bugün
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı42
- hiç bitmeyecekmiş gibi gelen şeyler15
- kapadokya20
- zorunlu eğitim9
- bir sözlük kızıyla şapır şupur öpüşmek13
- fenerbahçe17
- ne okudunuz8
- islam barış dinidir43
- yeni partili sözlük yazarları26
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle8
- sarapci koala51
- ne kadar mutlusun5
- boş yapasınız gelince ne yapıyorsunuz14
- fenerbahçe lyon maçında atıp tutan yazarlar4
- fenerin şl de ziki tutacak olması3
- üstteki yazar gözünde nasıl canlanıyor5
- sözlüğün açık ara en sevilmeyen yazarı seçilmek18
- sözlüğe fotoğraf atmak6
- ankete gelin beyler31
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek4
- arkadaşlar çok acil bi baksanıza10
- sözlüğe veda edecek yazarların son konuşmaları6
- fener lyon'u yener mi4
- tai lung47
- ne kadar yaşlısın22
- geleceğe bir not bırak4
- recep tayyip erdoğan25
- anın görüntüsü20
- velvet45
- güç ellerinde olsa halkın içinden geçecek kitle5
- friedrich hegel la bi cay icek12
- cingan kasa transit4
- tamircisi ölünce satılan araba3
- mason greenwood7
- hintli kadınların aslında güzel olması7
- türk vatandaşı olmak istemeyni vatandaşlktan atmak3
- sözlüğe küsmek9
- iyilik vs dürüstlük5
- pizza2
- ismail kartal6
- akp mhp dem ittifakı8
- günlük dua zikir tesbih ve ibadetler3
- sabahlara kadar cips kolayla bilgisayarda oturmak5
- zeki insanların sevilmemesi5
- çalışmayan erkekle evlenilir mi10
- akp bitince troller nolacak4
- kadının kocasına ismiyle hitap etmesi edepsizliktr6
- balık3
- sözlük kızlarının kombinleri19
- annesiyle yaşayan 40 yaşındaki erkek8
görsel
insan bilincinin nasıl çalıştığına dair en ufak bir fikre bile sahip olmayan "bilinçsiz " biriyle karşı karşıyayız. Yedi yaşındayken anne babasıyla yaptığı sıradan bir cumartesi kahvaltısında ne yediğini hatırlamaz, fakat o döneme ait bi rüyayla eş zamanlı olarak herhangi bi akşam, kimlerle ne yiyip içtiğini şaşırtıcı bir netlikle anlatabilir. Bu çelişkinin nedenini sorduğunuzda ise yanıt veremez. Çünkü hafızanın nasıl çalıştığını bilmiyordur.
Gerçek şu ki kalemi tutuş biçiminden boş bir kağıda karaladığın şekillerin renk ve desen dağılımına kadar her ayrıntı, bilinçaltının bilişsel davranışlar üzerindeki sembolik projeksiyonudur. Geri çağrılabilir hafıza yalnızca hatırladıklarımızdan ibaret değildir arkadaşım, hiçbir zaman bilinç düzeyine çıkmayanlar da dahil olmak üzere bilişsel varlığımızın neredeyse tamamını oluştururlar.
Bilinç, her şeyi aynı anda hatırlayarak kendini fark edebilen bir yapı değildir. Böyle bir şey için onlarca beyin ve yüz milyarlarca nöron gerekirdi. Beyin, sınırlı hesaplama gücü nedeniyle anımsama ve unutma mekanizmaları üzerinden çalışan, güncel verilerle sürekli beslenen süreğen bir verimlilik-kontrol sistemi inşa eder. ve onu her daim canlı tutar. Her şeyi hatırlamak bilinç yaratmaz. aksine bilinci imkansız kılan, parçalayan bi kusurdur bu.
Dış dünyadaki titreşimler, sesler, renkler ve üç boyutlu imgeler arasında ontolojik bir kopukluk yoktur. Algılarımız kaotik biçimde iç içedir. Beyin bilgi akışını algılara bölüştürerek onları kategorize eder ve bunu yaparken fiziksel dünyadaki olgusal nedensellik ile tutarlı bir model üretir. Bu model birebir bir kopya değildir. ölçeklendirilmiş, sadeleştirilmiş ve hayatta kalmaya yetecek kadar tutarlı bir temsildir. Bugün burada olmamızın tek nedeni de bu.
insan bilincinin nasıl çalıştığına dair en ufak bir fikre bile sahip olmayan "bilinçsiz " biriyle karşı karşıyayız. Yedi yaşındayken anne babasıyla yaptığı sıradan bir cumartesi kahvaltısında ne yediğini hatırlamaz, fakat o döneme ait bi rüyayla eş zamanlı olarak herhangi bi akşam, kimlerle ne yiyip içtiğini şaşırtıcı bir netlikle anlatabilir. Bu çelişkinin nedenini sorduğunuzda ise yanıt veremez. Çünkü hafızanın nasıl çalıştığını bilmiyordur.
Gerçek şu ki kalemi tutuş biçiminden boş bir kağıda karaladığın şekillerin renk ve desen dağılımına kadar her ayrıntı, bilinçaltının bilişsel davranışlar üzerindeki sembolik projeksiyonudur. Geri çağrılabilir hafıza yalnızca hatırladıklarımızdan ibaret değildir arkadaşım, hiçbir zaman bilinç düzeyine çıkmayanlar da dahil olmak üzere bilişsel varlığımızın neredeyse tamamını oluştururlar.
Bilinç, her şeyi aynı anda hatırlayarak kendini fark edebilen bir yapı değildir. Böyle bir şey için onlarca beyin ve yüz milyarlarca nöron gerekirdi. Beyin, sınırlı hesaplama gücü nedeniyle anımsama ve unutma mekanizmaları üzerinden çalışan, güncel verilerle sürekli beslenen süreğen bir verimlilik-kontrol sistemi inşa eder. ve onu her daim canlı tutar. Her şeyi hatırlamak bilinç yaratmaz. aksine bilinci imkansız kılan, parçalayan bi kusurdur bu.
Dış dünyadaki titreşimler, sesler, renkler ve üç boyutlu imgeler arasında ontolojik bir kopukluk yoktur. Algılarımız kaotik biçimde iç içedir. Beyin bilgi akışını algılara bölüştürerek onları kategorize eder ve bunu yaparken fiziksel dünyadaki olgusal nedensellik ile tutarlı bir model üretir. Bu model birebir bir kopya değildir. ölçeklendirilmiş, sadeleştirilmiş ve hayatta kalmaya yetecek kadar tutarlı bir temsildir. Bugün burada olmamızın tek nedeni de bu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar