bugün
- queen feristah15
- ölümden korkuyor musunuz11
- matrix te yaşadığımız gerçeği4
- erkeklerin her konuşmayı flörte bağlaması4
- gerçeğin önemi kalmadığı gerçeği3
- hafızayı sildirmek6
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- sözlükten korkmak5
- zalbert ramstein4
- gecenin şarkısı18
- ayıyla güreşmek7
- işiniz gücünüz yok mu11
- bir bela geliyor29
- nervio12
- gocu43
- arkadaşlar çabuk buraya bakın5
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek8
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay7
- fusya semsiyeli yabanci20
- eve gelen escorta lahmacun söylemek5
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- açık oylayan favlayan msj atan nickaltı giren kız6
- uludağ itiraf15
- bara giden erkeğin asıl amacı7
- insanları imcitmeyi havalı bir şey sanan ibneler6
- seninleyken kendim olabiliyorum2
- yağmurda ıslanınca murat kekilli ye benzeyen kız4
- pandela2
- mazotun yarım litresi 50 tl24
- duştan yeni çıkmış six packli erkek3
- sözlüğün insanı dertlendirmesi5
- gece dinlenen podcast te anırarak gülen adamlar3
- uludağ sözlük evreni8
- 7 aydır konuşulan kızın true çıkması3
- willem dafoe3
- bilin bakalım ben kimin fakesiyim6
- izmirbeyefendisi'nin şemsiyeli olması6
- kendin hakkında bir entry bırak9
- apo'nun villası11
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya14
- 195 kaslı pilot14
- heyt bea gocu mu5
- erkekler neden evlenmek ister15
- dizi izlemek4
- düğününde piste çıkıp kant tan bahseden felsefeci3
- meyhanede masayı yumruklayıp hancı hancı demek3
- arkadaşlar çok kırıcısınız6
- donald trump'un türk askerini övmesi10
- bi bitmediniz amk diyip çinlilere tokatla dalmak3
- halil güneşli karizması4
iki şekilde de görüş belirtmek istediğim film:
--spoiler--
1- sonlarına doğru eklenen bir kaç gerçek görüntü dışında tamamen animasyon olan film, gerçeklik duygusu yansıtmak bakımından kesinlikle canlı illüstrasyonlardan eksik kalmamıştır, hatta kullanılan renkler, gölgelendirme ustalıklarıyla canlı illüstrasyondan bile daha etkileyici hale gelmiş. Gene çekim konusunda bir diğer dikkat çekici özellik, animasyon yani tümden sanal oluşturulan filmde; sık sık geçen rüyalar ve sanrılar gösterilirken, bir şekilde rüyalara ve sanrılara mistik, gizemli hatta fazlasıyla etkileyici bir hava katılmış. özellikle filmin en başında yer alan "köpek çetesi" nin seyahati insanı koltuğa yapıştırabilecek kadar dehşet verici idi. Rüyalarla gerçekler arasındaki fark o kadar doğal ve belliydi ki, animasyon tekniğinin en büyük dezavantajı olan masalsı anlatımla yönetmenin hiç bir sorunu olmadığını anlıyorsunuz. Bu animasyon konusunda beni rahatsız eden tek şey ise, yapılan röpörtajların da animasyon olması dolayısıyla film akışına dikkatlice dağıtılmış da olsa bu röpörtajların hikayeden kopuk bir şekilde durması idi.
2- filmin adının da geçtiği "Beşir'le Vals" bölümü dışında * genel olarak tüm filme hakim olan tek taraflı anlatım izleyici tarafından bir günah çıkarma gibi görünebilir, ama aslında ya da bana göre filmde daha çok tarafsız bir "Biz bu katliamı nasıl yaptık? onca insana nasıl kıyıldı? insan nasıl bir varlık?" endişesi vardır. Yani yönetmen filmde daha çok insanlığın bu acımasızlığına inanamaz bir şaşkınlıkla bakmıştır, hikayeyi anlamakta kullandığı hafıza teması da bu şaşkınlığı ve kabul edilemezliği iyice vurgulamaktadır.
*şimdi gelelim bir israil askerinin devasa bir Beşir resminin altında ve sürekli ateş in altında geçirdiği, krizsel bir saldırı olan o acımasız öfke dolu vals e. Bu vals fikir olarak, başlangıç olarak filme yakışsa da görüntü olarak fazla holywood vari olmuştur. yani askerin hareketleri, bir sinir krizinden çok kahramanlık gösterisi yapmaya benzemiştir. bu sahne dolayısıyla filmden puan kırıyorum *
--spoiler--
--spoiler--
1- sonlarına doğru eklenen bir kaç gerçek görüntü dışında tamamen animasyon olan film, gerçeklik duygusu yansıtmak bakımından kesinlikle canlı illüstrasyonlardan eksik kalmamıştır, hatta kullanılan renkler, gölgelendirme ustalıklarıyla canlı illüstrasyondan bile daha etkileyici hale gelmiş. Gene çekim konusunda bir diğer dikkat çekici özellik, animasyon yani tümden sanal oluşturulan filmde; sık sık geçen rüyalar ve sanrılar gösterilirken, bir şekilde rüyalara ve sanrılara mistik, gizemli hatta fazlasıyla etkileyici bir hava katılmış. özellikle filmin en başında yer alan "köpek çetesi" nin seyahati insanı koltuğa yapıştırabilecek kadar dehşet verici idi. Rüyalarla gerçekler arasındaki fark o kadar doğal ve belliydi ki, animasyon tekniğinin en büyük dezavantajı olan masalsı anlatımla yönetmenin hiç bir sorunu olmadığını anlıyorsunuz. Bu animasyon konusunda beni rahatsız eden tek şey ise, yapılan röpörtajların da animasyon olması dolayısıyla film akışına dikkatlice dağıtılmış da olsa bu röpörtajların hikayeden kopuk bir şekilde durması idi.
2- filmin adının da geçtiği "Beşir'le Vals" bölümü dışında * genel olarak tüm filme hakim olan tek taraflı anlatım izleyici tarafından bir günah çıkarma gibi görünebilir, ama aslında ya da bana göre filmde daha çok tarafsız bir "Biz bu katliamı nasıl yaptık? onca insana nasıl kıyıldı? insan nasıl bir varlık?" endişesi vardır. Yani yönetmen filmde daha çok insanlığın bu acımasızlığına inanamaz bir şaşkınlıkla bakmıştır, hikayeyi anlamakta kullandığı hafıza teması da bu şaşkınlığı ve kabul edilemezliği iyice vurgulamaktadır.
*şimdi gelelim bir israil askerinin devasa bir Beşir resminin altında ve sürekli ateş in altında geçirdiği, krizsel bir saldırı olan o acımasız öfke dolu vals e. Bu vals fikir olarak, başlangıç olarak filme yakışsa da görüntü olarak fazla holywood vari olmuştur. yani askerin hareketleri, bir sinir krizinden çok kahramanlık gösterisi yapmaya benzemiştir. bu sahne dolayısıyla filmden puan kırıyorum *
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar