bugün
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- queen feristah12
- ayıyla güreşmek6
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay7
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek8
- işiniz gücünüz yok mu11
- açık oylayan favlayan msj atan nickaltı giren kız6
- gocu43
- bir bela geliyor29
- 7 aydır konuşulan kızın true çıkması3
- eve gelen escorta lahmacun söylemek3
- insanları imcitmeyi havalı bir şey sanan ibneler6
- fusya semsiyeli yabanci20
- ölümden korkuyor musunuz5
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- gecenin şarkısı16
- hiç kız kankası olmayan erkek2
- düğününde piste çıkıp kant tan bahseden felsefeci3
- çağatay ulusoy ile akşam yemeği vs 125 tl2
- meyhanede masayı yumruklayıp hancı hancı demek3
- yağmurda ıslanınca murat kekilli ye benzeyen kız3
- arkadaşlar çabuk buraya bakın2
- sözlüğün insanı dertlendirmesi5
- bi bitmediniz amk diyip çinlilere tokatla dalmak3
- bakkalda dondurma dolabını açınca yaşanan panik2
- dizi izlemek4
- willem dafoe2
- bilin bakalım ben kimin fakesiyim6
- aşkın metafiziğinde toki kurasının önemi3
- uludağ sözlük evreni8
- izmirbeyefendisi'nin şemsiyeli olması6
- insan ömrü 1 000 000 yıl olsa olabilecekler2
- halil güneşli karizması4
- heyt bea gocu mu5
- gece gece eski başlıkları uplamak2
- kimseyle dertleşememek4
- mazotun yarım litresi 50 tl24
- ilk kez böyle hissediyorum3
- uludağ itiraf13
- kendin hakkında bir entry bırak9
- özlenen kişiyi rüyada görmek4
- 195 kaslı pilot14
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya14
- arkadaşlar çok kırıcısınız6
- diablo 42
- geceleri gelen acaba mal mıyım hissi4
- apo'nun villası11
- açık oylanınca vakko'dan gelinlik modeli göndermek2
- hasan atilla uğur14
- sözlüğün kırbacı5
ilk iki kitapta bella-edward aşkını öğreten yazarın, tutulma ile bu aşkı bambaşka bir boyuta taşıdığını düşünmekteyim. bizim bakış açımızın da içne ettiği kanısındayım.
--spoiler--
tutulma'yı okurken elbette ilk iki kitabın etkisiyle bella - edward aşkına odaklanmış olarak okuyoruz. halbuki yazar bambaşka bir bakış açısı yaratıyor bu kitapta. ropörtajlarından bildiğimiz üzere edward stephenie meyer'in kendi hayal dünyasındaki mükemmel erkeğin karakterize edilmiş hali. bu kitabın da yine edward'ın ne kadar mükemmel bir erkek olduğunu vurgulamak istercesine yarattığı bir kurgudan ibaret olduğunu düşünmekteyim.
öyleki stephenie meyer'in sigmund freud öğretilerini sular seller gibi ezberlemiş bir yazar olduğu kanısına da vardım.
freud'un;
"hiçbir erkek, cinsel ilişki kurmak istemeyeceği bir kadınla yakın arkadaş olmaz"
"otuz yıldır insan ruhunu inceliyorum, henüz kadınların ne istediğini anlayamadım"
önermelerinden yola çıkan yazar, bella'yı ne istediğini bilmeyen, anlama ve idrak yeteneği kıt bir karakter olarak karşımıza çıkardı.
edward tüm bu kusurlarına rağmen bella'yı sevdi, vazgeçmedi, iradesini kaybetmedi, aşkına sahip çıkan oydu, bella ve aşkı adına olgun ve düşünceli bir erkek imajını bozmadı. kitapta tutarlı tek kişi edward'dı.
stephenei meyer'in artık kendini tatmin ettiğini düşünmemek elde değil. yalnız, psikoloji bilgisine diyecek bir lafım olamaz.
böyle olunca bella'ya kızıyorsunuz, jocob'tan nefret ediyorsunuz ve sonuç olarak edward'a yine insan üstü bir canlı olarak bakıyorsunuz ( hiçbir erkeğin gösteremeyeceği sabrı gösterdiği için) ki zaten yazarın amaçladığı da o.
--spoiler--
yine de tüm bu psikolojik oyunlar, kitabın ağzımda bıraktığı acı tadı hafifletmiyor. sevmedim, midnight sun'a kadar da sevemeyeceğim. *
--spoiler--
tutulma'yı okurken elbette ilk iki kitabın etkisiyle bella - edward aşkına odaklanmış olarak okuyoruz. halbuki yazar bambaşka bir bakış açısı yaratıyor bu kitapta. ropörtajlarından bildiğimiz üzere edward stephenie meyer'in kendi hayal dünyasındaki mükemmel erkeğin karakterize edilmiş hali. bu kitabın da yine edward'ın ne kadar mükemmel bir erkek olduğunu vurgulamak istercesine yarattığı bir kurgudan ibaret olduğunu düşünmekteyim.
öyleki stephenie meyer'in sigmund freud öğretilerini sular seller gibi ezberlemiş bir yazar olduğu kanısına da vardım.
freud'un;
"hiçbir erkek, cinsel ilişki kurmak istemeyeceği bir kadınla yakın arkadaş olmaz"
"otuz yıldır insan ruhunu inceliyorum, henüz kadınların ne istediğini anlayamadım"
önermelerinden yola çıkan yazar, bella'yı ne istediğini bilmeyen, anlama ve idrak yeteneği kıt bir karakter olarak karşımıza çıkardı.
edward tüm bu kusurlarına rağmen bella'yı sevdi, vazgeçmedi, iradesini kaybetmedi, aşkına sahip çıkan oydu, bella ve aşkı adına olgun ve düşünceli bir erkek imajını bozmadı. kitapta tutarlı tek kişi edward'dı.
stephenei meyer'in artık kendini tatmin ettiğini düşünmemek elde değil. yalnız, psikoloji bilgisine diyecek bir lafım olamaz.
böyle olunca bella'ya kızıyorsunuz, jocob'tan nefret ediyorsunuz ve sonuç olarak edward'a yine insan üstü bir canlı olarak bakıyorsunuz ( hiçbir erkeğin gösteremeyeceği sabrı gösterdiği için) ki zaten yazarın amaçladığı da o.
--spoiler--
yine de tüm bu psikolojik oyunlar, kitabın ağzımda bıraktığı acı tadı hafifletmiyor. sevmedim, midnight sun'a kadar da sevemeyeceğim. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar