bugün
- aslında hayatta yapayalnız olmamız7
- ağlamamak için kendini tutmak11
- asla yapmam denilen şeyler4
- yıllar sonra sözlüğe dönen yazar4
- sözlüğü yakınlarının okuması hırsızlık mıdır3
- kendinize yaptığınız en büyük yatırım3
- en iyi simit hangi şehirdedir18
- ctrlx22
- zenci isyanı2
- domdomusa'nın haksız yere çaylaklanması6
- 30 temmuz 2026 cem küçük'ün gözaltına alınması8
- e'e f e6
- gelibolu da yaşamak vs çanakkale merkez de yaşamak5
- yalnız yaşamak5
- intihar4
- gece gece 3 tane kurabiye yemek2
- sigortalı bir iş bul çalış4
- gürcistan22
- güneş gözlüğü3
- tuvalete gitmenin zaman kaybı olması2
- 35 bin lira maaşı beğenmeyen sevgili9
- chatgpt ile dertleşmek3
- hewal ebo18
- içim yanıyor be sözlük7
- neden namaz kılmıyorsun3
- bütün hiçlerle toplanıp beyin fırtınası yapmak2
- velvet hanım iyi geceler2
- lahmacunu elle yiyen kız14
- beleş sigarayı öksürtüyor diyerek reddeden keriz4
- pamuk şeker pembesi oje2
- kuran da namaz yok21
- toksik insanlar2
- parcalandim toparlanamiyorum5
- alman atasözleri2
- ilgi isteyen kız16
- mutfağına konuk olunan yazarın işine karışmak3
- öldürme arzusu2
- geçmişe özlemle bakmak3
- öyle bir şey yaz ki okuyan şaşırsın5
- memelerini okşarken kız nasıl inler4
- usualsuspectss3
- paranın üstüne instagram adresini yazan sığır2
- cinle karşılaşınca yapılacak ilk hareket7
- şimdi arkadaşlar3
- cem gürdap2
- türk düşmanları4
- hiç tadın tuzun olmaması3
- asansörde kalmak7
- güneş4
- sözlükte kesme işareti olmaması3
Değişken bir bahis.
Kurulan hayallerin, duygulara olan açlığın, beklentilerin farklılığı kişiye göre değişiyor. Her şeyi geçelim, insanın kurduğu hayaller bile nevilerden meydana gelir. Doğaüstü, gerçekliğe uymayan ve insan olmanın dışında yasalar gerektirenleri vardır. Tam tersi, var olan ihtimaller içerisinde beğendiğimiz senaryomsu hülyalar da vardır. Gerçekliğin dışındakilere yapacak bir şey yok. O yüzden olabilme ihtimali taşıyanlar üzerinden konuşacağım.
Çocukluğumdan beri kurduğum türlü hayalleri hatırlayan birisiyim. Yaşımı almaya başlayıp üniversitede ihtisasa başladığım dönemde hayallere küsmüştüm. Tutunacak tek dalım olmasına rağmen, beni kaçınılmaz şekilde yüzüstü bırakacaklarını düşünmüştüm. Her ne kadar makul bir zeminde tasavvur etsem dahi, canlandırmalarımın ihtimali çok uzak görünüyordu.
Mesela içinde başka birinin bulunduğu bir olay tasarlıyordum ve bu olayda söylediğim sözler, karşımdakine etkileri ve duygusal sonuçlarını gözetiyordum. Ancak bunu hayatın içerisinde gerçekleştirmeye çalışmayı denediğim vakit her şey dağılıyor ve kurduğum senaryoyla alakası kalmıyordu. Uzun süre sonra fark ettiğim ilk şey, hayallerimdeki ben ile yaşayan benin birbirinden farklı kişiler olmasıydı. Gururum vardı, sanrılarım ve komplekslerim had safhadaydı. Yapmaktan utanacağım, korkacağım eylemler ve söylemekten geri duracağım kelimeler, cümleler vardı. Hayalimdeki kişi değildim. O çok daha duruydu, az ve özdü. Hal böyle olunca kendimi budadım, yeşermeye başladım. Hayallerimin gerçekleşmesi için yegane gereklilik olan, hayalimdeki bana ulaşmaya çalıştım.
Bu nasıl bir şey diyecek olan birisine; zihnindeki tasavvurda epik davranışlar içeren birisini düşünmesini söylerim. Sınıfa giren silahlı adamı dövüp herkesi kurtaran ve ağzından çıkan her sözle meftun eden o hayali vakıaya bakalım. Bu senaryoyu düşleyen kişilerden kim yaşadı bunu? Önüne böyle bir fırsat çıktığında kim atılabildi ve zafer sonrası o düşlediği cümleleri kurabildi? Neredeyse hiç kimse. Sebebi, hayalindeki kişinin kendisi olmamasından ötürüydü. Aslında gerçekleşmesi acayip olacak bir durum değil. Gayet gerçekleşmesi olası bir senaryo. Fakat herkesin zihninde imkansız olarak kazınmış bir senaryo. Bu örneği verme sebebim, çoğu kişinin benzer minvalde bir tasarısının olmasından mütevellit.
Küçük bir deneme yapmak isterseniz tersten gidin derim. Olmayı düşlediğiniz kişi yerine, zaten olduğunuz kişi üzerinden hayaller kurun. Göreceksiniz, hepsi yaşadığınız ve yaşayacağınız şeyler olacak.
O yüzden bana göre hayaller ile gerçekler, sanılanın aksine uzak değillerdir. Kim olduğunuzu bildiğiniz vakit gerisi gerçekleşmeyi bekleyen hülyalardır. Asıl uzak olan insan olmanın ötesindeki arzularımızdır. Yanlış açıkladım. Uzak kelimesi yakınlık belirtiyor. Ulaşılamaz, imkansız arzular da vardır diyelim.
Kurulan hayallerin, duygulara olan açlığın, beklentilerin farklılığı kişiye göre değişiyor. Her şeyi geçelim, insanın kurduğu hayaller bile nevilerden meydana gelir. Doğaüstü, gerçekliğe uymayan ve insan olmanın dışında yasalar gerektirenleri vardır. Tam tersi, var olan ihtimaller içerisinde beğendiğimiz senaryomsu hülyalar da vardır. Gerçekliğin dışındakilere yapacak bir şey yok. O yüzden olabilme ihtimali taşıyanlar üzerinden konuşacağım.
Çocukluğumdan beri kurduğum türlü hayalleri hatırlayan birisiyim. Yaşımı almaya başlayıp üniversitede ihtisasa başladığım dönemde hayallere küsmüştüm. Tutunacak tek dalım olmasına rağmen, beni kaçınılmaz şekilde yüzüstü bırakacaklarını düşünmüştüm. Her ne kadar makul bir zeminde tasavvur etsem dahi, canlandırmalarımın ihtimali çok uzak görünüyordu.
Mesela içinde başka birinin bulunduğu bir olay tasarlıyordum ve bu olayda söylediğim sözler, karşımdakine etkileri ve duygusal sonuçlarını gözetiyordum. Ancak bunu hayatın içerisinde gerçekleştirmeye çalışmayı denediğim vakit her şey dağılıyor ve kurduğum senaryoyla alakası kalmıyordu. Uzun süre sonra fark ettiğim ilk şey, hayallerimdeki ben ile yaşayan benin birbirinden farklı kişiler olmasıydı. Gururum vardı, sanrılarım ve komplekslerim had safhadaydı. Yapmaktan utanacağım, korkacağım eylemler ve söylemekten geri duracağım kelimeler, cümleler vardı. Hayalimdeki kişi değildim. O çok daha duruydu, az ve özdü. Hal böyle olunca kendimi budadım, yeşermeye başladım. Hayallerimin gerçekleşmesi için yegane gereklilik olan, hayalimdeki bana ulaşmaya çalıştım.
Bu nasıl bir şey diyecek olan birisine; zihnindeki tasavvurda epik davranışlar içeren birisini düşünmesini söylerim. Sınıfa giren silahlı adamı dövüp herkesi kurtaran ve ağzından çıkan her sözle meftun eden o hayali vakıaya bakalım. Bu senaryoyu düşleyen kişilerden kim yaşadı bunu? Önüne böyle bir fırsat çıktığında kim atılabildi ve zafer sonrası o düşlediği cümleleri kurabildi? Neredeyse hiç kimse. Sebebi, hayalindeki kişinin kendisi olmamasından ötürüydü. Aslında gerçekleşmesi acayip olacak bir durum değil. Gayet gerçekleşmesi olası bir senaryo. Fakat herkesin zihninde imkansız olarak kazınmış bir senaryo. Bu örneği verme sebebim, çoğu kişinin benzer minvalde bir tasarısının olmasından mütevellit.
Küçük bir deneme yapmak isterseniz tersten gidin derim. Olmayı düşlediğiniz kişi yerine, zaten olduğunuz kişi üzerinden hayaller kurun. Göreceksiniz, hepsi yaşadığınız ve yaşayacağınız şeyler olacak.
O yüzden bana göre hayaller ile gerçekler, sanılanın aksine uzak değillerdir. Kim olduğunuzu bildiğiniz vakit gerisi gerçekleşmeyi bekleyen hülyalardır. Asıl uzak olan insan olmanın ötesindeki arzularımızdır. Yanlış açıkladım. Uzak kelimesi yakınlık belirtiyor. Ulaşılamaz, imkansız arzular da vardır diyelim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar