bugün
- sözlükler arası savaş çıksa11
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri8
- ütü13
- aklınıza gelen şarkı sözü4
- düşün ki o bunu okuyor5
- duyulan en ilginç isim5
- yerinde dur3
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- oralet içen erkek5
- çay içen kız9
- kalem4
- taşaklardan birinin kayıp olması2
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- smallville'deki konuk oyuncular3
- dolma kalem3
- çaya şeker atan erkek5
- doa otomatı3
- ona bir şey söyle13
- yıkık yazarlar4
- köpektapar2
- patates kızartması4
- latte içen erkek4
- bik bik bik bik bik bik diye öten horoz2
- telefona cevap vermeyen kız3
- gece ormanda birisi tarafından takip edilmek3
- oturunca göbeği kat kat olan kız3
- uludağ sözlük çeteleri9
- siyah2
- anın fotoğrafı14
- mehdi nereye inecek sorunsalı3
- galatasaray5
- en gey özelliğiniz3
- aylık 425 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- yelpaze2
- ayrılık8
- galatasaray 3 rennes 32
- gocu ben gocu2
- manifest grubu2
- canım adanalım2
- en boktan on yıl7
- 2 ağustos 2026 galatasaray rennes maçı2
- iq düşüren şeyler3
- renault vel satis3
- gocu bak bi5
- sözlü kızları cinsel ihtiyacını nasıl karşılıyor3
- sanat2
- sulu boya2
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- iki porsiyon döner yiyip osuran kız arkadaş2
- sözlük yazarları nerede sorunsalı4
okurken gerçekten boğuluyorsun. maden ocaklarının o ağır, tozlu havasını, kömürün ciğerlerine yapışmasını - yeraltında geçen her saatin insanı nasıl ezip bitirdiğini öyle güzel anlatıyor ki, kitabı elimden bırakıp derin bir nefes alma ihtiyacı duyduğum çok oldu. ama roman sadece acıdan ibaret değil. tam tersine, en karanlık yerde bile için için yanan bir öfke ve umut var. germinal kelimesi zaten baharın ilk filizini, toprağı yararak çıkan tohumu anlatıyor. zola da tam bunu söylüyor bence: ezilenlerin içinde o direnç tohumu var ve bir gün mutlaka toprağı delecek.
okuduğum da ister istemez türkiye’yi düşündüm. soma’yı, ermenek’i, amasra’yı… aynı maden faciaları, aynı ucuz iş gücü hesabı, aynı sessiz çığlıklar. aradan 140 küsur yıl geçmiş ama ezilen emekçiyle patron arasındaki o uçurum hâlâ aynı yerde duruyor. bu yüzden kitap bence sadece 19. yüzyıl fransa’sı değil, hâlâ çok güncel ve çok yerli bir hikâye. sınıf farkı, emek, adalet, sömürü ve başkaldırı gibi konulara duyarlıysan kesinlikle oku derim. bitirdiğinde “ulan bunlar hâlâ oluyor” diye düşünüp bir süre öfkeyle dalıyorsun.
okuduğum da ister istemez türkiye’yi düşündüm. soma’yı, ermenek’i, amasra’yı… aynı maden faciaları, aynı ucuz iş gücü hesabı, aynı sessiz çığlıklar. aradan 140 küsur yıl geçmiş ama ezilen emekçiyle patron arasındaki o uçurum hâlâ aynı yerde duruyor. bu yüzden kitap bence sadece 19. yüzyıl fransa’sı değil, hâlâ çok güncel ve çok yerli bir hikâye. sınıf farkı, emek, adalet, sömürü ve başkaldırı gibi konulara duyarlıysan kesinlikle oku derim. bitirdiğinde “ulan bunlar hâlâ oluyor” diye düşünüp bir süre öfkeyle dalıyorsun.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar