bugün
- otobüste açamadığı camı kıran erkek7
- 9 eylül izmir in kurtuluşu4
- adana dürüm vs adana porsiyon9
- arkadaşlar ben çalışmak istemiyorum5
- niye uyandık sözlük5
- chp'nin 103 yılı reklamı5
- istiklal mahkemeleri kurup fetöcüleri asmak5
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i24
- şönt baca3
- gebze yi gebze yapan şeyler5
- bütün eziklerin 80 ler paylaşımı yapması15
- spora başladım5
- at eti yemek5
- uyudun mu11
- sözlüğün en kültürlü yazarı3
- günün sözü5
- sabahları nefret edilen şeyler2
- kafasında konuşan sesi uzaylı zannetmek8
- manifestten hangi kızla sevişirdin16
- queen ravenna ve cinleri14
- şeffaf ayakkabı9
- özgüven5
- hayattan beklentiler7
- mesleğinizi söyleyince muhatap olduğunuz sorular12
- patso4
- arkadaşlar ben artık ayı olmak istemiyorum2
- 81 ilde sığınak yapılması7
- tavuğun neden kanatları var11
- hastanede kendini siktiren güvenlik kız3
- sözlükte üzdüğüm yazarlar11
- sueda uluca silvermist benzerliği11
- bir zihinden diğer zihne geçen memler8
- beni affettiğini söylesin gideyim10
- kadın bacağı paylaşan mehdi5
- s'i l v'e r m'i s t35
- uludağ sözlük size ne kattı27
- sinek as6
- 3 yaşındaki elif'i göz göre göre ezen kadın sürücü12
- gocu34
- insanı yoran duygular6
- karabüyü yapılan kaynananın hala yaşaması7
- deliler bize ne anlatıyor sorunsalı6
- ruhi çenet videolarına dokunmayan yahudi lobisi6
- kız düşürmenin kısa yolu19
- sözlüğün en masum yazarları18
- queen ravennadan mesaj var11
- taliban7
- sözlük şifresinin uzaylılar tarafından çalınması6
- öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler5
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı8
ahmet altan'ın taraf gazetesinden yer alan 25.02.2009 tarihli yazısının kopy peystidir.
Dün gazetelerin internet sitelerini okuyup da televizyonların haber programlarına bakınca sandım ki korkunç bir şey oldu.
Konuşmalar, demeçler, sansürler...
Ne olmuş?
Ahmet Türk Meclisteki grup toplantısında Kürtçe konuşmuş.
Bizim ülkemizi şaşırtan gerçeğin özeti şu:
Kürt, Kürtçe konuşmuş.
Bir Kürdün Kürtçe konuşmasını büyük bir olay olarak gören bir ülkede yaşıyorum ben.
Bakın size büyük sırrı açıklıyorum.
Kürtler Kürtçe konuşur.
Türkler Türkçe konuşur.
ingilizler ingilizce konuşur.
Fransızlar Fransızca konuşur.
Beni kızdırırsanız böyle sayar giderim.
Neden bir Kürdün Kürtçe konuşması bize bu kadar garip geliyor?
Bill Clinton gelince, herkes onun bizim Meclisteki ingilizce konuşmasını alkışlıyor.
Ama Ahmet Türk'ün Kürtçe konuşmasına şaşıyor.
ingilizce konuşulabilen bir Mecliste neden Kürtçe konuşulamasın?
Tabii ki farkındasınız bunun mantıklı bir açıklaması yok.
Şöyle bir açıklama bulmuşlar:
Mecliste ancak devletin resmen kabul ettiği diller konuşulabilir.
Aslında bu, bizim Mecliste Kürtçe dışında her dil konuşulabilir anlamına geliyor.
Ama bu mantık oyunu da artık yürümüyor.
Çünkü, Kürtçe bizim resmen tanıdığımız Irakın resmî dillerinden biri.
Şimdi ne olacak?
Olacak bir şey yok.
Kürtlerin Kürtçe konuştuğunu kabul edeceğiz.
Kürtlerin Kürtçe konuşmasından daha doğal ne var?
Ne olur Kürtçe konuşurlarsa?
Devlet mi yıkılır?
Eğer bu ülkenin vatandaşlarının bir bölümü anadilini konuştuğu için bu devlet batacaksa, bırakın batsın.
Sadece konuşarak batırılacak bir memleket zaten ayakta kalmaz çünkü.
Ama merak etmeyin hiçbir ülke birileri anadilini konuştu diye batmaz.
Tam aksine, insanların anadilini yasaklarsanız memleketi batırırsınız.
Amerikada devlet dairelerinde hem ingilizce hem ispanyolca duyurular var.
Neden?
Çünkü devlet, insanlara hizmet etmek için kurulmuş bir teşkilat, Amerikan devletinin görevlerinden biri de ingilizce bilmeyen Latin kökenli vatandaşlarına en iyi hizmeti vermek.
Onun için ispanyolca da yazıyorlar.
Ve, inanmayacaksınız ama bu yüzden batmıyorlar.
Türkiye de batmaz.
Devlet dairelerine Kürtçe tabelalar koyarsak da batmaz.
Mahkemeye gittiğinde yargıcın söylediğini anlamadığı için tercümana ihtiyaç duyan Kürt vatandaşlarınıza daha iyi hizmet vermiş olursunuz.
Bir işe yarayacağını bilsem, yemin ederim dizlerimin üstüne çöküp yalvaracağım, nolur bu saçma sapan işleri bir kenara bırakalım diye.
Yaşlandım, yakında Allahın izniyle ölüp gideceğim, hâlâ Kürt, Kürtçe konuşur diye yazı yazmak zorunda kalıyorum.
Yazarlık açısından nasıl da utanç verici bir durum...
Ali topu bana at, Ayşegül ip atla düzeyinde yazılar yazmayı kim ister?
Böyle yazılar yazmayalım desem, bu saçmalığın altında öyle insani dramlar yaşanıyor ki yazmamak mümkün değil.
Hapishanelerde Kürt mahkûmların aileleriyle Kürtçe konuşmaları yasaklanıyor.
Mahkûmun zavallı annesi Türkçe bilmediği için çelik parmaklıkların arasından oğluna bakıp hiçbir şey söyleyemeden sessizce ağlıyor.
Bir düşünün o anneyi...
Bir düşünün o oğlu...
Ahmet Türk de Diyarbakır hapishanesinde bu sahneyi aynen yaşamış, Türkçe bilmeyen annesiyle konuşamamış.
Yemin etmiş o zaman, resmî bir yerde Kürtçe konuşacağım diye.
Konuştu da...
Bence de iyi etti.
Her evlat annesine borcunu ödemeli.
Diyorlar ki, seçimler için yatırım yaptı, yapsın ne olacak, diğerleri yapmıyor mu?
Seçim zaten böyle bir şeydir.
Seçmenini memnun etmeye çalışırsın.
Seçimlerin iyi tarafı budur.
Bilmiyorum, bu tuhaflıklardan ne zaman kurtulacağız?
Ama işin iyi tarafı bu kez politikacılardan büyük tepkiler gelmemesi.
Kürtçe konuşmayı anayasa suçu zanneden Meclis Başkanından başka kimseden öyle çok saldırgan açıklamalar duyulmadı.
CHPliler bile ılımlıydı.
Eh, bu da bir şey.
Demek yavaş yavaş öğreniyoruz.
Kürtler, Kürtçe konuşuyor.
Bunu öğrenene kadar ne acılar çekildi bu ülkede, bir ara sokaklarda bile Kürtçe konuşulmasını yasakladık, Kürtçe şarkı söylenmesini yasakladık.
Yasak kalktı, ne oldu?
Hayat normalleşip rahatladı.
Ah ki ah, hâlâ bunları yazıyoruz.
Hadi hep beraber...
Kürtler Kürtçe konuşur, Türkler Türkçe konuşur, kışın kar yağar, baharda yağmur olur, Ali topu bana at...
Dün gazetelerin internet sitelerini okuyup da televizyonların haber programlarına bakınca sandım ki korkunç bir şey oldu.
Konuşmalar, demeçler, sansürler...
Ne olmuş?
Ahmet Türk Meclisteki grup toplantısında Kürtçe konuşmuş.
Bizim ülkemizi şaşırtan gerçeğin özeti şu:
Kürt, Kürtçe konuşmuş.
Bir Kürdün Kürtçe konuşmasını büyük bir olay olarak gören bir ülkede yaşıyorum ben.
Bakın size büyük sırrı açıklıyorum.
Kürtler Kürtçe konuşur.
Türkler Türkçe konuşur.
ingilizler ingilizce konuşur.
Fransızlar Fransızca konuşur.
Beni kızdırırsanız böyle sayar giderim.
Neden bir Kürdün Kürtçe konuşması bize bu kadar garip geliyor?
Bill Clinton gelince, herkes onun bizim Meclisteki ingilizce konuşmasını alkışlıyor.
Ama Ahmet Türk'ün Kürtçe konuşmasına şaşıyor.
ingilizce konuşulabilen bir Mecliste neden Kürtçe konuşulamasın?
Tabii ki farkındasınız bunun mantıklı bir açıklaması yok.
Şöyle bir açıklama bulmuşlar:
Mecliste ancak devletin resmen kabul ettiği diller konuşulabilir.
Aslında bu, bizim Mecliste Kürtçe dışında her dil konuşulabilir anlamına geliyor.
Ama bu mantık oyunu da artık yürümüyor.
Çünkü, Kürtçe bizim resmen tanıdığımız Irakın resmî dillerinden biri.
Şimdi ne olacak?
Olacak bir şey yok.
Kürtlerin Kürtçe konuştuğunu kabul edeceğiz.
Kürtlerin Kürtçe konuşmasından daha doğal ne var?
Ne olur Kürtçe konuşurlarsa?
Devlet mi yıkılır?
Eğer bu ülkenin vatandaşlarının bir bölümü anadilini konuştuğu için bu devlet batacaksa, bırakın batsın.
Sadece konuşarak batırılacak bir memleket zaten ayakta kalmaz çünkü.
Ama merak etmeyin hiçbir ülke birileri anadilini konuştu diye batmaz.
Tam aksine, insanların anadilini yasaklarsanız memleketi batırırsınız.
Amerikada devlet dairelerinde hem ingilizce hem ispanyolca duyurular var.
Neden?
Çünkü devlet, insanlara hizmet etmek için kurulmuş bir teşkilat, Amerikan devletinin görevlerinden biri de ingilizce bilmeyen Latin kökenli vatandaşlarına en iyi hizmeti vermek.
Onun için ispanyolca da yazıyorlar.
Ve, inanmayacaksınız ama bu yüzden batmıyorlar.
Türkiye de batmaz.
Devlet dairelerine Kürtçe tabelalar koyarsak da batmaz.
Mahkemeye gittiğinde yargıcın söylediğini anlamadığı için tercümana ihtiyaç duyan Kürt vatandaşlarınıza daha iyi hizmet vermiş olursunuz.
Bir işe yarayacağını bilsem, yemin ederim dizlerimin üstüne çöküp yalvaracağım, nolur bu saçma sapan işleri bir kenara bırakalım diye.
Yaşlandım, yakında Allahın izniyle ölüp gideceğim, hâlâ Kürt, Kürtçe konuşur diye yazı yazmak zorunda kalıyorum.
Yazarlık açısından nasıl da utanç verici bir durum...
Ali topu bana at, Ayşegül ip atla düzeyinde yazılar yazmayı kim ister?
Böyle yazılar yazmayalım desem, bu saçmalığın altında öyle insani dramlar yaşanıyor ki yazmamak mümkün değil.
Hapishanelerde Kürt mahkûmların aileleriyle Kürtçe konuşmaları yasaklanıyor.
Mahkûmun zavallı annesi Türkçe bilmediği için çelik parmaklıkların arasından oğluna bakıp hiçbir şey söyleyemeden sessizce ağlıyor.
Bir düşünün o anneyi...
Bir düşünün o oğlu...
Ahmet Türk de Diyarbakır hapishanesinde bu sahneyi aynen yaşamış, Türkçe bilmeyen annesiyle konuşamamış.
Yemin etmiş o zaman, resmî bir yerde Kürtçe konuşacağım diye.
Konuştu da...
Bence de iyi etti.
Her evlat annesine borcunu ödemeli.
Diyorlar ki, seçimler için yatırım yaptı, yapsın ne olacak, diğerleri yapmıyor mu?
Seçim zaten böyle bir şeydir.
Seçmenini memnun etmeye çalışırsın.
Seçimlerin iyi tarafı budur.
Bilmiyorum, bu tuhaflıklardan ne zaman kurtulacağız?
Ama işin iyi tarafı bu kez politikacılardan büyük tepkiler gelmemesi.
Kürtçe konuşmayı anayasa suçu zanneden Meclis Başkanından başka kimseden öyle çok saldırgan açıklamalar duyulmadı.
CHPliler bile ılımlıydı.
Eh, bu da bir şey.
Demek yavaş yavaş öğreniyoruz.
Kürtler, Kürtçe konuşuyor.
Bunu öğrenene kadar ne acılar çekildi bu ülkede, bir ara sokaklarda bile Kürtçe konuşulmasını yasakladık, Kürtçe şarkı söylenmesini yasakladık.
Yasak kalktı, ne oldu?
Hayat normalleşip rahatladı.
Ah ki ah, hâlâ bunları yazıyoruz.
Hadi hep beraber...
Kürtler Kürtçe konuşur, Türkler Türkçe konuşur, kışın kar yağar, baharda yağmur olur, Ali topu bana at...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar