bugün

geceye bir şiir bırak

gece,
herkes uyuyunca başlamıyor aslında.

insanın anlatacak bir şeyi kalmayınca başlıyor.

bir bardak suyun yanında unutulmuş saat,
sokaktan geçen son araba,
karşı apartmanda nedensizce yanan tek pencere…

hepsi senden daha uzun yaşayacakmış gibi geliyor.

sonra düşünüyorsun;

kaç kişiyi son kez gördüğümüzü
bilmeden eve döndük?

kaç kapıyı
bir daha açılmayacağını bilmeden kapattık?

kaç insanın sesini
nasıl olsa yine duyarız diye
dikkat etmeden dinledik?

hayatın en büyük terbiyesizliği belki de bu:

hiçbir şeyin üzerine
“bu sonuncuydu”
diye küçük bir not bırakmaması.

o yüzden insan bazı geceler uyumuyor.

birini beklediğinden değil.

geçmişte bıraktığı insanların
hâlâ bir yerlerde kendisini beklediğini
düşünmek hoşuna gittiğinden.

oysa zaman çoktan toplamıştır masayı.

bardaklar kaldırılmış,
sandalyeler içeri alınmış,
ışıklar söndürülmüştür.

sen hâlâ hesabı istemeyi unutmuş
son müşteri gibi oturursun hayatın bir köşesinde.

ve sabaha karşı anlarsın:

bazı insanlar gitmez.

sadece artık
onlara ulaşabileceğin hiçbir yol kalmaz.

işte insan en çok
buna gece der.
© copyright 2005 - 2026