bugün
- tutuklanmamak için akp'ye katılmak7
- askeri ücretle evlenebilir mi12
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek11
- kızlar naber5
- yağmurcu neden akpli4
- smallville'deki konuk oyuncular6
- arıların biraz mallaşmış olması4
- erdal beşikçioğlu13
- taşaklardan birinin kayıp olması9
- aklınıza gelen şarkı sözü10
- isana3
- 03 ağustos 2026 abd iran müzakereleri4
- çay içen kız13
- en son gelen mesaj2
- komşuya kahveye gitmek2
- galatasaray10
- ateizm2
- iş hayatı4
- ali vefa10
- bacanak2
- yazıp yazıp silmek2
- sözlükler arası savaş çıksa11
- ütü13
- bir şeyler söyle5
- en tehlikeli insan tipleri3
- bennu gerede'nin boynunda taktığı vibratörlü kolye4
- anın fotoğrafı14
- 45 defa kürtaj oldum bebek öldürmeyi seviyorum3
- doruklara sevdalanmak2
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- uludağ sözlük çeteleri9
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri3
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- duyulan en ilginç isim5
- oralet içen erkek5
- en boktan on yıl7
- çaya şeker atan erkek5
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- dönmek istenilen yıl2
- yunanistan29
- red flag erkek listesi9
- menemen9
- hırvatistan14
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı9
- kalem4
- bik bik'in mutfağına konuk olmak29
- yediği restoranda kirlileri mutfağa götüren kişi2
corduk'la devam...
--spoiler--
yani, bilmesem şaka yapıyorsun sanacağım. * benim tez konum bu, ömrümü vereceğim konu da tam olarak bu. yani bakhtin'in türlerin melezleşmesi meselesini neden önemsemediği üzerinden konuya girip, şiirin de aslında diyalojik bir yapıya kavuşabileceğini, çünkü bir kültür nesnesinin dönüşmesinin önünde hiçbir engel bulunmadığını savunacağım. ve şaka gibi ama benim de çıkış noktam ikinci yeni, fakat edip cansever. *
alıntıyla da ilgili olarak, şöyle bir teorik açıklamaya gidelim...
bakhtin'in karşı çıkışı şiirin bir söyleme sahip olmaması yönünde değil. şiir bir söyleme sahiptir, en azından şairin temsil ettiği söylemi taşır. bu söylem mecburen politiktir, çünkü bakhtin'e göre her söz öncekiler karşısında yeni bir yanıttır, çünkü nesneye daha önce yöneltilmiş bakışlar ile karşılaşmak ve hesaplaşmak zorundadır. fakat bakhtin'in şiirde gördüğü asıl sorun şu: dostoyevski'nin karamazov kardeşleri'nde farklı söylemleri temsil eden karakterler var, bunun dışında bir de yazarın kendi söylemi var. ayrıca, bir de romanın söylemi var. fakat şiirde yalnızca şairin doğrudan konuşmasını içeren tek bir söylem var diyor bakhtin. bu yüzden, şiir bize asla heteroglot bir bakış sunamaz. bunu yapmaya çalışsa bile nihayet bunu dillendiren şairin kendisidir der. yani, şair bir başkasının ağzından konuşma fırsatını şiir türü içerisinde bulamaz der. dolayısıyla, şiir teknik olarak bu olanağı kendisinde taşımaz der. yani, söz konusu olan hasan hüseyin'in haziranda ölmek zor gibi politik bir şiiri dahi olsa, orada konuşan ve "bir basın işçisiyim/elim yüzüm üstümbaşım gazete" diyen hasan hüseyin'dir.
şimdi... ben bakhtin'e şu noktada karşı çıkarım... öncelikle, şair dediğimiz, bir poetikaya sahip olan bir sanatçı olmalıdır. dolayısıyla, türün her örneğine şiir desek de ele alacağımız şair belli türden bir şair olmalı. edip cansever bunun iyi bir örneği. şiire düşünceyi, imgeyi, tragedyayı ve miti dahil edebilen bir şair. bakhtin'i yanlış çıkarabilecek bir dizi şiiri var üstelik. bunların biri çağrılmayan yakup, diğeri tragedyalar, diğeri ben ruhi bey nasılım, diğeri umutsuzlar parkı. bunların hepsinde heteroglot yapı mevcut.
--spoiler--
--spoiler--
yani, bilmesem şaka yapıyorsun sanacağım. * benim tez konum bu, ömrümü vereceğim konu da tam olarak bu. yani bakhtin'in türlerin melezleşmesi meselesini neden önemsemediği üzerinden konuya girip, şiirin de aslında diyalojik bir yapıya kavuşabileceğini, çünkü bir kültür nesnesinin dönüşmesinin önünde hiçbir engel bulunmadığını savunacağım. ve şaka gibi ama benim de çıkış noktam ikinci yeni, fakat edip cansever. *
alıntıyla da ilgili olarak, şöyle bir teorik açıklamaya gidelim...
bakhtin'in karşı çıkışı şiirin bir söyleme sahip olmaması yönünde değil. şiir bir söyleme sahiptir, en azından şairin temsil ettiği söylemi taşır. bu söylem mecburen politiktir, çünkü bakhtin'e göre her söz öncekiler karşısında yeni bir yanıttır, çünkü nesneye daha önce yöneltilmiş bakışlar ile karşılaşmak ve hesaplaşmak zorundadır. fakat bakhtin'in şiirde gördüğü asıl sorun şu: dostoyevski'nin karamazov kardeşleri'nde farklı söylemleri temsil eden karakterler var, bunun dışında bir de yazarın kendi söylemi var. ayrıca, bir de romanın söylemi var. fakat şiirde yalnızca şairin doğrudan konuşmasını içeren tek bir söylem var diyor bakhtin. bu yüzden, şiir bize asla heteroglot bir bakış sunamaz. bunu yapmaya çalışsa bile nihayet bunu dillendiren şairin kendisidir der. yani, şair bir başkasının ağzından konuşma fırsatını şiir türü içerisinde bulamaz der. dolayısıyla, şiir teknik olarak bu olanağı kendisinde taşımaz der. yani, söz konusu olan hasan hüseyin'in haziranda ölmek zor gibi politik bir şiiri dahi olsa, orada konuşan ve "bir basın işçisiyim/elim yüzüm üstümbaşım gazete" diyen hasan hüseyin'dir.
şimdi... ben bakhtin'e şu noktada karşı çıkarım... öncelikle, şair dediğimiz, bir poetikaya sahip olan bir sanatçı olmalıdır. dolayısıyla, türün her örneğine şiir desek de ele alacağımız şair belli türden bir şair olmalı. edip cansever bunun iyi bir örneği. şiire düşünceyi, imgeyi, tragedyayı ve miti dahil edebilen bir şair. bakhtin'i yanlış çıkarabilecek bir dizi şiiri var üstelik. bunların biri çağrılmayan yakup, diğeri tragedyalar, diğeri ben ruhi bey nasılım, diğeri umutsuzlar parkı. bunların hepsinde heteroglot yapı mevcut.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar