bugün
- türküm doğruyum çalışkanım11
- ben bir yahudiyim4
- türk esnafı7
- keşke nickim şu yazarınki olsaydı denen nickler4
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası16
- fon vurgunu30
- karın seni çok üzüyor diyen sekreter4
- aykolik efendi6
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi5
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı6
- iltica27
- kadınların yedekte erkek tutması7
- kolye142
- sabahın 3 ünde gecelikle sarma getiren komşu kızı3
- sabah elinde bavulla kapıya dayanan bugs bunny2
- andımız3
- emret komutanım ferit in silahını kaybettiği bölüm2
- uzaylı gelinler evlenirken duvar takıyor mu2
- güne bir şiir dizesi bırak2
- cam açık ve çıplak uyumak7
- sabahın 4 ünde ayakta olan 420 yazar2
- ofis pornosu13
- saraca096
- çoktan hareket etmiş trene el sallamak2
- uzaylılar selam verir mi4
- ısparta da kanyonda mahsur kalan ihh gönüllüleri5
- öyle koşup varmak ki sen sonra gelmek2
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak11
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek8
- düşün ki o bunu okuyor3
- koro halinde ulumak2
- ilişkiye ara vermek10
- 5 bin kişinin katıldığı konserde ölüm3
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- saraca09'a yapılan haksızlık3
- hoşlanılan kişinin sizden hoşlanmaması9
- marka giyinmek9
- asansörde konuşmama kuralı9
- tertemiz delirmek2
- üç rus kız ve bir türk erkek bu saatte neyapabilir9
- uzaylılar kovalasın seni3
- emret komutanım sinyor seyfi2
- komşuya hola lopez como estas demek2
- aleyna kalaycıoğlu2
- vizyonsuzları bakan yapmak2
- moovit2
- uzaylılar da tarım yapıyorlar mı2
- ölümün çözüm olduğunu düşünmek4
- sabah sabah 1 lt süt içip soğuk taşa oturmak2
- bu saatte yemek yemek7
her ne kadar rahatlatıcı ve melankolik bir şarkı gibi görünse de aslen gayet tırsınç bir hikayeye sahiptir.
and i am trapp'd -
a distance there is...
dizeleriyle hatunumuz resmen öldüğünü belirtmektedir(direk mort)
i will not drink thy vintage wine, my dear;
thou hast heed'd that i am of innocence, yet thou let'st thy lass into peril
dizelerinde, hatun bir şekilde ölümden sonra elemanın evine geldiğini, lakin ona kırgın olduğunu söylemektedir. zira ikinci satırdan anladığımız, eleman hatun'un masum olduğunu bildiği halde, -bir şekilde, muhtemelen halka açık bir biçimde infaz edilmiştir kızımız- kızı kurtarmamış, ölümüne göz yummuştur.
thou let'st me be parched;
my heart is of frailty, my pale skin is hued damask.
dizelerinden kızın resmen yandığını, yakılarak öldürüldüğünü anlayabiliriz. veya en azından bir şekilde dumandan zehirlenmiştir diyebiliriz, zira parch kelimesi havasızlık/susuzluk/sıcaklıktan zarar görmek anlamındadır. "...hued damask" kısmı kızın teninin "damask", yani kızılımsı-karamsı bir renk aldığını belirtmektedir. bu ise yanarak veya duman zehirlenmesiyle ölümlerde gerçekleşebilir.
i leave with my bodkin and my tears in my hands;
kısmındansa anlayabileceğimiz, hatun, elinde bir bıçakla(!) geri dönmüştür. elemanı doğrayacaktır yani. bir nevi lanetlidir elemanımız. hatun intikam için geri dönmüştür yani!
amma velakin, ölümden sonra bile seviyordur elemanı, yapamamıştır. o banshee formatında bile ağlamaktadır.***
lo! - the shadows, the sky - descending;
so by a dint of smite i gait ere i run and melt together with dusk.
burada anladığımız, hatunumuz güneşin doğmak üzere olduğunu anlamıştır ve eriyecektir, bunun da farkındadır.
after all these years thou left'st me down in the emotional depths -
the sombre soaked velvet-drape is hung upon me,
turning my feelings away from our so ignorant world:
all the beatiful moments shared, deliberatlely push'd aside -
hatun burada "eeh artık olan olmuş, sen yaptığın hipnelikle kal, umrumda değil, yalnız geçmiş o güzel anıları yıktın, beni ölüyken bile üzdün" demektedir.
eveet... şekspiryen bir forensik incelemenin daha sonuna geldik. esen kalın.
edit: şimdi baktım da direk literal bir anlamının haricinde hatun bir iftiraya maruz kalıyor olabilir, mecazen "ben yandım, adımı hırınzbıya çıkardılar ama masum olduğumu biliodun" diyip, dellenip elinde bıçakla herifin kapısında belirmiş olabilir. "gün doğduğunda ölmek" durumu da gün doğduğunda hatunun görünür olup milletin bunu "hırınzbıı" diye linç etme ihtimali de olabilir. veya bunun kapısında görünmesinin herifin adını kötüye çıkarabilitesi olması da olabilir. bilemeyeceğim.
and i am trapp'd -
a distance there is...
dizeleriyle hatunumuz resmen öldüğünü belirtmektedir(direk mort)
i will not drink thy vintage wine, my dear;
thou hast heed'd that i am of innocence, yet thou let'st thy lass into peril
dizelerinde, hatun bir şekilde ölümden sonra elemanın evine geldiğini, lakin ona kırgın olduğunu söylemektedir. zira ikinci satırdan anladığımız, eleman hatun'un masum olduğunu bildiği halde, -bir şekilde, muhtemelen halka açık bir biçimde infaz edilmiştir kızımız- kızı kurtarmamış, ölümüne göz yummuştur.
thou let'st me be parched;
my heart is of frailty, my pale skin is hued damask.
dizelerinden kızın resmen yandığını, yakılarak öldürüldüğünü anlayabiliriz. veya en azından bir şekilde dumandan zehirlenmiştir diyebiliriz, zira parch kelimesi havasızlık/susuzluk/sıcaklıktan zarar görmek anlamındadır. "...hued damask" kısmı kızın teninin "damask", yani kızılımsı-karamsı bir renk aldığını belirtmektedir. bu ise yanarak veya duman zehirlenmesiyle ölümlerde gerçekleşebilir.
i leave with my bodkin and my tears in my hands;
kısmındansa anlayabileceğimiz, hatun, elinde bir bıçakla(!) geri dönmüştür. elemanı doğrayacaktır yani. bir nevi lanetlidir elemanımız. hatun intikam için geri dönmüştür yani!
amma velakin, ölümden sonra bile seviyordur elemanı, yapamamıştır. o banshee formatında bile ağlamaktadır.***
lo! - the shadows, the sky - descending;
so by a dint of smite i gait ere i run and melt together with dusk.
burada anladığımız, hatunumuz güneşin doğmak üzere olduğunu anlamıştır ve eriyecektir, bunun da farkındadır.
after all these years thou left'st me down in the emotional depths -
the sombre soaked velvet-drape is hung upon me,
turning my feelings away from our so ignorant world:
all the beatiful moments shared, deliberatlely push'd aside -
hatun burada "eeh artık olan olmuş, sen yaptığın hipnelikle kal, umrumda değil, yalnız geçmiş o güzel anıları yıktın, beni ölüyken bile üzdün" demektedir.
eveet... şekspiryen bir forensik incelemenin daha sonuna geldik. esen kalın.
edit: şimdi baktım da direk literal bir anlamının haricinde hatun bir iftiraya maruz kalıyor olabilir, mecazen "ben yandım, adımı hırınzbıya çıkardılar ama masum olduğumu biliodun" diyip, dellenip elinde bıçakla herifin kapısında belirmiş olabilir. "gün doğduğunda ölmek" durumu da gün doğduğunda hatunun görünür olup milletin bunu "hırınzbıı" diye linç etme ihtimali de olabilir. veya bunun kapısında görünmesinin herifin adını kötüye çıkarabilitesi olması da olabilir. bilemeyeceğim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar