bugün

türklerin medeniyet kuramama nedeni

tek medeniyet olarak bakarsak doğru bir durum olur. ama çoğu açıdan yanlış ve haksız bir tespit de olur bu. bu arada o tarih dersini okulda boşuna okuyup geçmişsin yıllarca bu tespiti yapan kişi.
Türkler taş üstüne taş koyarak değil, at üstünde dünyayı turlayarak medeniyet kurdular. Diğer milletler kütüphane yapıp felsefe tartışırken, Türkler o kütüphanenin kapısına dayanıp Haciz geldi, boşaltın burayı diyen icra memuru gibiydi. Ama günün sonunda, o beğenilmeyen göçebeler dünyadaki en uzun ömürlü imparatorluklardan bazılarını kurup, tarih kitaplarının yarısını tek başlarına doldurmayı başardılar.
türk devletlerini tarih kitabından atsana bakalım geriye bir kitap kalacak mı okumak için.
eleştirilmesi gereken bunca seneden ders alınmaması ve hep aynı hataların yapılması olabilir.
Uygurlar dönemiyle birlikte zaten resmen şehirlere, tapınaklara, matbaaya ve yerleşik hayata geçildi. Selçuklu ve Osmanlı dönemi mimarisi, müziği, felsefesi ve tıp bilimi (ibn-i Sina, Farabi gibi Türk-islam dünyası bilginleri) zaten dünyaca kabul edilen birer medeniyet zirvesidir.
Yani bilimsel olarak kuramadılar demek cahillik olur; ancak kurma şekilleri biraz fazla hareketliydi diyebiliriz.
Medeniyet dediğin çatal-bıçak setiyse, Türkler eti kılıçla kesip yiyordu napsınlar.
Türklerin tarih boyunca en büyük problemi, kurumsallaşma ve süreklilik konusunda yaşadıkları tembellikti. Medeniyet dediğin şey birikimdir; dedenin yazdığı kitabın üstüne torunun laboratuvarda iki satır bir şey eklemesidir. Türklerde ise sistem uzun süre şöyle işledi: Devlet Benim, Töre De Benim Kafası. Muazzam bir devlet kuruyorlar, sınırları okyanustan okyanusa taşıyorlar, sonra hakan ölüyor. Ölür ölmez, Devlet hanedanın ortak malıdır töresi yüzünden 14 kardeş birbirini gırtlaklamaya başlıyor. Koskoca imparatorluk 15 dakikada iç savaşa sürükleniyor. Medeniyet dediğin şey stabilite (istikrar) ister, Türk tarihi ise sürekli adrenalin patlaması.
sana tavsiyem git tekrar tarih çalış. seni bu dersten geçiren hocanın beynini seveyim ya ben.
© copyright 2005 - 2026