bugün
- çeyrek depo kalır kalmaz akaryakıt alan tip5
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı53
- hesabını gizleyen erkek yazar14
- ak parti tabanının fon soygunu eleştirisi4
- sabah erken kalkmanın erdem sayılması3
- iş yok bahanesiyle bütün gün evde yatmak5
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- la loba2
- neden uyandınız3
- gaye su akyol5
- twitter da türklerle çinliler arasındaki kavga3
- akplisin yani27
- duanın bir şeye yaramaması28
- kimsenin memleket takımı tutmaması13
- öldüreni öldürmek2
- kendimize yaptığımız kötülük2
- günün sözü6
- ısparta da gece hayatı14
- eski sevgilinin bıraktığı iz8
- üzüntüsünü kimseye anlatmayan insan8
- fon vurgunu52
- çocukken alındığına en çok sevinilmiş şey2
- erkeklerin evde sıcak yemek olsun takıntısı2
- x de çinliler ve türklerin kavgası11
- sevgili olmanın çok saçma bir şey olması6
- introsu atlanılmayan diziler6
- kürtaj hak mıdır sorunsalı11
- kolye140
- benim bileğim yamuk mu10
- hiçbir şey yapmak istemediğinizde ne yapıyorsunuz7
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı15
- reddedilince öldürmek7
- ajdar grup kursa muhtemel diğer üyeler6
- berke özer7
- sözlük erkeklerinin göğüs kasları12
- ya aşkım senin neden bicepslerin yok diyen kız9
- fatma betül sayan kaya22
- gönlü zengin kalbi güzel erkek12
- vücut geliştirme ve eşcinsellik8
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması2
- lezbiyen arkadaşınızı kız arkadaşınızla tanıştırma5
- bir oturuşta yarım ekmek tost yiyen erkek10
- 21yy cehaletin yüzyılı olacak2
- modacı erkeklerin top olması7
- anın görüntüsü23
- sözlükteki fenerbahçeliler6
- işçileri köle gibi çalıştıran türk patronlar7
- 1 kızın peşinden 10000 erkeğin koşması4
- götü güzel cüzdanı zengin sözlük erkekleri9
- terlikle döven anne13
'Bir toplumun DNA'sı nasıl bozulur?' diye merak ediyorsanız, Türkiye'nin son 5 yılının incelemeniz yeterli olur. Toplum mühendisliğinin birinci kuralı, halkın değerlerine saldırmak, değiştirmek veya tamamen silmektir.
Dikkat ediyor musunuz? Son dönemde Türkiye'de 'Ben Türk'üm' ya da 'Türk ırkı' veya
son beş senede ne hale geldiğimizi kanıtlayan bir yazı.
'Türk'ün özü' gibi kavramları kullanan kalmadı. Günümüzün popüler kelimeleri arasında artık 'Türk' yoktur, 'Türkiye' yoktur, 'Atatürk' yoktur. Bunun yerine Kürt, islamcı, liberal, dönek, yalaka, AB, Brüksel, Tayyip, Türkiyelilik, Ermeni, Rum gibi isimler ve kelimeler daha geçer akçe. Hele sıkıyorsa, 'Ben Türk'üm. Benim ırkım yüce bir ırktır. Önce Türk sonra Müslümanım' de bakalım n'olacak.
Bay Bülent Arınç Meclis Başkanıyken laikliğin yeniden tanımlansını istiyordu. Mevcut DNA'ların yerine istenen DNA'ların yerleştirilmesi işte böyle başlar. Sonunda 'Ulan 70 yıldır biz laikliği yanlış biliyormuşuz be' diye diye kafayı yersin.
Biri çıkar, 'Ama bu da benim Atatürk'üm' diyerek bir belgesel çeker. O güne kadar çelik iradeli, yüksek karakterli, düşmanına bile şevkat gösteren, onurunu, kendi onuru kabul eden bir adam olarak bildiğin Atatürk için belgeseli izledikten sonra, 'Vaybee gördün mü lan bizim Mustafa'yı? Ne alavere ne dalavere çevirmiş meğerse? Az yere bakan, yürek yakan adam değilmiş ha. Yalnız kalınca ağlayıp, zırlıyormuş. Gitti lan bütün karizma' demeye başlarsın.
Babaannesini Yunan'ın tecavüzünden kurtardığı yeni yetme kız, 'Ben Atatürk'ü değil, Humeyni'yi seviyorum' der. Gıkını çıkaramazsın. Aklına filmdeki Atatürk gelir. Onun bunun peşinden koşan, parasını kadınlara yediren...
AB'nin maydanozları ağızlarını açar, 'Atatürk resimlerini devlet dairelerinden kaldırın. Yoksa sizi AB'ye almayız' der, başını sallarsın. 'Sanane ulan onun bunun çocuğu. Atatürk senin validenin elini mi öptü?' diye soramazsın. Allah muhafaza 'faşist' derler. 'Darbeci' derler. Ya da utanmaz manyağın teki, 'Ergenekoncu,' der, uğraşırsın.
Bu değerleri birden bire yıkarsan, halk ayaklanır ve bütün planlar suya düşer. Onun yerine sessiz ve derinden gideceksin. Yavaş yavaş, sindire sindire... Sabırlı olacaksın. Öncelikle her dediğine 'Evet' diyen bir hükümet bulacaksın. Atatürkle geçmişten kalan kuyruk acısı olan bir cemaatin müritlerini de devletin içine taşeron tetikçi olarak yerleştirdin mi, işlem tamamdır. Yalnız küçük bir pürüz var. Türkiye'de bu gücü engelleyecek ya da sorun çıkarabilecek tek bir kurum var. O da asker. Peki asker, ayak altından nasıl çekilir? Rezil rüsva edilerek. Milletin askerlik kurumuna olan saygısı iki paralık edilerek. Toprağın altından silah fışkırmaya başladığında, paşalar birbirine düştüğünde, bir kısım para göz ihaleci paşalar da zokayı yuttuğunda tamamdır. Halka, 'Ulan asker de bunu yapar mı?' sorusunu sordurtmayı başardığın an olay bitmiştir. Artık asit kuyularından eşek kemiği de çıksa, derdini anlatamazsın. 'işbirlikçi hükümet, tetikçi cemaat.' Ben dış mihrak olsam daha ne isterim?
Dikkat ediyor musunuz? Son dönemde Türkiye'de 'Ben Türk'üm' ya da 'Türk ırkı' veya
son beş senede ne hale geldiğimizi kanıtlayan bir yazı.
'Türk'ün özü' gibi kavramları kullanan kalmadı. Günümüzün popüler kelimeleri arasında artık 'Türk' yoktur, 'Türkiye' yoktur, 'Atatürk' yoktur. Bunun yerine Kürt, islamcı, liberal, dönek, yalaka, AB, Brüksel, Tayyip, Türkiyelilik, Ermeni, Rum gibi isimler ve kelimeler daha geçer akçe. Hele sıkıyorsa, 'Ben Türk'üm. Benim ırkım yüce bir ırktır. Önce Türk sonra Müslümanım' de bakalım n'olacak.
Bay Bülent Arınç Meclis Başkanıyken laikliğin yeniden tanımlansını istiyordu. Mevcut DNA'ların yerine istenen DNA'ların yerleştirilmesi işte böyle başlar. Sonunda 'Ulan 70 yıldır biz laikliği yanlış biliyormuşuz be' diye diye kafayı yersin.
Biri çıkar, 'Ama bu da benim Atatürk'üm' diyerek bir belgesel çeker. O güne kadar çelik iradeli, yüksek karakterli, düşmanına bile şevkat gösteren, onurunu, kendi onuru kabul eden bir adam olarak bildiğin Atatürk için belgeseli izledikten sonra, 'Vaybee gördün mü lan bizim Mustafa'yı? Ne alavere ne dalavere çevirmiş meğerse? Az yere bakan, yürek yakan adam değilmiş ha. Yalnız kalınca ağlayıp, zırlıyormuş. Gitti lan bütün karizma' demeye başlarsın.
Babaannesini Yunan'ın tecavüzünden kurtardığı yeni yetme kız, 'Ben Atatürk'ü değil, Humeyni'yi seviyorum' der. Gıkını çıkaramazsın. Aklına filmdeki Atatürk gelir. Onun bunun peşinden koşan, parasını kadınlara yediren...
AB'nin maydanozları ağızlarını açar, 'Atatürk resimlerini devlet dairelerinden kaldırın. Yoksa sizi AB'ye almayız' der, başını sallarsın. 'Sanane ulan onun bunun çocuğu. Atatürk senin validenin elini mi öptü?' diye soramazsın. Allah muhafaza 'faşist' derler. 'Darbeci' derler. Ya da utanmaz manyağın teki, 'Ergenekoncu,' der, uğraşırsın.
Bu değerleri birden bire yıkarsan, halk ayaklanır ve bütün planlar suya düşer. Onun yerine sessiz ve derinden gideceksin. Yavaş yavaş, sindire sindire... Sabırlı olacaksın. Öncelikle her dediğine 'Evet' diyen bir hükümet bulacaksın. Atatürkle geçmişten kalan kuyruk acısı olan bir cemaatin müritlerini de devletin içine taşeron tetikçi olarak yerleştirdin mi, işlem tamamdır. Yalnız küçük bir pürüz var. Türkiye'de bu gücü engelleyecek ya da sorun çıkarabilecek tek bir kurum var. O da asker. Peki asker, ayak altından nasıl çekilir? Rezil rüsva edilerek. Milletin askerlik kurumuna olan saygısı iki paralık edilerek. Toprağın altından silah fışkırmaya başladığında, paşalar birbirine düştüğünde, bir kısım para göz ihaleci paşalar da zokayı yuttuğunda tamamdır. Halka, 'Ulan asker de bunu yapar mı?' sorusunu sordurtmayı başardığın an olay bitmiştir. Artık asit kuyularından eşek kemiği de çıksa, derdini anlatamazsın. 'işbirlikçi hükümet, tetikçi cemaat.' Ben dış mihrak olsam daha ne isterim?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar