bugün
- herkes yatsın iyi geceler8
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- oğlum çok güzel lan6
- cips olsa da yesek7
- 1 saatte 10 bira içmek19
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- istanbul un çok pahalı olması12
- tembel ve çalışmayan insan16
- the merich13
- sözlük kızlarının kombinleri20
- velvet vs nervio19
- otobüste kitap okuyan insanlara bakmak3
- aklını yitirmek4
- en sevilmeyen ev işleri2
- oğuzhan uğur'un tutuklanması2
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- matbaanın gecikmesine sebep5
- 50 tl ile rolling yapmak6
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- horoz hayası çorbası5
- eski nahif sözlük kızları2
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- velvet13
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip6
- lale devrinde deliler gibi eğlenmek4
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- manifest grubu3
- slavko vincic15
- bira cips6
- acıktım ben3
- ona bir şey söyle9
- devlet bahçeli5
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- nervio11
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- ispanya20
- kadim kültürler4
- yarın iş olduğu gerçeği3
- laptop5
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- 2026 dünya kupası25
- aga be şarkılar5
- gocusuz sözlük4
- sevgiliyle karşılıklı bira içmek2
- manyak olmaya karar verdim9
- sevgiliyle karşılıklı cik cik diye ötüşmek2
- bir yazarın cinsiyetini öğrenme yolları5
eski fotoğraf albümlerinin bulunduğu odalar hep soğuk gelirdi bana. ne kadar ısıtıcılarla ısıtılsa bile hep bir igloyu andırıyordu o duvarlar. soğuk,karanlık ve terk edilmiş duvarların çevrelediği eski fotoğraflarla dolu bir oda hayal edin. o duvar herhangi bir duvar olmaktan çıkıyordu benim adıma.
soğuk ve terk edilmiş odaya yakışıyordu bunlar. eski fotoğraf albümleri de o odaya yakışan cinsten bir terk edilmişlik barındırıyor. güzel günlerin mazide kalması yetmediği gibi hasta edici bir soğukla ölüme terk edilmiş bekliyorlar. bazı albüm sayfalarının arasından çıkan ve küçük deliklerden bir anda kaybolan hamam böcekleri de sanki mazilere sığınıyorlardı. belki de insanlar tarafından dışlanan ve kendini bir sabah böceğe dönüşmüş olarak bulan gerçek insanlardı bu yaratıklar.
karıştırdım anılarla dolu albümlerimi. bir fotoğraf gözüme takıldı. o fotoğrafta onu gördüm. ne çok özlemiştim onu. fotoğraf ne kadar tozlu da olsa onu hemen seçebildim. suratındaki masumiyet hiç sönmemiş gibiydi. yıllar önceki gibi gülümsedi fotoğraf bana. o soğuk oda bir anda yangına döndü. ne kadar yalnız bırakmışlar seni bu soğuk odada hafif bir gülümsemeyle diye geçirdim içimden.
soğuk ve ıslak zemine bir anda bıraktım kendimi,tozlu ve eski bir fotoğrafta buldum kendimi. kendime olan özlemim sardı içimi, soğuğa aldırmadan ısıttı beni,sanki ilk günkü gibi.
neyse dedim kendime. düşünmemeliydin bunları, düşünmeyi düşünmemelisin. düşünmeyi düşünmemeyi bile düşünmemelisin. seni duyabilirler ve istemediğin bir ortamda aşağılayıcı bakışlara maruz kalabilirsin aptal. yazdıklarını bile kısık bir alkış sesiyle okumalısın diye direttim kendime. düşüncelerimi bile filtresiz aktaramamanın verdiği burukluk ve dahası beğenilmeye odaklı patetik bir ruh haliyle yazmak ne kadar koyardı sana.aptal.
soğuk ve ıslak zemin artık acı veriyordu bana. kalktım, yüksek ve demirden bacakları paslanmış tabureyi aldım ve tavana kitledim gözlerimi. işte tam sırasıydı ölmenin. hiç bu kadar hazır hissetmemiştim.
kocaman bir halat, soğuk bir oda, tavana asılmamı bekleyen bir kanca, ıslak zemin, yüksek olmasına rağmen demirden bacakları paslanmış bir tabure, bana gülümseyen ve yabancılaşan eski fotoğraftaki kendim ve şu andaki ben baş başa kaldık.
hadi be artık yeter. düşünmeyi kes, acıma artık kendine. bitir bu işi. korkma eski fotoğraflardan ve kendinden. yap artık. aptaaaaaaaal
aptal aptal aptal aptal. hayır öğretmenim ben aptal değilim. ödevimi unuttum. evet sular gitmişti. ne alaka evladım suyla ödevin ne ilgisi var? aptal aptal aptal. susunnn.
arkadaşınıza aptal demeyin. ben sizleri böyle mi yetiştirdim?
teşekkürler öğretmenim. bana tahammül ettiğiniz için.
beceremedim yaşamayı dahası ödevlerimi de yapamadım. ama söz veriyorum tesisatçı işini bitirir bitirmez yapacağım ödevlerimi.
aptal aptal aptal aptal.
değilim ben aptal.
soğuk ve terk edilmiş odaya yakışıyordu bunlar. eski fotoğraf albümleri de o odaya yakışan cinsten bir terk edilmişlik barındırıyor. güzel günlerin mazide kalması yetmediği gibi hasta edici bir soğukla ölüme terk edilmiş bekliyorlar. bazı albüm sayfalarının arasından çıkan ve küçük deliklerden bir anda kaybolan hamam böcekleri de sanki mazilere sığınıyorlardı. belki de insanlar tarafından dışlanan ve kendini bir sabah böceğe dönüşmüş olarak bulan gerçek insanlardı bu yaratıklar.
karıştırdım anılarla dolu albümlerimi. bir fotoğraf gözüme takıldı. o fotoğrafta onu gördüm. ne çok özlemiştim onu. fotoğraf ne kadar tozlu da olsa onu hemen seçebildim. suratındaki masumiyet hiç sönmemiş gibiydi. yıllar önceki gibi gülümsedi fotoğraf bana. o soğuk oda bir anda yangına döndü. ne kadar yalnız bırakmışlar seni bu soğuk odada hafif bir gülümsemeyle diye geçirdim içimden.
soğuk ve ıslak zemine bir anda bıraktım kendimi,tozlu ve eski bir fotoğrafta buldum kendimi. kendime olan özlemim sardı içimi, soğuğa aldırmadan ısıttı beni,sanki ilk günkü gibi.
neyse dedim kendime. düşünmemeliydin bunları, düşünmeyi düşünmemelisin. düşünmeyi düşünmemeyi bile düşünmemelisin. seni duyabilirler ve istemediğin bir ortamda aşağılayıcı bakışlara maruz kalabilirsin aptal. yazdıklarını bile kısık bir alkış sesiyle okumalısın diye direttim kendime. düşüncelerimi bile filtresiz aktaramamanın verdiği burukluk ve dahası beğenilmeye odaklı patetik bir ruh haliyle yazmak ne kadar koyardı sana.aptal.
soğuk ve ıslak zemin artık acı veriyordu bana. kalktım, yüksek ve demirden bacakları paslanmış tabureyi aldım ve tavana kitledim gözlerimi. işte tam sırasıydı ölmenin. hiç bu kadar hazır hissetmemiştim.
kocaman bir halat, soğuk bir oda, tavana asılmamı bekleyen bir kanca, ıslak zemin, yüksek olmasına rağmen demirden bacakları paslanmış bir tabure, bana gülümseyen ve yabancılaşan eski fotoğraftaki kendim ve şu andaki ben baş başa kaldık.
hadi be artık yeter. düşünmeyi kes, acıma artık kendine. bitir bu işi. korkma eski fotoğraflardan ve kendinden. yap artık. aptaaaaaaaal
aptal aptal aptal aptal. hayır öğretmenim ben aptal değilim. ödevimi unuttum. evet sular gitmişti. ne alaka evladım suyla ödevin ne ilgisi var? aptal aptal aptal. susunnn.
arkadaşınıza aptal demeyin. ben sizleri böyle mi yetiştirdim?
teşekkürler öğretmenim. bana tahammül ettiğiniz için.
beceremedim yaşamayı dahası ödevlerimi de yapamadım. ama söz veriyorum tesisatçı işini bitirir bitirmez yapacağım ödevlerimi.
aptal aptal aptal aptal.
değilim ben aptal.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar