bugün
- kötülüğe kötülükle karşılık vermek5
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği23
- cehennem korkusu5
- evli hatunu kocası evdeyken hoplatmak7
- cumhuriyetin halka sorulmadan getirilmesi22
- ne kadar süreden beri mast yapmıyorsun4
- çok çişi gelen insan9
- karışık kızartma5
- patates kızartması yeme zevki3
- özgürlük ve güvenlik paradoksu3
- beraber huzurevine çıkılacak yazarlar16
- 41 yaşına gelmiş hala daha sözlükte yazan adam14
- hiç kıyamet kopmayacakmış gibi yaşamak2
- hınç asabiyet ve kronik uykusuzluk4
- uzun adam6
- arkadaşlar sıcak2
- hardcore ne demek sorunsalı5
- adnan menderesin yıktırdığı tarihi eserler4
- şeriat gelirse laikçilerin kaçacağı ülke5
- sözlüğün zıvanadan çıkması7
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek18
- deniz göktaş25
- üniversitelerin cahil yetiştirmesi7
- üç çocuk yapacağım devlet kadın versin5
- arkadaşlar bir şey soracağım7
- kardeş6
- dün erkeklerin yüzde 35'i seks yapmadı7
- arap sabunu4
- tulumba tatlısı8
- lastik patlaması4
- kadınlar memelerini birbirlerine gösteriyor mu10
- mozaik pasta4
- insanlığın yüzkarası5
- lise 1deki haliniz karşınızda olsa ne dersiniz12
- ellerim bos gonlum hos7
- sözlükte flörtleşmek22
- fakire sucuk vermişler bu yamuk demiş4
- hip dips2
- yazarlara verilmiş lakaplar13
- günün şiiri12
- özel mesajla adres ver lan diyen yazar5
- uzay neyin içerisinde genişliyor7
- erkekleri taciz eden kadın9
- nescafe gold3
- örgüt evlerinde vurduran dhkp c li kız4
- deccal2
- kadınlar2
- dondurma2
- sizce ben güzel miyim7
- deniz göktaş'ın tutuklanması2
yazar orhan kemal'in sokaklardan bir kiz romanında göze çarpan “dirsek vuranlar, çimdik, lâf atanlar... bu yola düşmüş kadınlar böyle şeylere alışkın olmalıydılar. hele kırkını aşan, herhangi bir pavyonda konsomatris, leylâ gibiler,” paragrafında “geç vakitlere kadar içki içilen yer,” mânâsı ile kullandığı fransızca kökenli kelime.
mimari bir sözcüktür esasen.
türkiye türkçe'sine, fransızca pavillon [çadır, büyük gösteri çadırı, bina müştemilatı, çadır biçiminde müştemilat] sözcüğünden evrilerek “pavyon” ve “paviyon” olarak girer.
türkçe literatürde 1940'lı, 50'li senelere değin kaleme alınmış roman ve öykü türü eserlerde, ve gazete yazılarında “bina müştemilatı” mânâsında kullanıldığı görülür. elbette sanat tarihi konulu eserlerde de. mealen, “bir müessesenin veya kurumun aynı alan içindeki yapılarından biri, veya bir park ya da bahçe içindeki ticârî maksatla inşa edilmiş küçük yapı veya yapılar,” anlamını taşır. yani, mimarlık terminolojisinde “planı kareye yakın yapı yâhût yapı bölümü” oluyor. okyanus sözlüğünde ilk tanıma ek olarak “asıl binadan ayrı küçük bina olarak” da tarif edilir.
eski gazete kupürlerine bakıldığı vakit -mesela 1955 tarihli eğlence mekânlarının tanıtım ilanları, 1958'de kimi gazetelerin çanakkale âbidesi için para toplama havadisleri vb. gibi- “pavyon” sözcüğünün, 1950 istanbul'unun eğlence hayatında birhayli meşhur olan ve frapan hanımlar ile şık beylerin teşrif ettiği taksim gazinosunun “paviyon” veya “pavyon” adıyla nam salmış müştemilat bölümü sayesinde bambaşka bir mânâya evrildiği görülür. sanki gazino bünyesinde lokanta ile pavyon ayrı yapılarmış gibi yansır gazetelere. belediye binası, lokanta ve müzikhol yapılarından dolayı “taksim belediyesi pavyonu” denmesi mânâ açısından daha isabetli iken böyle kullanılmış olur.
pavyonlar, aşağı yukarı 1960'lı senelere değin şehir yaşamının, bilhassa istanbul'un, “janti” tabir edilen beylerinin gittiği müzikli, içkili, sohbetli ve pahalı mekânları iken, zaman içerisinde arka sokaklara kayar, ücrâ mahallere, uzak vilayetlere çekilir, popüler kültürde kabadayı zümresinin şereflendirdiği illegal mekânlar olarak gösterilerek kötü bir nam salar ve bir tür altkültür ögesi olur.
bugün geldiğimiz noktada pavyondan bahsettiğinizde insanların yüzünde beliren çizgilerden halk dilinde sözcüğe yüklenen mânâlar kendini ele verse de hakkında sayfalar dolusu sosyolojik tespit yapılabilecek olan yeni eğlencenin adı olurlar.
mimari bir sözcüktür esasen.
türkiye türkçe'sine, fransızca pavillon [çadır, büyük gösteri çadırı, bina müştemilatı, çadır biçiminde müştemilat] sözcüğünden evrilerek “pavyon” ve “paviyon” olarak girer.
türkçe literatürde 1940'lı, 50'li senelere değin kaleme alınmış roman ve öykü türü eserlerde, ve gazete yazılarında “bina müştemilatı” mânâsında kullanıldığı görülür. elbette sanat tarihi konulu eserlerde de. mealen, “bir müessesenin veya kurumun aynı alan içindeki yapılarından biri, veya bir park ya da bahçe içindeki ticârî maksatla inşa edilmiş küçük yapı veya yapılar,” anlamını taşır. yani, mimarlık terminolojisinde “planı kareye yakın yapı yâhût yapı bölümü” oluyor. okyanus sözlüğünde ilk tanıma ek olarak “asıl binadan ayrı küçük bina olarak” da tarif edilir.
eski gazete kupürlerine bakıldığı vakit -mesela 1955 tarihli eğlence mekânlarının tanıtım ilanları, 1958'de kimi gazetelerin çanakkale âbidesi için para toplama havadisleri vb. gibi- “pavyon” sözcüğünün, 1950 istanbul'unun eğlence hayatında birhayli meşhur olan ve frapan hanımlar ile şık beylerin teşrif ettiği taksim gazinosunun “paviyon” veya “pavyon” adıyla nam salmış müştemilat bölümü sayesinde bambaşka bir mânâya evrildiği görülür. sanki gazino bünyesinde lokanta ile pavyon ayrı yapılarmış gibi yansır gazetelere. belediye binası, lokanta ve müzikhol yapılarından dolayı “taksim belediyesi pavyonu” denmesi mânâ açısından daha isabetli iken böyle kullanılmış olur.
pavyonlar, aşağı yukarı 1960'lı senelere değin şehir yaşamının, bilhassa istanbul'un, “janti” tabir edilen beylerinin gittiği müzikli, içkili, sohbetli ve pahalı mekânları iken, zaman içerisinde arka sokaklara kayar, ücrâ mahallere, uzak vilayetlere çekilir, popüler kültürde kabadayı zümresinin şereflendirdiği illegal mekânlar olarak gösterilerek kötü bir nam salar ve bir tür altkültür ögesi olur.
bugün geldiğimiz noktada pavyondan bahsettiğinizde insanların yüzünde beliren çizgilerden halk dilinde sözcüğe yüklenen mânâlar kendini ele verse de hakkında sayfalar dolusu sosyolojik tespit yapılabilecek olan yeni eğlencenin adı olurlar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar