bugün

dopamin

insanı insan yapan ve insanı harekete geçmesi için şahlandıran hormonların en büyüğüdür.

bilinenin (sanılanın) aksine ödüle kavuştuğunuzda değil o ödül için çabaladığınız zaman salgılanır.

çağımızın en büyük problemlerinden birisi kolay dopamindir.

bir örnekle başlayalım.

sürekli spora başlamayı düşünüyorsunuz, spor yapınca kaslı fit bir görüntünüz olacağını düşünüyorsunuz fakat başlamak için hep bir sebep arıyorsunuz.

örneğin, ya bugün çok yorgunum dinleneyim o zaman başlarım.

ya bugün spora kim gidecek yatıp bütün gün dizi izleyeyim.

ya spora gidecektim ama arkadaşlarım çağırdı başka zaman giderim.

bunlar beyninizin size karşı oynadığı küçük oyunlardır.

çünkü spor yapmak vücudu zorlar, beslenme alışkanlıklarınızı değiştirmeye zorlar, hayat şeklinizi değiştirmeye zorlar.

yatakta uzanıp reels izlemek varken kim kalkıp spora gidecek değil mi (bkz: swh)

ama bu döngüyü kırıp 1 ay düzenli spora gittiğinizde bütün sistem değişir.

siz kendinizi beğenince çevredeki insanlarda sizi beğenmeye başlar ve spora devam etmek için gereken dopamini ve motivasyonu bulmuş olursunuz.

aslında dopamin = disiplindir.

ben spor örneğini verdim ama hayatınızın tüm noktasında uygulayabilirsiniz.

japonların sürekli iyileşme, gelişme (kaizen) adını verdikleri bir teknik vardır.

günde 1 tane bile yabancı bir dilden 1 kelime öğrenirseniz 30 günde 30 kelime yapar.

300 sayfalık bir kitabın bir günde 10 sayfasını okursanız ayda 300 sayfa yani bir kitap yapar.

her sabah 7 de uyanacağınızı varsayalım alarmınızı her sabah 1 dakika erkene kurarak uyanırsanız bir ayda yarım erken uyanmayı öğrenmiş olursunuz.

çocuklar hayattan çok fazla zevk alır çünkü sürekli öğrenebilecekleri, deneyimleyebilecekleri şeyler vardır o yüzden içinizdeki çocuğu her zaman diri tutun.

merak edin, öğrenin ve öğrenmenin sınırını merak edin.

kolay dopamin diye bir şey yoktur öğrenilmiş çaresizlik ve sınırlar vardır, beyin alışılmışı ve kolay olanı her zaman çok sever ve sizi o çevrede tutmaya gayret eder.

hareketsizken aniden maraton koşamazsınız, öğrenmeyi unutmuşken kitap okuduğunuzda okuduğunuzu anlamazsınız, sevmeyi unutmuşken birisini deli gibi sevemezsiniz, enerjinizi kaybettiğinizde aniden enerjinize kavuşamazsınız.

bu örneği istediğiniz kadar çoğaltın ve unutmayın harekete geçmeden harekete geçemezsiniz.

ilham size gelmez siz ilhama gideceksiniz.

kim olduğunuzu ve gücünüzü asla unutmayın.

içinizdeki 10 yaşınızdaki çocuğun neler yapabileceğini ve ne kadar hevesli olduğunu asla unutmayın.

konfor = sessiz çöküş bu bütün insanlar için geçerli.

herkes başarıyorken ben neden böyleyim diye düşünmeden önce harekete geçtiğinizden emin olun.

30 yaşındayım harekete geçip daha kötü bir duruma düşen insan çok az gördüm ama hareket etmeyip potansiyelini çöp eden kendim dahil çok daha fazla insan gördüm.

sadece sinsi sinsi beyninizi zorlamayı öğrenin yeni ve güçlü benliğinize hızlıca ayak uyduracaktır.

seviyorum sizi kalp.
© copyright 2005 - 2026