bugün
- zincir marketlere kısıtlama çağrısı3
- türk kızlarına yürüyen turistin dayak yemesi6
- kimseyle tanışamamak9
- bir insana sonradan öğretilebilecek en zor şey3
- anne ve babayı çocukları önünde vuran maganda3
- 5 litrelik suyla sınava giren öğrenci5
- kanyon starbucks2
- milli takımın gruptan 3 çıkması senaryosu3
- seni hayata bağlayan şey9
- okulda felsefe dersinin kaldırılması7
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı52
- milli takıma isim koyalım kampanyası4
- 26 haziran 2026 türkiye'nin abd'ye döşeyeceği boru2
- türkiye'deki yakışıklı erkek kıtlığı16
- yuzırların süper güçleri11
- ciddi ilişki istemiyorum takılalım diyen kadın3
- güzellik merkezi2
- enteresan beddualar9
- telegram vs whatsapp4
- vincenzo montella'nın halen istifa etmemiş olması10
- iran'ın hürmüz boğazı nı kapatması2
- 33 yaşında emekli hayatı yaşamak5
- bugün ne yaptın2
- türkiye a milli futbol takımı14
- erkeklere çekici gelen kadın meslekleri10
- türkiye'nin asla düzelemeyecek olmasının sebebi12
- dövmesi olan yazarlar6
- 20 haziran 2026 almanya fildişi sahili maçı5
- ankara mı istanbul mu9
- kayahan'ın en güzel şarkısı12
- nuh tufanı olayı gerçek midir11
- erkeklerin akılsızlıkları9
- yks'ye 30 saniye geç kalan öğrenci2
- bizim çocuklar'a alternatif slogan önerileri2
- kadınların ilgisiz yaşayamaması13
- cumartesi gecesi intihar etmek5
- nervio'nun kedi kumu5
- göğsüne dilan polat yazdıran başörtülü bacı2
- aç olmak ama ne yemek istediğini bilmemek5
- berberlere zam gelmesi7
- termodinamiğin ikinci kanununu silkmek5
- eğilirken eliyle göğüs dekoltesini kapatan kız4
- didem soydan2
- treni kaçırmak5
- yeni bir kitaba başlama sorunu2
- köyde gece tuvalete gitmek5
- 13 seçim kaybetmedim7
- istanbul trafiğini bir cümleyle anlatmak5
- 3 tane kedisi olan kızla evlenilir mi sorunsalı18
- salyangozun bıraktığı gümüşsü iz4
brick top isimli yazarın, bir yer de şöyle bir yazı yazdığını gördüm;
--spoiler--
bugün ömründen on yıl gitmiş bahtsız bedevidir.
afla kalan dört dersini geçip öyle askere gitme uğraşında ilk olarak dün gece 5806 sayılı asal kanununu hatim ederken bi ifade gördüm. sınav haklarını kullandıktan sonra yaş haddini geçmiş durumdakilerin tecili bir sonraki seneye yapılmaz diyor. bu dedim bana iki defa yarıyor.
birincisi, ben zaten sadece bir sınav hakkıyla bile kalan derslerimi geçer, sonra tecil mecil uğraşmadan askere mezun olarak paşa paşa giderdim. ikincisi; yok sorun çıkarırlarsa o zaman da derdim ki, bir sene sonrasına tecil yapılmıyor ama bu sene içine yapılabiliyormuş, sadece mayıs sonuna kadar zaman verilse bile bana yeter, geçerim dersleri öyle giderim derdim. eh şubedeki insanların da anlayışlı davrandıkları efsanesi olduğundan baya bi ümitle şubeye gittim.
önce taa bingöl'deki şubeyle yaptığım görüşme patladı. sana hiç bi tecil hakkı yok, ancak şubat sonuna kadar tecil yaparız, kaydını yapar dondurursun, on beş ay sonra kalan derslerini geçersin dedi oradaki kadın. ilk darbeyi öyle yedik. bari şubat'a kadar tecili alayım da sonra belki kaçak bi şekilde sınavlara girer geçerim dedim. şubeye gittim.
şubenin bilgisayarları çöktü ve bana muayene için saat üçte gelmemi söylediler. üçe kadar bekledim ve bu sefer tam şubat sonuna tecili yapacakken oradaki kadın affa başvuru süresinden sonra başvurduğumu iddia etti. yahu dedim okul bana 29 aralık son tarih demiş, ben de o tarihte başvurmuşum ve hatta okul affımı onaylamış, nasıl tarihi geçmişim. yok dediler, son gün 28 aralıkmış. tekrar bingöl'e faks çektiler ve şubat tecil hakkımı da yok ettiler. e şimdi n'olacak dedim, sülüsün çıkıyor iki gün sonra askersin dedi kadın. ve hatta okula kaydımı yapamadığım için kayıt dondurma hakkım da yok, okulla tamamen ilişkim kesiliyor, askere gidiyor ve bugüne kadarki bütün çabalarım boşa çıkıyordu.
o yıkılmışlıkla sitem edesim tuttu ve "ben buraya daha fazla tecil için geldim, siz daha beter yıktınız beni" deyiverdim. kadın beni paylamaya başladı, bizden yasadışı mı davranmamızı istiyorsun yani dedi, yahu dedim bi suç varsa o da okulun suçu, benim günahım ne.. otur bekle komutanla görüşeceğiz dedi.
o bekleme süresi boyunca neler çektiğimi anlatamam mümkünatı yok. sonra komutana gittik ama kadın beni konuşturmadı ve paso beni suçladı. zar zor araya girdim, komutan en azından okula kayıt dondurabilir diye bi kağıt hazırlarsınız dedi, ancak onu koparabildim.
eve geldim, fakülteyi, kayıt işlerini telefon bombardımanına tuttum. zaten 28 aralık pazar günüymüş, o gün de kayıt işleri kapalı olduğu için son başvuruları ertesi gün almışlar. şimdi önce benim aslında af başvuru tarihi süresince başvurduğuma şube ikna edilecek, sonra 21 şubat'a tecil alınacak, sonra dilekçe verilecek ve okula kayıt yerine sınavlara giriş hakkı istenip sınavlar süresince tecil yapılabilir mi ona bakılacak.. kaçak okuma şansım da yokmuş çünkü okul kaçak öğrenci istemiyormuş.
ve haftasonu geldi. şimdi iki gün boyunca zombi gibi dolaşacağım, pazartesi günü önce okula gidip belge alıp, sonra şubeye gidip muayene olup, sonra tekrar okula gidip ön kayıt olmam ve dilekçe hazırlamam gerekecek. ve zaten bu dertler hiç olmasa da nefret ettiğim bi şeyi daha geciktiremezsem şubatta, hatta belki bu hafta içinde askere gideceğim.
bugün yıkıldım, haftasonu boyunca stresten daha beter çökeceğim ve pazartesi gününden de artık zerre umudum yok. bu şeyleri buraya yazmak, bi şekilde kendimi döküp rahatlamak istedim ama bi boka yaramadı.
küfretmeye çalıştım, silmek zorunda kaldım. oysa küfrü hiç bu kadar haketmemişlerdi gözümde o sonradan uydurulmuş kutsiyetler...
--spoiler--
(bkz: ne üzüldük bilemessin)
(bkz: gerçekler acıdır)
--spoiler--
bugün ömründen on yıl gitmiş bahtsız bedevidir.
afla kalan dört dersini geçip öyle askere gitme uğraşında ilk olarak dün gece 5806 sayılı asal kanununu hatim ederken bi ifade gördüm. sınav haklarını kullandıktan sonra yaş haddini geçmiş durumdakilerin tecili bir sonraki seneye yapılmaz diyor. bu dedim bana iki defa yarıyor.
birincisi, ben zaten sadece bir sınav hakkıyla bile kalan derslerimi geçer, sonra tecil mecil uğraşmadan askere mezun olarak paşa paşa giderdim. ikincisi; yok sorun çıkarırlarsa o zaman da derdim ki, bir sene sonrasına tecil yapılmıyor ama bu sene içine yapılabiliyormuş, sadece mayıs sonuna kadar zaman verilse bile bana yeter, geçerim dersleri öyle giderim derdim. eh şubedeki insanların da anlayışlı davrandıkları efsanesi olduğundan baya bi ümitle şubeye gittim.
önce taa bingöl'deki şubeyle yaptığım görüşme patladı. sana hiç bi tecil hakkı yok, ancak şubat sonuna kadar tecil yaparız, kaydını yapar dondurursun, on beş ay sonra kalan derslerini geçersin dedi oradaki kadın. ilk darbeyi öyle yedik. bari şubat'a kadar tecili alayım da sonra belki kaçak bi şekilde sınavlara girer geçerim dedim. şubeye gittim.
şubenin bilgisayarları çöktü ve bana muayene için saat üçte gelmemi söylediler. üçe kadar bekledim ve bu sefer tam şubat sonuna tecili yapacakken oradaki kadın affa başvuru süresinden sonra başvurduğumu iddia etti. yahu dedim okul bana 29 aralık son tarih demiş, ben de o tarihte başvurmuşum ve hatta okul affımı onaylamış, nasıl tarihi geçmişim. yok dediler, son gün 28 aralıkmış. tekrar bingöl'e faks çektiler ve şubat tecil hakkımı da yok ettiler. e şimdi n'olacak dedim, sülüsün çıkıyor iki gün sonra askersin dedi kadın. ve hatta okula kaydımı yapamadığım için kayıt dondurma hakkım da yok, okulla tamamen ilişkim kesiliyor, askere gidiyor ve bugüne kadarki bütün çabalarım boşa çıkıyordu.
o yıkılmışlıkla sitem edesim tuttu ve "ben buraya daha fazla tecil için geldim, siz daha beter yıktınız beni" deyiverdim. kadın beni paylamaya başladı, bizden yasadışı mı davranmamızı istiyorsun yani dedi, yahu dedim bi suç varsa o da okulun suçu, benim günahım ne.. otur bekle komutanla görüşeceğiz dedi.
o bekleme süresi boyunca neler çektiğimi anlatamam mümkünatı yok. sonra komutana gittik ama kadın beni konuşturmadı ve paso beni suçladı. zar zor araya girdim, komutan en azından okula kayıt dondurabilir diye bi kağıt hazırlarsınız dedi, ancak onu koparabildim.
eve geldim, fakülteyi, kayıt işlerini telefon bombardımanına tuttum. zaten 28 aralık pazar günüymüş, o gün de kayıt işleri kapalı olduğu için son başvuruları ertesi gün almışlar. şimdi önce benim aslında af başvuru tarihi süresince başvurduğuma şube ikna edilecek, sonra 21 şubat'a tecil alınacak, sonra dilekçe verilecek ve okula kayıt yerine sınavlara giriş hakkı istenip sınavlar süresince tecil yapılabilir mi ona bakılacak.. kaçak okuma şansım da yokmuş çünkü okul kaçak öğrenci istemiyormuş.
ve haftasonu geldi. şimdi iki gün boyunca zombi gibi dolaşacağım, pazartesi günü önce okula gidip belge alıp, sonra şubeye gidip muayene olup, sonra tekrar okula gidip ön kayıt olmam ve dilekçe hazırlamam gerekecek. ve zaten bu dertler hiç olmasa da nefret ettiğim bi şeyi daha geciktiremezsem şubatta, hatta belki bu hafta içinde askere gideceğim.
bugün yıkıldım, haftasonu boyunca stresten daha beter çökeceğim ve pazartesi gününden de artık zerre umudum yok. bu şeyleri buraya yazmak, bi şekilde kendimi döküp rahatlamak istedim ama bi boka yaramadı.
küfretmeye çalıştım, silmek zorunda kaldım. oysa küfrü hiç bu kadar haketmemişlerdi gözümde o sonradan uydurulmuş kutsiyetler...
--spoiler--
(bkz: ne üzüldük bilemessin)
(bkz: gerçekler acıdır)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar