bugün
- kimseyle tanışamamak8
- 5 litrelik suyla sınava giren öğrenci4
- türk kızlarına yürüyen turistin dayak yemesi4
- okulda felsefe dersinin kaldırılması7
- 26 haziran 2026 türkiye'nin abd'ye döşeyeceği boru2
- milli takıma isim koyalım kampanyası4
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı52
- türkiye'deki yakışıklı erkek kıtlığı16
- güzellik merkezi2
- milli takımın gruptan 3 çıkması senaryosu2
- ciddi ilişki istemiyorum takılalım diyen kadın3
- yuzırların süper güçleri11
- iran'ın hürmüz boğazı nı kapatması2
- telegram vs whatsapp4
- bugün ne yaptın2
- enteresan beddualar9
- vincenzo montella'nın halen istifa etmemiş olması10
- 33 yaşında emekli hayatı yaşamak5
- seni hayata bağlayan şey8
- türkiye a milli futbol takımı15
- dövmesi olan yazarlar6
- erkeklere çekici gelen kadın meslekleri10
- türkiye'nin asla düzelemeyecek olmasının sebebi12
- 20 haziran 2026 almanya fildişi sahili maçı5
- ankara mı istanbul mu9
- yks'ye 30 saniye geç kalan öğrenci2
- bizim çocuklar'a alternatif slogan önerileri2
- kayahan'ın en güzel şarkısı12
- göğsüne dilan polat yazdıran başörtülü bacı2
- nuh tufanı olayı gerçek midir11
- erkeklerin akılsızlıkları9
- cumartesi gecesi intihar etmek5
- nervio'nun kedi kumu5
- yeni bir kitaba başlama sorunu2
- kadınların ilgisiz yaşayamaması13
- didem soydan2
- aç olmak ama ne yemek istediğini bilmemek5
- termodinamiğin ikinci kanununu silkmek5
- berberlere zam gelmesi7
- eğilirken eliyle göğüs dekoltesini kapatan kız4
- treni kaçırmak5
- köyde gece tuvalete gitmek5
- ankara4
- 13 seçim kaybetmedim7
- istanbul trafiğini bir cümleyle anlatmak5
- salyangozun bıraktığı gümüşsü iz4
- aslan burcunun karakteristik özellikleri6
- 3 tane kedisi olan kızla evlenilir mi sorunsalı18
- platonik aşk5
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı23
edith Piaf yaşadığı zamanın Fransa'sında en sevilen sanatçılardan biriydi.
Annesi Annetta Giovanna Maillard, yarı italyan, yarı Kabil asıllı bir göçmen ailesinden geliyordu. Babası Louis-Alphonse Gassion (1881-1944) ise sokaklarda gösteri yapan bir cambazdı. Annesi sokakta şarkı söyleyerek yaşamaya çalışmaktaydı, daha sonra babası tarafından bir geneleve kısa süreliğine bakılması için gönderildi.
Küçük yaşta, gözleri mikrop kapmış ve kör olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştı. Bu hastalığını yaşarken, bir genelevde oranın patronu ve kadınlarıyla birlikte yaşıyordu. Aradan aylar geçtikten sonra, tedavi sonucu gözleri düzelmiştir.
Babası, küçük Édith'i genelevden almıştır ve mesleği olan sokak akrobatlığı insanlara yetmeyince, kızını sokakta insanlara karşı akrobatlık veya numara yapması için zorlamıştır. Bunun üzerine Édith, en iyi bildiği şarkıyı yâni Fransa millî marşı La Marseillaise'i söylemiştir. 14 yaşındayken babasının yanında sokaklarda şarkı söylemeye başladı. Kısa bir süre sonra da babasından ayrı şekilde kenar mahallelerde şarkı söylemeye başladı. 17 yaşındayken ilk ve tek çocuğunu doğurdu. Marcelle adını verdikleri bu talihsiz kız çocuğu 2 yaşında menenjitten öldü.Gençliğinde, en yakın arkadaşı Momone ile birlikte Paris sokaklarında şarkılar söyler ve hayatını kazanmaya çalışır.
Kendisini keşfeden Louis Leplee öldürüldükten sonra, derin ve şüpheli sorgulamalara tâbî tutulur.
Bir kere, yağmurlu bir günde trafik kazası geçirmiştir. O yüzden hayatı boyunca boynu kambura benzer bir şekilde yürümek zorunda kalmıştır.
Alkolü aşırı derece kullanmaktaydı. Fransız ortasiklet boks şampiyonu, evli ve üç çocuk babası Marcel Cerdan ile tanışır ve ikisi de birbirlerine deli gibi âşık olurlar. Hayatında en çok sevdiği erkek orta siklet dünya şampiyonu boksör Marcel Cerdan'dı. Cerdan başkasıyla evliydi, Fransa'da zaten tanınan bir insandı. Marcel Cerdan, Fransa dışındadır ve edith Piaf, onu Fransa'ya gelmesi, onu çok özlediğini söylemek için arar. Ve Édith Piaf'la buluşmak üzere Ekim 1949'da Paris'ten New York'a uçarken uçağı düştü. Bu kazadan kurtulan olmamıştı.
Ertesi günün sabahında, Piaf bir halisünasyon görür. Cerdan'ın onun yanına geldiğini sanır ve ona aldığı hediye saati bulmak için evde dolanır. Evdeki bütün kişiler, sessizdir. Piaf'a Cerdan'ın öldüğünü haber verirler ve Piaf yıkılır. Bu olayın üzerine, morfin bağımlısı olur. Kendisini avutmak zorunda kalır.
Fransız rivierasındaki Plascassier'de 10 Ekim 1963'te karaciğer kanserinden ölür. Eşi Theo Sarapo'nun aynı gece cenazesini gizlice Paris'e getirdiği, böylece hayranlarının edith Piaf'ın kendi evinde öldüğünü, düşüneceğini umduğu söylenir. 11 Ekim günü Édith Piaf'ın öldüğü açıklandıktan kısa bir süre (aynı gün içinde) çok sevgili dostu Jean Cocteau da hayata veda etti. Cocteau'nun Piaf'ın acısına dayanamadığı için kalp krizi geçirdiği söylenir.
Katolik Kilisesi Paris Başpiskoposu 'sürdüğü hayat nedeniyle- edith Piaf'ın cenaze törenini yapmayı reddetti. Tabutu Pere-Lachaise mezarlığına götürülürken on binlerce hayranı korteje katıldı. Mezarlıktaki törende hazır bulunanların sayısı ise 100.000'i geçti.
Ünlü şarkıcı Charles Aznavour, Édith Piaf'ın cenaze törenini anlatırken "ikinci Dünya Savaşı sona ereli beri bütün Paris'in trafiğini tamamen kilitleyen başka bir olay yoktur." dedi.
Yine Momone ile sokakta şarkı söylerken, Fransa'nın ünlü müzikhollerinden birinin sahibi olan Louis Leplee ile tanışır. Louis Leplee, sesini dinler ve hayran kalır. Piaf'ın lâkabını "Küçük Serçe" yapacaktır, ancak bu lâkap kullanıldığı için "Kaldırım Serçesi" adına karar verilir.
Artık edith Piaf'ın kariyeri başlamıştır. Kısa süre içinde tüm Fransa tarafından bir "gurur" olarak kabul edilir.. *
Annesi Annetta Giovanna Maillard, yarı italyan, yarı Kabil asıllı bir göçmen ailesinden geliyordu. Babası Louis-Alphonse Gassion (1881-1944) ise sokaklarda gösteri yapan bir cambazdı. Annesi sokakta şarkı söyleyerek yaşamaya çalışmaktaydı, daha sonra babası tarafından bir geneleve kısa süreliğine bakılması için gönderildi.
Küçük yaşta, gözleri mikrop kapmış ve kör olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştı. Bu hastalığını yaşarken, bir genelevde oranın patronu ve kadınlarıyla birlikte yaşıyordu. Aradan aylar geçtikten sonra, tedavi sonucu gözleri düzelmiştir.
Babası, küçük Édith'i genelevden almıştır ve mesleği olan sokak akrobatlığı insanlara yetmeyince, kızını sokakta insanlara karşı akrobatlık veya numara yapması için zorlamıştır. Bunun üzerine Édith, en iyi bildiği şarkıyı yâni Fransa millî marşı La Marseillaise'i söylemiştir. 14 yaşındayken babasının yanında sokaklarda şarkı söylemeye başladı. Kısa bir süre sonra da babasından ayrı şekilde kenar mahallelerde şarkı söylemeye başladı. 17 yaşındayken ilk ve tek çocuğunu doğurdu. Marcelle adını verdikleri bu talihsiz kız çocuğu 2 yaşında menenjitten öldü.Gençliğinde, en yakın arkadaşı Momone ile birlikte Paris sokaklarında şarkılar söyler ve hayatını kazanmaya çalışır.
Kendisini keşfeden Louis Leplee öldürüldükten sonra, derin ve şüpheli sorgulamalara tâbî tutulur.
Bir kere, yağmurlu bir günde trafik kazası geçirmiştir. O yüzden hayatı boyunca boynu kambura benzer bir şekilde yürümek zorunda kalmıştır.
Alkolü aşırı derece kullanmaktaydı. Fransız ortasiklet boks şampiyonu, evli ve üç çocuk babası Marcel Cerdan ile tanışır ve ikisi de birbirlerine deli gibi âşık olurlar. Hayatında en çok sevdiği erkek orta siklet dünya şampiyonu boksör Marcel Cerdan'dı. Cerdan başkasıyla evliydi, Fransa'da zaten tanınan bir insandı. Marcel Cerdan, Fransa dışındadır ve edith Piaf, onu Fransa'ya gelmesi, onu çok özlediğini söylemek için arar. Ve Édith Piaf'la buluşmak üzere Ekim 1949'da Paris'ten New York'a uçarken uçağı düştü. Bu kazadan kurtulan olmamıştı.
Ertesi günün sabahında, Piaf bir halisünasyon görür. Cerdan'ın onun yanına geldiğini sanır ve ona aldığı hediye saati bulmak için evde dolanır. Evdeki bütün kişiler, sessizdir. Piaf'a Cerdan'ın öldüğünü haber verirler ve Piaf yıkılır. Bu olayın üzerine, morfin bağımlısı olur. Kendisini avutmak zorunda kalır.
Fransız rivierasındaki Plascassier'de 10 Ekim 1963'te karaciğer kanserinden ölür. Eşi Theo Sarapo'nun aynı gece cenazesini gizlice Paris'e getirdiği, böylece hayranlarının edith Piaf'ın kendi evinde öldüğünü, düşüneceğini umduğu söylenir. 11 Ekim günü Édith Piaf'ın öldüğü açıklandıktan kısa bir süre (aynı gün içinde) çok sevgili dostu Jean Cocteau da hayata veda etti. Cocteau'nun Piaf'ın acısına dayanamadığı için kalp krizi geçirdiği söylenir.
Katolik Kilisesi Paris Başpiskoposu 'sürdüğü hayat nedeniyle- edith Piaf'ın cenaze törenini yapmayı reddetti. Tabutu Pere-Lachaise mezarlığına götürülürken on binlerce hayranı korteje katıldı. Mezarlıktaki törende hazır bulunanların sayısı ise 100.000'i geçti.
Ünlü şarkıcı Charles Aznavour, Édith Piaf'ın cenaze törenini anlatırken "ikinci Dünya Savaşı sona ereli beri bütün Paris'in trafiğini tamamen kilitleyen başka bir olay yoktur." dedi.
Yine Momone ile sokakta şarkı söylerken, Fransa'nın ünlü müzikhollerinden birinin sahibi olan Louis Leplee ile tanışır. Louis Leplee, sesini dinler ve hayran kalır. Piaf'ın lâkabını "Küçük Serçe" yapacaktır, ancak bu lâkap kullanıldığı için "Kaldırım Serçesi" adına karar verilir.
Artık edith Piaf'ın kariyeri başlamıştır. Kısa süre içinde tüm Fransa tarafından bir "gurur" olarak kabul edilir.. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar