bugün

facebook

tek kelimeyle, rezil bir yerdir. "şu masada 5 dk oturun." desen konuşacak şey bulamayan tipler, birbirinin arkadaşı oluvermiş ne hikmetse. hayır, ortalama bir lise öğrencisinin nasıl 500 tane arkadaşı olur aklım almıyor sözlük. ha o profil resimlerine ise diyecek sözüm yok. eskiden fotoğraf albümlerine bakmanın bi zevki, bi hoşluğu vardı. zaten şimdi fotoğraf çekebilen telefonlar çıkınca yavaş yavaş bozulmaya başlayan bu durum, facebook denen illetle iyice pç edilmiş. yahu bir insan, kendi kendine fotoğrafını çekmenin komik olduğunu nasıl anlamaz anlamıyorum. "saçları kabart, dudaklar öne, bir de aynaya yansıyan flaş. vee tamamm." bi de bunun siyah-beyaz, sepya modelleri falan da var.

bir de ilişki türü var orda beni ifrit eden. neymiş efendim 'evli'ymiş. ulan topu topu 3 aydır berabersiniz be. ne bu tek yastıkta kocama istediği. ayrıca sanki yanında o hatun olmadan önüne gelene yavşadığını bilmiyoruz biz. aptalız çünkü.

"yahu hiç mi iyi bi yanı bunun?"

var tabi. sitenin açılış amacına uygun olarak yıllardır görüşmediğim insanları buldum sözlük. ama uzakta geçirilen onca yıldan sonra ortak tek bir nokta, konuşacak tek konu bulamadım. 14 yaşın masumiyetiyle bıraktığım güzel arkadaşlarım, henüz 18-19larında küçük birer kadına dönüşmüş. üzüldüm. sokakta görünce dalga geçtiğim tiplerden olmuş bazıları.

bana bazı şeyleri kurcalamamak gerektiğini hatırlatan, az buçukta hayal kırıklığı yaşamama sebep olan tuhaf oluşum.
© copyright 2005 - 2026