bugün
- 19 temmuz 2026 dünya kupası finali14
- kemal kılıçdaroğlu7
- vozol4
- christopher nolan5
- sözlük yazarlarının tatlıları2
- bilgisayardan anlıyorum hareketleri7
- haluk levent vs serdar ortaç6
- marc cucurella3
- bir kızın poposunu tokatlayarak cezalandırmak5
- şehir kurma oyunları2
- sapık7
- ispanya6
- fps oyunları2
- siyonistlerin arjantin'i desteklemesi4
- benjamin netanyahu3
- merak etmemenin huzuru5
- uludağ sözlük diriltme operasyonu5
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları37
- genellemeyi şahsi almak enayiliği3
- şaka maka muhalif platform kalmaması2
- aylık 465 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- günün iddaa kuponu4
- mandy muse'nin poposu3
- bekar bir erkek olmak2
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı19
- bakkala sigara almaya yollanacak yazarlar4
- futbol izleyen erkek2
- gocu nerede8
- açık büfe olduğu halde tabağı doldurmamak9
- iş wp yazışmasında kalp atan insan2
- seksen tane entry giren sözlük yazarı3
- sözelci5
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı11
- atlantis3
- ben dersimli kemal im2
- bugün sağlığın için ne yaptın13
- cevap niteliğinde entry giren yazarlar2
- duşta akla gelen şeyi çıkınca umutmak2
- helin elveren3
- allah varsa beni milli yapsın6
- arjantin7
- iş beğenmiyolarsa neden fazla kurye var3
- kendinle alakalı ilginç bir bilgi ver2
- siyah carlsberg3
- memduh başgan2
- oğuzhan uğur8
- bir kadının en güzel bölgesi13
- tadıldığına pişman eden şeyler7
- carlsberg2
- karaburun4
Tasavvuf; kemale ermek için ruhu, ibadet, zikir ve fikir gibi şeylerle terbiye ettirip nefsi kalb hastalıklarından tezkiye etme yolunu gösteren ilimdir. Konusu, zikir, fikir, ahlak, riya, muhabbet, buğz, tevazu ve kibir, hırs, mürakabe, mücahede ve tevekkül gibi şeylerdir. Yukarda yapılan açıklamadan anlaşıldığına göre şeriat dört dallı bir ağaç gibidir.
Şeriaata –islama- inanan herkesin mutlaka onun muhtevası olan bu dört dala da inanması gerekir. Çünkü ilm-i kelama ait olan Allah ve sıfatlarına ve fıkha ait olan namaz ve oruca iman etmek gerektiği gibi tasavvufa ait olan zikir, fikir ve ihlas gibi şeylere iman etmek de gerektir. Demek kelam ve fıkhı ilahi olduğu kadar tasavvuf da ilahidir. Zira Kur'an-ı Kerim kelam ve fıkıh meselelerinden söz ettiği gibi zikir, fikir ve ihlas gibi tasavvuf meselelerinden de söz etmiştir. Tasavvufu Hz. Ebubekir veya Hz. Ali'ye isnad etmek doğru değildir. Ayrıca "Herkesin mutlaka bir şeyhe intisab etmesi gerekir” diye bir şart yoktur. Böyle olsaydı mutlaka Kur'an veya sünnet bunu kesin olarak açıklayacak ve islam'ın farzlarından biri kabul edecekti. Mesela kelam ve fıkhı için bir kelamcıya veya bir fakihe intisab etmek icab eder mi? Etmez. Etmediğine göre tasavvuf için de bir mutasavvıfa intisab etmek de icab etmez. Ve bunun için delil yoktur. islam'ın kaynakları meydandadır. Ancak herkes için bilinmesi gereken kelam ve fıkhı meseleleri öğrenmek zorunlu olduğu kadar tasavvufi meseleleri öğrenmek de zorunludur. Yani kelamdan Allah'ı ve sıfatlarını bilip O'na iman etmek, fıkhıtan namaz, zekat, oruç ve hacc gibi meseleleri öğrenmek ve uygulamak vacib olduğu kadar zikri, fikri, ihlası, muhabbeti, öğrenmek ve onu uygulamak, riyakarlığı ve müslümanlara karşı buğzun haram olduğu bilmek ve ondan uzaklaşmak da vacibtir. Ancak bir kimse kelamcı veya fakih olmak isterse bir kelamcıdan veya fakihten mutlaka ders almak ve derse devam etmek mecburiyetindedir. Yoksa ne kelamcı ne fakih olur. Kezalık bir kimse mutasavvıf olmak istiyorsa mutlaka bir tasavvuf mürşidine devam etmesi lazımdır.
kaynak:sorularlaislamiyet.com
Şeriaata –islama- inanan herkesin mutlaka onun muhtevası olan bu dört dala da inanması gerekir. Çünkü ilm-i kelama ait olan Allah ve sıfatlarına ve fıkha ait olan namaz ve oruca iman etmek gerektiği gibi tasavvufa ait olan zikir, fikir ve ihlas gibi şeylere iman etmek de gerektir. Demek kelam ve fıkhı ilahi olduğu kadar tasavvuf da ilahidir. Zira Kur'an-ı Kerim kelam ve fıkıh meselelerinden söz ettiği gibi zikir, fikir ve ihlas gibi tasavvuf meselelerinden de söz etmiştir. Tasavvufu Hz. Ebubekir veya Hz. Ali'ye isnad etmek doğru değildir. Ayrıca "Herkesin mutlaka bir şeyhe intisab etmesi gerekir” diye bir şart yoktur. Böyle olsaydı mutlaka Kur'an veya sünnet bunu kesin olarak açıklayacak ve islam'ın farzlarından biri kabul edecekti. Mesela kelam ve fıkhı için bir kelamcıya veya bir fakihe intisab etmek icab eder mi? Etmez. Etmediğine göre tasavvuf için de bir mutasavvıfa intisab etmek de icab etmez. Ve bunun için delil yoktur. islam'ın kaynakları meydandadır. Ancak herkes için bilinmesi gereken kelam ve fıkhı meseleleri öğrenmek zorunlu olduğu kadar tasavvufi meseleleri öğrenmek de zorunludur. Yani kelamdan Allah'ı ve sıfatlarını bilip O'na iman etmek, fıkhıtan namaz, zekat, oruç ve hacc gibi meseleleri öğrenmek ve uygulamak vacib olduğu kadar zikri, fikri, ihlası, muhabbeti, öğrenmek ve onu uygulamak, riyakarlığı ve müslümanlara karşı buğzun haram olduğu bilmek ve ondan uzaklaşmak da vacibtir. Ancak bir kimse kelamcı veya fakih olmak isterse bir kelamcıdan veya fakihten mutlaka ders almak ve derse devam etmek mecburiyetindedir. Yoksa ne kelamcı ne fakih olur. Kezalık bir kimse mutasavvıf olmak istiyorsa mutlaka bir tasavvuf mürşidine devam etmesi lazımdır.
kaynak:sorularlaislamiyet.com
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar