bugün
- fusya semsiyeli yabanci19
- nervio için nasihat yazısı7
- arkadaşlar çok kırıcısınız6
- 195 kaslı pilot15
- kendin hakkında bir entry bırak9
- uludağ sözlük evreni5
- hasan atilla uğur13
- mesih inananları kurtarmaya gelecek5
- rtük ün evlendirme programlarını yasaklaması6
- apo'nun villası11
- treni beklemek yerine ilk trene binmek3
- mazotun yarım litresi 50 tl24
- donald trump'un türk askerini övmesi10
- benim babamın siki kutu kola gibidir2
- kore savaşı4
- 0 0 7 için nasihat yazısı4
- erkekler neden evlenmek ister15
- sinek as'a parfüm önerileri5
- hoşgeldin kocacığım7
- diablo 56
- küs kalamayan insanlar2
- tom barrack7
- insan olmaya ceyrek kala9
- para yok huzur var11
- ikinci selim2
- date'e çıkmak isteyen burnunu yaptırmış kız3
- arwen4
- gs sarısı ile gs kırmızısını karıştırmak3
- kürdü sevin21
- hangi sözlük kızısın10
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya12
- dede tavsiyeleri6
- rad suresi 26 ayet4
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- tokmakçının anlamını bilmeyen kız5
- hiç bir diktatör iç savaş çıkarmadan gitmez9
- 17 eylül 2026 beşiktaş marsilya maçı18
- regl olan kadına söylenmemesi gerekenler7
- yazarların ruh hali2
- çomartokrasi4
- spor yaparken tayt giymenin asıl amacı5
- müslüman bir millet olmamız2
- rock grubu kurmak için köyden beyoğluna gelmek6
- anadoludaki belediyeye dönmüş üniversiteler2
- günün sözü11
- saddam hüseyin9
- seninle şöyle olabildik6
- silvermist yazare2
- adananın görseli2
- gecenin geç saatlerinde entry girmek3
okurken gerçekten boğuluyorsun. maden ocaklarının o ağır, tozlu havasını, kömürün ciğerlerine yapışmasını - yeraltında geçen her saatin insanı nasıl ezip bitirdiğini öyle güzel anlatıyor ki, kitabı elimden bırakıp derin bir nefes alma ihtiyacı duyduğum çok oldu. ama roman sadece acıdan ibaret değil. tam tersine, en karanlık yerde bile için için yanan bir öfke ve umut var. germinal kelimesi zaten baharın ilk filizini, toprağı yararak çıkan tohumu anlatıyor. zola da tam bunu söylüyor bence: ezilenlerin içinde o direnç tohumu var ve bir gün mutlaka toprağı delecek.
okuduğum da ister istemez türkiye’yi düşündüm. soma’yı, ermenek’i, amasra’yı… aynı maden faciaları, aynı ucuz iş gücü hesabı, aynı sessiz çığlıklar. aradan 140 küsur yıl geçmiş ama ezilen emekçiyle patron arasındaki o uçurum hâlâ aynı yerde duruyor. bu yüzden kitap bence sadece 19. yüzyıl fransa’sı değil, hâlâ çok güncel ve çok yerli bir hikâye. sınıf farkı, emek, adalet, sömürü ve başkaldırı gibi konulara duyarlıysan kesinlikle oku derim. bitirdiğinde “ulan bunlar hâlâ oluyor” diye düşünüp bir süre öfkeyle dalıyorsun.
okuduğum da ister istemez türkiye’yi düşündüm. soma’yı, ermenek’i, amasra’yı… aynı maden faciaları, aynı ucuz iş gücü hesabı, aynı sessiz çığlıklar. aradan 140 küsur yıl geçmiş ama ezilen emekçiyle patron arasındaki o uçurum hâlâ aynı yerde duruyor. bu yüzden kitap bence sadece 19. yüzyıl fransa’sı değil, hâlâ çok güncel ve çok yerli bir hikâye. sınıf farkı, emek, adalet, sömürü ve başkaldırı gibi konulara duyarlıysan kesinlikle oku derim. bitirdiğinde “ulan bunlar hâlâ oluyor” diye düşünüp bir süre öfkeyle dalıyorsun.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar