bugün
- 16 haziran 2026 iran yeni zelanda maçı7
- iran3
- süpriz yumurta2
- kemal kılıçdaroğlu14
- amerika birleşik devletleri3
- senegal3
- maxi araujo2
- kız arkadaşının giyimine karışmayan erkek13
- true'ya arkadan sahip olmak12
- kadın olsaydım çok açık giyerdim22
- 16 haziran 2026 fransa senegal maçı3
- arkadaşlar uyudunuz mu5
- tanga neden giyilir11
- ona bir şey söyle14
- 15 haziran 2026 belçika mısır maçı8
- almanya2
- yeni zelanda2
- cumhuriyet halk partisi2
- bir erkekte kabul edilemez 250 özellik8
- 15 haziran 2026 ispanya yeşil burun adaları maçı10
- aleyna tilki'nin konserde verdiği efsane frikik6
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- açık giyinebilmek özgürlüktür9
- namus takıntısı olan erkek17
- nesrin cavadzade9
- 16 haziran 2026 avusturya ürdün maçı2
- kimsesizlerin kimsesi zall'a açık mektuptur15
- kullanmak zorunda kalınan en kötü tuvalet5
- kısa saçlı hatun çekiciliği4
- futbol10
- ankaralıların melih gökçeği arıyoruz demesi8
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi20
- ankaradaki çıkılamayan yokuş6
- yükseleni aslan olan aslan burcu kadını4
- hayatın renginin kalmaması7
- sohbet edilen kişinin sürekli telefonla uğraşması7
- haksızlığa uğrayanın hakkını alması2
- kızımın ismini teresa koymak istiyorum10
- son gün aslan burcu olmak4
- 2026 dünya kupası7
- evlenmemeyi başarı olarak görmek8
- yazarların pahalı zevkleri3
- pornoda hoşlanılan kıza benzer kız aramak9
- yalnız yaşamak6
- kıskanılmak vs kıskanmak3
- varoşluk göstergesi küçük detaylar2
- ece irtem8
- sürekli kendine hatırlatmak zorunda olduğun o söz9
- 16 haziran 2026 suudi arabistan uruguay maçı2
- yahudi fıkraları6
iki şekilde de görüş belirtmek istediğim film:
--spoiler--
1- sonlarına doğru eklenen bir kaç gerçek görüntü dışında tamamen animasyon olan film, gerçeklik duygusu yansıtmak bakımından kesinlikle canlı illüstrasyonlardan eksik kalmamıştır, hatta kullanılan renkler, gölgelendirme ustalıklarıyla canlı illüstrasyondan bile daha etkileyici hale gelmiş. Gene çekim konusunda bir diğer dikkat çekici özellik, animasyon yani tümden sanal oluşturulan filmde; sık sık geçen rüyalar ve sanrılar gösterilirken, bir şekilde rüyalara ve sanrılara mistik, gizemli hatta fazlasıyla etkileyici bir hava katılmış. özellikle filmin en başında yer alan "köpek çetesi" nin seyahati insanı koltuğa yapıştırabilecek kadar dehşet verici idi. Rüyalarla gerçekler arasındaki fark o kadar doğal ve belliydi ki, animasyon tekniğinin en büyük dezavantajı olan masalsı anlatımla yönetmenin hiç bir sorunu olmadığını anlıyorsunuz. Bu animasyon konusunda beni rahatsız eden tek şey ise, yapılan röpörtajların da animasyon olması dolayısıyla film akışına dikkatlice dağıtılmış da olsa bu röpörtajların hikayeden kopuk bir şekilde durması idi.
2- filmin adının da geçtiği "Beşir'le Vals" bölümü dışında * genel olarak tüm filme hakim olan tek taraflı anlatım izleyici tarafından bir günah çıkarma gibi görünebilir, ama aslında ya da bana göre filmde daha çok tarafsız bir "Biz bu katliamı nasıl yaptık? onca insana nasıl kıyıldı? insan nasıl bir varlık?" endişesi vardır. Yani yönetmen filmde daha çok insanlığın bu acımasızlığına inanamaz bir şaşkınlıkla bakmıştır, hikayeyi anlamakta kullandığı hafıza teması da bu şaşkınlığı ve kabul edilemezliği iyice vurgulamaktadır.
*şimdi gelelim bir israil askerinin devasa bir Beşir resminin altında ve sürekli ateş in altında geçirdiği, krizsel bir saldırı olan o acımasız öfke dolu vals e. Bu vals fikir olarak, başlangıç olarak filme yakışsa da görüntü olarak fazla holywood vari olmuştur. yani askerin hareketleri, bir sinir krizinden çok kahramanlık gösterisi yapmaya benzemiştir. bu sahne dolayısıyla filmden puan kırıyorum *
--spoiler--
--spoiler--
1- sonlarına doğru eklenen bir kaç gerçek görüntü dışında tamamen animasyon olan film, gerçeklik duygusu yansıtmak bakımından kesinlikle canlı illüstrasyonlardan eksik kalmamıştır, hatta kullanılan renkler, gölgelendirme ustalıklarıyla canlı illüstrasyondan bile daha etkileyici hale gelmiş. Gene çekim konusunda bir diğer dikkat çekici özellik, animasyon yani tümden sanal oluşturulan filmde; sık sık geçen rüyalar ve sanrılar gösterilirken, bir şekilde rüyalara ve sanrılara mistik, gizemli hatta fazlasıyla etkileyici bir hava katılmış. özellikle filmin en başında yer alan "köpek çetesi" nin seyahati insanı koltuğa yapıştırabilecek kadar dehşet verici idi. Rüyalarla gerçekler arasındaki fark o kadar doğal ve belliydi ki, animasyon tekniğinin en büyük dezavantajı olan masalsı anlatımla yönetmenin hiç bir sorunu olmadığını anlıyorsunuz. Bu animasyon konusunda beni rahatsız eden tek şey ise, yapılan röpörtajların da animasyon olması dolayısıyla film akışına dikkatlice dağıtılmış da olsa bu röpörtajların hikayeden kopuk bir şekilde durması idi.
2- filmin adının da geçtiği "Beşir'le Vals" bölümü dışında * genel olarak tüm filme hakim olan tek taraflı anlatım izleyici tarafından bir günah çıkarma gibi görünebilir, ama aslında ya da bana göre filmde daha çok tarafsız bir "Biz bu katliamı nasıl yaptık? onca insana nasıl kıyıldı? insan nasıl bir varlık?" endişesi vardır. Yani yönetmen filmde daha çok insanlığın bu acımasızlığına inanamaz bir şaşkınlıkla bakmıştır, hikayeyi anlamakta kullandığı hafıza teması da bu şaşkınlığı ve kabul edilemezliği iyice vurgulamaktadır.
*şimdi gelelim bir israil askerinin devasa bir Beşir resminin altında ve sürekli ateş in altında geçirdiği, krizsel bir saldırı olan o acımasız öfke dolu vals e. Bu vals fikir olarak, başlangıç olarak filme yakışsa da görüntü olarak fazla holywood vari olmuştur. yani askerin hareketleri, bir sinir krizinden çok kahramanlık gösterisi yapmaya benzemiştir. bu sahne dolayısıyla filmden puan kırıyorum *
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar