bugün
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği6
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı18
- cia in takibe aldığı 23 sözlük yazarı4
- olmaz olsun öyle yetkili4
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın25
- tanga giyen kişi osurursa ıslık sesi mi çıkıyor4
- bu sözlüğe yıllarımı verdim3
- çingene dilenci ile sevişmek3
- ayak yalamak için 591 km gitmek7
- rafael leao6
- gece 11 de eve sipariş edilebilecek en güzel şey3
- deanın takibe aldığı sözlük yazarları2
- uludağ sözlük korosu alet dağılımı3
- yetkili sapıtırsa yazarlar sevişir2
- mayasıl2
- ankara allah'ın belası bir yerdir4
- wada 35 yaşında4
- bir erkeğin en mutlu olduğu an5
- gina marano3
- teomancalmasur23
- gammazların dönüşü3
- ayağı güzel kızlar nereli sorunsalı6
- sabah akşam ayak muhabbeti yapan sözlük4
- ayak istiyorum ayak bulun bana ayak6
- akp'li yayman'ın fon krizi açıklaması4
- bebek uyutmaya çalışırken uyumak2
- x kişisiyle ilgili bilgileri öğrenmeni istiyorum2
- mhp'nin atatürk'ü sevmemesi10
- melike şahin'in çocuğuna ali robin ismi koyması3
- uğurcan'ın konya'ya kroşesi tabii ki kırmızı yok3
- humbaracı ismed bin gürbüz paşa6
- sen neredesin3
- sizin taptıklarınız ayağımın altındadır diyen kız4
- dinde sigorta3
- borsa 10 000 lere gidebilir mi6
- osuruğun en tatlı olduğu an2
- sibel can'ın nutellalı memeleri9
- gecenin şarkısı14
- yazarların gizli gizli dinlediği şarkılar2
- 2028 cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan5
- herzevekil11
- ismetin ciddi sıkıntıları olması9
- nervio14
- necati arabacının 1 yıldır cezaevinde tutulması3
- psikolog2
- türk solu16
- ekşi sözlük vs inci sözlük vs uludağ sözlük2
- savcı sayan3
- konya3
- el chadaille bitshiabu3
kişilik özellikleri uyuma dönük değilse, esneklikten yoksunsa bir bozukluk vardır diyorlar ve bu bozuklukları çeşitli adlar altında uzun uzadıya akıllı işiymiş gibi incelemekten zevk alıyorlar.
ne demek lan bu cümle. uyuma dönük değilseymiş... şimdiye kadar hep uyumlu olabilmek için çalıştık çabaladık, büyüklerimizi dinledik, küçüklerimizi sevdik, manyaklaşan birine karşı empati yapıp o nu anlamaya çalıştık da ne oldu? olanı söyleyeyim canlarım: birey olmaktan çıkıp sürüde ki her hangi bir canlı olduk. aynılaştırılmaya çalışılan her hangi biri! ne acı dimi her hangi biri olmak. bence kıyamet bu! ondan demişler kendi kıyametini kendi hazırlar insan diye. aynılaşan insan kıyameti yaşar. herhangi biri olmak bildiğiniz ya da düşlediğiniz kıyamettir beni anlayabilen, anlamak için çaba sarf eden dostlarım.
kıstas belli; uyum sağlanmıyorsa bozuksun, çık dışarı. herkesi birbirine uyumlayan programı kabul etmiyorsa senin bünyen hasta. kurtulmak için terapi alıp sosyalleşmen ve sırf insanlarla uyumlu olabildiğini gösterebilmen için çalışman, evlenmen, çocuk doğurman, baba olman, kendi haricinde birine hizmet etmen gerekir. bunları yaparsan süper uyumlu süper insansın dostum, ne mutlu sana. bakmayın böyle atıp tuttuğuma; işsizlik, -bir kaç ders verme dışında- hizmet etmiyor oluşum, birinin boynumu eğdirecek laflarına maruz kalmayışımdan ve bunlara duyduğum özlemden de kaynaklanıyor olabilir bu saçmalamalarım. ama soruyorum, herkes tarafından her eve lazım olan biri olarak kabul görmek şimdiye kadar bana ne kattı? benim burdaki karım ne oldu? vaz geçiyorum dinlenen, sevilen, uyumluluğuyla göz kamaştıran, fikirleriyle ufuk açan, dertlere çare olacak laflar eden, çocuklarla ilgilenip, yaşlılarla sohbet edebilen, yaşıtları arasında aranan kişi gibi kabul gören sıfat tamlamaları olmaktan. sizlerin yüzünden asıl beni unuttum be. belki ben kötü bir insan olmaktan zevk alıyorum, belki hödük olup düşünmeden konuşabilen insan bana göre en yücesi, belki doktorun masasına gidip kibarca durumu anlatmaktan çok kabaca: söyle ulan demeyi istiyorum. neden herkes herkesi pişirme sevdası içinde anlayamıyorum dostlarım. neden herkesi herkesle aynı potada eritme derdindeler bunu da anlamıyorum. kadın erkek ilişkilerine şimdilik girmiyorum ama bu konu da başlı başına bir dert unsuru.
sigmund freud psikoanalitik kuramları çıkarmış dizmiş önümüze. peki ya sonra demezler mi adama? yahu yaşamaktan çok hep 'olmaya' çalışıyoruz. bi olmak durumu var ama kimse ne olduğunu tam olarak bilmiyor, bilse de kendini kandırma yöntemlerinden başka bir şey değil hiç birisi.
bir de şizotipal kişilik bozukluğudiye bir şey atmışlar ortaya neymiş efendim kişinin duygu, düşünce ve davranışlarının birbirinden bağımsız olarak savrulurmuş. lan biriniz de dahi bu hastalıktan yoksa kendimi diri diri yakarım be. ne hastalığı, hastalıktan ziyade çeşitliliktir bu şizotipal kişiler. insandırlar lan. öğretilenleri, bildiklerini, araştırdığını düşüncelerini davranışlarına katabilen ya da katamayan diye hastalık mı olur alaşkına. kimisi bilir uygulayamaz (çoğumuz gibi) kimisi yapar durduramaz ahaha biraz komik oldu ama öyle.
borderlinehastalığı ise tüm haftanın günlerinde farklı karaktere bürünmekten başka bir şey değil. yaşam bir tiyatroysa borderline hastaları en iyi oyunculardır derim.
narsistkişilik bozukluğu var mesela: mesela ben de biraz narsistim, kendimin çok önemli biri olduğum düşüncesini çoğu zaman korurum. kronikmiş bu hastalık üstelik tedavisi yok denilebilir yani. beğenilmekten zevk duyarlarmış. doğru söze kim yalan der ki. peki kim beğenilmemek ister? onaylanmaktan zevk almaz? hem bu kişilik bozukluğunda olan insanlar pek de mutsuz değillermiş. ben de diyorum ulan nedir bu sebepsiz mutluluğumun sebebi. meğer hastalıktan ileri geliyormuş.
obsesif kompulsif de var ben de: yapılan işin geneline,sonucuna, amacına bakmaktan çok aralardaki ayrıntılara bakmaktan kafamı kaldıramam. (her hastalığa adımı yazmaktan da büyük zevk aldım bu arada)
mesela kişilik çizgileri ve nitelikleri egosintorikolan insanlar var aramızda. kim mi tabi ki ilk örnek olarak kendimi göstereceğim. ne demek bu açıklayayım da tam olsun: kişinin normal dışı davranışları kendisini rahatsız etmez, tersine haz verir. var mı aksini savunan aranızda. zaten rahatsızlık duyan ister istemez değişir arkadaşım. daha fazla uzatıp da hepimizin birilerine göre hasta olduğunun delillerini daha fazla dökmek istemiyorum. şimdilik bu kadar hastalık size yeter. hadi bakalım koşun oynayın doktorlarınızla.
ne demek lan bu cümle. uyuma dönük değilseymiş... şimdiye kadar hep uyumlu olabilmek için çalıştık çabaladık, büyüklerimizi dinledik, küçüklerimizi sevdik, manyaklaşan birine karşı empati yapıp o nu anlamaya çalıştık da ne oldu? olanı söyleyeyim canlarım: birey olmaktan çıkıp sürüde ki her hangi bir canlı olduk. aynılaştırılmaya çalışılan her hangi biri! ne acı dimi her hangi biri olmak. bence kıyamet bu! ondan demişler kendi kıyametini kendi hazırlar insan diye. aynılaşan insan kıyameti yaşar. herhangi biri olmak bildiğiniz ya da düşlediğiniz kıyamettir beni anlayabilen, anlamak için çaba sarf eden dostlarım.
kıstas belli; uyum sağlanmıyorsa bozuksun, çık dışarı. herkesi birbirine uyumlayan programı kabul etmiyorsa senin bünyen hasta. kurtulmak için terapi alıp sosyalleşmen ve sırf insanlarla uyumlu olabildiğini gösterebilmen için çalışman, evlenmen, çocuk doğurman, baba olman, kendi haricinde birine hizmet etmen gerekir. bunları yaparsan süper uyumlu süper insansın dostum, ne mutlu sana. bakmayın böyle atıp tuttuğuma; işsizlik, -bir kaç ders verme dışında- hizmet etmiyor oluşum, birinin boynumu eğdirecek laflarına maruz kalmayışımdan ve bunlara duyduğum özlemden de kaynaklanıyor olabilir bu saçmalamalarım. ama soruyorum, herkes tarafından her eve lazım olan biri olarak kabul görmek şimdiye kadar bana ne kattı? benim burdaki karım ne oldu? vaz geçiyorum dinlenen, sevilen, uyumluluğuyla göz kamaştıran, fikirleriyle ufuk açan, dertlere çare olacak laflar eden, çocuklarla ilgilenip, yaşlılarla sohbet edebilen, yaşıtları arasında aranan kişi gibi kabul gören sıfat tamlamaları olmaktan. sizlerin yüzünden asıl beni unuttum be. belki ben kötü bir insan olmaktan zevk alıyorum, belki hödük olup düşünmeden konuşabilen insan bana göre en yücesi, belki doktorun masasına gidip kibarca durumu anlatmaktan çok kabaca: söyle ulan demeyi istiyorum. neden herkes herkesi pişirme sevdası içinde anlayamıyorum dostlarım. neden herkesi herkesle aynı potada eritme derdindeler bunu da anlamıyorum. kadın erkek ilişkilerine şimdilik girmiyorum ama bu konu da başlı başına bir dert unsuru.
sigmund freud psikoanalitik kuramları çıkarmış dizmiş önümüze. peki ya sonra demezler mi adama? yahu yaşamaktan çok hep 'olmaya' çalışıyoruz. bi olmak durumu var ama kimse ne olduğunu tam olarak bilmiyor, bilse de kendini kandırma yöntemlerinden başka bir şey değil hiç birisi.
bir de şizotipal kişilik bozukluğudiye bir şey atmışlar ortaya neymiş efendim kişinin duygu, düşünce ve davranışlarının birbirinden bağımsız olarak savrulurmuş. lan biriniz de dahi bu hastalıktan yoksa kendimi diri diri yakarım be. ne hastalığı, hastalıktan ziyade çeşitliliktir bu şizotipal kişiler. insandırlar lan. öğretilenleri, bildiklerini, araştırdığını düşüncelerini davranışlarına katabilen ya da katamayan diye hastalık mı olur alaşkına. kimisi bilir uygulayamaz (çoğumuz gibi) kimisi yapar durduramaz ahaha biraz komik oldu ama öyle.
borderlinehastalığı ise tüm haftanın günlerinde farklı karaktere bürünmekten başka bir şey değil. yaşam bir tiyatroysa borderline hastaları en iyi oyunculardır derim.
narsistkişilik bozukluğu var mesela: mesela ben de biraz narsistim, kendimin çok önemli biri olduğum düşüncesini çoğu zaman korurum. kronikmiş bu hastalık üstelik tedavisi yok denilebilir yani. beğenilmekten zevk duyarlarmış. doğru söze kim yalan der ki. peki kim beğenilmemek ister? onaylanmaktan zevk almaz? hem bu kişilik bozukluğunda olan insanlar pek de mutsuz değillermiş. ben de diyorum ulan nedir bu sebepsiz mutluluğumun sebebi. meğer hastalıktan ileri geliyormuş.
obsesif kompulsif de var ben de: yapılan işin geneline,sonucuna, amacına bakmaktan çok aralardaki ayrıntılara bakmaktan kafamı kaldıramam. (her hastalığa adımı yazmaktan da büyük zevk aldım bu arada)
mesela kişilik çizgileri ve nitelikleri egosintorikolan insanlar var aramızda. kim mi tabi ki ilk örnek olarak kendimi göstereceğim. ne demek bu açıklayayım da tam olsun: kişinin normal dışı davranışları kendisini rahatsız etmez, tersine haz verir. var mı aksini savunan aranızda. zaten rahatsızlık duyan ister istemez değişir arkadaşım. daha fazla uzatıp da hepimizin birilerine göre hasta olduğunun delillerini daha fazla dökmek istemiyorum. şimdilik bu kadar hastalık size yeter. hadi bakalım koşun oynayın doktorlarınızla.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar