini sevme işini abartmayacak kadar da kendini biliyorsun. efendisin, iyisin. canın fena sıkılsa da ara sıra artık kendini tedavi etmeyi biliyorsun.
* * *
otuz iyidir. çünkü sen otuzsun. bu kadar. kendinin tadına bakıyorsun. dünyaya gelmiş ve yürümekte olan birisin. bir gün gideceksin. sen bu halin tadına bakıyorsun, bu gövdenin içinde olmayı, böyle bir beyin ve böyle bir kalp taşıyor olmayı elinden geldiğince deniyorsun. şimdi sen artık abartmıyorsun. abartmadığın için zaman daha az sürtünüyor sana. sen artık daha ziyade tıngır mıngır cümleleri seviyorsun. tıngır mıngır... tıngır mıngır... ellerini başının arkasına koyup, ayaklarını şöylemesine uzatıp dünyanın hallerine bakıyorsun. dünya da senin hallerine... otuz iyidir. çünkü sen şimdi otuzsun!"
(bkz: ece temelkuran)
başka başka adamların ve kadınların peşinden kendinden epey uzaklara gidip, sonra o tanımadığın yerlerden kendine dönmeye çalışmadın mı?
* * *
çünkü, artık çocuk değilsin. çocuk kalmak üzerine yapılan edebiyatları koy bir kenara, hepsi saçmadır aslında. büyümek iyidir. çocuklar insana yakışmayacak kadar acımasız olabilirler. çocuklar insanlara hak etmedikleri merhametleri gösterebilirler. çocuklukla ilgili bir tek "şaşırmak yeteneğini" alabilirsin yanına. almalısın, becerebilirsen mutlaka!
çocuk sanıp seni aslında hiç de çocukça olmayan cümlelerini gürültüye getirmediler mi? şimdi sen de "büyüklerin" arasındasın, sözlerinle onların ağırlığındasın.
* * *
çünkü gövdenin bir rahiyası var artık; yaşadıklarından dolayı ağır ağır birikmiş. uçuşamayacak kadar ağırsın şimdi. kendini kaldırıp oradan oraya koymak istediğinde bunu nasıl yapacağını öğrenmiş olduğun için hafif.
çakılıp kaldığın zamanlarda nereye, nasıl gidileceğini, varılacağını bilmediğin için donup kalmadın mı kendinin karanlıklarında? şimdi sen kendine alışıksın. dibe vuran hallerine, sonra nasıl çıktığına alışıksın. şimdi artık sen kendinin düşmüş ve kalkmış hallerine tanıksın.
* * *
ömrün en güzel yerindesin. gençliğin tatlılığıyla ihtiyarlamanın bilgeliği arasındaki en tepedeki noktada duruyorsun. ister yine uçuşur ister beğendiğin yerde durursun.
şimdi sen büyük yolculuklara hiç korkmadan çıkabilirsin. şimdi sen tam kendine göresin.
* * *
artık başkalarının senin hakkında düşündükleri de önemli değil. sen artık bir kayalıksın, hayat eteklerine dalga dalga vuruyor. sözler, kötülükler, su kabarcıkları gibi sönüveriyor. sen yine orada duruyorsun. rüzgar uğulduyor tepelerinde; sanki gülüyorsun.
tin tin tini mini hanım gibisin. peşinde bir rüzgarla yürüyorsun sanki. sen yürüdükçe rüzgar estiriyorsun. böyle hissetmek iyi geliyor ya da. ama kendini sevme işini abartmayacak kadar da kendini biliyorsun. efendisin, iyisin. canın fena sıkılsa da ara sıra artık kendini tedavi etmeyi biliyorsun.
* * *
otuz iyidir. çünkü sen otuzsun. bu kadar. kendinin tadına bakıyorsun. dünyaya gelmiş ve yürümekte olan birisin. bir gün gideceksin. sen bu halin tadına bakıyorsun, bu gövdenin içinde olmayı, böyle bir beyin ve böyle bir kalp taşıyor olmayı elinden geldiğince deniyorsun. şimdi sen artık abartmıyorsun. abartmadığın için zaman daha az sürtünüyor sana. sen artık daha ziyade tıngır mıngır cümleleri seviyorsun. tıngır mıngır... tıngır mıngır... ellerini başının arkasına koyup, ayaklarını şöylemesine uzatıp dünyanın hallerine bakıyorsun. dünya da senin hallerine... otuz iyidir. çünkü sen şimdi otuzsun!"
(bkz: ece temelkuran)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar