bugün
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı11
- yazarların hayattaki başarıları5
- 5 bin liranın artık çok küçük para olması4
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi16
- kim cha eon sözlüğün en iyi yazarıdır5
- sözlük yazarlarının çalışma biçimi3
- kızı için şoför arayan adamın ilanı4
- türkiye nin en büyük sorunu8
- 30 yaşından sonra aşk meşk işlerinin bitmesi8
- laptop anakartı3
- eskortluk yapan sözlük yazarı34
- faizsiz ev ve arabada yeni dönem4
- fransa da sokak eylemi var diye ağlayan salak2
- bozo the clown2
- kolye142
- fransa'da 2400 protestocunun tutuklanması3
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı2
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası16
- galatasaray ın en muhteşem üçlüsü4
- karın seni çok üzüyor diyen sekreter8
- kopya çekmenin felsefi meşruiyeti2
- fatma betül sayan kaya7
- bir sözlük erkeğini dağa kaldırmak3
- usualsuspects'in ayağı10
- yazarların almak istediği kol saatleri4
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı7
- çakarlı araçlara yol vermiyoruz kampanyası5
- 19 ekim 20264
- kadınların yedekte erkek tutması9
- türk esnafı10
- zenginlik göstergesi3
- uzaylı gelinler evlenirken duvar takıyor mu6
- ishale iyi gelen şeyler4
- aöf aşçılık4
- kendi yaptığın yoğurt3
- iltica27
- yazarlara gelen son mesaj3
- türküm doğruyum çalışkanım11
- macbookun tamirine 53 bin istenmesi5
- ekvador da papazın üzerine haç düşmesi2
- git commit mesajı yazma kültürü3
- anın görüntüsü19
- opera tarayıcı6
- fon vurgunu29
- aykolik efendi6
- uzaylılar madencilik yapıyorlar mı2
- ofis pornosu13
- usualsuspects aslan parçası5
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- avrupa4
saf hali en güzeli olan duygudur...
Sabahları buz gibi olur ya her yer çıkmak istemezsin yorganın altından. Seni ordan çıkartacak hiçbir güç yoktur hani. Ben gözlerimi açtığımda ve buz gibi hava bütün vücudumu kapladığında beni oraya çağıran aslında sendin. Her gün düşünmek her gün prova etmek. Çocukça hayallere dalmaktıysa eğer. Kimi zaman yanında yürüyor olduğunu hayal etmek. Onu kaybetmenin vereceği korkuyu yaşamak her an onu izlemek o farkedince gözlerini kaçırmak. Seni böyle yaşadım ben; bir ömür gibi geçti. Kalbimin boş yarısını tamamlamanı beni, veya daha iyisi ; hayatımı tamamlamanı istiyordum. Seni izlerken yüzünün çizgilerini farkediyorum. Az önce çizilmiş gibiler. Sonra gözlerimi kaçırıyorum yine kendi karanlığıma dönüyorum.
Hayatının bütün ayrıntılarını adadığın,uyanman için tek sebep olan ... O meleğe tapmak. Onun sürekli yanında olup aslında ne kadar uzağında olduğunun farkında olmak.
Göz yaşlarımı içime akıtıyordum hem de son kez. Onun gülümsemesi beni kendime getiriyordu. Nasıl olsa o gidince devam edebilirdim. Hep kitaplarda okuduğum bestelerin en güzel notalarıyla harmoniyi kuran aşk bu muydu gerçekten?
Susarak kaybetmektense konuşarak kaybetmek en iyisidir heralde... Biraz da melankolik olur insan böyle yaparak. Kim bilebilirdi ki bir aşk bana bu satırları yazdırabilecek.
Satırlarca yazıyı üşenmeden yazıp silmek."Söylemeden önce yüzlerce kez yazıyorum sonra eksik farkediyorum Yollamıyorum !" hepsi çocukça bir merak. Yazmak için seçilen sanal yöntem içerisinde hangi tuş en güzel etkiyi yapabilirki zaten ?.
Konuşmak en iyisi aslında... Sonunda kaybedecek dahi olsan gözlerine bakarak konuşmak en güzeli.
Konuşmanı bitirince ve kelimeler anlamını kaybedince dudakların birbiriyle buluşması...
Bir sessizliğin bazen son söz olması.Herkesin aradığı şey bu değil mi.Binlerce tanımı olan "aşk".
Ve sonra;
Tıpkı bir gözyaşı gibi son kez gözlerine bakıp süratle yere çakılarak paramparça olmak ta ki en erişilemez hayalin olduğunu düşündüğün cevabı alıncaya kadar.* Böyle gelişmeseydi bile sevgilim;
Gördüğüm son şeyin gözlerin olması yeterliydi.
Sabahları buz gibi olur ya her yer çıkmak istemezsin yorganın altından. Seni ordan çıkartacak hiçbir güç yoktur hani. Ben gözlerimi açtığımda ve buz gibi hava bütün vücudumu kapladığında beni oraya çağıran aslında sendin. Her gün düşünmek her gün prova etmek. Çocukça hayallere dalmaktıysa eğer. Kimi zaman yanında yürüyor olduğunu hayal etmek. Onu kaybetmenin vereceği korkuyu yaşamak her an onu izlemek o farkedince gözlerini kaçırmak. Seni böyle yaşadım ben; bir ömür gibi geçti. Kalbimin boş yarısını tamamlamanı beni, veya daha iyisi ; hayatımı tamamlamanı istiyordum. Seni izlerken yüzünün çizgilerini farkediyorum. Az önce çizilmiş gibiler. Sonra gözlerimi kaçırıyorum yine kendi karanlığıma dönüyorum.
Hayatının bütün ayrıntılarını adadığın,uyanman için tek sebep olan ... O meleğe tapmak. Onun sürekli yanında olup aslında ne kadar uzağında olduğunun farkında olmak.
Göz yaşlarımı içime akıtıyordum hem de son kez. Onun gülümsemesi beni kendime getiriyordu. Nasıl olsa o gidince devam edebilirdim. Hep kitaplarda okuduğum bestelerin en güzel notalarıyla harmoniyi kuran aşk bu muydu gerçekten?
Susarak kaybetmektense konuşarak kaybetmek en iyisidir heralde... Biraz da melankolik olur insan böyle yaparak. Kim bilebilirdi ki bir aşk bana bu satırları yazdırabilecek.
Satırlarca yazıyı üşenmeden yazıp silmek."Söylemeden önce yüzlerce kez yazıyorum sonra eksik farkediyorum Yollamıyorum !" hepsi çocukça bir merak. Yazmak için seçilen sanal yöntem içerisinde hangi tuş en güzel etkiyi yapabilirki zaten ?.
Konuşmak en iyisi aslında... Sonunda kaybedecek dahi olsan gözlerine bakarak konuşmak en güzeli.
Konuşmanı bitirince ve kelimeler anlamını kaybedince dudakların birbiriyle buluşması...
Bir sessizliğin bazen son söz olması.Herkesin aradığı şey bu değil mi.Binlerce tanımı olan "aşk".
Ve sonra;
Tıpkı bir gözyaşı gibi son kez gözlerine bakıp süratle yere çakılarak paramparça olmak ta ki en erişilemez hayalin olduğunu düşündüğün cevabı alıncaya kadar.* Böyle gelişmeseydi bile sevgilim;
Gördüğüm son şeyin gözlerin olması yeterliydi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar