bugün
- silvermist10
- sözlükte tanıdığınız en iyi kişi24
- sözlük hesabını sil perileri7
- said nursi nin ajdar anık a verdiği ayar3
- gocu'ya özgürlük11
- yanlışlıkla başkasının külodunu giymek3
- gocu11
- gocu'nun çaylaklık durumu kaldırılsın7
- dincilerin insanların yaşamına karışması3
- kahve ve sigara ile yağmuru izlemek5
- fatma betül sayan kaya49
- yazılımcıların maaş pazarlığında yaptığı hatalar3
- fon mağdurlarının ana para iadelerini beğenmemesi4
- farklı mısın4
- yeşil parka giyen kız5
- tüik ve enag'ın eylül enflasyonu verileri3
- senden benden trilyonları çalanlar5
- orta yaşlıların birbirilerine kanki demeleri2
- aşk6
- ne yazarsam yazayım çaylak olmuyorum4
- sabahları nefret edilen şeyler11
- sarımsak6
- arkadaşlar beni neden sevmediniz3
- 4 ekim 2026 konohafest saldırısı3
- cin filmleri4
- ideal bira bardağı3
- riyad da ikinci mekke ittifakı toplantısı3
- pazartesi sabah 7 de spor salonuna giden insan3
- bir erkeğe yapılabilecek en iyi iltifat10
- sözlük gıybeti12
- yıldız tilbe kızılı2
- cemil ipekçi2
- arkadaşlar çok uykum var2
- hepinizden nefret ediyorum ama tek başıma da canım2
- türk korku filmi klişeleri3
- pizza5
- dünyanın en yakışıklı erkekleri listesi8
- pazartesi sabahı erken kalkmak için bir neden3
- pizza margarita4
- şiiri ayak kokan kadın3
- hangi tatlısınız10
- kapatıcı kullanılmayan gün12
- akp seçmeni16
- anın görüntüsü20
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı19
- nasıl birisiniz8
- italya türkiye maçı saat 21 45 te atv de3
- kendinizde değiştirmek istediğiniz şeyler7
- cin musallat olan kişi nasıl anlaşılır3
- yaşlı ve bunak sözlük yazarları3
Bedîüzzaman'ı üsera kampına götürürler. Burada şu şekilde şâyan-ı takdir bir hâdise cereyan eder. Şöyle ki:
Bir gün Rus Başkumandanı esirleri teftişe gelir. Teftiş esnasında, Bedîüzzaman Kumandana selâm vermez ve yerinden kalkmaz. Kumandan kızar, belki tanımamıştır diyerek tekrar önünden geçtiği zaman yine yerinden kalkmayınca, Kumandan tercüman vasıtasıyla der:
— Beni herhalde tanımadılar?
Bedîüzzaman:
— Tanıyorum, Nikola Nikolaviç'tir.
Kumandan:
— Şu halde Rus ordusuna, dolayısıyla Rus Çarına hakaret ediyorlar.
Bedîüzzaman:
— Hakaret etmedim. Ben bir Müslüman âlimiyim. imanlı bir kimse Cenab-ı Hakk'ı tanımayan bir adamdan üstündür. Binaenaleyh ben sana kıyam etmem, der.
Bunun üzerine Bedîüzzaman divan-ı harbe verilir. Birkaç zabit arkadaşı, hemen özür dileyerek vahim neticenin önlenmesine çalışmasını istirham ederler.
Fakat Bedîüzzaman:
— Bunların idam kararı, benim ebedî âleme seyahat etmem için bir pasaport hükmündedir, deyip kemal-i izzet ve şecaatle hiç ehemmiyet vermez.
Nihayet idamına karar verilir. Hüküm infaz edileceği vakit, namaz kılmak için müsaade ister; vazife-i diniyesini ifadan sonra, atılacak kurşunlara göğsünü gereceğini beyan eder. Tam bu esnada, namazını eda ederken, Rus Kumandanı gelerek Bedîüzzaman'dan özür dileyip:
— "O hareketinizin, mukaddesatınıza olan bağlılıktan ileri geldiğine kanaat getirdim, rica ederim, beni affediniz." diyerek verilen idam hükmünü geri aldırır.
Bedîüzzaman, iki buçuk sene kadar Sibirya taraflarında esarette kalır. Bütün hayatını, fîsebilillah Kur'an'a, islâmiyet'e, sünnet-i seniyenin ihyasına hasr ve vakfeden bu fedakâr-ı islâm, buralarda da kat'iyen boş durmaz. içerisinde bulunduğu muhiti tenvir ve irşad için çalışır. Bu müddet içinde kendisiyle beraber esarette bulunan zabitlere dersler veriyordu.
Bir gün, doksan zabit arkadaşına ders verdiği sırada, bir Rus kumandanı gelir. "Siyasî ders veriyor." diye dersine mani olursa da faaliyetinin dinî, ilmî, içtimaî olduğunu öğrenince serbest bıraktırır.
(Tarihçe-i Hayat 112-113.sh - Risale-i Nur)
Bir gün Rus Başkumandanı esirleri teftişe gelir. Teftiş esnasında, Bedîüzzaman Kumandana selâm vermez ve yerinden kalkmaz. Kumandan kızar, belki tanımamıştır diyerek tekrar önünden geçtiği zaman yine yerinden kalkmayınca, Kumandan tercüman vasıtasıyla der:
— Beni herhalde tanımadılar?
Bedîüzzaman:
— Tanıyorum, Nikola Nikolaviç'tir.
Kumandan:
— Şu halde Rus ordusuna, dolayısıyla Rus Çarına hakaret ediyorlar.
Bedîüzzaman:
— Hakaret etmedim. Ben bir Müslüman âlimiyim. imanlı bir kimse Cenab-ı Hakk'ı tanımayan bir adamdan üstündür. Binaenaleyh ben sana kıyam etmem, der.
Bunun üzerine Bedîüzzaman divan-ı harbe verilir. Birkaç zabit arkadaşı, hemen özür dileyerek vahim neticenin önlenmesine çalışmasını istirham ederler.
Fakat Bedîüzzaman:
— Bunların idam kararı, benim ebedî âleme seyahat etmem için bir pasaport hükmündedir, deyip kemal-i izzet ve şecaatle hiç ehemmiyet vermez.
Nihayet idamına karar verilir. Hüküm infaz edileceği vakit, namaz kılmak için müsaade ister; vazife-i diniyesini ifadan sonra, atılacak kurşunlara göğsünü gereceğini beyan eder. Tam bu esnada, namazını eda ederken, Rus Kumandanı gelerek Bedîüzzaman'dan özür dileyip:
— "O hareketinizin, mukaddesatınıza olan bağlılıktan ileri geldiğine kanaat getirdim, rica ederim, beni affediniz." diyerek verilen idam hükmünü geri aldırır.
Bedîüzzaman, iki buçuk sene kadar Sibirya taraflarında esarette kalır. Bütün hayatını, fîsebilillah Kur'an'a, islâmiyet'e, sünnet-i seniyenin ihyasına hasr ve vakfeden bu fedakâr-ı islâm, buralarda da kat'iyen boş durmaz. içerisinde bulunduğu muhiti tenvir ve irşad için çalışır. Bu müddet içinde kendisiyle beraber esarette bulunan zabitlere dersler veriyordu.
Bir gün, doksan zabit arkadaşına ders verdiği sırada, bir Rus kumandanı gelir. "Siyasî ders veriyor." diye dersine mani olursa da faaliyetinin dinî, ilmî, içtimaî olduğunu öğrenince serbest bıraktırır.
(Tarihçe-i Hayat 112-113.sh - Risale-i Nur)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar