bugün
- karın seni çok üzüyor diyen sekreter8
- fatma betül sayan kaya6
- uzaylı gelinler evlenirken duvar takıyor mu5
- eskortluk yapan sözlük yazarı29
- türk esnafı9
- türküm doğruyum çalışkanım11
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası16
- kolye142
- iltica27
- ben bir yahudiyim4
- aykolik efendi6
- keşke nickim şu yazarınki olsaydı denen nickler4
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı6
- fon vurgunu29
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi5
- eski sevgilinin muhtarlar gününü kutlamak2
- kadınların yedekte erkek tutması7
- humboldt caddesi esperanza apartmanı2
- sabahın 3 ünde gecelikle sarma getiren komşu kızı3
- ofis pornosu13
- cam açık ve çıplak uyumak7
- andımız3
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak11
- saraca096
- sabah elinde bavulla kapıya dayanan bugs bunny2
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- emret komutanım ferit in silahını kaybettiği bölüm2
- ilişkiye ara vermek10
- uzaylılar selam verir mi4
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek8
- güne bir şiir dizesi bırak2
- ısparta da kanyonda mahsur kalan ihh gönüllüleri5
- hoşlanılan kişinin sizden hoşlanmaması9
- sabahın 4 ünde ayakta olan 420 yazar2
- çoktan hareket etmiş trene el sallamak2
- marka giyinmek9
- 5 bin kişinin katıldığı konserde ölüm3
- üç rus kız ve bir türk erkek bu saatte neyapabilir9
- öyle koşup varmak ki sen sonra gelmek2
- asansörde konuşmama kuralı9
- saraca09'a yapılan haksızlık3
- düşün ki o bunu okuyor3
- koro halinde ulumak2
- platon un mağara alegorisi8
- 18 ekim 2026 başakşehir gaziantep maçı2
- uzaylılar kovalasın seni3
- tertemiz delirmek2
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- komşuya hola lopez como estas demek2
- emret komutanım sinyor seyfi2
2009 pen şiir ödülünü almıştır. dünya şiir günü bildirisinde de şunları söylemiştir:
YALıN SÖZÜ YEĞLESE DE YALıNAYAK DEĞiLDiR ŞiiR!
Bir yüzleşme günündeyiz yine.
Yine şiire bakıyoruz. Yine şiir ne işe yarar diyenlerle göz göze gelerek.
Sesimizde yankılanan yine öncelikli bir soru: Hangi niteliklerle yüz yüze getirir bizi şiir?
Sayabiliriz o niteliklerin birkaçını hemen: Yaratıcı eyleme merak, dönüşü olmayana cesaret, sıradana açılan savaş, emeğe gösterilen saygı, duyarlığa tanınan özgürlük, tasarlananı genişleten ufuk...
Şöyle diyebiliriz örneğin:
"Çin Seddi bittiği akşam duvarcılar nereye gittiler?" diye soran meraktır şiir.
Kralı çıplak gördüğünde korkağın söyleyemediği cesur sözdür.
Sıradanın yavanlığına başkaldıran çeşitlilik, emeği hor görene indirilen tokattır.
Duyarlığı sınırlı tutanın karşısına yeni bir dil ile, tasarlananı güdük bırakanın karşısına yeni bir dünya ile çıkandır.
Neruda'nın dediğini bir kez daha yineleyebiliriz öyleyse: Yedi canlıdır şiir. Bunca sömürü ve yoksulluğun insana yaşamı dar ettiği, işkence ve savaşlarla bunca zulmün, zorbalığın, kıyımın yeryüzünü kana boğduğu günlerde şiirin payına da canından olanların acısı düşer, soluğunun önüne birtakım engeller dikilir. Ama her keresinde yeniden canlanacaktır o, yüzleşmek için ayağa yeniden kalkacaktır.
Her yüzleşme gününde kıyıcıya, zorbaya, işgalciye karşı diyeceği bir söz, yapacağı bir eylem, her yüzleşme gününde suskun kalanlara, boyun eğenlere karşı dolaşıma çıkaracağı bir öfke vardır çünkü. Eylemini kendisi kalarak gerçekleştirmeyi, öfkesini sözcüklere bürüyerek biriktirmeyi, sözünü çoğu kez yalın söylemeyi yeğlese de, onlarla kıyıcının, zorbanın, işgalcinin ve suskunluğun üstüne yürürken yalınayak değildir. Çıkarıp kafalarına fırlatacağı bir ayakkabısı her zaman vardır.
YALıN SÖZÜ YEĞLESE DE YALıNAYAK DEĞiLDiR ŞiiR!
Bir yüzleşme günündeyiz yine.
Yine şiire bakıyoruz. Yine şiir ne işe yarar diyenlerle göz göze gelerek.
Sesimizde yankılanan yine öncelikli bir soru: Hangi niteliklerle yüz yüze getirir bizi şiir?
Sayabiliriz o niteliklerin birkaçını hemen: Yaratıcı eyleme merak, dönüşü olmayana cesaret, sıradana açılan savaş, emeğe gösterilen saygı, duyarlığa tanınan özgürlük, tasarlananı genişleten ufuk...
Şöyle diyebiliriz örneğin:
"Çin Seddi bittiği akşam duvarcılar nereye gittiler?" diye soran meraktır şiir.
Kralı çıplak gördüğünde korkağın söyleyemediği cesur sözdür.
Sıradanın yavanlığına başkaldıran çeşitlilik, emeği hor görene indirilen tokattır.
Duyarlığı sınırlı tutanın karşısına yeni bir dil ile, tasarlananı güdük bırakanın karşısına yeni bir dünya ile çıkandır.
Neruda'nın dediğini bir kez daha yineleyebiliriz öyleyse: Yedi canlıdır şiir. Bunca sömürü ve yoksulluğun insana yaşamı dar ettiği, işkence ve savaşlarla bunca zulmün, zorbalığın, kıyımın yeryüzünü kana boğduğu günlerde şiirin payına da canından olanların acısı düşer, soluğunun önüne birtakım engeller dikilir. Ama her keresinde yeniden canlanacaktır o, yüzleşmek için ayağa yeniden kalkacaktır.
Her yüzleşme gününde kıyıcıya, zorbaya, işgalciye karşı diyeceği bir söz, yapacağı bir eylem, her yüzleşme gününde suskun kalanlara, boyun eğenlere karşı dolaşıma çıkaracağı bir öfke vardır çünkü. Eylemini kendisi kalarak gerçekleştirmeyi, öfkesini sözcüklere bürüyerek biriktirmeyi, sözünü çoğu kez yalın söylemeyi yeğlese de, onlarla kıyıcının, zorbanın, işgalcinin ve suskunluğun üstüne yürürken yalınayak değildir. Çıkarıp kafalarına fırlatacağı bir ayakkabısı her zaman vardır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar