bugün
- sözlükteki derin yapılanma4
- aylık 509 bin tl iyi para mıdır sorunsalı3
- korku filmi izlerken sarılacak birisinin olmaması4
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri7
- arkadaşlar bu ne kitabı yahu5
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık14
- kele şaplak atmanın hazzı ve dayanılmaz istek2
- hırvatistan12
- milliyetçi chp li2
- ispanya daki göçmen krizi7
- kadir mısıroğlu rum mu ermeni mi sorunsalı9
- yapay zekaya entry yazdırmak5
- rüyada nervio yu görmek5
- beni özleyenler elime mum diksin15
- kötülük2
- güzel cumartesiler3
- yeni gelin adayının çıldırtan talepleri6
- tatile sivasa gitmek4
- anın görüntüsü16
- gammazcı geldi gammazcııı hani'ya gammazcı2
- dolar 100 lira olsa olacaklar3
- stack overflow kopyala yapıştır4
- osmanlıcılar4
- muşlettin bey birader erecto biraderdir3
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor13
- o kaç gram3
- aylık 506 bin tl iyi para mıdır sorunsalı3
- italya'nın ispanya ile schengen'i askıya alması2
- mutlu kalmak için öneriler4
- sümer dili6
- forlove194
- ılımlı islam5
- sözlük yazarlarının çok kültürlü olması8
- yunanistan29
- pforzheim şu an 26 derece2
- para bok huzur yok2
- kadın bana aşık oldu resmen2
- ayak bileğine dövme yaptıran erkek4
- küçük çocukların sizi kahraman olarak görmesi3
- ben bi duş alayım2
- saç traşı olmuyorum hadi bakalım8
- şanssız bir insan olmak4
- kendine inanmak2
- hoşlanılan kızla kıvırcık ali dinlemek2
- napiyonuz be ya2
- en son aldığınız iltifat14
- yuzır ismet gurbuzi hazretleri4
- danimarka9
- isveç6
- türk ateisti7
"güzel günler göreceğiz çocuklar.
güneşli günler.
motorları maviliklere süreceğiz."
bir melek vardı rüyamda. sana uzanmıştı elleri. mutluluk akıyordu sana.
sen ellerini uzatmıştın meleğe.
ben uzatmıştım ellerimi meleğe...
sonra bir harami geldi, çaldı mutluluğumuzu.
baban ağlarken...
hiç babalar ağlar mı oğul?
sonra melek...
şimdi dönülmez akşamın ufkundaki şarkılardayım.
şimdi son sözlerin söylendiği kararlardayım.
ışıkları sönmüştür artık yarınların... yalanların...
çoktan hasat edilmiş masal tarlaları...
bir yok oluşa imzasını atmak gibi kahroluşlarım oldu benim.
ve kahrolası bir varoluşa dair paraflarım...
mayıstı. bu yüzden suçlandım.
mayıstı. bu yüzden suçsuzdum...
ah ne zordur insanın evini terk etmek zorunda kalması.
en keyiflli şarkılar bile ağlatır insanı. hiç babalar ağlar mı? senin baban ağladı oğlum. hem de yüreği yırtılarak, ciğeri parçalanarak...
(sen de hayatın sadece kağıt par(ç)alar(ın)dan ibaret olduğunu düşünme.) sevgi diye bir duygu var ama oğul, para diye bir duygu yok oğul. her şey insan için oğul. hatalar, yanlışlar hep benim olsun. sevgiler doğrular seninle olsun, güzellikler seni bulsun. unutma ölüm de insan için.
taş kalpler vardı benim sağ yanımda. sen hep sol yanımda ol emi oğlum. hep kalbimde.
kurbanıydım belki de bir senaryonun. bayramlar seninle olsun...
davalıyım hayattan. hayat seninle olsun...
küçücük yüreğin hayata kanat çırparken, ben sürgün.
güzel gözlerin gülümserken resimlerden, ben kahır.
hüzün çiçekleri, yalnızlık massalları... çiçekler susuz, masallar yalan...
ateşlerdeyim...
umudun tükendiği yerde bırakıldım. umuda bile hesap soramadım.
tükendim...
koştum ardından. yorulmadım. yorulmadım. yoğruldum.
nasır tutmuş bir yürekte vicdan aradım. utandım kendimden bile. utandı insanlığım.
tükenmişti gelecek zamanlı fiiller.bu yüzden affettim kendimi.
affet beni.
çıktı içimdeki cennet...
ben çıktım içimden, baktım kendime...
çıktım kendimden, baktım içime...anladım o zaman çoktan zehirlendiğimi...
hiç başarısız intiharım olmadı benim. kaç bin defa öldüm, mahşer yağdı bileklerimdeki mezarlara. kanadı kırık yürek...
kabuk bağlar mı bu yaralar?
karanlık yollar, acımasız patikalar...
bu nasıl ayrılıktır? hani her elvedanın bir tadı vardı. o buruk tadı. yürek burkulması...
şimdi büyük acılarla, büyük hüzünlerle aldatıyorum büyük aşkımı...
yirmi günlüktün. mayıstı. oğlumdun. canımdın.
yirmi günlük düşürdüm seni rahmimden. kaç yirmi gün geçti seni görmeyeli...
kırılmış bir kalemin ucunda, hani son nefes gibi, hani seni seviyorumların son çırpınışları gibi... sırtından bıçaklanmış gibi... hani ben gidiyorum gibi...
şimdi dönülmez akşamın ufkundaki şarkılardayım.
şimdi son sözlerin söylendiği kararlardayım.
ödülü yalnızlık bu zaferlerin. ödülü pişmanlık. sen en büyük silahı zaferlerin. sen en büyük hediyem. ben yenildim oğlum. bunun için affettim kendimi... affet beni...
bugün yirmi dört temmuz. en büyük hediyemdin aslında... ama en büyük hediyem oldun...
doğum günüm kutlu olsun... acılardan bir demet yaptım kendime. üfledim yüreğimdeki ateşe. kutladım kendimi...
yalnızdı temmuz yirmi dört. ağladık yalnızlığımıza...
sonra bir oğlum vardı benim...
yüzünü bile hatırlayamadığım...
(bkz: ogluma)
güneşli günler.
motorları maviliklere süreceğiz."
bir melek vardı rüyamda. sana uzanmıştı elleri. mutluluk akıyordu sana.
sen ellerini uzatmıştın meleğe.
ben uzatmıştım ellerimi meleğe...
sonra bir harami geldi, çaldı mutluluğumuzu.
baban ağlarken...
hiç babalar ağlar mı oğul?
sonra melek...
şimdi dönülmez akşamın ufkundaki şarkılardayım.
şimdi son sözlerin söylendiği kararlardayım.
ışıkları sönmüştür artık yarınların... yalanların...
çoktan hasat edilmiş masal tarlaları...
bir yok oluşa imzasını atmak gibi kahroluşlarım oldu benim.
ve kahrolası bir varoluşa dair paraflarım...
mayıstı. bu yüzden suçlandım.
mayıstı. bu yüzden suçsuzdum...
ah ne zordur insanın evini terk etmek zorunda kalması.
en keyiflli şarkılar bile ağlatır insanı. hiç babalar ağlar mı? senin baban ağladı oğlum. hem de yüreği yırtılarak, ciğeri parçalanarak...
(sen de hayatın sadece kağıt par(ç)alar(ın)dan ibaret olduğunu düşünme.) sevgi diye bir duygu var ama oğul, para diye bir duygu yok oğul. her şey insan için oğul. hatalar, yanlışlar hep benim olsun. sevgiler doğrular seninle olsun, güzellikler seni bulsun. unutma ölüm de insan için.
taş kalpler vardı benim sağ yanımda. sen hep sol yanımda ol emi oğlum. hep kalbimde.
kurbanıydım belki de bir senaryonun. bayramlar seninle olsun...
davalıyım hayattan. hayat seninle olsun...
küçücük yüreğin hayata kanat çırparken, ben sürgün.
güzel gözlerin gülümserken resimlerden, ben kahır.
hüzün çiçekleri, yalnızlık massalları... çiçekler susuz, masallar yalan...
ateşlerdeyim...
umudun tükendiği yerde bırakıldım. umuda bile hesap soramadım.
tükendim...
koştum ardından. yorulmadım. yorulmadım. yoğruldum.
nasır tutmuş bir yürekte vicdan aradım. utandım kendimden bile. utandı insanlığım.
tükenmişti gelecek zamanlı fiiller.bu yüzden affettim kendimi.
affet beni.
çıktı içimdeki cennet...
ben çıktım içimden, baktım kendime...
çıktım kendimden, baktım içime...anladım o zaman çoktan zehirlendiğimi...
hiç başarısız intiharım olmadı benim. kaç bin defa öldüm, mahşer yağdı bileklerimdeki mezarlara. kanadı kırık yürek...
kabuk bağlar mı bu yaralar?
karanlık yollar, acımasız patikalar...
bu nasıl ayrılıktır? hani her elvedanın bir tadı vardı. o buruk tadı. yürek burkulması...
şimdi büyük acılarla, büyük hüzünlerle aldatıyorum büyük aşkımı...
yirmi günlüktün. mayıstı. oğlumdun. canımdın.
yirmi günlük düşürdüm seni rahmimden. kaç yirmi gün geçti seni görmeyeli...
kırılmış bir kalemin ucunda, hani son nefes gibi, hani seni seviyorumların son çırpınışları gibi... sırtından bıçaklanmış gibi... hani ben gidiyorum gibi...
şimdi dönülmez akşamın ufkundaki şarkılardayım.
şimdi son sözlerin söylendiği kararlardayım.
ödülü yalnızlık bu zaferlerin. ödülü pişmanlık. sen en büyük silahı zaferlerin. sen en büyük hediyem. ben yenildim oğlum. bunun için affettim kendimi... affet beni...
bugün yirmi dört temmuz. en büyük hediyemdin aslında... ama en büyük hediyem oldun...
doğum günüm kutlu olsun... acılardan bir demet yaptım kendime. üfledim yüreğimdeki ateşe. kutladım kendimi...
yalnızdı temmuz yirmi dört. ağladık yalnızlığımıza...
sonra bir oğlum vardı benim...
yüzünü bile hatırlayamadığım...
(bkz: ogluma)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar