bugün
- nickten isim tahmini yapmak25
- hakkımda bilmeniz gerekenler32
- geceye bir şarkı bırak11
- kalkın be2
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası16
- kıl erkeğin süsüdür14
- travesti sesi çekiciliği6
- nick vermeden bir yazara seslen14
- ioçk14
- 55 kilo üstündeki sözlük kızları8
- yazarların şu an yapmak istedikleri şey10
- bu saatte içen sözlük yazarları6
- grup seksin mantığı10
- kedi2
- dünyaya çocuk getirmek10
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- gece denize girmek5
- bilgi içeren entry girelim hadi6
- uyumadan kayda değer bir şey bırak4
- görükle'ye gelen erkek yüklü kamyonet6
- nasıl yani hala kavga başlamadı mı6
- yeni parti46
- 20 lik kızlara yazmaya utanmak4
- her şey senin istediğin gibi olsaydı5
- akrep burcu4
- dünyanın en samimi cümlesi6
- biraderilyö de biraderito2
- nervio burak demirbilek evliliği13
- arkadaşlar bir şey dicem5
- yoğurt mayalayan kızı üzmek11
- gecenin köründe5
- arkadaşlar bir şey soracağım15
- nohut yaptım nası olmuş10
- şarap içemeyen erkek6
- yorgun mermi vs nervio12
- bikininin iç çamaşırından ne farkı var3
- müslüman cinler3
- yatın artık orçolar3
- pişt bi baksanıza buraya kankalarım8
- bugün 2026 temmuz ayının son pazar günü2
- sözlükte kıllı erkek istemiyoruz5
- gammazı ispiyoncu sanmak15
- abberline'ı kulaklarından tavana asmak6
- arabayı yavaş süren tipler16
- kıllı göbeğe başını yaslayıp uyumak6
- ford taunus6
- lazerle göğüs kullarını alan erkek5
- merfulu gitmesin kampanyası15
- yazarların nickleri nereden geliyor11
- birader ne demek11
Sürüden sonra izlediğim 2.yılmaz güney filmi.
Ancak sürüden farklı olarak yılmaz güney bu sefer bizzat yönetmen koltuğunda.farklılıklar bununla bitmiyor elbet .tuncel kurtiz dışında oyuncular profesyonel değil.yeri gelmişken şunu da söylemeliyiz ki her iki filmde de yer alan tuncel kurtiz birbirine tamamen zıt rollerin hakkını sonuna kadar vermektedir.
Bu hafif mukayeseli girizgahtan sonra öncelikle şunu söylemeliyiz ki film oldukça sert.filmde mekan cezaevi,zaman 80 darbe dönemi ve üstelik çoğu şey çocuklar üzerinden anlatılınca ve anlatılanlar kalemiyle kamerasıyla yılmaz güney tarafından aktarılınca filmin oldukça sert olmasını ancak o zaman kavrayabiliyorsunuz.sertlikten kasıt ne demek istediğim galiba bugün yılmaz güney denilince akla gelen o politik ve muhalif duruş ve elbette neden türk sinemasında yılmaz güneyin ayrı bir yere koyulduğuyla ilgilidir.öyle sahneler vardır ki türk sineması belki de ilk kez böyle bir yönetmenin kamerasıyla seyirciye o güne kadar izlemediği gerçeklikte şeyler sunuyor.doğum sahnesi,kadın mahkumların cezaevindeki hamam sahnesi,gardiyanların çocuklara karşı acımasızlığı,arkada kürtçe bir fon,küfürler...
Başlangıçta çocukların oyuncu olmadıklarından kaynaklanan acemilikleri gözünüze çarpasada baştan sona filme hakim olan o sertlik sizi öyle bir alıp götürür ki sizin de ağzınız da küfür hiç eksik olmaz.sanki siz de artık filmin içindesinizdir ve artık siz de isyanı bir umut,kurtuluş olarak görür ve ordaki çocuklara katılırsınız.siz de her türlü acıya rağmen başka bir cezaevine gidebilmek için yapılan isyanın sonunda gerçekleşen nakille beraber umuda kapılırsınız.ama bu umudunuzda duvara toslar.duvarlar serttir ve aynıdır vesselam burada ya da orada.o dönem bazıları için bir duvardır,umutsuzluktur...
Ancak sürüden farklı olarak yılmaz güney bu sefer bizzat yönetmen koltuğunda.farklılıklar bununla bitmiyor elbet .tuncel kurtiz dışında oyuncular profesyonel değil.yeri gelmişken şunu da söylemeliyiz ki her iki filmde de yer alan tuncel kurtiz birbirine tamamen zıt rollerin hakkını sonuna kadar vermektedir.
Bu hafif mukayeseli girizgahtan sonra öncelikle şunu söylemeliyiz ki film oldukça sert.filmde mekan cezaevi,zaman 80 darbe dönemi ve üstelik çoğu şey çocuklar üzerinden anlatılınca ve anlatılanlar kalemiyle kamerasıyla yılmaz güney tarafından aktarılınca filmin oldukça sert olmasını ancak o zaman kavrayabiliyorsunuz.sertlikten kasıt ne demek istediğim galiba bugün yılmaz güney denilince akla gelen o politik ve muhalif duruş ve elbette neden türk sinemasında yılmaz güneyin ayrı bir yere koyulduğuyla ilgilidir.öyle sahneler vardır ki türk sineması belki de ilk kez böyle bir yönetmenin kamerasıyla seyirciye o güne kadar izlemediği gerçeklikte şeyler sunuyor.doğum sahnesi,kadın mahkumların cezaevindeki hamam sahnesi,gardiyanların çocuklara karşı acımasızlığı,arkada kürtçe bir fon,küfürler...
Başlangıçta çocukların oyuncu olmadıklarından kaynaklanan acemilikleri gözünüze çarpasada baştan sona filme hakim olan o sertlik sizi öyle bir alıp götürür ki sizin de ağzınız da küfür hiç eksik olmaz.sanki siz de artık filmin içindesinizdir ve artık siz de isyanı bir umut,kurtuluş olarak görür ve ordaki çocuklara katılırsınız.siz de her türlü acıya rağmen başka bir cezaevine gidebilmek için yapılan isyanın sonunda gerçekleşen nakille beraber umuda kapılırsınız.ama bu umudunuzda duvara toslar.duvarlar serttir ve aynıdır vesselam burada ya da orada.o dönem bazıları için bir duvardır,umutsuzluktur...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar