bugün
- dolar isterse 100 olsun7
- velvet55
- yazarların favori giyim markası14
- migros'a sorulacak tek soru24
- yakışıklı erkek denince akla gelen isim10
- arabayla dağdan inerken dinlenecek şarkılar10
- osuruktan şiirler61
- geceleri bir kadına sarılıp uyuyamamak10
- 2026 ekonomik krizi17
- sözlüğün en harbi kızı8
- insan olmaya ceyrek kala15
- israile atom bombası atmak8
- sözlüğün en harbi erkeği7
- inanılmaz sıkıcısınız ya6
- sözlük yazarlarının 2027 kararları6
- ölmedeyiz uludağ sözlük6
- sözlük yazarlarının karşılaştığı garip olaylar9
- aleksey batrakov28
- kadınların cinsel başlıkları eksilemesi7
- sözlüğün en cool erkek yazarı6
- bir sözlük yazarını kıskanmak13
- hayattaki en değerli şeyler8
- seninle sevişirken ölmek istiyorum7
- yargıya güvenen varsa yazsın9
- friedrich hegel la bi cay icek12
- sekiz aydır masturbasyon yapmıyor olmak7
- kendi klanına laf edilince hoplamak6
- victor osimhen20
- sigara içmeyi bırakmak istememek8
- sözlükte güzel kız olmaması sorunsalı8
- spor ayakkabı5
- kova burcunun su grubu yerine hava grubunda olması5
- öz eleştiri yaparken dikkat edilmesi gerekenler4
- evde soğuk kahve yapımı7
- zeka içerikli entry vs bilgi içerikli entry8
- tostumu yaptım11
- ırkçıların geri zekalı olduğu gerçeği11
- arkadaşlar çok hastayım ya10
- dudaktan öpüşmek neden seksle bağlantılı5
- alparslan kuytul15
- kadınları aşağılamanın moda olması7
- enayimiknatisi ile kavga etmek21
- g i l d e d l i l y16
- hurdacıya gidiyorum7
- migros'tan alışveriş yapınca elit olduğunu sanmak6
- michel foucault3
- öğretmenlere önlük ve kıyafet zorunluluğu gelmesi9
- bilinçaltı algılama6
- sözlük kavgalarının aslında çok yararlı olması9
- 20 ağustos 2026 trabzonspor ferencvaros maçı4
abd'nin 1900lerin başında başladığı ve hala sürdürdüğü dış politakası. amerikan kapitalizminin bel kemiğini oluşturan sistemdir.
olay avrupa devletlerinin sömürgecilik sisteminin çok masraflı ve kaba kuvvete, fiziksel güce dayalı olmasındaki eksiklikler ve o sistemin geleceğinin olmaması ile başlamıştır.
olayı en basit şu şekilde örneklendirebiliriz.
şimdi sizin bir eviniz var ve salonda oturmuş televizyon izliyorsunuz. bir anda kapı kırılıyor, bir adam dalıyor içeri ve elinizden tv. kumandasını alıyor ve diyorki "artık bu ev benim kolonim, bu televizyon benim, sen benimsin"... buna uymazsanız eşek sudan gelinceye kadar dayak yiyorsunuz. bu avrupanın tüm dünyaya uyguladığı sömürgecilik politikası.
şimdi bir de amerika ne yapmış bakalım.
gene eviniz var ve aynı şekilde tv başındasınız. bu sefer kapı çalıyor karşınızda bir satıcı. size hemen bir elektrik süpürgesi satmak için dil döküp satıyor. 18 taksite alıyorsunuz ve 18 ay para ödüyorsunuz bu satıcıya. sonra başka bir satıcı geliyor, evinizde bulunan halıları satın alıyor. böylece 18 aylık taksidi ödemek için paranız oluyor. sonra gene bir satıcı geliyor ve bu sefer size tencere satıyor... bu böyle gidiyor.
yani amerika dünyaya mal satıp alarak sömürmenin daha kolay olduğunu görmüş ve bunu başarı ile uyguluyor.
ilk olarak 1900'lerde latin amerikayı kendisine bu şekilde bağımlı kılıyor. latin amerika ülkelerinden muz, kakao gibi bir çok hammadde satın alıyor, onlara tarım aletleri, silah satıyor.
peki latin amerika'yı nasıl kandırdı derseniz o da şu şekilde. diyorki amerika bunlara; sizi yıllardır sömüren avrupalıları ülkenizden atacağım ama ne üretiyorsanız bana satacaksınız. e adamlar sanıyorki karlı bir iş. artık sömürülmeden satacaklar mallarını ve para kazanacaklar. ama durum öyle değil tabiki. abd satın aldığı malları sadece karşı ülkeler daha çok abd'den mal alsın diye alıyor denebilir. yani para ile para kazanıyor.
ve bu ilişki ile theodore roosevelt döneminde tüm dünyaya açılıyor. önceden avrupa ile anlaşması olan abd, ki bu anlaşmaya göre avrupa tüm amerika kıtasından uzak duracak, abd'de asya ve afrikaya karışmayacaktı, artık dünyaya açılma vaktinin gelidiğini anlıyor. ve bugün gördüğünüz abd çıkıyor ortaya.
olay avrupa devletlerinin sömürgecilik sisteminin çok masraflı ve kaba kuvvete, fiziksel güce dayalı olmasındaki eksiklikler ve o sistemin geleceğinin olmaması ile başlamıştır.
olayı en basit şu şekilde örneklendirebiliriz.
şimdi sizin bir eviniz var ve salonda oturmuş televizyon izliyorsunuz. bir anda kapı kırılıyor, bir adam dalıyor içeri ve elinizden tv. kumandasını alıyor ve diyorki "artık bu ev benim kolonim, bu televizyon benim, sen benimsin"... buna uymazsanız eşek sudan gelinceye kadar dayak yiyorsunuz. bu avrupanın tüm dünyaya uyguladığı sömürgecilik politikası.
şimdi bir de amerika ne yapmış bakalım.
gene eviniz var ve aynı şekilde tv başındasınız. bu sefer kapı çalıyor karşınızda bir satıcı. size hemen bir elektrik süpürgesi satmak için dil döküp satıyor. 18 taksite alıyorsunuz ve 18 ay para ödüyorsunuz bu satıcıya. sonra başka bir satıcı geliyor, evinizde bulunan halıları satın alıyor. böylece 18 aylık taksidi ödemek için paranız oluyor. sonra gene bir satıcı geliyor ve bu sefer size tencere satıyor... bu böyle gidiyor.
yani amerika dünyaya mal satıp alarak sömürmenin daha kolay olduğunu görmüş ve bunu başarı ile uyguluyor.
ilk olarak 1900'lerde latin amerikayı kendisine bu şekilde bağımlı kılıyor. latin amerika ülkelerinden muz, kakao gibi bir çok hammadde satın alıyor, onlara tarım aletleri, silah satıyor.
peki latin amerika'yı nasıl kandırdı derseniz o da şu şekilde. diyorki amerika bunlara; sizi yıllardır sömüren avrupalıları ülkenizden atacağım ama ne üretiyorsanız bana satacaksınız. e adamlar sanıyorki karlı bir iş. artık sömürülmeden satacaklar mallarını ve para kazanacaklar. ama durum öyle değil tabiki. abd satın aldığı malları sadece karşı ülkeler daha çok abd'den mal alsın diye alıyor denebilir. yani para ile para kazanıyor.
ve bu ilişki ile theodore roosevelt döneminde tüm dünyaya açılıyor. önceden avrupa ile anlaşması olan abd, ki bu anlaşmaya göre avrupa tüm amerika kıtasından uzak duracak, abd'de asya ve afrikaya karışmayacaktı, artık dünyaya açılma vaktinin gelidiğini anlıyor. ve bugün gördüğünüz abd çıkıyor ortaya.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar