bugün
- sözlük yazarlarının gerçek adları27
- arkadaşlar bakar mısınız16
- doktor kadın çöpçü erkek evliliği8
- ktç'nin küçükken sarışın yeşil gözlü olması11
- mazotun litresi 101 lira34
- benim dedem çok fakirmiş diyen olmaması9
- en iyi bisküvi5
- hasan atilla uğur5
- kahvaltıda sevgilinizden nasıl çay istersiniz10
- kıbrıs barış harekatını ecevit'e mal etmek19
- ekonomi iyiken de akpye oy vermeyenler25
- domates çorbanıza size sormadan kaşar atılması7
- apoya statü verilen dönem5
- apoya af çıkartılması3
- sözlüğün en anonim yazarı5
- yakışıklı fakir erkek vs tipsiz zengin erkek3
- yazarların fobileri18
- g i l d e d l i l y27
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz45
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri16
- terminator gerçek mi oluyor9
- 38 yaşında olup 20 liklere çıtır gözüyle bakmak14
- orman yangınlarını akp çıkarıyor zannetmek5
- mühendis erkek subay kadın evliliği5
- erkekler açılsın5
- claudian clouds13
- 17 eylül 2026 beşiktaş marsilya maçı7
- erkek parfümü kullanan kadın7
- tai lung7
- kahvaltıda kaç zeytin yersiniz7
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- kendinden büyük kadınla evlenmek7
- ioçk'nin damak zevki4
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları34
- sözlükten hatun kaldırmak3
- bacağımın çok ağrıması2
- sözlüğün sarması3
- sıkıldım11
- eve gelen misafirin git sinyallerini okuyamaması7
- yaşlılığı kabullenemeyen insan5
- şeriatçı vs pkklı2
- mühendis erkek hemşire kadın evliliği4
- rüyada inception filmini görmek2
- heybeliada ruhban okulu2
- aç değilim ya senin tabağından atıştırırım3
- sözlük yazarlarının bitki çayları3
- parcalandim toparlanamiyorum35
- yürüyen merdivende sol tarafta duran kişi5
- lümpen sosyalizm ve slogan milliyetçiliği3
- chpli biriyle siyaset tartışmak8
Sahipsiz Bırakılan Tarlalar, Körleşen Kurumlar: Çiftçinin Alın Teri Kimin insafında?
Bir ülkenin geleceği, toprağına ekilen tohumla ve o tohumu binbir emekle büyüten çiftçinin nasırlı elleriyle şekillenir. Ancak bugün Türkiye’de tarım; üretenin ödüllendirildiği değil, tam aksine yalnız bırakıldığı, yalnızlaştırıldığı ve tüccarın eline mahkûm edildiği bir çıkmaza doğru sürükleniyor.
Bugün yaşadığım tek bir olay, ülkemiz tarımının ve çiftçisinin içine düşürüldüğü durumu özetlemeye yetiyor: Toprak Mahsulleri Ofisi’ne (TMO) tam bir tır dolusu buğday gönderdim. Aylarca verilen emeğin, dökülen alın terinin, yapılan masrafın karşılığını almak umuduyla çıktığımız bu yolda TMO, adeta "buğdayda kör var" diyerek ürünü almadı. Tohumu veren devlet, gübreyi veren devlet, ilacı veren devlet, parasını ödeyen tabi ki çiftçi ama mal kabulüne gelince yan çiziliyor. Kendi kurumu tarafından kapı dışarı edilen ürünümüzü satacak yer bulamadık. TMO’nun kapısından geri dönen çiftçiyi fırsat bilen tüccar ise açıklanan resmi fiyatların çok altında, maliyetimizi dahi karşılamayacak komik tekliflerle karşımıza çıktı.
Resmi Fiyatlar Kâğıt Üzerinde mi Kalıyor?
Ankara’da, süslü masaların başında açıklanan alım fiyatları ne yazık ki sahada ve tarlada karşılık bulmuyor. Çiftçiye "Üretin, arkanızdayız" deniyor; fakat iş ürünü teslim etmeye ve hakkını almaya geldiğinde TMO gibi kurumlar binbir dereden su getirerek alım yapmaktan kaçınıyor ya da kriterleri o kadar katılaştırıyor ki üretici kilitli kapılarla karşılaşıyor.
TMO alım yapmayınca veya alımı geciktirince ne oluyor?
Çiftçi Tüccarın insafına Kalıyor: Borcu olan, mazot, gübre ve tohum borçlarını ödemek zorunda olan üretici, ürününü bekletemiyor.
Taban Fiyat Anlamını Yitiriyor: Devletin açıkladığı taban fiyat bir "güvence" olması gerekirken, tüccarın "TMO bile almıyor, işine gelirse bu fiyata alırım" diyerek fiyat kırmasına enstrüman oluyor.
Üretici Bıkkınlık Yaşıyor: Tarlasına harcadığı girdilerin maliyeti her geçen gün artan çiftçi, ürettiği malı satacak muhatap bulamayınca üretimden çekilme noktasına geliyor.
Çiftçi Üretmezse Türkiye Ne Yiyecek?
Gıda güvenliğinin ve yerli üretimin tüm dünyada stratejik bir öneme sahip olduğu bu çağda, kendi çiftçisini sahipsiz bırakmak bir tarım ülkesine yakışmıyor. Toprağa küsen çiftçi yarın traktörünü sattığında, tarlasını boş bıraktığında bunun bedelini tüm ülke ithal ürünlere ödediği milyonlarla ödeyecektir.
Bizler sadaka istemiyoruz; gecemizi gündüzümüze katarak ürettiğimiz, bu ülkenin ekmeği olan buğdayımızın hakkını istiyoruz. TMO’nun ve devlet yetkililerinin kâğıt üzerindeki rakamları bırakıp sahaya inmesi, çiftçinin sesini duyması ve alım politikalarını gerçekçi şekilde revize etmesi şarttır.
Aksi halde sahipsiz bırakılan sadece çiftçi değil, bu ülkenin geleceği olacaktır
Bir ülkenin geleceği, toprağına ekilen tohumla ve o tohumu binbir emekle büyüten çiftçinin nasırlı elleriyle şekillenir. Ancak bugün Türkiye’de tarım; üretenin ödüllendirildiği değil, tam aksine yalnız bırakıldığı, yalnızlaştırıldığı ve tüccarın eline mahkûm edildiği bir çıkmaza doğru sürükleniyor.
Bugün yaşadığım tek bir olay, ülkemiz tarımının ve çiftçisinin içine düşürüldüğü durumu özetlemeye yetiyor: Toprak Mahsulleri Ofisi’ne (TMO) tam bir tır dolusu buğday gönderdim. Aylarca verilen emeğin, dökülen alın terinin, yapılan masrafın karşılığını almak umuduyla çıktığımız bu yolda TMO, adeta "buğdayda kör var" diyerek ürünü almadı. Tohumu veren devlet, gübreyi veren devlet, ilacı veren devlet, parasını ödeyen tabi ki çiftçi ama mal kabulüne gelince yan çiziliyor. Kendi kurumu tarafından kapı dışarı edilen ürünümüzü satacak yer bulamadık. TMO’nun kapısından geri dönen çiftçiyi fırsat bilen tüccar ise açıklanan resmi fiyatların çok altında, maliyetimizi dahi karşılamayacak komik tekliflerle karşımıza çıktı.
Resmi Fiyatlar Kâğıt Üzerinde mi Kalıyor?
Ankara’da, süslü masaların başında açıklanan alım fiyatları ne yazık ki sahada ve tarlada karşılık bulmuyor. Çiftçiye "Üretin, arkanızdayız" deniyor; fakat iş ürünü teslim etmeye ve hakkını almaya geldiğinde TMO gibi kurumlar binbir dereden su getirerek alım yapmaktan kaçınıyor ya da kriterleri o kadar katılaştırıyor ki üretici kilitli kapılarla karşılaşıyor.
TMO alım yapmayınca veya alımı geciktirince ne oluyor?
Çiftçi Tüccarın insafına Kalıyor: Borcu olan, mazot, gübre ve tohum borçlarını ödemek zorunda olan üretici, ürününü bekletemiyor.
Taban Fiyat Anlamını Yitiriyor: Devletin açıkladığı taban fiyat bir "güvence" olması gerekirken, tüccarın "TMO bile almıyor, işine gelirse bu fiyata alırım" diyerek fiyat kırmasına enstrüman oluyor.
Üretici Bıkkınlık Yaşıyor: Tarlasına harcadığı girdilerin maliyeti her geçen gün artan çiftçi, ürettiği malı satacak muhatap bulamayınca üretimden çekilme noktasına geliyor.
Çiftçi Üretmezse Türkiye Ne Yiyecek?
Gıda güvenliğinin ve yerli üretimin tüm dünyada stratejik bir öneme sahip olduğu bu çağda, kendi çiftçisini sahipsiz bırakmak bir tarım ülkesine yakışmıyor. Toprağa küsen çiftçi yarın traktörünü sattığında, tarlasını boş bıraktığında bunun bedelini tüm ülke ithal ürünlere ödediği milyonlarla ödeyecektir.
Bizler sadaka istemiyoruz; gecemizi gündüzümüze katarak ürettiğimiz, bu ülkenin ekmeği olan buğdayımızın hakkını istiyoruz. TMO’nun ve devlet yetkililerinin kâğıt üzerindeki rakamları bırakıp sahaya inmesi, çiftçinin sesini duyması ve alım politikalarını gerçekçi şekilde revize etmesi şarttır.
Aksi halde sahipsiz bırakılan sadece çiftçi değil, bu ülkenin geleceği olacaktır
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar