bugün
- 3 ağustos 2026 aykolik gocu buluşması11
- bacınızı üniversiteye gönderir miydiniz3
- tutuklanmamak için akp'ye katılmak12
- gece gece bana bi çakmak lazım diyen kız6
- hamama gitmek4
- parmak kılları4
- komşuya kahveye gitmek8
- kızlar naber8
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek13
- arkadaşlar kahve içiyorum5
- yar2
- rak2
- en tehlikeli insan tipleri6
- erdal beşikçioğlu16
- yağmurcu neden akpli8
- asgari ücretle çalışan yazarlar3
- ömer çelik'in ertuğrul özkök'e franco tepkisi4
- tüik'in temmuz enflasyonu6
- trivagoya bakmadın mı2
- taşaklardan birinin kayıp olması11
- nervio hamferdi10
- manifest4
- 3 ağustos 20263
- yeğen2
- şükürcülük2
- askeri ücretle evlenebilir mi12
- iş ilanı2
- mod geldi mod geldi4
- aklınıza gelen şarkı sözü10
- sinem dedetaş10
- çay içen kız13
- çok sıcak olması2
- yanlış ata oynamak3
- gammazların göze batması2
- smallville'deki konuk oyuncular6
- arıların biraz mallaşmış olması4
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık15
- bacanak3
- galatasaray10
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı2
- borsa4
- ateizm3
- 03 ağustos 2026 abd iran müzakereleri4
- sözlükler arası savaş çıksa11
- ütü13
- iş hayatı4
- isana3
- ali vefa10
- en son gelen mesaj2
- anın fotoğrafı14
Akdenizde osmanlının 2 fırkateynini batıran kara sancaklı bir geminin peşine düşen bir gemi ve mürettebatının hikayesi gibi görünen amat aslında inanç inançsızlık, hayat memat üzerine yazılmış felsefik öğeler ve zıtlıklar barındıran muğlak bir makaledir. Zira gemide iyi gibi görünen karakterlerin kötü yönleri, kötü gibi görünen karakterlerin de iyi yönleri vardır, bizzat amattakiler bile bu seferin ortasında gemilerine kara sancak çekili olduğunu farkederler. Bu yönüyle aslında onlar mücadele etmek için gönderildikleri kötülüğün ta kendileridir. Bizzat geminin kendisinden tutun fitilli danyal/emilio santos karakterine kadar bu örnekleri görmek mümkün!
Kitapta savaşın öyle güzel bir tasviri var ki; insanın insanı öldürmesinin onursuzluğu ve buna yüklenen epik anlam aynı potada eritilmiş ve dünya görüşünüz ne olursa olsun değerlerinizi sorgulatıyor!
“gecenin bu saatinde kibar adamlar yalılarda, köşklerde ve kasırlarda uyuyup rüyalarında cariyelerin peşlerinde koşarlarken sizler, uyanık olarak buradasınız. çünkü kan dökülmesi gerekiyor. dilerim ki, dökülen sizin kanınız olmaz. biliyorum ki, döktüğünüz kanı siz değil, yalılarda yaşayan ve şiir yazıp sizi hakir gören nazik adamlar içecektir. kostantiniye'nin kibar insanları kanla beslenir, ama siz değil! bu yüzden siz onlardan temizsiniz! ancak kan görünce bayılan ve vahşetten nefret eden bu beyzâdeler, sizleri daima ayaktakımı olarak gördüler ve göreceklerdir. onların ruhlarının ve vicdanlarının temiz olması için, bizzat sizler, ellerinizi çamura sokacaksınız. getirdiğiniz ganimetin neredeyse hepsi, bu kibar efendilerin kesesine girecektir. ocağımızın kanunu odur ki, onların içmesi için sadece kan dökmeyecek, ayrıca şu koca kostantiniye'nin sokaklarında dönüp sizin suratınıza bile bakmadıkları zaman onlara tahammül de edeceksiniz! şairler mersiye, destan, gazel yazacak. ne ile mi? mürekkeple değil elbette! kanla yazacaklar ve ünlerini ebediyete kadar sürdürecekler! sizden istenen de bu: kostantiniye'ye kan getirin!”
Her okuyuşunuzda daha önce fark edemediğiniz bir detayı anlamlandırdığınız hiç eskimeyen muhteşem bir kitap amat!
Kitapta savaşın öyle güzel bir tasviri var ki; insanın insanı öldürmesinin onursuzluğu ve buna yüklenen epik anlam aynı potada eritilmiş ve dünya görüşünüz ne olursa olsun değerlerinizi sorgulatıyor!
“gecenin bu saatinde kibar adamlar yalılarda, köşklerde ve kasırlarda uyuyup rüyalarında cariyelerin peşlerinde koşarlarken sizler, uyanık olarak buradasınız. çünkü kan dökülmesi gerekiyor. dilerim ki, dökülen sizin kanınız olmaz. biliyorum ki, döktüğünüz kanı siz değil, yalılarda yaşayan ve şiir yazıp sizi hakir gören nazik adamlar içecektir. kostantiniye'nin kibar insanları kanla beslenir, ama siz değil! bu yüzden siz onlardan temizsiniz! ancak kan görünce bayılan ve vahşetten nefret eden bu beyzâdeler, sizleri daima ayaktakımı olarak gördüler ve göreceklerdir. onların ruhlarının ve vicdanlarının temiz olması için, bizzat sizler, ellerinizi çamura sokacaksınız. getirdiğiniz ganimetin neredeyse hepsi, bu kibar efendilerin kesesine girecektir. ocağımızın kanunu odur ki, onların içmesi için sadece kan dökmeyecek, ayrıca şu koca kostantiniye'nin sokaklarında dönüp sizin suratınıza bile bakmadıkları zaman onlara tahammül de edeceksiniz! şairler mersiye, destan, gazel yazacak. ne ile mi? mürekkeple değil elbette! kanla yazacaklar ve ünlerini ebediyete kadar sürdürecekler! sizden istenen de bu: kostantiniye'ye kan getirin!”
Her okuyuşunuzda daha önce fark edemediğiniz bir detayı anlamlandırdığınız hiç eskimeyen muhteşem bir kitap amat!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar