bugün
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek6
- aklınıza gelen şarkı sözü9
- iş hayatı3
- taşaklardan birinin kayıp olması7
- erdal beşikçioğlu11
- 03 ağustos 2026 abd iran müzakereleri3
- çay içen kız11
- isana2
- bir şeyler söyle5
- galatasaray9
- bennu gerede'nin boynunda taktığı vibratörlü kolye4
- 45 defa kürtaj oldum bebek öldürmeyi seviyorum3
- sözlükler arası savaş çıksa11
- ütü13
- anın fotoğrafı14
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri3
- uludağ sözlük çeteleri9
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- dönmek istenilen yıl2
- duyulan en ilginç isim5
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- oralet içen erkek5
- yediği restoranda kirlileri mutfağa götüren kişi2
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- çaya şeker atan erkek5
- en boktan on yıl7
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- kalem4
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- red flag erkek listesi9
- mutsuz olmak3
- menemen9
- yıkık yazarlar4
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı9
- yunanistan29
- latte içen erkek4
- hırvatistan14
- gocu bak bi5
- patates kızartması4
- ona bir şey söyle13
- galatasaray 3 rennes 33
- 2 ağustos 2026 galatasaray rennes maçı3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak29
- ayrılık8
- borç ve kira olupta iyi olan para7
- yerinde dur3
- türk müsün türkiyeli misin12
- ölüm9
- smallville'deki konuk oyuncular3
Akdenizde osmanlının 2 fırkateynini batıran kara sancaklı bir geminin peşine düşen bir gemi ve mürettebatının hikayesi gibi görünen amat aslında inanç inançsızlık, hayat memat üzerine yazılmış felsefik öğeler ve zıtlıklar barındıran muğlak bir makaledir. Zira gemide iyi gibi görünen karakterlerin kötü yönleri, kötü gibi görünen karakterlerin de iyi yönleri vardır, bizzat amattakiler bile bu seferin ortasında gemilerine kara sancak çekili olduğunu farkederler. Bu yönüyle aslında onlar mücadele etmek için gönderildikleri kötülüğün ta kendileridir. Bizzat geminin kendisinden tutun fitilli danyal/emilio santos karakterine kadar bu örnekleri görmek mümkün!
Kitapta savaşın öyle güzel bir tasviri var ki; insanın insanı öldürmesinin onursuzluğu ve buna yüklenen epik anlam aynı potada eritilmiş ve dünya görüşünüz ne olursa olsun değerlerinizi sorgulatıyor!
“gecenin bu saatinde kibar adamlar yalılarda, köşklerde ve kasırlarda uyuyup rüyalarında cariyelerin peşlerinde koşarlarken sizler, uyanık olarak buradasınız. çünkü kan dökülmesi gerekiyor. dilerim ki, dökülen sizin kanınız olmaz. biliyorum ki, döktüğünüz kanı siz değil, yalılarda yaşayan ve şiir yazıp sizi hakir gören nazik adamlar içecektir. kostantiniye'nin kibar insanları kanla beslenir, ama siz değil! bu yüzden siz onlardan temizsiniz! ancak kan görünce bayılan ve vahşetten nefret eden bu beyzâdeler, sizleri daima ayaktakımı olarak gördüler ve göreceklerdir. onların ruhlarının ve vicdanlarının temiz olması için, bizzat sizler, ellerinizi çamura sokacaksınız. getirdiğiniz ganimetin neredeyse hepsi, bu kibar efendilerin kesesine girecektir. ocağımızın kanunu odur ki, onların içmesi için sadece kan dökmeyecek, ayrıca şu koca kostantiniye'nin sokaklarında dönüp sizin suratınıza bile bakmadıkları zaman onlara tahammül de edeceksiniz! şairler mersiye, destan, gazel yazacak. ne ile mi? mürekkeple değil elbette! kanla yazacaklar ve ünlerini ebediyete kadar sürdürecekler! sizden istenen de bu: kostantiniye'ye kan getirin!”
Her okuyuşunuzda daha önce fark edemediğiniz bir detayı anlamlandırdığınız hiç eskimeyen muhteşem bir kitap amat!
Kitapta savaşın öyle güzel bir tasviri var ki; insanın insanı öldürmesinin onursuzluğu ve buna yüklenen epik anlam aynı potada eritilmiş ve dünya görüşünüz ne olursa olsun değerlerinizi sorgulatıyor!
“gecenin bu saatinde kibar adamlar yalılarda, köşklerde ve kasırlarda uyuyup rüyalarında cariyelerin peşlerinde koşarlarken sizler, uyanık olarak buradasınız. çünkü kan dökülmesi gerekiyor. dilerim ki, dökülen sizin kanınız olmaz. biliyorum ki, döktüğünüz kanı siz değil, yalılarda yaşayan ve şiir yazıp sizi hakir gören nazik adamlar içecektir. kostantiniye'nin kibar insanları kanla beslenir, ama siz değil! bu yüzden siz onlardan temizsiniz! ancak kan görünce bayılan ve vahşetten nefret eden bu beyzâdeler, sizleri daima ayaktakımı olarak gördüler ve göreceklerdir. onların ruhlarının ve vicdanlarının temiz olması için, bizzat sizler, ellerinizi çamura sokacaksınız. getirdiğiniz ganimetin neredeyse hepsi, bu kibar efendilerin kesesine girecektir. ocağımızın kanunu odur ki, onların içmesi için sadece kan dökmeyecek, ayrıca şu koca kostantiniye'nin sokaklarında dönüp sizin suratınıza bile bakmadıkları zaman onlara tahammül de edeceksiniz! şairler mersiye, destan, gazel yazacak. ne ile mi? mürekkeple değil elbette! kanla yazacaklar ve ünlerini ebediyete kadar sürdürecekler! sizden istenen de bu: kostantiniye'ye kan getirin!”
Her okuyuşunuzda daha önce fark edemediğiniz bir detayı anlamlandırdığınız hiç eskimeyen muhteşem bir kitap amat!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar