bugün
- smallville'deki konuk oyuncular6
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek8
- arıların biraz mallaşmış olması4
- tutuklanmamak için akp'ye katılmak2
- erdal beşikçioğlu13
- komşuya kahveye gitmek2
- taşaklardan birinin kayıp olması9
- aklınıza gelen şarkı sözü10
- çay içen kız13
- galatasaray10
- yağmurcu neden akpli2
- iş hayatı4
- ali vefa10
- bacanak2
- yazıp yazıp silmek2
- 03 ağustos 2026 abd iran müzakereleri3
- sözlükler arası savaş çıksa11
- isana2
- en tehlikeli insan tipleri3
- ütü13
- bir şeyler söyle5
- bennu gerede'nin boynunda taktığı vibratörlü kolye4
- doruklara sevdalanmak2
- 45 defa kürtaj oldum bebek öldürmeyi seviyorum3
- anın fotoğrafı14
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- uludağ sözlük çeteleri9
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri3
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- duyulan en ilginç isim5
- oralet içen erkek5
- en boktan on yıl7
- çaya şeker atan erkek5
- dönmek istenilen yıl2
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- red flag erkek listesi9
- yunanistan29
- menemen9
- kalem4
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı9
- hırvatistan14
- yediği restoranda kirlileri mutfağa götüren kişi2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak29
- gocu bak bi5
- yıkık yazarlar4
- mutsuz olmak3
- latte içen erkek4
ilk iki kitapta bella-edward aşkını öğreten yazarın, tutulma ile bu aşkı bambaşka bir boyuta taşıdığını düşünmekteyim. bizim bakış açımızın da içne ettiği kanısındayım.
--spoiler--
tutulma'yı okurken elbette ilk iki kitabın etkisiyle bella - edward aşkına odaklanmış olarak okuyoruz. halbuki yazar bambaşka bir bakış açısı yaratıyor bu kitapta. ropörtajlarından bildiğimiz üzere edward stephenie meyer'in kendi hayal dünyasındaki mükemmel erkeğin karakterize edilmiş hali. bu kitabın da yine edward'ın ne kadar mükemmel bir erkek olduğunu vurgulamak istercesine yarattığı bir kurgudan ibaret olduğunu düşünmekteyim.
öyleki stephenie meyer'in sigmund freud öğretilerini sular seller gibi ezberlemiş bir yazar olduğu kanısına da vardım.
freud'un;
"hiçbir erkek, cinsel ilişki kurmak istemeyeceği bir kadınla yakın arkadaş olmaz"
"otuz yıldır insan ruhunu inceliyorum, henüz kadınların ne istediğini anlayamadım"
önermelerinden yola çıkan yazar, bella'yı ne istediğini bilmeyen, anlama ve idrak yeteneği kıt bir karakter olarak karşımıza çıkardı.
edward tüm bu kusurlarına rağmen bella'yı sevdi, vazgeçmedi, iradesini kaybetmedi, aşkına sahip çıkan oydu, bella ve aşkı adına olgun ve düşünceli bir erkek imajını bozmadı. kitapta tutarlı tek kişi edward'dı.
stephenei meyer'in artık kendini tatmin ettiğini düşünmemek elde değil. yalnız, psikoloji bilgisine diyecek bir lafım olamaz.
böyle olunca bella'ya kızıyorsunuz, jocob'tan nefret ediyorsunuz ve sonuç olarak edward'a yine insan üstü bir canlı olarak bakıyorsunuz ( hiçbir erkeğin gösteremeyeceği sabrı gösterdiği için) ki zaten yazarın amaçladığı da o.
--spoiler--
yine de tüm bu psikolojik oyunlar, kitabın ağzımda bıraktığı acı tadı hafifletmiyor. sevmedim, midnight sun'a kadar da sevemeyeceğim. *
--spoiler--
tutulma'yı okurken elbette ilk iki kitabın etkisiyle bella - edward aşkına odaklanmış olarak okuyoruz. halbuki yazar bambaşka bir bakış açısı yaratıyor bu kitapta. ropörtajlarından bildiğimiz üzere edward stephenie meyer'in kendi hayal dünyasındaki mükemmel erkeğin karakterize edilmiş hali. bu kitabın da yine edward'ın ne kadar mükemmel bir erkek olduğunu vurgulamak istercesine yarattığı bir kurgudan ibaret olduğunu düşünmekteyim.
öyleki stephenie meyer'in sigmund freud öğretilerini sular seller gibi ezberlemiş bir yazar olduğu kanısına da vardım.
freud'un;
"hiçbir erkek, cinsel ilişki kurmak istemeyeceği bir kadınla yakın arkadaş olmaz"
"otuz yıldır insan ruhunu inceliyorum, henüz kadınların ne istediğini anlayamadım"
önermelerinden yola çıkan yazar, bella'yı ne istediğini bilmeyen, anlama ve idrak yeteneği kıt bir karakter olarak karşımıza çıkardı.
edward tüm bu kusurlarına rağmen bella'yı sevdi, vazgeçmedi, iradesini kaybetmedi, aşkına sahip çıkan oydu, bella ve aşkı adına olgun ve düşünceli bir erkek imajını bozmadı. kitapta tutarlı tek kişi edward'dı.
stephenei meyer'in artık kendini tatmin ettiğini düşünmemek elde değil. yalnız, psikoloji bilgisine diyecek bir lafım olamaz.
böyle olunca bella'ya kızıyorsunuz, jocob'tan nefret ediyorsunuz ve sonuç olarak edward'a yine insan üstü bir canlı olarak bakıyorsunuz ( hiçbir erkeğin gösteremeyeceği sabrı gösterdiği için) ki zaten yazarın amaçladığı da o.
--spoiler--
yine de tüm bu psikolojik oyunlar, kitabın ağzımda bıraktığı acı tadı hafifletmiyor. sevmedim, midnight sun'a kadar da sevemeyeceğim. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar