bugün
- yakıştırdığım çiftler serisi 149
- silvermist sözlükten gitmesin kampanyası6
- whatsapp telegram discord grupları sözlüğü bitirdi16
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı20
- sözlük çiftleştirme servisi11
- ya bi siktirin gidin15
- nick vermeden bir yazara seslen13
- ulu sözlük telegram grubu12
- sözlükte sevgili yazar eksikliği9
- sözlük yazarlarının eski sevgiliyi unutma süresi11
- erkeklerin sohbet muhabbet edememesi5
- şapka takar mısınız13
- hangi yazarla çift olursunuz6
- arkadaşlar ben de hesabımı siliyorum11
- fon skandalı önergesini akp ve mhp'nin reddetmesi3
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- 2026 lisans kpss sonuçları8
- istanbul12
- hesabı siliyorum sözlük bir şey diyor musun19
- bakalım erkeğim beni kıskanacak mı ergensiliği3
- sümüklü böcek çiftleşmesi6
- sözlükte bile yalnız olmak2
- sarapci koala hatayi12
- karton toblayan cocuga arkadan sımsıkı sarılmak5
- amerikan demokrasisi3
- bir erkeğe ilk adım nasıl atılır18
- sezen taş7
- uludağ sözlük sertleşme veritabanı4
- sinek as5
- 2200 yılında nasıl görünürdüm3
- bahamalar2
- izmirin bok bulutlarının dağılması2
- al şu 1 milyonu usd'yi bankaya yatır diyen patron2
- sözlükte eleştiri kaldıramayan küçük krallık19
- ne sağcıyım sen solcu kartoncuyum kartoncu3
- rüzgarlı havaları seven tip4
- bakıp bakıp adım atmayan erkek17
- diğer sözlük4
- roman karakteri olsaydınız hangisi olurdunuz16
- arkadaşlar sizce neyimi düşüreyim14
- kartoncunun halil güneşli olması3
- aslan burcu erkeği aslan burcu kadını ilişkisi9
- ucan tekme atan hipopotam43
- yemek yedikten sonra kusmak9
- bir kadına hatunum demek3
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı7
- nervionun beni engellemesi10
- 8 ekim 2026 afyon vali yardımcısının vurulması2
- bipolar bozukluk3
- cemal paşa'nın bölücü torunu2
hocam,
bir süre yazmayacaktım aslında sana, ama bugün yeniden yazma ihtiyacı hissettim. eleştirmenlerden çok çekmiştin sen değil mi zamanında. evet çekmiştin. zaten klasik entel prototipine uymuyorsun diye sevmezlerdi seni. gidip ilk romanınla büyük ödülü kapınca sen, hepsi rahatsız olmuştu, beyin akışı tarafını kitabının, avrupa'daki diğer noktalama işareti kullanmayan yazarlardan çaldığını iddia etmişlerdi. zaten onlar genelde buna bakarlardı, içeriğe değil, formata. bu yüzden zaten çoğu silinip gitti, ama sen kaldın. salt eleştirmenler kimlerdi ki, kendileri bir şey üretmeyenler değil mi, iyi eleştirmenler ise, üretim sürecini yaşamış, kendileri de birşeyler üretenler. ama sen yine tebessüm etmişsindir o eleştirmenlere, muhtemelen şöyle düşünmüşsündür, "demek ki artık ben de meyva vermeye başladım".
yıllar önce müzik yaparken şöyle bir sorun yaşardık oğuz abi, bir şarkı yapardık, eleştiri duymak isterdik, fakat eleştiriler genelde şu şekilde gelirdi; "şurası şu gruba benzemiş", "burası bu gruba benzemiş", "gitar tonları şuradan arak", "bateri tonları isveçli şu şu gruba benziyor". eleştiri bu muydu peki abi, bir eseri başka bir esere benzetmek. bence değildi. gerçi bende yapıyordum arada, ama düzelmeliyim biliyorum. hem biliyorsun, biz hiç bir zaman sanatçıyız, özgünüz diye çıkmadık ki ortaya. zaten eleştirilerini ciddiye aldığımız nadir kişiler de, genelde bu tip benzetmelerden kaçınıp, tüm dünyadan bağımsız salt şarkıyı görüp eleştirenlerdi.
sana bu mektupları sözlük denen bir ortamda yazıyorum abi, sözlük yazarıyım. o ne demek dersen abi, ne olduğuu bilmediğimi söyleyeceğim, ama ne demek olmadığını biliyorum, sözlük yazarı demek herhangi bir sanatsal iddiaya sahip olmak değil. burada yazmaktan keyif alıyoruz, yaşanmışlıklarımızı, bilgilerimizi paylaşmak hoşumuza gidiyor. okunmak tepki almak ise en büyük keyif.
formatların üslupların tekellendiği güzel ülkemde, yine de bir şeyler paylaşmak hoşuma gidiyor abi.
devam edeceğim.
eksper-i mental
edit 1 : güzel ülkem dedim, nuri bilge ceylan'dan çaldım bu lafı.
edit 2 : nuri bilge'de fransız yeni sinemasından çalmıştı, iklimler'deki fındık düşüp sevişmenin başladığı sahneyi.
edit 3 : greenaway, godard'dan, godard, truffaut'dan.. besson kimden peki?
edit 4 : su noldu, inek içti, inek noldu, dağa kaçtı, dağ noldu, yandı bitti kül oldu.
edit 5 : abi ben de yapıyorum bazen, bu tip eleştirileri, ama söz yapmayacağım bir daha.
bir süre yazmayacaktım aslında sana, ama bugün yeniden yazma ihtiyacı hissettim. eleştirmenlerden çok çekmiştin sen değil mi zamanında. evet çekmiştin. zaten klasik entel prototipine uymuyorsun diye sevmezlerdi seni. gidip ilk romanınla büyük ödülü kapınca sen, hepsi rahatsız olmuştu, beyin akışı tarafını kitabının, avrupa'daki diğer noktalama işareti kullanmayan yazarlardan çaldığını iddia etmişlerdi. zaten onlar genelde buna bakarlardı, içeriğe değil, formata. bu yüzden zaten çoğu silinip gitti, ama sen kaldın. salt eleştirmenler kimlerdi ki, kendileri bir şey üretmeyenler değil mi, iyi eleştirmenler ise, üretim sürecini yaşamış, kendileri de birşeyler üretenler. ama sen yine tebessüm etmişsindir o eleştirmenlere, muhtemelen şöyle düşünmüşsündür, "demek ki artık ben de meyva vermeye başladım".
yıllar önce müzik yaparken şöyle bir sorun yaşardık oğuz abi, bir şarkı yapardık, eleştiri duymak isterdik, fakat eleştiriler genelde şu şekilde gelirdi; "şurası şu gruba benzemiş", "burası bu gruba benzemiş", "gitar tonları şuradan arak", "bateri tonları isveçli şu şu gruba benziyor". eleştiri bu muydu peki abi, bir eseri başka bir esere benzetmek. bence değildi. gerçi bende yapıyordum arada, ama düzelmeliyim biliyorum. hem biliyorsun, biz hiç bir zaman sanatçıyız, özgünüz diye çıkmadık ki ortaya. zaten eleştirilerini ciddiye aldığımız nadir kişiler de, genelde bu tip benzetmelerden kaçınıp, tüm dünyadan bağımsız salt şarkıyı görüp eleştirenlerdi.
sana bu mektupları sözlük denen bir ortamda yazıyorum abi, sözlük yazarıyım. o ne demek dersen abi, ne olduğuu bilmediğimi söyleyeceğim, ama ne demek olmadığını biliyorum, sözlük yazarı demek herhangi bir sanatsal iddiaya sahip olmak değil. burada yazmaktan keyif alıyoruz, yaşanmışlıklarımızı, bilgilerimizi paylaşmak hoşumuza gidiyor. okunmak tepki almak ise en büyük keyif.
formatların üslupların tekellendiği güzel ülkemde, yine de bir şeyler paylaşmak hoşuma gidiyor abi.
devam edeceğim.
eksper-i mental
edit 1 : güzel ülkem dedim, nuri bilge ceylan'dan çaldım bu lafı.
edit 2 : nuri bilge'de fransız yeni sinemasından çalmıştı, iklimler'deki fındık düşüp sevişmenin başladığı sahneyi.
edit 3 : greenaway, godard'dan, godard, truffaut'dan.. besson kimden peki?
edit 4 : su noldu, inek içti, inek noldu, dağa kaçtı, dağ noldu, yandı bitti kül oldu.
edit 5 : abi ben de yapıyorum bazen, bu tip eleştirileri, ama söz yapmayacağım bir daha.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar